30 Mayıs 2011 Pazartesi

GALATASARAY BAŞARAISIZLIĞI-9 VE TRABZON'UN FB ŞAMPİYONLUĞUNU FIFA'YA TAŞIMASI






TRABZONSPOR FIFA’YA GİDERKEN GALATASARAY’İN BAŞARISIZLIK ÖYKÜSÜ-9



FB’nin şampiyonluğu için Yorum yapmayacağım, fakat şu soruyu soracağım; “Eskişehirspor’lu Sezer Öztürk ile Karabükspor’lu Emenike’yi alan FB, bu iki takımla yaptığı maçı da almış mıydı? Aldıysa, aldırmamak mı gerekir, süper lig’imizin süpersizleştirilmesine?
Böylesi saçma şampiyonluğa böylesi saçma soru sorulur ancak.
Aşağıdaki haber; saçmalıyarak kurduğum ve saçma gibi saçtığım sorumun yanıtını acilen veriyor gibi. Gibisi az,çünkü 4-5 ay önce ülkemiz futbol arenasında ikinci bir İtalya vakası yaşanabilir demiştim.
Ne kadar haklı olduğumu ‘30/05/2011’ günkü haber ile lütfen görün:
Trabzonspor Yönetim Kurulu, Spor Toto Süper Lig'in 2010-2011 sezonunun tamamlanmasına rağmen yaşanan tartışmalar üzerine bir açıklama yaptı. Kulüp internet sitesinden yapılan açıklamada, tartışmaların devam ettiği vurgulanarak, "Kamuoyunun önünde belgeli manipülasyon iddiaları tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serilmektedir. Bunlar arasında lig yarışının bütün hızıyla başabaş devam ettiği dönemde, FIFA kayıtlarına göre merkez adresi Liechtenstein olarak görülen Ahmet Bulut'a ait Ball&Foot adlı menajerlik şirketi ortaklarından Ekrem Okumuş'un cep telefonundan, Ankaragücülü futbolcu Kağan Söylemezoğlu'nun telefonuna gönderdiği mesajın içeriği ve bunun delilleri son derece önemli unsurlar içermektedir" denildi.
Açıklama şöyle devam etti:
"Emre Belözoğlu ile Kağan Söylemezoğlu'nun Ekrem Okumuş'un ortağı olan menajerlik şirketine bağlı olmaları, bunun yanı sıra yine Emre'nin kuzeninin de aynı menajerlik şirketinde görev yapması dikkatlerden kaçırılmaması gereken manidar bir durumdur. Bir maçın sonucunu etkilemeye yönelik bu eylem iddiasının ivedilikle araştırılarak sonucun belirlenmesi kurumların inandırıcılığı ve ülke futbolunun geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Böyle önemli bir olayın sıradan bir şaka olarak geçiştirilmesi mümkün değildir. Ligin son haftalarında ağırlık kazanan iddiaların ve çarpıcı gelişmelerin geldiği son nokta olarak görülebilecek bu konuyla ilgili, adalet kurumu başta olmak üzere Türkiye Futbol Federasyonu ve FIFA nezdinde gereken tüm başvurular yapılacaktır."
Bu gösteriyor ki; Trabzonspor bu şampiyonluğu 12 Haziran seçim öncesi ve sonrası kovalamayı sürüdrecek.

Biz de Rijkaar ile başlatılan ve H-acı ile devam eden 2 yıllık Galatasaray başarısızlık öyküsünün dokuzunucusuna devam edelim:
H-acı artık acı verir olmuştu; Mismoviç’i oynatmamakta ısrarlı. Onun yerine Gökhan Zan’ı oynattı.
Ali Turan ülkenin en iyi stoperi iken ne işi var sağ kulvarda.
Hagi sadece iyi topçu…
Ligin 13. maçı Kayseri’de.
Müthiş bir maç oldu. Galatasaray kaleye 24, Kayseri 18; toplam 42 şut, bir gol yok. Her iki takımda Türkiye’yi futbola doyurdu, doyurmasına da iki sarı kırmızılı takım puan açlığıyla evlerine döndüler. Düşünün ceza sahasına yapılan orta sayısı 35, golpozisyonu 14
Futbolcular ellerinden geleni yaptılar. Sağ olsun hakem Barış Şimşek de birileri için elinden geleni yaptı ve Serdar Tatlı’nın bile yüzde bin iki penaltıyı Galatasaray’dan çalarak maçın kaderini direkt etki eden hata yaptı.
