26 Mart 2015 Perşembe

BOZULAN AKP SEÇMEN PROFİLİNİ ÖCALAN, ARINÇ VE GÖKÇEK ÜZERİNDEN ONARMAK



ÖCALAN ÜZERİNDEN BOZULMAYA YÜZ TUTAN


 
SEÇMEN PROFİLİNİ DÜZELTMEK


 VE BAŞKANLIĞA OYNAMAK
27 Mart 2015
On madde bahane başkanlığa oynamak şahane..
Nedir bu 10 madde?
İşte HDP heyeti ve hükümet temsilcilerinin Dolmabahçe'de müzakere ettiği ve Diyarbakır'da kutlanan 21 Mart 2015 Nevruz kutlamalarında İmralı Cezaevi'nde kalan Abdullah Öcalan'ın okunan 2 sayfalık Nevruz mektubunda bulunan ve Cumhurbaşkanının reddettiğini söylediği 10 madde:
“ Demokratik siyasetinin içeriği tartışılmalı -- Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarını tartışmalıyız-- Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri-- Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına ilişkin başlıklar-- Çözüm sürecinin sosyo ekonomik boyutları-- Çözüm sürecinin yol açacağı yeni güvenlik yapısı-- Kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal güvenceleri neler olabilir?-- Kimlik tanımı, kavramına ilişkin eşit mekanizmaların geliştirilmesi-- Demokratik cumhuriyet, ortak vatan, milletin demokratik ölçülerle tanımlanması-- Bütün bu demokratik hamleleri içselleştirmeye yarayan yeni anayasa.”
Bu 10 madde 10 yerden ses getirmeye başlıyor..
Ve ardından kurgusal tartışmalar başlıyor:
Önce, gündemlerin ve fıtratların efendisi sayın Cumhurbaşkanı devreye giriyor; “..Dolmabahçe’de HDP heyeti ve hükümet temsilcilerinin birlikte açıklama yapılmasını doğru bulmadım.. İzleme Kurulu konusunda da hükümetle benim aramda bir mutabakat olmamasını doğru bulmuyorum.. Açıklanan 10 maddelik metne gelince; o metinde bir demokrasi çağrısı yok. Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim? Metni incelersek oradaki konuların çoğunun demokrasiyle falan yakından uzaktan alakası yok. Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor. Daha sonra Başbakan Yardımcımızın yaptığı bir açıklama var. Onların tamamen aksine. Yani birbiriyle tamamen örtüşen bir şey yok. O zaman neyi görüştüler? Buna ortak bir deklarasyon diyebilir misiniz? Böyle bir şey var mı?..”
Cumhurbaşkanına bu konuşmalarından sonra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç devreye giriyor; " Ülkeyi yöneten hükümetse, hükümetin yaptığı kararlarda, yaptığı icraatlardı elbette çok güçlü olması ve bu gücünün millet tarafından bilinmesi gerekir.. eleştiri mekanizmasının gazetecilere karşı ekran önünde itham edercesine veya hükümeti  güçsüz göstermek şeklinde anlayabilecekleri de düşünüldüğünde, bir kısım insanlar tarafından yanlış anlaşılmalara yol açmaması lazım. Dolayısıyla dünkü konuşmalarımın iyi niyetli bir çaba olarak görülmesini ben şahsen istiyorum(21 Mart 2015). Bazıları farklı anlamış olabilir.. Ama unutmayın bu ülkede bir hükümet var ve bu hükümet seçime gidecek.. Seçime girerken güçlü bir görüntü, güçlü bir hükümet ve güçlü bir karar mekanizması olmasını halkımız arzu eder. Buna gölge düşürmeye de kimsenin hakkı yoktur(22 Mart 2015).. Ben hükümetin bir üyesiyim hükümetimi elbette savunurum, eksik bilgileri tamamlamak da görevim olur(23 Mart 2015)."
Ve beklenmedik bir şey oldu: Gökçek twitter hesabından Arınç’a saldırmaya başladı; “Arınç’ın çıkışı paralel yapının talimatıyla olmuştur. Bülent Arınç….seni istemiyoruz…” şeklinde hiç de ethik olmayayan yanıtla.
Bu sefer Bülent Arınç’ın şok yanıtı gündeme geldi; "Biz kimin nerede havlayacağını çok iyi biliriz..Belediye Başkanlığı seçimlerinde oy isterken bu yapının (Cemaat'in) kucağına oturdu, bu yapıya Ankara’yı parsel parsel satmıştır. Zengin işadamlarına okul yaptırmıştır.. Biz o zaman devletin imkânlarını bu yapı için onların kucağına bırakmadık. Gökçek’in adaylığına o zaman itiraz ettim.. Yeni bir başkana ihtiyacımız vardır dedim. O günden kalan bir hıncını bir şekilde çalışıyor. 8 Haziran’a kadar müsaade…Hesabını sorarım Gökçek’ten… Birileri de kuklacılık yapıp bunu kullanırsa benim kulaklarım iyi duyar teşhir ederim." açıklamasında bulundu.
Sıra Melih Gökçek’te idi: “..Ben Cumhurbaşkanıma veya Başbakanıma bir saldırı olduğunda tetikçi değil gücümün yettiğince kalkan olurum... Senin gibi alttan almam, yiğitçe kavgamı veririm... Gidip Gezicilere yaranmaya çalışmam...
Olan olmaya başladı ve; Bülent Arınç ve Melih Gökçek'e soruşturma açıldı: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında ‘Halkın kurtuluşu Partisi, Ankara Mimarlar Odası, CHP Milletvekili Atilla Kart ve bazı memurların şikayeti üzerine’ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. soruşturma başlattı.
Başbakan geç de olsa devreye girdi. “Her iki açıklama da yanlıştır parti disiplin kurallarını işleteceğiz gerekeni yapacağız(24 Mart 2015)"
Ardından; Bülent Arınç özgörevini yerine getirdiğini onaylayan açıklamada bulundu adeta; “Yanlış yaptım ama özel hayatıma girdiği için kendimi tutamadım. Sözlerim hakaret diyorsa istediği mahkemeye gider. Başbakan haklıdır ama sussam doğru olmazdı. Özel hayatıma tecavüzde bulunan kişiye cevap veririm. Başbakanımız haklıdır ama kendimi tutamadım(24 Mart 2015)”
Sonrasında Melih özgörevini sonlandırdı: "Başbakanımız emir verdi. Suallere artık cevap vermeyeceğim. Emir demiri keser" dedi(25 Mart 2015).
Tüm bunlardan sonra ilginç bir gelişme yaşandı: Genel Kurmay  Başkanı Necdet Özel, yani bugüne dek hiç konuşmayan Özel paşa konuştu: "Irak ve Suriye'de yaratılan ortam IŞİD'in giderek güçlenmesine, bütün dünyadan birçok radikal savaşçının bölgeye akmasına ve PYD/PKK'nın terör örgütü kimliğinden ziyade IŞİD ile savaşan meşru bir güç olarak bölgede görülmesine yol açmaktadır. Bölücü terör örgütü, Irak ve Suriye'de yaşanan gelişmeler doğrultusunda elde ettiği kazanımları artırmaya çalışırken aynı zamanda kendisini ve diğer ülkelerdeki uzantılarını masum göstererek farklı bir algı oluşturmaya çalışmaktadır..Bazı ülkelerin dünyanın tehdit olarak algıladığı bu güçleri çıkarları için kullanıyor.. Üstünlük sağlama yarışının karanlık yüzü..”
Bu ne yahu; resmen değilse de IŞİD’i meşrulaştırma kuşkuları yaratacak bir söylem..Bir taşla 2 değil 22 kuş indiren bir patlama..Milliyetçilerin, ulusalcıların ve hatta, hatta yurtseverlerin oyunu bile, Cumhurbaşkanının istediği, Anayasa değişikliğini yapma gücündeki 400 milletvekili seçmek için sandıklara  yöneltecek bir söylem. Evet; başkanlık yolundaki seçim sandıklarına..
Ve de devreye en sonunda da Selahattin Demirtaş girdi; yanlış politikalarıyla Kürt sorunun çözümü yerine R.T.Erdoğan’ın değirmenine malzeme taşıyan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Süleyman Demirtaş.. Kendisine; ‘ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çözüm sürecine ilişkin olarak İzleme Heyeti konusundaki açıklamalarının milliyetçi oylara yönelik mesajlar olup olmayacağı’ soruldu. Verdiği yanıt, sanki 2 gizemli mizanseni çağrıştıran ve açıklamaktan çekindiğimiz olguların yanıtı idi: "Belki olabilir fakat ülkenin milliyetçileri de afedersiniz aptal değil herhalde. Bir iki atraksiyon yaptı diye milliyetçiler peşinden koşacak değil. Milliyetçilerin de bir aklı var iradesi var. Herkes olup biteni görüyor zannedersem. Onun için mi yapıyor bilemiyorum.. Kendi aralarında birbirilerine girmiş durumdalar. İnşallah daha fazla birbirilerine girerler de ne kadar pislik olmuş hep birlikte öğreniriz. Kim hangi parseli kime satmış, nasıl peşkeşler çekilmiş bunları hep birlikte öğreniriz.."
Düşündürücü olanı; "Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından, 25 Mart 2015 saat 13.25’te  Dağlıca / Yüksekova / Hakkâri Bölgesindeki askeri unsurlara yönelik üç adet havan atışı ile Biksi makineli tüfekler ve Doçka uçaksavar makineli tüfekler ile ateş edildi. TSK, 155 mm Fırtına Obüsü ve 120 mm havanlar ile karşılık verdi..Ne rastlantıdır ki, kimsenin burnu kanamadı.
Özdeki amaç fıtratların ve gündemlerin efendisinin, ‘MHP ve kıyıdaki, köşedeki benzer partilere giden oyları toplamak ve başkanlık için ‘Anayasa’yı değiştirecek’ gerekli 400 milletvekili sayısını yakalamak..CHP oylarını da HDP’ye kaydırmak..
Diyor ki gündemlerin ve fıtratların efendisi; “…Bu ülkede benim Kürt vatandaşımın elde edemediği ne var? Cumhurbaşkanı mı olamıyor? Başbakan mı olamıyor? Bakan mı olamıyor? Milletvekili mi olamıyor? Genel Müdür mü olamıyor? Müsteşar mı olamıyor? Ne olamıyor? Devlet dairelerinde göreve mi gelemiyor? Milli Eğitim Bakanlığı’na eleman alınacak, bilgisayarlar çalıştırılıyor, bilgisayarların çalıştırılması neticesinde de bakıyorsunuz yüzlerce, binlerce, belki de on binlerce Kürt vatandaşım değişik yerlerde öğretmenlik kazanıyor, gidiyor orada öğretmenliğini yapıyor. Aynı şekilde KPSS’de olan durumlar böyle. Ve bütün bunlara rağmen bakıyorsunuz, hâlâ Kürt sorunu diyorlar. Silahların gölgesinde siyaset yapanlar var. Gelinen noktada da tablo ortada: İmralı başka, dağ başka; parti içinde de biliyorsunuz, eşbaşkanları başka, Dolmabahçe’de konuşanlar başka…”
Ben bu söylemi yıllar önce yaparken yazılarımda, beni başta R.T.Erdoğanlar ve Kürt milliyetçileri suçluyordu.
İşte o yazılarımdan bir alıntı: “…Böylesi dümdüz mantık içeren tepkiye, her defasında düz mantıkla yanıt veriyorum ve de sürekli verilmesi gerektiğini düşünüyorum;
1- Bu ülkede kaç Kürt cumhurbaşkanı, başbakan, bakan oldu? 2-  Laz, yani gerçek dil bilen Laz’dan bu ülkede değil cumhurbaşkanı, başbakan bakan bile olmadığını kaç kişi biliyor?  3-  Bu ülkenin en büyük mafya babaları, iş adamları Kürt değil mi? 4-  Kürtlerin yoksullaşmasına neden, yine Kürt aşiretleri değil mi? 40 köyü olan Kürt aşiret reisi ben miyim? 5-  Bu 40 köyün marabası Kürt değil mi?(9/5/2013)”
Bizim dünkü söylemimize karşı çıkanlar, o söylemimizi bugün siyasi rant söylemine dönüştürüyorlarsa bunların siyasetlerini sorgulamamızın zamanı geldi demektir. Kim yapacak bunu, elbette ki milletvekili olmak için  siyaset yapanlar. Nerdeee, onlar partiye proje değil, ancak kendilerini taşıyorlar. Çarşaf- çarşaf afişlerle sokak-sokak dolaşıyorlar. Sorunlarını anlamışlar ve de çözüm geliştirecekmiş gibi esnafları dolanıyorlar..
Cumhurbaşkanını başlattığı ve Bülent Arınç ve Melih Gökçek’in kavgasıyla devam ederken aniden bıçak gibi kesilmesi bana düşündürücü geldi. İlle de bu çirkin kavgaya Selahattin Demirtaş ve Genel Kurmay Başkanı Necdet Özelin dahil olması, ardından Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerin Dağlıca / Yüksekova / Hakkâri Bölgesindeki askeri unsurlarımıza yönelik roket saldırıları ve TSK’nın karşılık vermesine karşın tek kişinin burnunun kanamaması.. Tüm bunlar sahneye konan bir oyun sanki..Gündemlerin ve fıtratların efendisinin sarayda başlattığı yanlışların kimyasını bozduğu seçmenler de yarattığı hasarı onarmak..AKP’ye, yeni Anayasa’yı yapacak gücü, yani 400 milletvekilini kazandırmak ve Başkanlık sistemine geçmek..
Fakat, kuşlar; küresel efendi ne kadar izin verirse o kadarın yapabileceklerini söylüyor:
ABD Temsilciler Meclisi’nden 88 Kongre üyesinin ardından ABD Senatosu’ndan da 74 senatörün Dışişleri Bakanı Kerry’e hitaben mektup yazması ve Mektuba hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat senatörler imza atarak; AK Parti hükümetinin özellikle yolsuzluk operasyonlarından sonra muhalif medyaya yönelik baskıların arttığına dikkati çekmeleri, yani,  AKP'yi özgür medyanın yayınlarını engellemek amacıyla hukukun üstünlüğü ve temel demokratik prensipleri alenen aşağılamakla suçlamaları(22 Mart 2015),
Ve de; Türkiye'de yatırımı bulunan yerli ve yabancı yatırımcıların, anayasa değişikliğini tek başına yapacak kadar güçlü bir iktidarın artık Türkiye ekonomisi açısından yararlı olamayacağını, düşünmeye başlamaları pek bir şey değiştirmeyecektir. Çünkü, oluşturdukları iktidara seçenek bulamadıkları için ve de tek adamlık sonucunun çıkması halinde siyasi çatışmanın artarak uluslararası ilişkilerin bozulması riskinden endişe duydukları için  küresel efendiler, yine de Ak Parti'nin az farkla tek başına iktidar olmasını ve ekonomi yönetim anlayışının devam etmesini okeyleyeceklerdir.
http://blog.milliyet.com.tr/turk-kurt-derken-turkiye-nin-adi-da-turku-olsun-bari/Blog/?BlogNo=399975
http://evm.blogcu.com/lider-dedigin-dogrularini-halkin-dogrulariyla-birlestirendir/13820351
http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/yalcin-bayer_42/istanbul-ne-zaman-baskent-olacak-cumhurbaskanim_27962530
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR OLATFORMU
evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

22 Mart 2015 Pazar

TRİBÜNLERİN SİYASALLAŞMASI....


TRİBÜNLERİN SİYASALLAŞMASI

 VE SAMSUNSPOR’UN 

KARŞIYAKAYI 4-0 YENMESİ
22 Mart 2015

Tribünlerin siyasallaşması:
Futboldan insanlar soğumaya başladı, maçlara gelmemeye başladılar.
Birinci neden; birilerinin dinden ve yoksuldan geçinirken futboldan ve futbolcudan da geçinmeye başlaması. Futbol ve futbolcular adeta siyasi ve ekonomik rantlarına eklemlendirdiler.
İkincisi; bunlardan esinlenen topçuların sahada ve tribünde ayrışmaya neden siyasi mesaj veren ve de görsel kirlilik yaratan, dahası futbolun seyir sanatını yok eden duruşlar  sergilemeleri.
Tüm bunlar resmen futbol üzerinden büyük bir hesaplaşmanın parçası adeta..Kültürel bölünmenin tribünlere yansıması..
22 Mart 2015 günkü PTT 1. Lig karşılaşması  olan Denizlispor- Kayserispor maçında Kayserspor’un 3. Golünü atan itici ve ürkütücü IŞİD sakallı İbrahim Dağaşan, golden sonra secdeye varması ve ardından nerdeyse bir rekât namaz kılması.. Ve de Samsunspor’un aynı gün Karşıyaka’yı 4-0 yendiği maçta 4. Golü atan Hasan Kılıç’ın benzer harekette bulunması.. BJK kalecisi Tolga Zengin’in her galibiyetteki secde ritüeli.. Bunları geriye dönük çoğaltabiliriz. Özellikle , Türkiye’nin ‘Laik Cumhuriyet’ olduğunu dikkate almayıp,  Ortadoğulu ve Afrikalı cahil kimlikleriyle futbolcularımızı etkileyen BJK’li Demba Ba, Sivaspor’da Atıf Şeşu v.d..
Hatta benzer ideolojik duruşları da sıralayabiliriz. Örneğin, ülkemizde secdeye sahalarda ilk varan FB’li Emre Belezoğlu’nun ve Rizesporlu Serkan Kaya’nın, gol sonrası,  ‘Mısır'a yeni bir yaşam tarzı dayatmak isteyen faşist  Mursi yanlılarının Tahriri meydanındaki  Rabi işareti yapmaları..
Kimsenin secdeye varmasına ve namaz kılmasına karşı değilim. Siyasi simge işaretleri yapmasına da..Secde’ye varmanın yeri evlerimiz ve kutsal camilerimizdir, siyasi slogan işaretleri yapmanın yeri de siyasi düzlemler.. Düşünün evde bile secdeye varırken, temiz olması için seccade kullanırız, açık alanda namaz kılmak için yine seccade v.b materyaller kullanırız. İfrazat dolu sahada seccadesi secdeye varmak kirli bir ideolojik duruştur. O sahada, tribünde farklı inançlara- kültürlere sahip insanlar var. Golünü attın mı aç elini, Allah’ına kısa bir dua et ve oyununa dön, kimse engellemiyor ki..
“Her farklı inanç ve kültür sahibi insan, dini figürleri futbolun bir parçası yapmaya kalksa, farklı simgesel ideolojik işaretler yapsa, benzer sevinç sahnesi sunsa ve buna da taraftarlar katılsa ne olur?” demeyin. Farklı inanç ve kültürlerin ortak düzlemi ve ortak sevinçleri siyasi düzleme dönüşür. Tribünler ayrışır.
Ayrıştı ve statta bir grup tekbir getirmeye başladı bile..
Bu  IQ'su düşük ve becerilerinin Allah tarafından kendilerine özel verildiğini sandıkları için olmadık yerlerde ibadeti gösteriler yapan futbolcular için birileri çıkıp saha kenarında Mescit yapalım derse  ne yapacağız?!
O, IQ'su düşük bazı siyasilerin ve onları besleyen teorisyenlerin;
Halifeyi işaret eden, 6 yaşlarındaki kızlarını kucaklarına aldıklarında tahrik olduklarını söyleyen, insanların ölen karısıyla altı saat sonrasına kadar ilişki kurabilir diyebilen, dokuz yaşındaki kız çocuğu ile evlenilir diyen, Üniversiteli Özgecan'ın  katledilişini bile siyasi ranta tahvil etmek için Özgecan’ın Aleviliğini ileri sürerek sosyal medya üzerinden vahşi tecavüzcüleri haklı gösteren kimlikler olduğunu biliyoruz bilmesine de, hani önlem..
Pasolig, masolig bahane; seyirciyi tribünlerden uzaklaştıran, ‘dinden ve yoksuldan geçinenlerin’ futboldan ve futbolcudan geçinmeye başlamasıdır.
Samsunspor 4- Karşıyaka 0
Türkiye PTT 1. Lig 2014/2015 sezonu 22.03.2015 16:00 günkü 25. Maç:
Stadyum : Samsun 19 Mayıs     
Hakemler : Serkan Çınar-Özgür Ertem-Kerem Ersoy
Samsunspor: 1 Soner Şahin-6 Ahmet Burak Solakel-32 Murat Akyüz-35 Tuna Üzümcü-92 Sezer Özmen-21 Hasan Kılıç-26 Mustafa Sevgi (Eren Tozlu 69')-38 Galin Ivanov-88 Taha Yalçıner(Zafer Özden 66')-9 M'Billa Etame-33 Chico Ofoedu(Musa Aydın 74')      
İlk 11 Değeri : 4.800.000 eur
Yedekler: 12 Furkan Köse-3 Ercan Yazıcı-4 Fatih Kılıçkaya-7 Musa Aydın-8 Zafer Özden-17 Recep Niyaz-39 Eren Tozlu    
Çalıştırıcı: Erhan Altın
Takım Değeri : 10.400.000 €
Karşıyaka: 17 Behram Zülaloğlu-4 Mahir Sukurov-27 Mehmet Yiğit-29 Cenk Güvenç-55 Ramazan Sal-26 Mustafa Aşan-61 Mehmet Ayaz-72 Ahmet Arı(Mehmet Sıddık İstemi 27')-9 Carlos Eduardo De Suazo Floresta/Kahe(Onur Alkan 71')  -11 Can Erdem (Onur Okan 62')-12 Jose Carlos Nogueira Junior/Juninho    
İlk 11 Değeri : 3.450.000 Eur
Yedekler: 95 Erhan Erentürk-2 Anıl Çıracı-5 Onur Alkan-14 Erdi Kasapoğlu-20 Onur Okan-21 Mehmet Sıddık İstemi-31 Ali Kemal Özkan    
Çalıştırıcı: Ayhan Akman(GS’da 2 yıl önce oynayan efsane) 
Takım Değeri : 4.850.000 €
Stadyum : Samsun 19 Mayıs    
Hakemler : Serkan Çınar-Özgür Ertem-Kerem Ersoy
Goller: Dk. 26 Mbilla, Dk. 58, Dk. 59 Ofoedu, Dk. 63 Hasan Kılıç (Samsunspor)
Samsunspor İzmir takımları karşısında hem şanslı hem üstün. Karşıyaka ile 41 maç yapıldı; 18’ini Samsunspor kazanmış, 16’sını Karşıyaka kazanmış.
Müthiş oyun vardı, müthiş gol vuruşu vardı ve de müthiş ortalar vardı. Özellikle 59’da Mbilla’nın topuna ceza sahası dışında havada süzülerek Ofoedu’nun vurduğu kafa ile attığı gol sahalarda görülmeyen bir enstantane idi.   Murat Akyüz’un çok çok uzaktan asistliği ve gol oluşu görülmeye değerdi.
Ve, Ayhan Akman’ın Karşıyaka’sı, eski bir Karşıyakalı Chico Ofoedu tarafından yaka paça indirildi.
Erhan Altın mı kazandı, futbolcular mı? Bence futbolcular. Özellikle iki siyahi topçu M'Billa Etame ve Chico Ofoedu oynadılar mı oynuyorlar. Erhan bu oyunculardan her maçta bu performansı almasını bilmeli.     
Erhan Altın için bende de tribündekilerde de hala kuşku var.
Berabere kalınan Elazığ maçından sonra taraftarlar şu tepkileri vermişler: “Taraftarlar  da artık Erhan Altun’dan umudu kesti. Erhan’ın her maç öncesi umutlu konuştuğu, maç sonrası ise karşı takıma övgüler sıralarken kendisini sorgulamadığını söyler oldular. Örneğin Furkan Köse, Burhan,  Alperen Pak ve Canberk Aydın’ı neden oynatmadığı konusunda sitemleri var taraftarların. Ayrılmasını bile isteyenler var. “Bu güne dek Erhan hoca düşmeye oynayan takımlarda hocalık yaptığı için bu zihniyet beraberlik zihniyetidir” diyenlerden, kadroyu iyi kuramadığından ve  takıma oynattığı edilgen futboldan söz edenler var.” Demek ki Erhan konusunda yalnız değilim.
http://blog.milliyet.com.tr/samsunspor-un-kurulus-tarihi-19-mayis-1919-olmalidir/Blog/?BlogNo=466136
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@gmail.com  
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

BENİM LOBİM SENİN LOBİNE "OĞLUM BAK GİT" DİYOR

FAİZ LOBİSİ Mİ, KUR LOBİSİ Mİ DAHA TEHLİKELİ?
22 Mart 2015
Geçmişin Başbakanı, şimdinin cumhurbaşkanı; “Gezi halk hareketi” ’inden, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna ve de Merkez Bankası ile yaptığı faiz kavgasına dek her şeyi  ‘Faiz Lobisine’ bağlıyor. Belli ki, faiz lobisi karşıtı. İyi de; Merkez Bankasına yaptığı baskıyla, Türk parasını yerle bir eden, doları neredeyse Euro seviyesine getiren ve devasa bir kur açığına neden olarak  dolarcıları zengin eden duruşuna ne demeli? Bence bu duruş ‘ bir Kur lobisinin’ duruşudur ve kendisi de ‘Kur lobisi’ yanlısıdır. Bakalım hangi lobi kazanacak.
Galiba ‘Kur lobisi’ kaybetmek üzere. Baksanıza Başbakan Ahmet Davutoğlu; New York'ta düşünce kuruluşu Council on Foreign Relations'da yaptığı konuşmada, " Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı ile liranın değer kaybı konusunda görüştük. Merkez Bankası bağımsızdır ve kararları kendisi almaktadır. Günün sonunda Merkez Bankası'nın ve para politikasının performansı, genel ekonomik performansın bir parçasıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı; “Faizi indirmeyerek ülkenin kalkınmasını engelliyorsun; vata hainsin !” TCMB; “Faizi indirmem, enflasyon ülkeyi bitirir. Vatan haini ben değil…(?)”. Başbakan; “Merkez Bankası bağımsızdır, karışma işine..(?) altın dişine.”
Tabii, bunları söylemek yürek ister, fakat şu bir gerçek ki, birileri patlamamak için kendilerini zor tutuyor.
Onların yerine dolar patlıyor.
Kimse yadsımıyor ki; düşük faizin yatırımı artırıp büyümeye ivme kazandırdığını.
Peki, ekonomiyi TL faizi  mi yönlendiriyor, döviz faizi mi? Uzmanlar döviz faizi diyor. Çünkü; Döviz bazında kredi alan, TL ile döviz arasındaki pozitif farkla(kur farkı) birlikte kredi maliyeti yükselir. Yatırım da gerçekleşmez.  Cumhurbaşkanı TL faiziyle uğraşıyor. Neden döviz faizini düşürtemiyor? Düşürtmuyor çünkü Kur lobisi-Doviz lobisi” yanlısı ve TL faizi diye diye dövizin dolar cinsini zirveye taşıdı ve çevresindekileri dolar zengini yaptı.  Yağdanlıklı yandaş medyada deniyor ki dolar artıyor ama döviz bürolarında kuyruk yok, yani kimse dolar almıyor. Be kardeşim, Acaba; açlık sınırındaki vatandaşın dolarının olup olmadığını sorguladın mı? Adamın TL’si yok, doları nasıl olsun. Bir önemli olgu TCMB‘nın piyasaya sürdüğü dolarları ‘ ülkeyi büyütmek adına üretimi artırmak için girdi gereksinimini karşılamak için ithal girdi ile kuru artıran ve de kendileri dışında asla ülkeyi büyütemeyen’ şirketlerin ve bankaların dışında  kimler kaptı? Tüm bunları ‘Dolar Lobisinin’ oyunu değil mi. Doları olan-ki bu asla asgari ücretli vatandaş değil- paralarını bozdurup uzun vadeli TL faizlerine yatırdı. Düşürsene,  uzun vadeli TL faizlerini düşürsene döviz kredisinin TL cinsinden faizini..Düşüremez çünkü kendisi “döviz-kur lobisi” ile ortak hareket ediyor.  Ve de enflasyon azıyor  TL yok oluyor, ve her şey dolarlaşır, kur artıkça artar. Yakındır bankaların ve şirketlerin batması ve de Putin gibi çalışanların maaşlarını %10 düşürür böylesi kötü yönetim devam ettiği sürece..Ardından; Faiz lobisi yerini vurgun yapan Doviz-kur lobisine bırakır.  30-40 gün önce dolar 2.20 TL değil miydi? Şimdi kaç TL? 2.67 TL. Ya 30-40 gün içinde %13 yakın para kazandılar. Kimler mi kazandı; yandaşlaaaar..
Nominal(çek, senet, para vd üzerindeki yazılı miktar) faiz oranından enflasyon oranının çıkarılması ile bulunan ‘reel faiz’in yüksek olduğu dönemde büyüme hızının daha yüksek olduğu söyleniyor. Bugün ise reel faiz  eksilerde. İyi de, bu dönemde neden büyüme hızı çok düşük? Benim diyen iktisatçı, ağdalı dili bırakıp ben halkın ve de Cumharbaşkanının anlayacağı dilde anlatabilir mi?
Faiz lobisi imiş, sizi gidi, sizi “Doviz-Kur lobicileri” sizi..
http://blog.milliyet.com.tr/turkiye-birkac-zenginin-mi-/Blog/?BlogNo=469922
http://blog.milliyet.com.tr/Cahil_acigi_ve_Turkiyemin_resmi/Blog/?BlogNo=491018
http://blog.milliyet.com.tr/tusiad-musiad-ve-recep/Blog/?BlogNo=446611
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR OLATFORMU
evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

21 Mart 2015 Cumartesi

GALATASARAY BİRİNCİ 45'TE KASIMPAŞA'YA 2-0 YENİLDİ, İKİNCİ 45'TE KASIMPAŞA'YI 3-0 YENEREK 3 PUANI KAPTI

GALATASARAY İLK 45 DAKİKADA 2-0 YENİLDİĞİ  KASIMPAŞA’YI İKİNCİ 45’TE 3-0 YENDİ;2-3
21 Mart 2015
Türkiye Spor Toto Süper Lig 2014/2015 sezonu 21.03.2015 19:00 günkü 25. Maç:
Her çalıştırıcının, her futbolcunun kendini öne çıkaran bastırılmış bir egosu var. Özellikle teknik direktörlerin. Geçen hafta Başakşehirspor önünde 2-0 önde iken Hamza Hamzaoğlu’nun yaptığı gereksiz değişiklik bu egonun dışa vurumu idi. Böylelikle kendi  kişiliğini üstün görerek farklı biri olduğunu kanıtlamaya, dahası tarz geliştirmeye çalıştı. Bu bencilliğin bir kaç adım üst boyutuna, yani egoizm boyutuna vardıranlar da var. İşte o noktada, kendine hem ve bağlı olduğu kuruma mutluluklar getirdiği gibi mutsuzluklar da yükleyebilmektedir. Örneğin, Fatih Terim’in, 4 yıl üst üste GS’yi Süper Lig’de şampiyon yapması, UEFA Kupasını kazandırması, ikinci gelişinde Galatasaray’ı şampiyon yapamaması, Fenerbahçe’ye 6-0 yenilmesi v.b durumlar..
Hamzaoğlu şanslı, çünkü EGO’dan, süper egoya geçmeden hatasını kabullenmesi, onu şanslı kılıyor, daha başarılı olması bağlamında.
Bugünkü Kasımpaşa maçında bunu yaptı, yani Başakşehir maçındaki hatayı yapmadı. Örneği bal vermeyen arı gibi çalışan Olcan’ı 46. Dakikada  oyundan alıp Burak Yılmaz’ı koyması.  Böylesi doğruları yapmaya devam ettiği sürece Hamza Hamzaoğlu’nu  çok, ama çok başarılı olacağını düşünüyorum.
Maç, müthiş başladı, çünkü 2 takımda maça müthiş girmişti. Sonra GS, Ysin’in şutu direkten dönünce tutuklara geçti. Çünkü futbolcular birbirinden uzak oynamaya başladı, özellikle defanstaki dörtlü. Galatasaraylı oyuncuları Kasımpaşa da GS kalesine 2 kere yaklaştı ve 2-0 öne geçti. İlk yarı 2-0 bitti.. Aslında ilk yarı Kasımpaşa 4-0, Galatasaray’da ‘Umut, Yasin ve Sneijder 4 net pozisyonu gole çevirse’ 4-2 bitirebilirdi.
Goller: Adem Büyük 17 dakikada topu  Andre Castro’ya verdi ve ilk golü attı; 1-0. Ardından dakika 43; Oscar Scarione topu Tunay Torun’a çıkardı; 2-0.
İkinci yarı, Galatasaray müthiş başladı, fakat gol pozisyon bulan Kasımpaşa oldu. Eğer Muslera’nın katkısıyla top direkten dönmese(bu şampiyonluk kurtarışıdır bana göre) maç 3-0 olacak. Ama ne oldu, fırtına GS  maçı 3-0 yaparak deplasmanda 2-3 galip geldi.
Her 2 takımda her 2 devrede de geniş alanlar ve boşluklar bıraktı bunlar bir fazla değerlendiren Galatasaray 1 farkla maçı kazandı;2-3..
Goller:  52. Dakikada Sneijder Yasin’e, o da defansın arkasına ve de dönen topa vuran Selçuk İnan vurdu skoru 1-2 yaptı. 3 dakika sonra Yasin Öztekin’in yine asisitliği ile  Umut Bulut durumu eşitledi; 2-2. Ve 65’te  Burak Yılmaz Umut Bulut’un pasıyla durumu 2-3 getirdi ve 3 puanı götürdü.
Kasımpaşa’da kişisel beceri yüksek üst düzey oyuncuları kişisel oynayınca GS’ya sürekli kontra şansı tanıdılar. Mağlubiyete neden, takımın teknik sorumlu Jan Wouters’un  olumsuz müdahalesini de eklemek gerek. Başakşehir maçında Hamzaoğlu’nun yaptığı hatayı yaparak sahanın en iyileri Alpaslan Öztürk’ü ve gol da atan Tunay Torun’u oyundan alması.
Galatasaray’ın başarılıları; Selçuk, Yasin, Hamit ve Sneijder idi. Özellikle Hamit 4 haftadır çok iyi. Melo’yu aratmadığı gibi, unutturacak gibi. Hamit, Sneijder ve Selçuk’un oyundaki işlevlerini yükseltti. Maçın adam bence Yasin Öztekin.
GS eğer defanstaki başarısızlığını forvetteki başarıya taşr ise tutulmaz.
Kasımpaşa: 1 Ertaç Özbir-4İlhan Eker-6Ryan Henk Donk-18Veysel Sarı 88'-29Lasha Dvali-11 Ezequiel Oscar Scarione-23Alpaslan Öztürk 78'-55Tunay Torun 61'-88 Andre Castro Pereira-8Ryan Guno Babel-10Adem Büyük  
İlk 11 Değeri : 35.450.000 Eur
Yedekler: 15 Jan Andreas Isaksson-5Sancak Kaplan-22Barış Başdaş 78'-48Erhan Kartal-27İsmail Ayaz-7 İbrahim Halil Çolak 61'-16Sanharib Malki Büyüksal88'
Takım Değeri : 55.100.000 €
Teknik sorumlu: Hollandalı Jan Wouters
Galatasaray: 1Fernando Muslera-13Alex Telles-21Aurelien Chedjou-22Hakan Balta-55Sabri Sarıoğlu 85'-4Hamit Altıntop-8Selçuk İnan-10Wesley Sneijder-23Yasin Öztekin 90'-29Olcan Adın 46'-9Umut Bulut  
İlk 11 Değeri : 75.250.000 Eur
Yedekler: 38Sinan Bolat-28Koray Günter-77Tarık Çamdal-11Bruma-35Yekta Kurtuluş 90'-52Emre Çolak 85'-17Burak Yılmaz 46'
Çalıştırıcı: Hamza Hamzaoğlu
Takım Değeri : 142.350.000 €
http://blog.milliyet.com.tr/galatasaray-mancini-ve-ccakar-in-muthis-oyunuyla-kasimpasa-dan-fark-yedi/Blog/?BlogNo=457654
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 05066090032

18 Mart 2015 Çarşamba

TBMM'SİNİ BASMAK BİZE NASİP OLDU


TBMM'SİNİ 17 MART 2015'TE BASTIK

18 Mart 2015
Kamil Aksoylu Torocı, Rasim Yılmaz ve Şevket Çorbacıoğlu olarak; "Neden bizi kontenjandan aday göstermediniz de hep aynı kişilere şans verdiniz" dedik. Kimsede çit yok.. Yine ayni kişilerle çevriliydi liderler(inandınız mı?)..
(İnanacağınız şeyleri yazayım).. Ardından ziyaretlere başladık. İlkin, Halkların Demokratik Partisi(HADEP) grubuna gittik. Grupta  Kürtler yok gibiydi, Lazlardan, Hemşinlilerden, Türklerden, Çerkezler…’den oluşan Karadenizliler vardı. Eee Karadeniz olunca elbette ki coşku vardı..Eşbaşkan Selahattin Demirtaş, meclis tarihinin en kısa konuşmasını yapacağını ve bu konuşmanın son konuşma olacağın  söyleyerek şu vurguyu yaptı: “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın. Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız."  Belli ki bir kesimin Cumhurbaşkanı gibi davranan R.T. Erdoğan’ın "Kürt sorunu yok, her  halkın olduğu gibi Kürtlerin sorunu var" çıkışına bir tepki idi. Bence bu çıkış bir gözdağı idi ve barış ayvayı  yemişti.
Ardında, başlamasına yarım saat kalan CHP Grubuna geçtik. KHGM önceki Genel Müdür muavini Basri Baloğlu kulisteydi, karşılıklı hal hatır sorduk. Bakanımız Mustafa Yılmaz’ın grupta olduğunu söyleyince, selam vermek için  buldum kendisini, kısa bir söyleşimiz oldu. “Efendim sizinle resim çekinebilirim miyim, birini çatlatmak istiyorum.” deyince, “Kim” diye sordu “Aydın Muratoğlu” deyince güldü.. Metin Arıfağaoğlu’nu  gördüm. Milletvekili değildi, fakat gruptaydı. “Acaba neden burada?” sorusunu dışa vurmadan beynimde edilgenleştirdim.  Yanımıza geldi. Kısa bir söyleşiden sonra “Artvin’de neler oluyor?” sorusu nu sordum.  “Olan oldu, amacımız kazanmak olmalı artık..” yanıtını verirken ayrıldık..Sayın Kemal Kılıçdaroğlu gruba girdi. Coşku yoktu, Dersimli konukları vardı.. “Nedir bu sessizlik” sorusunu sormadım değil, fakat kendim de yanıtını veremedim. Ancak şu kadarını mırıldanabildim kimse duymasın diye “Belli ki,  aday adayı olmaktan umudu kesenler, grup baskınlarını bırakmışlar..”.. Sayın Kılıçdaroğlu, bildik şeyleri sıraladı ve bizler o rutin bildiklerimizle, bildik Milletvekillerine şöyle göz atarak gruptan ayrıldık. Anlayacağınız batı cephesinde ve CHP’sinde yeni bir şeyler yoktu..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

15 Mart 2015 Pazar

SAMSUNSPOR'DA ERHAN ALTIN İLE ALTIN BULMASI ZOR

SAMSUNSPOR’UN ANTALYASPOR’DAN 3, ELAZIĞ’DAN ALDIĞI 1 PUAN İLE NEREYE VARABİLİR?
Samsunspor Antalyaspor’u 2-1 yenince, Elâzığ’ı yenerek 2x3  hızını yakalar umudu taşıyordum. Olmadı. Birde aşağıdaki üzücü haber geldi: “FIFA, Samsunspor'u ligden düşürebilir!..Samsunspor heyetinin, yabancı oyuncuların alacakları konusunda FIFA'da yaptığı görüşmelerde, kulübe puan silme ve ligden düşürme cezaları uygulanabileceğinin ifade edildiği bildirildi.”
Türkiye PTT 1. Lig 2014/2015 sezonu 14.03.2015 18:30 günkü 24. Maç:
Samsunspor 0 Elazığspor O
14 Mart 2015
Erhan Altın  değil, takım iyi oynuyor. Bu maçtan en az 3 puan alınmalıydı, o en az puan olan 1 puan alındı. Bu azlarla nereye varılabilinir ki?
Erhan Altınla zor..Sen sahanın sahanın en iyisi değilse de en iyi şeyler yapmaya çalışan İvanov’u çıkar, Sahada kaldığı sürece iyi şeyler yapan Musa’yı çıkar, yine sonradan 3 puan çıkarmaya çalış.. “Elazığspor bize karşı hakikaten çok iyi organize oldu. Bizi çok iyi analiz etmişler ve gol yollarımızı tamamen kontrol altında tuttular. Elazığspor’ u kutluyorum..” diyor Erhan Altın..Birileri de seni kutlasa ya kardeşim, hep sen mi kutlayacaksın? Güvenç Kurtar’a hayrandın Adanaspor’a 3 puan verdin, Ümit Özat’ı kutladın Elazığ’a 2 puan..Allah aşkına kimseye hayran olma, kimseyi kutlama, Samsunspor’u motive et..
Elazığspor:  99Ferhat Odabaşı-4Murat Sözgelmez-11Onur Güney-33Ümit Karaal(BJK..Igor Zenkovich 67')-34Eren Aydın-8Mehmet Çakır-13Zeki Korkmaz-14David Deniz Kılınç-17Hakan Bilgiç-28Taner Yalçın(Ömer Yıldız 46')-19Noyan Öz(Berk Yıldız 84')
İlk 11 Değeri : 3.150.000 Eur
Yedekler: 61Mücahit Atalay-69Murat Kalkan-18Oğuz Aksoy(BJK)-35Berk Yıldız(Galatasaray’ın 19 yaşındaki umudu)-78Igor Zenkovich-88Serdar Özbayraktar-95Ömer Yıldız 
Takım Değeri : 7.450.000 €
Çalıştırıcı: Ümit Özat
Samsunspor: 1Soner Şahin-3Ercan Yazıcı(Murat Akyüz 19')-6Ahmet Burak Solakel-35Tuna Üzümcü-92Sezer Özmen-7Musa Aydın(Recep Niyaz 80')-8Zafer Özden-26Mustafa Sevgi-38Galin Ivanov(Eren Tozlu 62')-9M'Billa Etame-33Chico Ofoedu   
İlk 11 Değeri : 4.800.000 Eur
Yedekler: 12Furkan Köse-4Fatih Kılıçkaya-32Murat Akyüz-15Sefa Aksoy-17Recep Niyaz-28Ali Zorlu-39Eren Tozlu   
Çalıştırıcı: Erhan Altın
Takım Değeri : 10.400.000 €
Samsunspor ve Elazığspor ilk kez; Türkiye 2.Futbol Ligi Beyaz Grup 1975/1976 sezonu 14.12.1975  günü karşı karşıya geldiler. Samsun 19 Mayıs stadında oynanan maçı Samsunspor 4-0 kazanmış. Samsunspor beyaz grupta 1. Olmuş ve 1. Lig’e çıkmayı garantilemiş. Elazığspor 7. Ve Kütahyaspor sonuncu olarak sezonu tamamlamışlar. Kırmızı grubun lideri Mersin İdman Yurdu’nu 3-1 yenen Samsunspor 2.Lig’in şampiyonu olmuştur.
Samsunspor 2 Antalyaspor 1
8 Mart 2015
Samsunspor Antalyaspor’u yenerken hakemi aşmak zorunda kaldı.
 
Türkiye PTT 1. Lig 2014/2015 sezonu  08.03.2015 13:30 günkü 23. Maç:
İnsaf be kardeşim; Samsunspor’a kırmızı kart ver, aynı hareketten Antalyaspor’a nasihat ver e de  penaltısını verme..
Erhan Altın geçen hafta Adana deplasmanında Ofeoedu’yu son 7 dakikada oyundan aldığı için kaybetti, bu hafta son 7 dakikada oyuna aldığı için kazandı. Hocam 7 dakikada da gol atılabiliyormuş..
Samsunspor: 1Soner Şahin-3Ercan Yazıcı-6Ahmet Burak Solakel-35Tuna Üzümcü-92Sezer Özmen-7Musa Aydın 81'-21Hasan Kılıç-26Mustafa Sevgi 62'-38Galin Ivanov 72'-88Taha Yalçıner-9M'Billa Etame   
İlk 11 Değeri : 4.850.000 Eur
Yedekler: 12Furkan Köse-19Mücayit Ceylan-8Zafer Özden 62'-17Recep Niyaz-28Ali Zorlu-33Chico Ofoedu 72'-39Eren Tozlu 81' 
Çalıştırıcı: Erhan Altın
Takım Değeri : 10.400.000 €
Antalyaspor: 1Ozan Evrim Özenç-2Can Arat-13Adem Alkaşi-23Sakıb Aytaç-53Lokman Gör 46'-7Zeki Yıldırım-9Petr Janda 68'-11Emrah Başsan 82'-30Erman Kılıç-10Lamine Diarra-14Gökhan Karadeniz   
İlk 11 Değeri : 11.000.000 Eur
Yedekler: 32Saso Fornezzi-65Ömer Kandemir-6Sezer Badur-17Şahin Aygüneş 82'-20Arif Şahin-39Ahmet Aras 46'-99Berk İsmail Ünsal 68' 
Çalıştırıcı: Yusuf Şimşek
Takım Değeri : 16.150.000 €
Stadyum : Samsun 19 Mayıs     
Hakemler : Çağatay Şahan-Volkan Narinç-Nihat Mızrak
Goller: Samsunspor; Mustafa Sevg(45),  Chico Ofoedu(83), Antalyaspor; Erman Kılıç(78)
Samsunspor ve Antalyaspor ilk kez Türkiye 1.Ligi 1982/1983 sezonu 05.12.1982 14:00 günü karşı karşıya geldi.
MP Antalyaspor’u Romanya Valeriu Neagu, Samsunspor’u ise
Adnan Dinçer çalıştırıyordu.
 Maç Antalya Atatürk Stadyumunda yapıldı ve Yavuz Karaozan yönetti. Maç 2-0 Antalyaspor yengisi ile sonuçlandı. Antalyaspor’un gollerini; 49’da Bülent Demirkanlı, 51’de
Bekir Şalak attı.             
O sezon, FB şampiyon oldu. Antalyaspor averajla küme düşmekten kurtuldu. Mersin İ.Y, Samsunspor, Gaziantepspor ve Altay küme düştü.
MP Antalyaspor: Alptekin Nazifoğlu-Akgün Çolakoğlu-Abdülkadir Arıkan-Turgay Kaynak-Alaattin Yolaçan-Bülent Demirkanlı-Yaşar Alemdaroğlu-Bekir Şalak-Oral Yenigün-Mehmet Tuncer-Mustafa Dal   
Samsunspor: Adnan Öztekin-Eyüp Gümüş-Cazip Sezer-Hamdi Fermancı-Naim Anuştekin-Emin Kar-Necati Öksüz-Tanju Çolak    -Metin Karabulut-Adem Sağlam-Hasan Şengün   
“Samsunspor FIFA'ya gidiyor!
Yabancı futbolcuların alacaklarının ödenmemesi nedeniyle FIFA'da 12 dosyası bulunan Samsunspor, kötü imajını değiştirmek istiyor.”
Samsunspor’da galiba iyi şeyler olacak, eğer Erhan Altın engellemez ise. İyi bir başkanları var artık, İsmail Erkut Tutu.. Türkiye'den "itibar düzeltmek için" FIFA'ya kimsenin gitmediğine dikkati çeken Başkan yardımcısı Rüştü Araboğlu, "İlk defa bizim gibi bir kulüp, FIFA gözündeki itibarını düzeltmek için görüşmeye gidiyor" dedi.
http://blog.milliyet.com.tr/samsunspor-un-kurulus-tarihi-19-mayis-1919-olmalidir/Blog/?BlogNo=466136
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com

14 Mart 2015 Cumartesi

GALATASARAY HAMZA KURBANI


DÜN “YASIN’I NASIL OYUNA ALIR “ DİYORDUK, ŞİMDİ “YASIN’I NASIL OYUNDAN ALIR” DİYORUZ, ÇÜNKÜ GALATASARAY’I BAŞAKŞEHİRSPOR DEĞİL HAMZAOĞLU DURDURDU

14 Mart 2015

“Çok şey anlatan ilginç bir olay; 11 Mart 2015 günü oynanan Şampiyonlar Ligi maçını uzatma dakikalarında Paris Saint Germain köşe vuruşu kullanmaya hazırlanırken, Chelsea kaptanı John Terry takım arkadaşı Gary Cahill’i durdurmakla meşguldü. Pozisyon gereği Thiago Silva’yı tutması gereken Terry pozisyona o kadar konsantre olmuştu ki yanındaki kişinin takım arkadaşı Cahill olduğunu fark etmedi.”

Ben bu pozisyonu, ülkemdeki yabancı sınırlamasındaki futbol duruşuyla özdeşleştirdim; kendi topçularımızı öteleyip yabancı topçuları tutmamıza..

Türkiye Spor Toto Süper Lig 2014/2015 sezonu 14.03.2015 19:00 günkü 24. Maç:

Galatasaray’ın ağırlıklı eski GS’li topçularla Galatasaray’ın karşısına çıkan İ.Başakşehir maça durgun başladı, GS ise kanatlardan atak atak üstüne geliştiriyor:

Kendi yarı sahasında bekleyip kontratakla gol arayan İ.B bunu üç kere başardı, fakat gol atamadı. 4-3-2-1’de Hamit sürekli geride, Selçuk ileri çkarak gol arıyorlar,. Nitekim, sağdan kornere inen Sabri müthiş bir orta ve de sezonun en güzel volesi Selçuk’tan ve devre 1-0 GS’in lehine bitti.

 İkinci yarı, Hamzaoğlu şuna dikkat etmek gerekir; gol yiyinceye tek topa en az sahip İ.B, golü yedikten sonra topa sahip olma oranını yükseltip, rakip sahanın önünde kontralarla gol bulmaktadır. Bunu engellerse GS fark da yapar.

Maçın ikinci yarının 21. Dakikasına dek her şey güzel gitti GS adına, hatta  49. Dakikada da maçı 2-0’ya getirmişti. Ne olduysa bu 66. Dakikada oldu. Maçta isteneni veremeyen Bruma’nın yerine Telles’i oyuna alması beklenirken Hamzaoğlu, takımın en iyisi ve 2. Golde de Umut’a asistlik yapan Yasin Öztekin’i oyundan aldı ve yerine son kupa maçında biraz kendisini göstermenin dışında hiçbir maçta katkı vermeyen  Blerim Dzemaili’i soktu. Galatasaray’ın aniden oyun kurgusu bozuldu, çünkü Dzemaili yüzünden tüm oyuncular yerini kaybetti. İşte bu Hamza hamlesi Galatasaray’ın bundan sonra korkarım kaybetmelerin başlangıcı olmaz.

Evet, birkaç kontrataklarının dışında maçın 70. Dakikasına dek sahada olmayan  İ.Başakşehir’i tamamen yıkılacağı anda Hamzaoğlu sahaya girerek ayağa kaldırdı. Doğrudur, Hamza Yasin’i ve Hamit’i kazanmıştı ve Dzemaili de kazanmalıydı, fakat şimdi zamanı mıydı?! Hadi zamanı diyelim, peki neden sahanın en kötüsü Bruma değil de en iyisi Yasin oyundan çıkarılıyor? Bruma o denli kötü idi ki, 2 gol de onun kaybettiği toplardan geldi. Yasin, neden 24 dakika kala oyundan alınıyor da, maçın bitimine yakın bir zamanda değil..Oyuncuyu siz 5 dakikada da kazanabilirsiniz; iki hareket yapar kendine güveni artar. Siz bu hamleyle, sadece GS’yi değil, Dzemaili’yi de kazanayım derken yıktınız..

Defansı güçlendirmek için bu değişikliği yapmış. Sözde güçsüz defansı 80 dakika aşamayan İ.B, sözde Dzemalli ile güçlenen defansı 79’da Mehmet Batdal ve 85’te Enver ile aştı ve durumu 2-2 yaptı..

Hamit, Yasin, Olcan ve Selçuk sahanın en iyileri de, Hamzaoğlu ise, 70. Dakikadan sonra en kötüsü..

Maçı eski  Galatasaraylı oyuncular İ.Başakşehirspor lehine çevirdi; Mehmet Batdal, Yalçın Ayhan, Ferhat Öztorun, Alparslan Erdem, Ufuk Ceylan(yedek olmasına karşın), Uğur Uçar ve Hamza Hamzaoğlu..

Hamza hoca çok büyük yanlış yaptın, inşallah sana ve Galatasaray’a zarar vermez..Birileri seninle uğraşmayı beklerken, sen kendinle uğraşmaya başladın.

Haklısın, dün; “Yasın oyuna alınır mı” diyorduk, sayende şimdi “Yasın oyundan alınır mı” diyoruz. Nedeni, Yasin’i kazandın. Lütfen hocam; bugüne dek kazanamadığın Dzemaili, kazandığın Yasin’i harcayarak kazanamasın.

Galatasaray: 1Fernando Muslera-21Aurelien Chedjou-28Koray Günter-55Sabri Sarıoğlu ( 46’da Tarık Çamdal)-4Hamit Altıntop-8Selçuk İnan-10Wesley Sneijder-11Bruma-23Yasin Öztekin(Blerim Dzemaili 66')-29Olcan Adın-9Umut Bulut   

İlk 11 Değeri : 76.750.000 Eur

Yedekler: 38Sinan Bolat-13Alex Telles-77Tarık Çamdal-6Blerim Dzemaili-7Aydın Yılmaz-52Emre Çolak-19Goran Pandev  

Takım Değeri : 142.350.000 €

Çalıştırıcı: Hamza Hamzaoğlu

İstanbul Başakşehir: 1  Volkan Babacan-6Alexandru Epureanu-22Yalçın Ayhan(GS)-33Uğur Uçar(GS..77’de Tayfun Pektürk)-39Alparslan Erdem(GS-60. dakikada Enver Cenk Şahin)-87Ferhat Öztorun(GS)-5Mahmut Tekdemir-7Edin Visca- Jose Marcio da Costa/Mossoro (Mehmet Batdal)-77Stephane Diarra Badji-24Jeremy Perbet   

İlk 11 Değeri : 24.650.000 Eur

Yedekler: 86Ufuk Ceylan(gs)-66Gençer Cansev-3Sedat Ağçay-11Tayfun Pektürk-40Rajko Rotman-67Enver Cenk Şahin-9Mehmet Batdal(GS) 

Çalıştırıcı: Abdullah Avcı

Takım Değeri : 33.900.000 €

Goller: Dk. 43 Selçuk İnan, Dk. 49 Umut Bulut (Galatasaray); Dk. 79 Mehmet Batdal, Dk. 85 Enver Cenk Şahin (İstanbul Başakşehir)


ŞEVKET ÇORBACIOĞLU

ŞUTLUYORUM

sevket-che@hotmail.com.tr

evesbere@mynet.com

GSM: 05066090032

8 Mart 2015 Pazar

ARTVİN'İN KURTULUŞU VE BOLŞEFİK İHTİLALİ



ARTVİN’İMİZİN 

“KARA GÜNLER”DEN 

KURTULUŞU
7 Mart 2015

Çarlık Rusya’sı ile 1877-78’de yapılan Osmanlı Rus savaşı  ”Tarihte 93 harbi” olarak bilinir. . Çarlık Rusya’sının Batum üzerinden, Artvin  yönünde yaptığı Rus saldırıları karşısında Artvin  ve çevresindeki Anadolu insanı  onuru ve kahramanlıklarıyla direnmişler ve Artvin’i Çarlık Rusya’sına vermemişlerdir.
Fakat; 13 Temmuz 1873 de imzalanan Berlin anlaşması ile Artvin savaş tazminatı olarak Rusya’ya verilmiştir. Artvin halkı için 1918 Birest-Litovsk anlaşması ile geri verildiği güne kadar geçen ve halkın “Kara Günler” dediği 47 yılık esaret dönemi başlamıştır. Bu süreç aynı zamanda Artvin’in verdiği iç göçlerin de başlangıcıdır. Göç özellikle Bursa ve Marmara çevresine ve Anadolu’muzun çeşitli kentlerine olmuştur. İlginçtir, 1964-66 arasında Diyarbakır Valiliği yapan Artvin-Arhavili Hasan Basri Kurdoğlu’ndan tam 38 yıl sonra bir Artvin-Arhavili olarak Diyarbakır Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü yaptığımda Ergani’den ziyaretçilerim geldi; Koçyiğit ailesi. Koçyiğit ailesi 93 harbi sonrası Ergani’ye göç eden Artvinli bir aile idi. Hatta, ailenin üyesi Muhsin Koçyiğit XXII nci Dönem, DSP-CHP  Diyarbakır Milletvekilliği yaptı.
Artvin’in Kurtuluş öyküsüne devam edelim;
1914 yılı Haziran ayında 1. Dünya Savaşı başlamış ve Osmanlı devleti Almanya’nın müttefiki olarak savaşa katılmıştır. Bu nedenle Çarlık Rusya’sı orduları, sınırlarımızı aşarak saldırıya geçmiştir. 1914 Kasımında Yüzbaşı İsmail Hakkı bey komutasındaki Melo sınır taburu Artvin ve çevresindeki birliklerini bozguna uğratmış ve Artvin’den kovulmuşlar ve Artvin 2 Kasım 1914 de geçici bir süre için kurtulmuştur. 4 ay kadar süren bu dönemden sonra Ruslar Artvin’i yeniden denetimleri altına aldılar. Ancak 1. Dünya savaşı sonunda çıkan Bolşevik ihtilali sonucunda Ruslar savaştan çekilmek zorunda kalmıştır. Bolşevik ihtilali Artvin içinde faydalı bir ihtilaldi. Çünkü; Artvin ve çevresinde bulunan Rus işgal güçleri de bu bölgeyi terk etmişler fakat Artvin ve çevresinde Ermeniler katliamlarını sürdürmüşlerdir. Bu sırada Osmanlı devleti ile Rusya arasında Polonya’nın Birest-Litovsk şehrinde iki buçuk ay süren görüşmelerden sonra halkoyuna başvurulmuş. Ve halkın yüzde 99’undan fazlasının anavatana kavuşma isteği ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Osmanlı ordusu 1918 yılı Mart ayında Artvin’e girmiş ve 40 yıllık esaret sona ermiştir. Ne yazık ki bu sevinçte kısa sürmüş, 1. Dünya savaşında imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı ordusunun 1914’den önceki sınırları gerisine çekilmesi gerektiğinden Artvin ve çevresi boşaltılmış ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir. İngiliz işgali 1920 yılının Nisan ayına kadar sürmüştür. İngilizler çekilirken şehri Gürcistan’a bırakmışlardır. Artvin’in yeniden kazanılması TBMM hükümetinin askeri ve diplomatik başarılarının sonucunda mümkün olmuştur. Kazım Karabekir komutasında 15. kolordunun yeni Türkiye’nin ilk askeri zaferini Kars’ı kurtararak gerçekleştirilmesinden sonra Türk hükümeti 22 Şubat 1921’de Gürcistan Cumhuriyetine kesin uyarı vermiştir. 23 Şubat 1921’de verilen cevapta Artvin’in terk edileceği, Gürcistan tarafından resmen açıklanmıştır. 7 Mart 1921 de Artvin kesin olarak Türkiye topraklarına katılmıştır. Kazanılan askeri başarılar, Gürcistan’ın Artvin’i terk etmesinin en önemli nedenidir.”
72 yıl sonra Artvin’imiz tekrar “Kara Günler” dönemine girmiştir. Bilin ki, 83 yıl sonra Artvin tekrar kurtuluşunu vermek durumuyla karşı karşıya. Nedenini lütfen siz yorumlayın.
Bilin ki, “Kara günler” olgusunun nedenini bilmeyenler, aydınlığını nedensiz bitirenlerdir.
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

4 Mart 2015 Çarşamba

GALATASARAY SAHA İÇİNDE DURDURULAMIYOR, SAHA DIŞINI BİLEMEM


GALATASARAY SÜPER LİG VE ZİRAAT İŞİNİ İYİ YAPIYOR; ERCİYESİ 3-1, MANİSASPOR’U 4-0 YENDİ

3 Mart 2015

Galatasaray 3- K.Erciyesspor 1

27 Şubat 2015

Galatasaray Kulübü Başkanı Prof. Dr. Duygun Yarsuvat’ın şu sözlerine, Fair Play ruhu için gerekli buluyorum: "Hepsi vatan toprağı. Kadıköy'e de giderim, Irak'a da, Şam'a da"

Türkiye Spor Toto Süper Lig 2014/2015 sezonu  27.02.2015 20:00 günkü 22. maç:

Maçı sondan anlatmaya başlarsak, Hamit Altıntop’un kesinlikle Melo’yu aratmadığını söylemek isterim. Melo’nun Kadiköy’e gitmemesi GS için bence olumsuz değil olumludur. Çünkü Melo’nun bir şeyler yapmasına gerek yok, Volkan ve benzerleri Melo’yu görünce geriliyorlar ve ortamı geriyorlar..

Galatasaray’ın tüm oyuncular başarılı idi. Selçuk’undan, Hamit’ine, Yasin’inden, Olcan’ına..tüm oyuncular.. bu sezon kafayla 4 gol atan Chedjou ve Wesley Sneijder ve de 150. Maçına çıkan Muslera’yi farklı değerlendirmiyorum, fakat Wesley Sneijder’in futbolcu ötesi bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Bir topçu bu kadar kaleyi topa tutar ve sonunda o kaleyi yıkar, işte onun adı, Wesley Sneijder..

Galatasaray ilk yarı “4-2-3-1” sistemiyle fırtına gibi girdi ve 5. dakikada Umut ile golünü buldu. Fırtına dinince, GS, K.Erciyes’ten 32’de golü yiyince devre 1-1 sonlandı. Galatasaray K.Erciyes ile oynuyor oynamasına da, aklı FB derbisinde olduğu için bu maça pek kendini veremiyor gibi geldi. Beraberlik golünü; Gençlerbirliği’ndeki ilk maçında(20.01.2013)  deplasmanda Antalyaspor’a  4 gol atan ve ondan sonra yatan Belçikalı Björn Vleminckx attı.

İkinci yarı da GS fırtına gibi girdi ve fırtınayı maçın sonuna kadar sürdürdüğü için 2 gol daha atarak 3-1 galip geldi.

FB, BJK üst üste 2 maç 5’er puan kaybedince, GS 18 puan avantajıyla, zirveye konuşlandı; Fener’in 4, Beşiktaş’ın 3 puan önünde. Eğer haftaya Kadıköy’de Fener’den puan ve puanlar alırsa, birileri havasını, kendisi de 4. Yıldızını alır..  

Stadyum :  Ali Sami Yen Aslantepe Türk Telekom Arena     

Hakemler : Tolga Özkalfa -Volkan Narinç -Cevdet Kömürcüoğlu

Galatasaray: 1Fernando Muslera-21Aurelien Chedjou-28Koray Günter-55Sabri Sarıoğlu-4Hamit Altıntop-8Selçuk İnan-10Wesley Sneijder 90'-11Bruma 78'-23Yasin Öztekin 67'-29Olcan Adın-9Umut Bulut   

İlk 11 Değeri : 76.750.000 Eur

Yedekler: 38Sinan Bolat-13Alex Telles 67'-22Hakan Balta-77Tarık Çamdal-6Blerim Dzemaili 90'-52Emre Çolak 78'-19Goran Pandev 

Çalıştırıcı: Hamza Hamzaoğlu

Kayseri Erciyesspor: 22Zülküf Özer-3Anıl Karaer-15Pape Malickou Diakhate-21John Boye-88Caner Osmanpaşa 30'-11Royston Ricky Drenthe-19Murat Yıldırım 82'-27Yasin Pehlivan-99Cenk Ahmet Alkılıç-18Björn Vleminckx-67Serdar Gürler 71' 

İlk 11 Değeri : 17.300.000 Eur

Yedekler: 93Yusuf Balcıoğlu-42Emre Öztürk-6Mehmet Akgün-61Barış Memiş 30'-91Yacouba Sylla 82'-10Necati Ateş 71'-23Oğulcan Çağlayan 

Çalıştırıcı: Mehmet Özdilek

Goller: GS’dan Umut Bulut(5), Aurelien Chedjou(53) ve Wesley Sneijder(90)K.Erciyes’in golünü 32.dakikada Björn Vleminckx attı.

Galatasaray 4 Manisaspor 0

3 Şubat 2015

Türkiye Kupa Çeyrek Final 2014/2015 sezonu : 03.03.2015 20:30 günkü maç:

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Galatasaray Manisaspor'u konuk etti. Maça yedek ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıkan GS’da teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, beklendiği üzere takımın as oyuncularından büyük bölümünü dinlendirirken, Fernando Muslera, Hamit Altıntop, Selçuk İnan, Bruma, Chedjou ve Sabri Sarıoğlu'nu maç kadrosuna almadı.

Oyunda ciddiyeti bozmaması Galatasaray’da işlerin iyiye gittiğini göstermektedir.

Her ne kadar maç başına 30 bin Euro için oynadı desende, oyunda kaldığı sürece gösterdiği performans saygıya değerdi. Maçın adamı, ahtapot gibi sahanın her yanında olan ve bir asist bir de gol ile 90 dakikayı tamamlayan Blerim Dzemaili idi. Hamzaoğlu bir oyuncu daha mı kazanıyor. Hatta Pandev de iyi onadı.

Galatasaray: 38Sinan Bolat-13Alex Telles-22Hakan Balta-26Semih Kaya 46'-77Tarık Çamdal-6Blerim Dzemaili-10Wesley Sneijder 54'-23Yasin Öztekin 78'-35Yekta Kurtuluş-52Emre Çolak-19Goran Pandev. Olcan Adın her geçen gün iyiye gidiyor. Kilolarını atınca sahada 444 tur atabiliyor..

Kupa maçları resmen GS için antrenman ve oyuncu hazılama maçları gibi. Hamzaoğlu bu durumu iyi değerlendirdi ve Olcan, Koray ve Yasin’i kazandı,. Sıra Pandev, Sinan Gümüş ve Blerim Dzemaili de..  

İlk 11 Değeri : 60.000.000 eur

Yedekler: 67Eray İşcan-28Koray Günter-7Aydın Yılmaz 78'-18Sinan Gümüş 46'-29Olcan Adın 54'-43Birhan Vatansever-9Umut Bulut   

Çalıştırıcı: Hamza Hamzaoğlu

Takım Değeri : 142.350.000 €

Manisaspor:  90Umut Kaya 58'-4Erdi Öner-15Berk Neziroğluları(GS A2’den)-29Ümit Yasin Arslan-61Muhammet Sercan Türkeri-8Metin Yüksel 46'-19Hakan Barış-20Oğuzhan Kayar(GS A2’den)-94Sefa Küpeli(GS A2’den) 46'-17İsmail Köse-77Nikolai Emilov Dimitrov(eski Samsunsporlu)   

İlk 11 Değeri : 3.650.000 eur

Yedekler: 99Bayram Olgun 58'-3Hüsnü Başkurt-13Nikola Mikic 46'-22Ali Fırat Okur-45Hakan Turan-9Branimir Subasic 46'-96Melik Yeğin  

Çalıştırıcı: Taner Taşkın

Takım Değeri : 9.000.000 €

Stadyum : Ali Sami Yen AslantepeTürk Telekom Arena      Hakemler : Mustafa Kamil Abitoğlu-Bülent Gökçü-Asım Yusuf Öz

Goller: Blerim Dzemaili(34), Emre Çolak(40 penaltıdan, bir de kaçırdı) ve Goran Pandev(68, 88)  

Galatasaray ve Manisaspor ile ilk kez Türkiye Turkcell Süper Ligi 2005/2006 sezonu 18.09.2005 17:30 tarihinde karşı-karşıya gelmişler Vestel Manisaspor iken. Galatasaray’ı Belçikalı Eric Gerets , Vestel Manisaspor’u Levent Eriş çalıştırıyormuş. Manisa 19 Mayıs Stadı'ndaki bakım çalışmaları nedeniyle İzmir Atatürk stadında oynanan maçı, Bülent Demirlek, Mustafa Emre Eyisoy ve  Alper Ulusoy üçlüsü yönetmiş. Maçı Ümit Karan(36,68) ve Necati Ateş’in(11,14) golleriyle GS 4-1 kazanmış. Vestel Manisaspor’un tek sayısını 15. Dakikada Zoltan Böör   atmış. O sezon; Galatasaray şampiyon, Manisspor 12 olmuş ve Samsunspor, Diyarbakır ile Malatya küme düşmüş.

Vestel Manisaspor: 61Bülent Ataman-2Yunus Murat Ceylan 44'-19Petr Johana-24Karel Adriaan Roby Korneel D'Haene-34Serkan Özsoy 58'-Sandro Miguel Laranjeira Mendes 68'-7İnanç Gültekin-10Uğur İnceman-11Zafer Demiray-32Zoltan Böör-26Michal Meduna   

Yedekler: 16Hakan Kadir Balta 58'-6Serkan Dökme 68'-21Sinan Kaloğlu 44'

Galatasaray: 1 Faryd Camilo Mondragon Aly-2Stjepan Tomas-4Rigobert Song Bahanag-5Orhan Ak-19Cihan Haspolatlı 61'-8Alioum Saidou-8Marek Heinz 74'-11Hasan Gökhan Şaş-9Hakan Şükür 70'-10Necati Ateş-99Ümit Karan   

Yedekler: 33Uğur Uçar 61'-55Sabri Sarıoğlu 74'-58Hasan Salih Kabze 70' 

Ahmet Çakar(23 Şubat 2015):"Gaziantepspor-Galatasaray maçında Galatasaray ile birlikte gol atan Özgür Yankaya, bu gece Fenerbahçe'nin bariz gollük avantajını kesip, kırmızıyı vermeyip operasyon yapmıştır." Böylesi söylemler şikeden daha tehlikelidir. Kesin söylem sahipleri futbolumuzdan uzaklaştırılmalıdır.

http://www.milliyet.com.tr/sevket-corbacioglu-galatasaray-erciyes-maci-ve-galatasaray-in-enleri--5-475826-blog-yazar-yazisi/

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU

ŞUTLUYORUM

sevket-che@hotmail.com.tr

evesbere@mynet.com

GSM: 05066090032