Yok-yok, bu yıl Galatasaray birileri içinbirileri tarafından yok edilecek gibi. Lider Trabzon’dan tam 13 puan geriye düştü 21 Kasım 2010 günkü Barış Şimşek sonucuyla.
14. Lig maçı BJK ile Ali Sami Yen de.
20 Kasım 2010 gecesi. İki başarısız takım karşı karşıya geldi. Dahası Gutıli, Aureliolu, Hilbertli, Nobreli, Finkli Holoskolu, Tabatalı, Ernstli kadrosuyla başarısız Alman teknik direktör Bernd Schuster ve Frank Rijkaard başarısızlığını devrlan H-acı arasındaki maçı Schuster kazandı ve H-acı acı günleri katmerleşmede başarılı bir şekilde yol almaya başladı, aradaki puan farkını 16’ya tırmandırarak.
Ne hakem hatası, ne de topçu. Bal gibi H-acılı bir hata. Misimoviç’i bitirdi, sıra İnsua’da, ardından belki de Kewell, Elano, Neill ve Pino gelecek gibi.
Ben Aslan’daki durumu; Serengeti’de bir Aslan ailesini ele geçiren erkek aslan, var olan yavruları öldürür ya, kendi yavrularını getirmek için, aynen buna benzetiyorum. Ne acıdır ki H-acı var olan yavruları öldürüp yerine kendi yavrularını getirecek gibi.
Rijkaardlı değil, Hagili FB maçında Galatasaray’ı göklere çıkaran yazılı ve görsel medya, Galatasaray’ı bu sefer arzın merkezindeki mağmanın odağına atar oldu. Goller Gutı ve Nobre’den, Galatasaray’ın golu ise son salisede Kewel’den.
Ali Turan; büyük umutlarla alınmıştı, daha maçın 7.dakikasında(8 olsa na yazar) öyle bir penaltı yaptırdı ki, seyirci çıldırdı adeta…Taraftar isyanda, 31 kişi tutuklandı, Polat hala “Ayağa kalkacağız” deyip duruyor.
15. haftaya gelmek istemiyorum, yeni bir yıkım yaşamamak için, fakat kurallar gelmeyi zorluyor.
Ve 15. haftaya geliverdik. Nasıl olduysa Kasmıpaşalıyı, pardon Kasımpaşa’yı Kewel, Pino ve Hakan Balta ile 3-0 yenebildik. Eğer hakem Pino ve Kewel’e yapılanlar yan çizmese Yankaya(Özgür), fark farklı bir şekilde rokora koşabilirdi.
Seviniyor yedek topçularla Adnan keskin, sanki bir gizemli mucize yaşanacak diye. Ben ise öfkeden çıldırıyorum. Misimoviç’i hiç eden H-acı Ali Turan’ı da silerken seyrettiği için Keskin. Değişen bir şey yok puan farkı “On 6” olarak kendini koruyor.
Ve tarih 11 Aralık 2010. Dünya’nın cehennemi tanıdığı, Avrupa devlerinin titreyerek ayak bastığı, CimBom’un şanlı tarihine ev sahipliği yapan mabedi “Ali Sami Yen” son lig maçıyla, futbolumuzun lig tarihinden çekiliyor.
Lig’in 16. maçı Gençlerbirliği ile.
Evet, Galatasaray en son şampiyonluklarını (2005-2006 ve 2007-2008” kutladığı, Neuchatel’i 5-0 ile geçtiği(1988-89), Milan’ın diz çöktüğü(1999-2000), ilk yarı 2-0 önde olan Real Madrid’i 3-2’lik sonuçla perişan edildiği, 2000-01 sezonunun son maçı ile 2001-02 sezonu ve 2002-03 sezonunun 8. haftasına dek 25 maçlık galibiyet rekorunun kırıldığı Ali Sami Yen7deki son lig maçı, İlhan Cavcı’nın demirbaş takımı Gençlerbiriliği ile.
Sonuç ne mi? Sonuç 11 Aralık 2011 gecesinde 46 yaşındaki Ali Sami Yen’in göz yaşları. Tam bir kara leke. Lig tarihinde yaşadığı en son felaketi(1991-92 15 iç saha maçta 5 yenilgi) yineledi Bursa, Ankaragücü, Manisa ve BJK’tan sonra Gençlerbirliğine de yenilerek( 2-0 ). Bu sonuç karşısında seyöfkelenen seyirci “Ali Sami Yen hakkını helal etmiyor” diye Ali Sami Yen’i inletti.
Seyirci “El salla, el salla, Adnan Polat el salla- Herkes gider biz kalırız, biz Galatasaraylıyız” diye seslenirken, efsaneleşmiş tezahüratlar hüzünlü bölesi vedede unutulmadı; “We are the best(En iyi biziz)” “Super Mario Jardel” “Avrupa’nın süper aslanı cim bom’um benim” sesleriyle efsane stad inletilerek. Yalnız o bilinen ve adeta simge olan “Ay Lav Yu Hagi” sesleri yükselmiyordu Ali Sami Yen’de. Belli ki Hagi, taraftar için H-acı gelmeye başlamıştı. Çünkü puan farkını başarılı bir şekilde 19’a çıkarmış “Ne o küme mi düşüyoruz” kuşkularına yer verditmeye başlamıştı.
Ben Hagi’yi niçin getirdiklerini anlamış değilim, hala.
Sar kırmız Ali Sami Yen koltukları perişan bir halde sahanın içinde kıvranıyorlar. O vefekar ve cefakar seyirci, kimbilir, bir festival eşliğinde anı olarak sarı kırmızı koltukları söküp evine götürecekti, olmadı. Evine değil, söküp-söküp sahaya attı. Doğrudur, Galatasaray’ı yüreğinden sökemezdi, ama koltukları sökerek koltuklara yapışmışlara mesaj gönderebilirdi, o’nu yaptı taraftar, tüm Galatasaray sevgisini yüreğine çakarak.
Başkan yardımcısı Yiğit Şardan “Bazen içimden ‘Yönetim istifa’ diye bağırmak geliyor” diyor ve ben de diyorum ki “Bağırman gerekmez, istifa edin ve kendinizi değil Galatasaray’ı bu perişanlıktan kurtarın.Benim için Galatasaray önemli.”
H-aci acı-acı gürledi; “Kişiliği olan bir takım, kişiliği olan oyuncularla kurulur. Böyle oyuncular bulmalıyız…kimlerle devam edeceğimizi göreceksiniz”
Belli oldu, H-aci eski yavruları parçalayacak, kendi yavrularını getirmek için.
İşte Ali Sami Yen’deki son kez oynan lig maçında sahayla çıkanlar:
Hakemler: Yunus Yıldırım, İsmail Köse, Ali Saygın Ögel, Kutluhan Bilgiç
Galatasaray: Ufuk, Sabri (Dk. 55 Arda Turan), Neill, Gökhan Zan, Hakan Balta (Dk. 46 Çağlar Birinci), Cana, Barış, Ayhan, Aydın, Kewell (Dk. 46 Mehmet Batdal), Pino
Yedekler: Aykut, Servet, Serdar, Serkan
Teknik Direktör: Gheorghe Hagi
Gençlerbirliği: Serdar Kulbilge, Orhan Şam, Aykut Demir, Kulusic, Murat Kalkan, Serkan Çalık (Dk. 80 Mehmet Akgün), Cem Can, Oktay Delibalta, Soner Aydoğdu (Dk. 68 Alparslan), Billy Mehmet (Dk. 90+1 Balaj), Hurşut Meriç
Yedekler: Ramazan, Bekim, Bilal, Uğur, Emre Balak
Teknik Direktör: Ralf Zumdick
Goller: Dk. 1 Hurşut Meriç, Dk. 26 Orhan Şam (Gençlerbirliği)
Sarı Kartlar: Pino, Gökhan Zan (Galatasaray); Orhan Şam (Gençlerbirliği)
(Yazının devamı haftaya)
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder