31 Aralık 2015 Perşembe

YENİ YIL VE NOEL VE DE ONLAR

YENİ YILI  BİLEREK NOEL İLE KARİŞTIRANLAR VE 2015’TE ÜLKEMİ KARIŞTIRANLAR..
2015’İN 365 GÜNÜNDE OLANLARI TEK DÜZLEMDE OKUMANIZ İÇİN GÜNLÜKLEDİM, TAM 88 SAYFA..
31 Aralık 2015 
Öncelikle; Yeni yılınızın; eski yıldan daha barışçı, demokratik, özgür ve de paylaşımcı olması dileğiyle kutluyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Evet; ‘Noel ve yılbaşı kutlamalarını karıştırıyoruz’ Bunu dinden ve yoksul muhafazakar halktan geçinmek için bilerek yapıyoruz.
Noel; 25 Aralık’ta başlayan Hıristiyanlar’a özgü dinsel bir bayramdır.
1 Ocak’taki yılbaşı kutlamaları;  Anneler, Babalar, Sevgililer, Öğretmenler v.b  günler gibi evrensel kültürün bir parçası etkinliklerdir.
25 Aralık’la başlayan ve yaklaşık bir hafta süren Noel’in, başta Avrupa ve Amerika’da olmak üzere dünyanın birçok yöresindeki Hıristiyan topluluklarca kutlanır. Batıda farklı anlamlar ifade eden Noel ile yılbaşı kutlamaları Türkiye’de birileri tarafından amaçlı olarak aynılaştırılmaktadır.
Noel Yortusu ya da batıdaki yaygın isimlendirmesiyle Kristmas (Christmas) adı verilen ve Hz. İsa’nın doğumu anısına  25 Aralık’ta gerçekleştirilen kutlamaların tamamıyla Hristiyanların “dinsel bir bayram”’ıdır. Bu tarih, Doğu Hristiyanlarınca 6 Ocak olarak hesaplanmakta, dolayısıyla doğu kiliseleri 6 Ocak tarihini Kristmas bayramı olarak kutlamaktadırlar. Batı Hıristiyanları’nca belirlenen 25 Aralık tarihinin Eski Roma’da güneşle ilgili kutsal bir gün olduğu ve bunun sonradan Hz. İsa’nın doğum günü olarak adapte edildiği ileri sürülmektedir.

 Noel Yortusu, Nisanda kutlanan Easter (Paskalya) bayramıyla birlikte Hıristiyanlığın en önemli bayramıdır. Noel kutlamalarının vazgeçilmez folklorik unsurları arasında, çam ağacı süslemeleri  önemli yer tutar. Noel’de çam ağacı süslemelerinin ilk kez 15. Yüzyıl’da Kuzey Avrupa’da ortaya çıktığını, bu adetin eski Cermen ve Kelt dinsel geleneklerinden adapte edildiği söylenir. Kuzey Avrupa halklarının Hıristiyan olmasıyla birlikte, Hıristiyan geleneğindeki “Hayat Ağacı”nı temsilen Hz. İsa’nın doğum gününde yeşil bir ağaç süsleme ve dallarına çeşitli hediyeler asma adeti vardır. Bu adet; 18. Yüzyıl’dan itibaren çam ağacı adetinin Güney Avrupa Hıristiyanları arasında yayılmaya başladığını bildirdi. Almanya, ABD ve Kuzey Avrupa ülkelerinde Santa Claus adıyla bilinen Noel Baba inancı ise Almanya kökenlidir. Bu inancın 18. Yüzyıl’dan itibaren Almanlar vasıtasıyla Güney Avrupa’ya ve Alman göçmenlerce Amerika’ya taşınmış. Santa Claus(Noel Baba) olarak adlandırılan ve Hıristiyanlar’ca, İznik Konsili(Öğreti/doktrin ve din bilginlerinden oluşan kurul) katılımcılarından birisi olduğu ileri sürülen Myra (Demre-Antalya) piskoposu Aziz Nicholas’la özdeş olduğu da efsanelendirilir. Ruslar için Aziz Nicholas koruyucu bir azizdir. Hıristiyanlar, bu şahsın Noel döneminde gökyüzünde Ren geyiklerinin çektiği bir kızakla, ya da yerde eşek sırtında veya yaya olarak dolaşır, evlere bacalardan inerek başta çocuklar ve yoksullar olmak üzere insanlara çeşitli hediyeler bıraktığına inanırlar. İslam geleneğindeki Hızır ve Yahudi geleneğindeki İlyas’ın adeta Hıristiyanlık’taki bir karşılığı gibi gözüken bu inanç, Hıristiyan geleneğinin önemli bir folklorik değerini oluşturmaktadır.

Dinden ve yoksuldan geçinenler en fazla bu çam ağacı ve noel baba aktivitesini kullanarak yılbaşını Hristiyan bayramı ile örtüştürmektedirler.
Dünyaca ünlü Sümerolog Dr. Muazzez İlmiye Çığ ise Noel adeti kabul edilen çam süslemeyle ilgili olarak çok çarpıcı şeyler söylüyor: "Çam ağacı süslemek tamamıyla Türk adetidir. Yeni Türk devletleriyle münasebetimiz bize yepyeni şeyler öğretiyor. Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu hayat ağacı. Sümerlerde de var. Bir ucunda göktanrısı duruyor. Türklerde güneş kutsal ama tanrı olarak kabul edilmiyor. 22 Aralık'ta güneş yeniden fazla olarak dünyayı aydınlatmaya başlayacak. Günler uzamaya başlayacak. Türklerin göktanrısı gün ile geceyi tanzim ediyor gökte. Sözde gün ile gece sürekli münakaşa halinde. 22 Aralık'ta gün geceyi yeniyor. Bunu ‘Yeniden doğuş bayramı’  Türkler kutluyorlarmış. Türkistan'da bir ağaç varmış, akçam, ve bu akçam vaşka yerde yetişmiyormuş. Akçam getirip eve koyuyorlar, akçamın altına o sene Tanrı onlara güzel şeyler verdi, güzel bir yaşam verdi diye Tanrı'ya hediyeler koyuyorlar. Dallarına da ertesi sene için Tanrı'dan niyaz ettikleri şeyler, adak olarak istedikleri şeyler için paçavra veya kurdele koyuyorlar. O günlerde büyük bayram, şenlik yapıyorlarmış. Aileler toplanıyor, büyükler varsa ziyaret ediliyor, özel yemekler yeniliyor, güzel elbiseler giyiliyor. Bu adet Türkler yoluyla Avrupa'ya geçti. Konunun Noel'le alakası yok. İznik Konsili'nde pagan adeti görülen bu adeti İsa'nın doğuşu olarak kabul edelim diyorlar ve bu adet Hristiyanlara geçiyor. Ama ağaç süsleme pek yok, 16. yy'da Almanya'da başlıyor, daha sonra Fransa'ya geçiyor ve dünyaya yayılıyor."
2015’te yaşananların zaman dizinini okumanızı isterim:
2015’in barış ve kardeşlik umudunu ‘ilk gün’ yok etmeye başladılar, gezegenimizi kirleten egemenler, başta küresel efendi ve onun evetçisi ülkemin iktidarı..

Raks eden siyasi erk; barışçı, özgürlükçü, paylaşımcı ve demokrat Türkiye’m konusunda ikili kuşkuları tetikler oldu.
Tezlerim ve ikili kuşkularım; [[ 1-ABD, Erdoğan’dan vaz geçebilir 2- ABD, Erdoğan’dan vaz geçmeyebilir..1- Ülkemde iç savaş Nakşilerle, Fetullahçılar arasında, yani dinden geçinenler arasında çıkabilir 2-Birbirlerini yıpratmaları noktada uzlaşabilirler de..1- Kürt ve Türk milliyetçileri arasında savaş başlayabilir..2- Başladı galiba.. 1-Kürt ve Türk milliyetçileri arasında danışıklı savaş başlayabilir..2- Başladı gözüküyor..1-Türk ve Kürt’ten çok, Kürt ve siyasal İslamcılar gizliden gizliye uzlaştıkları Başkanlık olgusunu halkı bıktırarak evet dedirtecek kentsel çatışma süreci başlatabilirler 2- Süreç işlemeye başladı. Kürtler, karar alma sürecini elinde bulundurmayı amaçlayan “Özyönetim” istediler. Erdoğan sözde karşı çıktı. Halk artık görüyor; Erdoğan ile Demirtaş’ın istediklerinin örtüştüğünü. Başkanlık sistemine giden yolda özyönetim ile Osmanlı eyalet sistemi arasındaki farkın önemli ayrıntılar olmadığı halka anlatılırsa gizli anlaşma deşifre edilebilir. Unutmayın, şeytanın ayrıntıda gizli olduğunu..]]

Biri olmaz ise, ikincisi olur yaklaşımı belki doğru tanı değil, fakat olayların aktörleri  siyasetleriyle öylesine raks ediyorlar ki, yani bugün söylediklerini ertesi gün öylesine inkar eden duruş sergiliyorlar ki, ancak bu iki olasılık yaşam bulur değerlendirmesi yapılabilirdi. Çünkü barış ve kardeşlik esasına dayanan demokrasinin bunlar elinden yaşam bulması söz konusu değildi.
Bugün gelinen noktada kuşkularımın biri,  birileri tarafından onaylanır oldu.
Şöyle ki; 
“Gün gelecek, küresel efendi, Recep Tayip Erdoğan’ı Orta Doğu’da “Eş Başkan” ilan edebilir.. Fetullah’ı teslim edebilir veya barıştırabilir ve de Abdullah Öcalan’ı serbest bırakıp, Recep Tayip Erdoğan ve Öcalan’ı evrensel barış ödülüne aday gösterebilir.” denmeye başladı.
Benin kuşku ötesi asıl tezim, umut ötesi bir gerçektir: “
Geldikleri gibi gidecekler!!”
İşleyen Turgut Özal ve Adnan Menderes süreçlerini anımsayın ve gerçek 3. Tezimi bir düşünün.

Erdoğan bu 2 işleyen süreci yaptıklarında kaynak olarak kullanıp, yanlış yapmamaya çalışıyor. Aksine, onlardan daha büyük yanlışlıklar ve haksızlıklar yapıyor.
İşleyen süreçte hangi tezimin yaşam bulacağını göreceğiz.
2015’te süreç işlemeye başladı:
1-Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, MGK Başkanlığı koltuğunun arkasında Atatürk'ün fotoğrafı yer almadı(2015’e bir kala).    2- TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in ‘Cumhurbaşkanı devletin başıdır. TÜSİAD’ın muhatabı Cumhurbaşkanı değil başbakandır” sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Madem biz muhatap değiliz, bundan sonraki davetlerine katılmayız” dedi ve Başbakan bunu yedi; Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, TÜSİAD Genel Kurulu'na katılmama kararı aldı. mişti(1 Ocak 2015). 3- Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, " Üyelerimiz üzerinde müthiş bir baskı kurulmaya çalışılıyor. AİHM’nin en çok tazminat ödemeye mahkum ettiği ülkelerin başında da Türkiye geliyor.. AKP, iktidara gelmeden, yüzde 10 olan seçim barajının kaldırılacağını müjdeliyordu. Ancak, o günden sonra bu konuda hiç adım atmadığı gibi, CHP’nin verdiği kanun tekliflerine de hep karşı çıktı(2 Ocak 2015). 4- Dört eski bakanla ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’nun Başkanı AK Partili Hakkı Köylü’nün, 22 Aralık’taki toplantıda ilginç tespitler yaptığı ortaya çıktı. Köylü'nün toplantıda ''Artık ne derlerse desinler, çaremiz yok. Sonuç olarak ben de çok memnun değilim bu işten. Keşke bugün bitirebilseydik'' dediği ortaya çıktı..Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine mahkemelerin durdurma kararına rağmen inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Ak Saray), maliyetleriyle gündem olmaya devam ediyor..Saray’ın çevresinde peyzajda kullanılan 490 ton dolomit taşının, çıkarılması, işlenmesi, taşınması ve işçiliğiyle 1,5 milyon liraya mal olduğunu açıkladı(2 Ocak 2015)..5-Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün inşaatından çekilen görüntüler, çevre katliamını göz önüne serdi. Kuzey Ormanları resmen yok ediliyor; 2.8 milyon ağaç kesimiyle 5 bin hektar bitti(3 Ocak 2015)..  6- Kendi ürettiğimiz sigara kaçak olarak bize dönüyor. Bizde 10 TL olan sigara İran’da 3 TL; anlayın bu iktidarın politikalarını(3 Ocak 2015)..  7- Antalya’da 30 Mart 2014 Belediye seçimlerinde, mevcut Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın belgeleri yaktığı yaygarası yapmıştı, karanlığın bekçisi ve de Yeni Yıl eğlencelerine karşı şimdiki Belediye başı Menderes Türel denen zat. İşte  o yakıldığı denen belgeler, yani AKP'nin yaygara yaptığı belgelerin hepsi temiz çıktı. Demek ki kirli olan kendileriymiş(3 Ocak 2015)..   8- Milletvekilleri ‘Yüce Divan’ diyor… Saray ‘Yollamayın’ diyor! AKP’li 4 eski bakan Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar’la ilgili kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu kararını verecek. Vekillerin büyük bölümü ‘gitsin, aklanıp gelsinler’ diyor. Ancak Erdoğan ve parti yönetimi ‘ipimizi Anayasa Mahkemesi’ne vermeyelim’ diye göndermeme eğilimindeler(3 Ocak 2015).. 9-Sayıştay, 301 maden işçisinin öldüğü madeni işleten Soma A.Ş.’nin devlete kömür diye çoğu zaman taş gönderdiğini, devletin de bunları satın aldığını ortaya koydu(4 Ocak 2015)...10- Milli Piyango rezaleti; Sayıştay, ikramiye çıkmayan  biletlere ikramiye ödendiğini saptadı.  Bu konudaki 15 Kasım 2012 tarihli 
yazım;http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=21930133&yazarid=

42 (4 Ocak 2015)…11- İslamcı  yazar Nurettin Yıldız erkeklerin kadın spiker izlemesinin sakıncalı olduğunu iddia etti(4 Ocak 2015)…12- "IŞİD(Irak Şam İslam Devleti)" denen kanlı terör örgütünün iğrenç imajını yumuşatmak için Erdoğan, "IŞİD değil, Arapçadaki IŞİD kısaltmasının “harf çevirisi olan “DAEŞ" denmesini istediği IŞİD terör örgütü Mevlit Kandilini yasak etti ve yılbaşında, Suriye yanlısı 13 Sünni Müslümanı  katletti..  13-Okullarda Yılbaşını yasak eden, Yılbaşı(Noel) gâvurların bayramıdır demesine karşın Yılbaşı tatilini 4 güne çıkaran AKP’liler şimdi adı yolsuzluk ve rüşvete karışan 4 bakanı kurtarmaya çalışıyor:.Zafer Çağlayan, 3 ismin Yüce Divan’a gönderileceğini öğrenince Ak Saray’a koştu…Erdoğan’a ‘Biz gönderilirsek, AYM sadece 17 Aralık’ı değil, 25 Aralık’ı da soruşturur. Peşimizden Bilal de gelir’ dedi. Erdoğan, Davutoğlu’nu, Davut-oğlu da komisyonu aradı. Toplantı bugüne kaldı…Bakan Müezzinoğlu, ‘AYM art niyetli, güvenmiyoruz’ dedi..Gelir vergisi beyanında usulsüzlük yaptığını kabul eden ABD Temsilciler Meclisi New York milletvekili Michael Grimm istifa etti.. Yolsuzlukla ilgili twett atan TV sunucusu ve gazeteci Sedef Kabaş gözaltına alındı.. “Sağlam İrade” diyerek gazetelere ilan veren Sivil Dayanışma Platformu (SDP-2008) Başkanı Ayhan Oğan aynı zamanda Akil İnsanlar Heyeti Doğu Anadolu Grubu sekreteri ve AKP’li olduğu ortaya çıktı(5 Ocak 2015)..  14- Meclis Soruşturma Komisyonu, yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilip gönderilmemesine karar verdi. Komisyon 5’e karşı 9 oyla bakanların "Yüce Divan’a sevk edilmemesi" yönünde karar aldı. “Vah Türkiye’m, vah ki ne vah ! Lütfen; Reza Zarrab'ı maliye bakanı yapın; Cahil açığınız yok, cari açığınız var.. Cahiller ve Reza ile cari açığınızı sürekli kapatırsınız..” demekten  ve seçimde oy vemekten gayri..Nerede muhalefet partileri, nerede halkın tepkisi!?   Seçimlerde kendisini Adnan Menderes ve Turgut Özal ile yan yana afişleyen ve üçünü Türkiye’nin demokrasi kahramanı ilan ederken 9. Cumhurbaşkanı Sami Süleyman  Gündoğdu Demirel’i ağır eleştiren R.T.Erdoğan, Demirel’in  “Dün dündür, bugün de bugün" deyişinden yola çıkarak, Demirel'e sağlık sorunlarından dolayı geçmiş  olsun ziyaretinde bulundu, kardeşi Hacı Ali Demirel'in vefatı nedeniyle taziyelerini iletti. Geçtiğimiz yıllarda Demirel'i sert sözlerle eleştiren Erdoğan ziyaretinde, "İkazlarınız bize yol gösterir" ifadesi kullandı(6 Ocak 2015).

15- Fransa'da Charlie Hebdo dergisine saldırı: 12 Ölü
Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun başkent Paris'teki genel merkezi, silahlı kişilerin saldırısına uğradı. Olayda 2 polis ve 10 gazeteci hayatını kaybetti. Yaralı 8 kişiden 3'nün durumlarının ağır olduğu belirtildi..Uluslararası arenada adından yalnızca terör olayları ile bahsettirebilen İslam alemi bugün de dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Paris'teki olaylardan bahsediyorum.. Bu gibi günlerde, Avrupa'da sağduyulu Batılıların (Hristiyanların) tepkisi onlarca yıldır şu şekilde olmuştur: "Bu olayı tüm Müslüman alemine mal etmemeliyiz. Katil Müslüman olduğu için değil, ruh hastası, sapık vs. olduğu için bunları yaptı." vs. vs…Yıldırım Beyazıt Üniversitesi açılış ve temel atma töreninde Cumhurbaşkanı, "Benim aklıma tarihimize dönmek geldi ve her halde ‘Kampüs’ kelimesi yerine 'Külliye' daha güzel olur diye düşündüm. Bu yeni dönemde bu ilk olur."  Bundaki amacı ‘Türkçeyi korumak’ imiş..Ya Türkçe bilmiyor, ya da Arapça..Külliye sözcüğü Arapçadır. Anlamı ise "Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane vb. yapıların bütünü" anlamına geliyor. Türk Dil Kurumu ise "Kampüs" yerine "Yerleşke"  sözcüğünü önermiş ve bazı üniversiteler bu söylemi kullanmaya başlamıştı (7 Ocak 2015).

Haşmetlûya Fahri Tabibân-Etibbâ ('Fahri Doktora'-Eskiden Kullandığımız Türkçeye Göre ) -7 Ocak 2015-.
16- 23-Başbakan Ahmet Davutoğlu, “İfade özgürlüğü ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak” için Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın çağrısıyla Paris’te yapılan mitinge yaklaşık 60 ülkenin temsilcisiyle katıldı(11 Ocak 2015).
Ülkemdeki ‘İfade özgürlüğü ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkma’ mitinglerine darbe diyen sayın Davutoğlu hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Öyle ki, Davutoğlu, bırakın Türkiye’deki darbe mitingine katılmayı, uluslararası darbe mitinglerine katılarak ulus ötesi suç işlemiştir..
Ben sizin ‘İfade özgürlüğü ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkma’ mitingine katılarak, kanlı dinci terörü lanetlediğinize ve ‘Laik Cumhuriyete’ sahip çıktığınıza nasıl inanayım?!
Davutoğlu Fransa’nın ünlü hiciv dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan saldırının ardından ‘Cumhuriyet Yürüyüşü ’ne katılarak ‘İfade özgürlüğü ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkma’ adına, adeta  1789 Fransız İhtilali'nin "Liberte, egalite, fraternite"(Özgürlük, eşitlik, kardeşlik) sloganı altında yürümeniz bana hiç de samimi gelmedi:

Charlie Hebdo katliamını düzenleyen Kouachi kardeşler için Türkiye’de gıyabi cenaze namazına duruluyorsa,
 Tatvan'da Belediyenin panolarından birine şu afiş asılıyorsa, "Selam olsun Allah'ın Rusulu'nün öcünü alan Kuaşi kardeşlere. Allah şehadetinizi kabul etsin. Siz vurunca demokrasi, biz öc alınca terörizm"
Ölen caniler için, gıyabında namaz kılınıyorsa
AKP destekçisi Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız '6 yaşındaki çocuklarla evlenilebileceğini' söyleyebiliyorsa,
Diyanet İşleri Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında, hastanelerde manevi destek ve dini rehberlik kapsamında “Hastanelerde Manevi Destek Sunmaya Yönelik İşbirliği Protokolü”  imzalanarak, üfürükle hasta tedavi dönemi başlıyorsa,
Üniversiteleri, adeta medreselere benzetme adına ‘Üniversite Kampüsüne’, “Külliye” denmek isteniyorsa,
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, haram para sorun değil anlamında  "Haram kazançla satın alınan halı üzerinde veya inşaatına haram maldan da sarf edilen camide namaz kılındığında bu namaz sahihtir(doğru)..” diyor ardından da; “Şans faktörüne dayalı olan piyango, toto, loto, iddia, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar da kumardır ve haramdır.” diyerek  adeta çelişki yaratıyor ve yolsuzluğu ve rüşveti meşrulaştırıyorsa,
IŞİD, El Kaide, Hizbullah, Hamas, Boko Haram, İBDA/C gibi İslam adına katliam yapan  terörist örgütlere yakın duruyorsa, hatta bunlarda Salih Mirzabeyoğlu(Salih İzzet Erdiş) adlı İBDA/C örgütü liderini hapisten çıkarıp İstanbul Haliç kongre merkezinde konferanslar düzenlettiriyorsa,
İşsizlik Fonu ile Ak Saray inşa ediliyorsa,
Ben sizin; Fransa’daki ‘Cumhuriyet Yürüyüşü ’nüzü külliyen yalan buluyorum..   17- İstanbul Ne Zaman Başkent Olacak Badişahim?(Yazının bu bölümü 14 Ocak 2015 günkü Hurriyet-Yalçın Bayer köşesinde yer aldı)

“Padişahımızın ordusu.. Osmanlı hayranı ve saltanat meraklısı olan cumhurbaşkanı Erdoğan, dün tartışmalı ak Saray’ında yeni bir uygulama başlattı. Filistin devlet başkanı Mahmut Abbas’ı ilginç bir törenle karşıladı. Tarihteki 16 Türk Devleti’nin askeri kıyafetlerini giyen askerler merdivenlerde yer aldı. Erdoğan’da onların arasından geçerek törene katıldı( 13 ocak 2015)”
İnanın güldüm. Asla öfkelenmedim, acıdım..
Tamam, anladım; cumhurbaşkanlığı forsu ve cumhurbaşkanlığı armasındaki Türk devletlerini sembolize eden figürler hazırlanabilir, fakat onların arasından bir padişah edasıyla süzülmek hiç de hoş değil. Yarın, padişah giysileriyle törenlere katılman, ya da tahta otururken konukları karşılaman veya padişah kaftanı giyip kılıç kuşanarak at üstünde ak Saray da dolaşırsan, olmadı sefer çıkarsan,. Ben ne yaparım?
Hay Allah, nedir bu ya?! Cumhurbaşkanlığı makamı çocukluk düşlerinin yaşama geçirildiği makam değil, yüce/kutsal  bir makamdır, kurşun askerlerle düşlerin yaşandığı çocuk odası ise hiç değildir..

Belli ki, evrensel önder  Atatürk’ün tasarladığı  ve şu anda “Atatürk ve kurtuluş savaşı müzesi”nde bulunan flamadan esinlenerek bugünkü hale getirilen cumhurbaşkanlığı forsu ve cumhurbaşkanlığı armasından yola çıkarak böylesi bir kurguya gitmiş. Güneşten çıkan ışınlar ise Atatürk zamanında  20 tane tane idi. Nedendir bilinmez 18 şubat 1978'de getirilen yeni bir düzenleme ile armada yer alan ışın sayısı 16'ya düşürülmüş.
Belirttiğimiz gibi cumhurbaşkanlığı arması, kırmızı zeminde  altın sarısı renkteki 16 ışınlı güneş ve güneşin çevresindeki 16 yıldızdan oluşuyor. Armanın ortasında yer alan güneş Mustafa Kemal Atatürk’ün "Türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." sözünü destekler nitelikte sonsuzluğu ve Türkiye’yi, 16 yıldız ise tarih boyunca kurulan 16 büyük Türk devletini sembolize etmektedir: << büyük hun imparatorluğu (m.ö. 204-m.s. 216)büyük hun imparatorluğu (m.ö. 204-m.s. 216)--batı hun imparatorluğu (m.s. 48-216)batı hun imparatorluğu (m.s. 48-216)--avrupa hun imparatorluğu (m.s. 375-469)avrupa hun imparatorluğu (m.s. 375-469)--ak hun imparatorluğu (m.s. 420-552)ak hun imparatorluğu (m.s. 420-552)--göktürk imparatorluğu (m.s. 552-745)göktürk imparatorluğu (m.s. 552-745)--avar imparatorluğu (m.s. 565-835)avar imparatorluğu (m.s. 565-835)--hazar imparatorluğu (m.s. 651-983)hazar imparatorluğu (m.s. 651-983)--uygur devleti (m.s. 745-1368)uygur devleti (m.s. 745-1368--karahanlılar (m.s. 940-1040)karahanlılar (m.s. 940-1040) --gazneliler (m.s. 962-1183)gazneliler (m.s. 962-1183)--büyük selçuklu imparatorluğu m.s. 1040-1157büyük selçuklu imparatorluğu m.s. 1040-1157--harzemşahlar (m.s. 1097-1231)harzemşahlar (m.s. 1097-1231---altınordu devleti (m.s. 1236-1502)altınordu devleti (m.s. 1236-1502)--büyük timur imparatorluğu (m.s. 1368-1501)--babür imparatorluğu (m.s. 1526-1858)babür imparatorluğu (m.s. 1526-1858)--osmanlı imparatorluğu (m.s. 1299-1922)osmanlı imparatorluğu (m.s. 1299-1922)>>.

Mitolojik olarak ise güneş ve yıldızlar eski Türklerde önemli bir yer tutmaktaydı. Güneş, hunlar ve Göktürkler döneminde hükümdarlık rumuzu olarak görülmekle birlikte kutup yıldızı ilk Türk topluluklarında Tengri'nin makamı olarak düşünülmekteydi. Yine mitolojik olarak incelendiğinde Ay’ın Maniheizm ve Budizm’i benimsemiş Uygur Kağanlığı döneminde Güneş’in yerine geçtiği ve tanrısal olarak çok daha güçlü anlamlar kazandığı görülmektedir. Uygur hükümdarlarının eski Tengri'nin yerine geçen ay tanrısının verdiği kut(kutsal enerji, yaşam gücü) üzerine hüküm sürdüklerine inanılırdı.
Bu konuda 3 endişem var:
1-Eğer, cumhurbaşkanlığı forsu ve cumhurbaşkanlığı armasında 16 yıldız; tarih boyunca kurulan 16 büyük Türk devletini sembolize ediyorsa, iptal edilen 4 yıldız neyi sembolize ediyordu ve niçin iptal edildi?
Acaba diyorum, Atatürk Anadolu’daki antik uygarlıkları; örneğin Frigleri, Lidyalıları ve Hititleri mi temsil etsin diye yıldız sayısını 20 olarak belirlemişti de, birileri cumhurbaşkanlığı forsu ve armasını sadece ırkçı temele oturttu!? 20 yıldızdan “Batı Hun İmparatorluğu”’nun çıkarıldığı savlanmaktadır. Çıkarılan diğeri 3’ü hangileri? İkincisi; bu 16’nın sırrı nedir? Üstelik Ecevit hükümeti döneminde bu neden değiştirildi? Ordu mu istedi, yoksa ordu içindeki gizemli derin ordu/ergenekon mu?
Ben kesin olarak; Anadolu uygarlığını temel alıp cumhurbaşkanlığı forsu ve armasındaki 16 yıldızın, Atatürk’ün tasarladığı gibi Frigleri, Lidyalıları, Etileri ve Hititleri de içerecek şekilde 20’ye çıkarılmasını değil Anadolu’da hüküm sürmüş tüm uygarlıkları sembolize eden tasarım öneriyorum. 

Selçuklu Türker’i Anadolu’ya Alpaslan’ın 1071 Malazgirt zaferi sonrası gelmiş,  Anadolu’da yaşayan halklar/uygarlıklar gitmiş ve bütün Anadolu Türkleşmiş. Nasıl bir mantık? Siteye mi taşınıyorsun, birilerini siteden çıkararak. Selçuklular kaç kişi geldi? Ne oldu Anadolu’nun ilk ev sahiplerine? Evet; hadi Lazları, Kürtleri, Çerkezleri v.b bırakın binlerce yıl öncesinin uygarlıkları nerede?  Yani; Frigler, Lidyalılar, Etiler ve Hitit soyları. Evet doğrudur; Anadolu’ya Türkler 4. Yüzyıldan beri geldiler, Orta Asya’daki diğer Türk boylarının baskısıyla,  fakat tıpkı, Timur imparatorluğu, Romalılar, persler, Makedonlar, Galatyalılar ve Bizans imparatorluğu gibi kalıcı olamadılar.  Bu nedenle, Selçukluların gelişi ile Anadolu’yu tümden Türkleşti kabul etmek külliyen yanlış. Anadolu var olan sakinleri tarafından boşaltılmış apartman değildi ki, Selçuklular gelsin taşınsın?!
2-Tüm bunlar Maniheizm’i ve Budizm’i işaret ediyor diye yeni padişahımız  rahatsız olup, süreç içinde  Atatürk’ün dizayn ettiği  günümüze dek kullanılan cumhurbaşkanlığı forsu ve arması iptal edilip,  cumhuriyet kurulduktan sonra kaldırılan(3 mart 1924) Abdülmecid’in forsu kullanılmaya başlanmasın..
Belli mi olur; İstanbul  CHP milletvekili Ali Özgündüz nasıl ki; cumhurbaşkanlığı forsunun Safevi devletini de kapsayacak şekilde 17nci yıldızla genişletilmesi için meclis başkanlığına yasa teklifi verdi, bir AKP’li de çıkıp var olan cumhurbaşkanlığı forsu yerine Abdülmecid’in bir buçuk yıl süren halifeliği sırasında kullandığı yeşil zeminli fors kullanılsın önergesi verebilir..
3- Antik İstanbul’da salt Osmanlı köşklerinin, yalılarının, cami ve medreselerin onarılması bana başkentin İstanbul’a taşınmasının ön hazırlıkları gibi gelmeye başladı. Son vahdettin köşkü tartışması ben de bunu çağrıştırıyor.

Padişah diyor ki; “…bu eserleri ayağa kaldırmaktan bunları yeniden kazandırmaktan rahatsız olan güya düşünce adamı yazıyor, çiziyor ve bunları eleştirmeye, bunun arasına da her türlü hakareti sıkıştırmaya çalışıyor''
Düşence adamı doğru demiş..
Düşünmeye çalışan adam da soruyor; “Neden Bizans ve antik tarihi diğer yapılar yenilenmez de, sürekli Osmanlı ve varsa Selçuklu yapıları yenilenir?”
Hayrola İstanbul’a mı yerleşiyoruz?..  18- Paris'te Cumhuriyet Yürüyüşü Türkiye'de Cumhuriyet Baskını..Neyin İşareti?(Bu bölüm 16 Ocak 2015 günkü Hurriyet’te benim kısa mesajım olarak yer aldı)
“Cumhuriyet dağıtımına yargısız polis baskını..Polis, Cumhuriyet gazetesinin dağıtıldığı kamyonlara matbaa çıkışında baskın düzenledi.. (14 Ocak 2015 Çarşamba).

Bu olayı Hitler Faşizminin kitap, yani düşünce yakışıyla, örtüştürmeyenler benim için potansiyel faşisttir.
Paris’te Cumhuriyet için yürüyeceksin, Türkiye'ye dönünce Cumhuriyet'i basacaksın. "Biz, ifade özgürlüğüne ve özgür düşünmeye karşı değiliz, aksine yanındayız" söylemine kimseyi inandıramazsınız. Bunun adı dinsel faşizmin ta kendisidir..
Tekrar ediyorum; " Ülkemdeki siyasi yapı egemenliği sağın son alternatifi; 21. yüzyıl ırk ve din faşizmine dayalı sağ ideolojilerini silecektir."   19- Türkiye’nin Osmanlı adını almasını isteyen Sinan Çetin eski bir TMMOB-İnşaat Mühendisleri Odası çalışanı idi 1975 Lice depreminde  kaybolmuştu, çok sonra bulundu ve şimdi Osmanlı devletini kuruyor.
Bildiğiniz gibi Sinan Çetin ‘Film gibi’ adında bir reality show programı yapıyor ve ayrılmışları, kaybolmuşları bulup buluşturarak arabesk duygu boşalımındaki ıslak ekranlarda kavuşturuyordu..

Bu programdan esinlenerek yıllar önce TMH dergisinde çalışırken görev anında kaybolan Sinan Çetin adlı çalışanımızı bulmak için S.Çetin’in “Film Gibi” programına ‘ironik bir mizahla’ başvurduk. Evet; TMH dergisinde çalışan ve 1975 Lice depremi için görevlendirilen Sinan Çetin adlı arkadaşı depremi görüntülemesi için; epey bir para, fotoğraf makineleri ve malzemeleriyle Lice’ye göndermiş, dönemin TMMOB-İMO yöneticileri ağabeylerimiz . Sinan geri dönmemiş ve gidiş o gidiş, bir daha izine rastlayamamışlar.. Ben de, “Kim bilir nerede ne yapıyordur şimdi. Büyüyüp serpilmiştir de..Biz o’nu tanıyoruz da, acaba o bizi tanır mı?! Bizi buluşturup, kavuşturabilir misin? Bu konuda yardımlarınız olabilir mi?” şeklinde kayıp kardeşimizi bulmak için film gibi programına başvurdum..Hala yanıt yok.. 

İşte o Sinan Çetin, bugünkü Sinan Çetin. Nerden nereye.. Murathan Mungan’ın ressam amcası olan TMMOB-Mimarlar Odası eski başkanı Mükremin Mungan ve Tunç Kurtoğlu bu olayın tanıklarıdır..  20-Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda toplandı.  Milli Güvenlik Kurulu’nun yapıldığı salonda başlayan toplantıda, daha önce yer almayan Atatürk portesinin yer alması ise dikkat çekti..31 Aralık’ta yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında ilk kez Ak Saray’da toplanmış ve salonda Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafının olmaması tepki toplamıştı(19 Ocak 2015).
Bu, AKP ve R.T.E’nin bittiğini gösterir. Siz iktidar olarak ideolojinizi dayatmak adına yapılanmalara gidebilirsiniz. Hatta, uygulamalarınızdaki hatalarınız nedeniyle yüce divanda bile yargılanabilirsiniz. Tüm bunlar, özgür irade ve demokrasi içinde var olan yadsınamaz gerçeklerdir. Fakat, uygulamalarınızdaki yanlışlarınızı, kendi milletvekilleriniz de onaylarken, siz yadsıyor ve TBMM’indeki çoğunluğunuz ile yüce divandan kaçıyorsanız, o suçlar size yapışır ve sizi bitirir; 2023’ü göremezsiniz. Asla da; Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkıp yerine başka devlet inşa  edemiyeceksiniz !!

Şu görülmüştür ki, AKP ve R.T.E, salt ulusal düzeyde değil, uluslararası düzlemde de bitme sürecine girmiştir. Baksanıza; Alman Die Welt gazetesinin eleştirisine 'Güce aç Erdoğan devlet içinde devlet inşa ediyor'..(Bu bölüm 23 Ocak 2015 günkü Devrim Gazetesinde yer aldı: http://www.devrimgazetesi.com.tr/saraydan-cumhuriyeti-kacirma/)
21- “Başbakanlık, Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz el-Suud'un hayatını kaybetmesi nedeniyle 1 günlük milli yas ilan edildiğini duyurdu.”

Ben bugün demokrasi şehidi Uğur Mumcu ve Vatan uğruna can veren Mehmetçik  için yastayım, tarih boyunca bizi sırtımızdan vuran Arap için değil !!(24 Ocak 2015). 22- Can Dündar, 17 Aralık soruşturmasının savcısı Celal Kara ile konuştu. Celal Kara, Can Dündar'a bomba açıklamalar yaptı: '1 Numara Erdoğan'dı'..“ 17 Aralık dosyası kapanmadı, kapanamaz. Kapanmasının tek yolu, zanlıların yargı önüne çıkmasıdır. Sonunda nereye kadar gidecekse..eninde sonunda bu yargılama olacaktır. Cezalar kişiye göre değişecekti. Çok sayıda rüşvet, resmi evrakta sahtecilik suçlaması vardı. Bir hesaplama yapmadım. Bazılarını azamiden hesaplarsanız belki 500 yıl, asgariden hesaplarsanız 50 yıl çıkar. Ama zaten infazın azami süresi var. Ağırlaştırılmış müebbet değil bunun cezası... Azami yatacağı süre 36 yılı geçemez. Herhalde orada en ağır cezayı Rıza Sarraf alacaktı. Çünkü lider sıfatıyla o örgütün faaliyetleri kapsamındaki tüm suçlardan sorumlu..Dönen işlerin Başbakan’dan habersiz, bilgisiz ve izinsiz dönmesine imkân ve ihtimal yok. Telefon konuşmalarına, aralarındaki diyaloglara bakınca kesinlikle diyorsunuz ki, perde arkasından bu işlere yol ve izin veren, Başbakan’dır. Zaten vardı tapelerde.. Tapelere de yansıyor bu... Rıza Sarraf, Abdullah Happani ile görüşmesinde, Egemen Bağış’tan bahsederken ‘O, beni 1 Numara’ya ulaştıracak’ diyor. Bağış’ın üzerindeki 1 Numara kim olabilir? Başbakan’dır.Var yani, bunu inkar mı edeyim? 17 Aralık’ı izleyen günlerde Erdoğan, Sarraf için ‘Hayırsever bir işadamıdır’ dedi. 
Tanışıyorlar demek ki... Hayırseverliğini nereden biliyorsun? Kime ne hayırseverlik yapmış? TÜRGEV’e yapıyor. Ayrıca AK Parti’nin anket parasını da o ödüyor: 350 küsur bin TL… Parti adına dağıtılan Ramazan erzakı için de yüz binlerce lira ödüyor. Bunların hepsinden Başbakan haberdar(25 0cak 2015)..” 23- Aleksis Çipraslı Syrıza Ve Ecevitli CHP.. İktidarı Yunanistan’dan da 25 Ocak 2015 günü yapılan erken seçimde; 16 yaşında bir lise öğrencisiyken(1990) tarihe “Önlük Hareketi” diye geçen öğrenci direnişinin önderlerinden Asi çocuk “ Aleksis Çipras(28 Temmuz 1974)” lideri olduğu Radikal Sol Koalisyon(SYRIZA) partisini “oyların %36.3’ünü alarak 149 sandalye ile büyük zafer kazandırıp” iktidara taşıdı. Böylelikle, merkez sağdaki Yeni Demokrasi (ND) ve sosyal-demokrat PASOK hükümetlerinin 41 yıllık hakimiyetini sona erdirdi. Ancak SYRİZA, tek başına hükümet kurabilme fırsatını iki sandalyeyle kaçırdı(26 Ocak 2015).
24-Gezi olayları sırasında Ankara’da yapılan eylem sırasında Ethem Sarısülük, polis memuru Ahmet Şahbaz’ın silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti(1 Haziran 2013). Ethem Sarısülük’ün öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşmasında çıkan olaylar nedeniyle Ethem’in annesi ve kardeşlerinin yargılandığı davada, Hakim Hasan Akçam’ın, Ahmet Şahbaz’a yönelik sözleri damga vurdu. Düşünün; Ethem’in annesi Sayfı Sarısülük ve kardeşleri Cem, İkrar ve Mustafa Sarısülük hakkında hakaret ve yaralama suçlamasıyla dava açılmıştı(27 Ocak 2015).

Sanık sizin.. Dahası; “Gezi Parkı eylemleri sırasında polisimiz adeta kahramanlık destanı yazmıştır(23 Haziran 2013)" diyerek bunları besleyen endirekt sanıklar sizin:…25- Türkiye’nin en büyük medya gruba başkanı: Sözcü gazetesi bugünkü manşetine hükümete yakın yayın çizgisine sahip Sabah, Akşam, Star, Takvim, Güneş, Akit, Yeni Şafak, Milliyet ve Milat gazetelerini taşıdı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için 'Türkiye'nin en büyük medya grup başkanı' ifadesini kullandı..Gazetenin manşetinde "Toplam tirajları bir Sözcü etmeyen 9 yandaş gazete Erdoğan'ın ağzının içine bakıyor, o ne derse yazıyor" iddiası yer aldı(28 Şubat 2015)..MİT, Kandile kriptolu telefon verdi ve TSK’nın operasyonlarını bildirdi..Yargıtay’ın başına Tayyip’i ‘AKBİL davasında’ aklayan hakim İsmail Rüştü Cirit’in geleceği söyleniyor  26- 17 Aralık’ın ardından kaldırılan özel yetkili mahkemeler fiilen yeniden kuruluyor.. Muhtarları Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda toplayan Erdoğan, “külliye” olarak adlandırılmasını istediği Cumhurbaşkanlığı Sarayı kampusu içine yapılacak caminin “cuma camisi, cuma mescidi” olacağını açıkladı. Erdoğan’ın sözleri, padişahların cuma namazı kıldıktan sonra halkı selamlamalarını kapsayan “Cuma Selamlığı” geleneğini akla getirdi(28 Ocak 2015).  27- İktidar yanlısı yayınları ihya ettiler; Kamu kurumları ve AKP’nin yönetici atadığı şirketler milletin parasını yandaşa peşkeş çekti. Halka açık bu kurumlar, tirajlarının toplamı 300 bini bile aşmayan iktidarın gazetelerine ilan yağdırdı… Sabah Gazetesi’ne en az 25 milyon liraya yakın ücret ödediler. İkinci sırada ise 8 milyon lira gelirle Star Gazetesi geliyor. Bu iki gazeteyi Yeni Şafak, Akşam, Güneş, Takvim, Milliyet, Yeni Akit ve Türkiye izledi. Bu suç değil mi? Başta Ziraat, Halk ve Vakıfbank olmak üzere pek çok kamu kurumunun, yandaş gazete ve televizyonları paraya boğduğu ortaya çıktı. Satmayan gazetelere, izlenmeyen kanallara milyonlarca liralık ilan ve reklam dağıtıldı…İktidarı öven medyaya 300 ila 500 milyon lira arasında para aktarıldığı iddia ediliyor. Bu şirketlerin çoğu halka açık. Reklam harcamalarının açıklanması gerekiyor. Ancak rakamlar gizli tutuluyor. Bu suçtur… Halk kandırılıyor(4 Şubat 2015)… 28- AKP’li vekil vatandaşları koyun yaptı: AKP Konya Milletvekili Cem Zorlu, Ereğli İlçesi'nde katıldığı 'Sürü yönetimi' eğitim programında söylediği "Yöneticilik itibarıyla bir çobanla, başbakan arasında fark yoktur. Çünkü biri sürüyü yönetiyor, diğeri halkı yönetiyor(05 Şubat 2015)" 29-Erdoğan Bursa'daki toplu açılış töreninde, “başkanlık sistemi istiyorsak çözüm sürecini istiyorsak 400 milletvekili vermemiz gerekiyor..” dedi.. 17 Aralık 2013 şüphelilerini serbest bırakan İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimi Hulusi Pur 17. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına getirilerek ödüllendirildi.. Yargıç Pur, 57 gün tutuklu kalan Halk Bankası eski Gelen Müdürü Süleyman Aslan ve aynı soruşturma kapsamında tutuklanan Abdullah Habbani, Mohammad Ratsgar, Murat Öziş, Onur Kaya, Umut Bayraktar için de tahliye kararı vermişti. Pür, Piyanist Fazıl Say’a twitterda paylaştığı Ömer Hayyam dizeleri nedeniyle 10 ay hapis cezası vermişti.  Türbanlı avukatı duruşmaya almadığı için eski HSYK’nın disiplin cezası verdiği Ankara 2. Aile Hakimi İlhan Kadıoğlu da tenzili rütbe ile infaz hakimliğine verildi….

 30- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk televizyonunda katıldığı programda çok ağır sözler: “ AK Parti ’nin geleceği konusundaki endişelerini” anlattı ve çok ilginç, tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu. “Biz yüzde 50 oy alıyoruz. Fakat geriye kalan yüzde 50’de bir nefret söylemine dönüşüyor. Eskiden sokağa çıkardık taraftarımız bizi çok severdi. Karşıdaki muhalifler de saygı duyardı. Şimdi bir nefretle bakış seziyorum. Kemikleşme, kamplaşma var(8 Şubat 2015)”..   31- Tayyip’in kolunda Başbakanlık yolunda! Astsubaylıktan MİT müsteşarlığına gelen bu zat için şimdi de Başbakan olacak diyorlar. Arınç demiyor: ““Milletvekili olarak kalmaz bakan olacak derseniz; başbakan olması mümkün değil, düşündüğüm kadarıyla. Yani bu seçimden sonrasının başbakanı bellidir..” Hakan Fidan’ın adaylık girişimine Bülent Arınç “Birikim israfı” diye tepki gösterirken, Çalışma Bakanı Faruk Çelik “Birikimli bir arkadaşımız. Faydalı olur.” diye destek verdi. Ve Arınç’tan 1 gün sonra  cumhur başı Rcep T.Erdoğan’da konuştu: ‘Fidan’ın adaylığına olumlu bakmıyorum’. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Müsteşarı Fidan’ın milletvekili adayı olmak için istifasına olumlu bakmadığını belirterek ‘Bunu Sayın Başbakan’a da söyledim, onun takdiridir, benim karışma yetkim yok’ dedi…Belli ki Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kimyasını bozacaklar..
32- Akbil(Akıllı Bilet) Bereketi: Yazılı ve görsel medya (hepsi değil canım, darbeci azınlık), Yargıtay Başkanı seçilen İsmail Hakkı Cirit için, AKBİL davasında yargılanan R.Tayyip Erdoğan’ı aklayan kişi olduğunu haber etti.

İsmail beyin gelişi ve gelişimi bir rastlantı mı?
AKBİL bereketi adeta rastlantı enflasyonu gibi.
Evet; Rastlantı, rastlantı ve de yine de rastlantı (12 Şubat 2015)?  33-Yazının bu bölümü  14.2.2015 günkü Hürriyet’te Yalçın Bayer’in köşesinde yer aldı-Cumhurbaşkanı Erdoğan yurda dönüyor! Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçak "TUR", TSİ 07.30'da Meksiko Juarez Askeri Havaalanı'ndan Türkiye'ye gitmek üzere havalandı. Erdoğan'ı, Türkiye'nin Meksiko Büyükelçisi Mustafa Oğuz Demiralp ve diğer ilgililer uğurladı(13 Şubat 2015).

Ben Senin Yüzünden Utanmak İstemiyorum!! Diploması kültürü diye bir olgu var; karşılıklı iletişim sonrası kendini bulur..Siz, diplomatik ilkeleri ciddiye almayıp 'Tur yolcusu gibi' valizini sırtlayıp herhangi bir ülkeye gidemezsiniz. Veya; kendinizi zorla davet ettirerek diplomasiyi işletemezsiniz. En önemlisi, büyük elçiliklerimizi kişisel enformasyon müdürlüğü gibi kullanamazsınız. Büyük elçilikler devletimizin ülkelerdeki temsilcisidir. Yani; Devletimizi sembolize eder, devletimizin görece Cumhurbaşkanı ve Başbakanını değil..Ve de siz bu ülkelerde 'adeta İslam lideri imajı Diploması kültürü diye bir olgu var; karşılıklı iletişim sonrası kendini bulur..Siz, diplomatik ilkeleri ciddiye almayıp 'Tur yolcusu gibi' valizini sırtlayıp herhangi bir ülkeye gidemezsiniz. Veya; kendinizi zorla davet ettirerek diplomasiyi işletemezsiniz. En önemlisi, büyük elçiliklerimiz enformasyon müdürlüğü gibi kullanamazsınız. Büyük elçilikler devletimizin ülkelerdeki temsilcisidir. Ve siz adeta İslam Lideri imajı yaratan komplekslere giremezsiniz. İslam misyoneri gibi dolanır ve Küba'yı Çamlıca Tepesi ile karıştırırsanız; beni böyle utandırırsınız..Ben senin yüzünden ülkelere çıkamaz oldum..Bıktım alay edilmekten..Bu ironi az bile sana(Bu yazıya istinaden; Turizm Bakanı sayı Ömer Çelik şu twıtı gönderdi aynı gün:        Ömer Çelik @omerrcelik Küba ile turizm anlaşmamız..)  34- Örgütlü Mühendis, Mimar Ve Peyzaj Mimarlarından Korkanlar , Tmmob’nin Sokağa İnmesiyle Daha Da Korkmaya Başladılar.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) olarak bu gün Ankara’da eylemdeydik..,
Akepece ve gahpece hazırlanan yeni bir torba yasa kapsamında TMMOB’nin kamu kurumu niteliğindeki bağımsızlığını yok edip faaliyetlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayına bağlı tutulmasına karşı, Türkiye genelinde yaygınlaştırılan protest eylemler Ankara’da geniş çaplı bir eyleme dönüştü(14 Şubat 2015).. 35- Özgecan’ı Öldürenlerden Daha Tehlikelileri Aramızda Dolanıyor: Tarsus’taki vahşet Türkiye'nin kanını dondurdu... 2 gündür aranan üniversiteli Özgecan’ın cesedi bir dere yatağında yanmış olarak bulundu(15 Şubat 2015). Peki akıllı gibi gösterilen ve sırk maymunu gibi kanal-kanal dolaştırılan sırtlansı hastalar ne söylüyor:

1-Nihat Doğan: Oyuncu Ahu Sungur'la polemiğe giren türkücü, "Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca bas bas bağırmayacaksınız".. Tepkiler üzerine tweet'lerini silen Doğan, oyuncu Selin Şekerci'ye de "Batılı itler istiyor die Allah’ın atları ölmez koçum..Haydi başka çöplükte havla" diye karşılık verdi.. Nihat Doğan, eski sevgilisi Aysun Kiremitçi'yi acımasızca dövmüş, ardından "Sayesinde şöhretim arttı" açıklaması yapmıştı.

2- Yeni Şafak yazanı Cemile Bayraktar: “ Müslüman ülke tecavüz..fırsatçılığına soyunmayın. ABD’de her 2 dakikada kadın tecavüze uğruyor. Şimdi çenenizi kapatın..”
3- Mersin'de katledilen Özgecan Aslan'ı anmak için Trabzon'da yürüyüş yapan Demokratik Kadın Platformu üyesi kadınlara, "Özgecan’a iyi yapmışlar" diyerek laf atan bir kişi polis tarafından gözaltına alındı(16 Şubat 2015).
“6 yaşındaki çocukla evlenilebilir” diyenler.. “Duyarlı  Müslüman bir hanım, internet gibi insandan cine kadar herkese açık ve bir daha kapatılamayan bir ortama fotoğraflarını nasıl koyabilir” diyenler ve de Çalışan kadınların erkekleri doyumsuz hale getirdiğini ve ümmete zarar verdiğini  söyleyebilenler(Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nurettin Yıldız), Özgecan Aslan’a da tecavüz ederler ve  hiç çekinmeden yakarlar..

İşin en düşündürücü yanı:  “Millet gazetesi yazarı Ali  Tezel'e göre AKP'lilerin Özgecan konusuna olan sessizliğinin nedeni de Özgecan Aslan'ın Alevi olması..Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Özgecan'ın cenazesine gitmemiş olmasının nedeni de yine Ali Tezel'e göre Özgecan'ın Alevi olması(15 Şubat 2015)..”
Çürüyoruz, artık kokmaya başladık.. Eğer bir Sosyal Doku Vakfı Başkanı çıkıp “6 yaşındaki çocukla evlenilebilir” derken zirvedeki yetkili susuyor ve hala ana karnındaki cenini siyasi ranta eklemlendirmek adına “3 çocuk” diyorsa ve de Alevi olduğu için Özgecan’ın cenazesini önemsemiyorsa, Akbabaları ve Sırtlanları bile rahatsız edecek çürümeye gidiyoruz demektir..  36- Yazının bu bölümü 19 Şubat 2015 günkü Mbog’da yer aldı. Cinayet işleyenler mi cinnette, yoksa yorumlayanlar mı? Özgecan’ımızın katledilişini lanetledik hepimiz, lanetleyeceğiz de, fakat gelin görün ki; Nihat Doğan’ın: "Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca bas bas bağırmayacaksınız" demesine ses çıkarmayanlar, Özgecan cinayetini adeta siyasi rant aracı haline getiren söylemler geliştirdiler: 1- Kepez Atatürk Anadolu Lisesi müdür yardımcısı Filiz Günal, okuldaki 31 sınıf başkanını toplayarak, "Bu okulda kızlar mini etek giyiyor. Bu tacize açık bir durum. Böyle giyerlerse tacizi hak ediyorlar. Erkek öğrencilerden bir tim kuracağım. Erkekler mini etek giyen kızları önce uyaracak. Eğer devam ederlerse taciz yapılacak" dedi.2-TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu üyesi AK Partili İsmet Uçma; “Diziler yapacaksınız. Oralarda yenge dayı ilişkilerinde hiçbir sınır gözetmeyeceksiniz. Hiçbir sınırlama tanımayacaksınız. Sonra tecavüzler artıyor diyeceksiniz. E ne bekliyorsunuz? Rüzgar eken fırtına biçer. 
Bunda hiç kuşkunuz olmasın”(19 Şubat 2015). 3- Taraf gazetesi yazarı ve Economist'in Türkiye muhabiri Amberin Zaman’a, Başbakan iken(17 Ağustos 2014), "Edepsiz, aşağılık kadın" diyen Cumhurbaşkanı Rcep T ayyip Er doğan’ın söylemleri:
“Ben kalkıyorum kadının Allah’ın erkeklere bir emaneti olduğunu söylüyorum. Bu feministler filan var ya. “Ne demek diyor kadın emanetmiş, bu hakarettir” diyor. Ya senin bizim dinimizle medeniyetimizle ilgin yok ki.
37- Tokmak İndirmeli, Tekme Vurmalı Ve Merdivenden Yuvarlamalı “İç Korku Paketi”
Enstrumanlar; Vurmalı yasalar: Tokmak, Tekme ve yumruk.
Uvertür sabıkalı solist; tokmakçıbaşı Oktay Saral
Meclis Genel Kurulu'nda AKP'li vekil Oktay Saral başkanlık divanındaki tokmakla HDP'li ve CHP'li vekillere saldırdı(18 Şubat 2015).
Tüm bunlar; Özgecanımızın acımasızca katledilmesi gündemiyle kapatılmaya çalışıldı..
Hadis: " Cennet kadınların ayakları altındadır"
Hadise: "Kadın, dinden geçinen erkeklerin ayakları altındadır" (21 Şubat 2015).

38- Bilgisayarımın hastalığını fırsat bilenler Türkiye’mi daha da karıştırdı:
Bilgisayarımın hastalanması nedeniyle  tam 7 gün Türkiye’mdeki Puştlar aşkına  klavyemdeki tuşlara vurmayı ötelemek zorunda kaldım..
Selam arkadaşlar.
Cumhurbaşkanı değil adeta AKP’lilerin başkanı ve Başbakanı.. Yandaş medyanın Fuat Avni adıyla internet jurnalcılığı işi yapanın Emre Uslu olduğunu söylemesine karşın önüne konanlarla bildiğini okuyor; “ Delikanlıysan hemen ortaya çık!”  Fuat Avni’den anında yanıt geldi: "Delikanlıysan kızının arkasından çık!” ... Halk durur mu; “Yeni Türk toprağı Süleyman Şah türbesi PKK örgütüne mi bırakıldı? Süleyman Şah Türbesi, IŞİD’in eline mi geçti? ...Dinci IŞİD'le türbe harekatı için işbirliği yapıldı mı? “ sordukça soracaktır..IŞİD’e ne kadar para ödendi? PYD’den harekat izni alındı mı? PKK teröristleri, Mehmetçiğimize koridor mu açtı? Naaşlar alınmadığı doğru mu?”
Ve Bavulla geldi, bavulla gitti: “Taraf gazetesi yazarı Mehmet Baransu, ‘Balyoz’ planı davasında yargılanan bazı sanıklara kumpas kurulduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Baransu, ‘devletin gizli belgelerini ifşa etmek’le suçlandı.
Yazılı ve görsel medyada bangır bangır bağırıp suçsuz insanları sahte belgelerle suçlarken, alkışlayan Rcep, şimdi de cezaevine kışkışlayan kim, yine Rcep..Bu 2 yüzlülük nedir acep?!
Cumhurbaşkanlığı Sarayına "zehir birimi" kuruldu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na özel zehir birimi kuruldu. 5 kişilik birim, Erdoğan’ın yemeklerini özel testlerden geçiriyor; radyasyon, kimyasal madde ve ağır metal taraması yapıyor.
Bu ne kardeşim, bu korku neden? Nasıl oluyor da halkın istenci bizi istedi diyebiliyorsun? Seni isteyenlerden neden korkuyorsun da bir yere ancak  koruma ordusuyla gidebiliyorsun? Yemeklerini test ettiriyorsun. Gel konuğum ol, rahat rahat yemeğini ye, bir şey yapmam sana..
39- Konya’da düşen F-4 uçağında hayatını kaybeden HavaPilot Kurmay Yüzbaşı Mustafa Tanış’ın ailesi askeri yetkililer tarafından törenin yapılacağı Eskişehir’e götürüldü.
Pilotun babası Hayri Tanış, basın mensuplarına dönerek “Bunları yazın uçan tabutlarla gitti diye yazın. Saray yapana kadar uçan tabutları değiştirsin” dedi.
İşte Tayyip’in saray yavrusu:  Atatürk Orman Çiftliği’ne yapılan Ak Saray’ın arazisi içinde, Erdoğan için köşk inşa ediliyor. İçinde havuz, sauna, masaj odası, şömine, gıda deposu ve  153 metrekarelik mutfağı olan konutta, dev bir kasa için de yer ayrıldı. Kasanın olduğu bölüm, özel bir geçitle yatak odası ve Erdoğan’ın çalışma ofisine bağlandı…

Eski Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve ailesinin 2 yıl önce 42 milyon liraya aldığı Koşuyolu'ndaki 10 dönüm arsa tek bir binayla kentsel dönüşüme sokuldu. Aile, yaklaşık 50 milyon lira vergi muafiyeti sağlanan arsadan 114.4 milyon lira gelir elde edecek. 2 yıllık kârları ise 72.4 milyon lira(6 Mart 2015).
40- Birkaç gün önce sigara ve alkol alanlar için mahalle baskısı gerekir diyerek toplumu tehdit etmeye başlayan Tayyip’i birileri uyardı ki, geriye sararak ağlamaya başladı. Allah aşkına, bu adam parti lideri mi yoksa cumhurbaşkanı mı?  Bence cumhur başı, fakat bir bölüm cumhurun ve de AKP’nin başı. Geriye sarıp ağlamaya başladı demiştim. Bir kesimin cumhur başı; kızımı türbanlı ve İmam Hatipli diye Üniversiteye sokmadılar(Yalancının ta…Oğlun da mı türbanlıydı?)-Türbanlı bacımız, Kabataş’ta gezicilerin tacizine uğradı(Allah seni iıslah etsin be; yalan olduğu ortaya çıkmadı bu olayın?!)- 28 Şubat’ta mağdur olduk, Bir baba olarak zulme uğradık(Senin Allah B…4 ay ağırladı egemenler seni,  iktidara getirmek için)-Türbanlılar devlet kurumuna alınmıyordu..

Allah’ım çıldıracağım. Bu kadar yalan olurmu. Nasıl bir seçmen bu bu tekrar yalanlara da inanıyor.. Yok, yok yok etmek için asla çıldırmamak, çıldırtmak gerekir(7 Mart 2015)
41- TÜBİTAK’tan ilginç yanıt(9 Mart 2015): Gaziantep 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi de delil olarak dosyada bulunan 4 harddisk’i dijital analiz incelemesi için BİLGEM’e gönderdi.
TÜBİTAK’ın cevabında, “Kurumumuz dijital analiz incelemesi yapabilecek personel ekibinde son 6 ay içerisinde yaşanan yoğun değişim sebebiyle söz konusu talebinize yönelik uygun ve ehliyetli personel bulunmadığından üzülerek talebinize olumlu cevap verememekteyiz” denildi.
İyi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, oğlu Bilal Erdoğan ile yaptığı iddia edilen görüşmelerin internete düşen ses kayıtları için "Yapılan spektrum incelemesi sırasında tespit edilen, kaydın içinde gözlemlenen çok sayıda 'çıkıntı' bu kaydın çok sayıda farklı kayıttan yararlanılarak oluşturulmuş bir montaj olduğunu ortaya koymaktadır.”  diye rapor veren  bilirkişiler TÜBİTAK uzmanları değil miydi?

Bilmem yorum yapmaya gerek var mı, devasa bilim kurulunu nasıl cüceleştirdikleri konusunda?!..Ve arlanmazdan oy makinesi makarnacıya şunu söyleyecekler; “Tarafsız elemanları istihdam etmek için  yapılan çalışmalar, eleman açığı yaratmıştır, en yakın zamanda mesele çözülecektir” ve o da makarna gibi yiyecektir. 42-Bülent Arınç yalanı üzerinden aranan Kozmik Oda olayı: Yılmaz Özdil: “50 metrekarelik bir oda… Retina taramasıyla giriliyor. Kapı şifresi üç günde bir değiştiriliyor. Sadece genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları ve burada görevli 12 subayın girebilme yetkisi var..Kamuoyunda kısaca “kozmik oda” olarak biliniyor..50’li yılların başında, NATO’nun talimatıyla, Seferberlik Tetkik Kurulu oluşturulmuştu. Türkiye işgal edilirse, kendi topraklarımızda direnişi örgütleyecek olan birimdi. Barış zamanında, silahı, mühimmatı, teçhizatı, insan gücünü temin edecek, işgal olursa, bunları devreye sokacaktı..Sovyetler Birliği dağılınca, soğuk savaş sona erdi, gene NATO’nun talimatıyla, Seferberlik Tetkik Kurulu lağvedildi. Artık gerek yok denildi. ABD’nin isteğiyle kurulmuş, ABD’nin isteğiyle kaldırılmıştı..Gel gör ki, 90’lı yılların başında “ulusal tehdit algısı” değişti, Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi göbeğini kendisi kesmeye karar verdi. Silahlı kuvvetlerini yeniden yapılandırmaya başladı. Seferberlik Dairesi’ni Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı olarak yeniden kurdu..Görevi… Türk silahlı kuvvetleri herhangi bir sebeple çökerse, memleket topraklarında özgürlük direnişini örgütlemekti. Barış zamanında hazırlığını yapacak, Türk silahlı kuvvetleri devre dışı kalırsa, memleketin bekası için mücadele edecekti. 43- Hakan Fidan vazgeçti: Hakan Fidan, milletvekili olmaktan vazgeçti ve anından MİT'in başına tekrar geçirildi.. Hakan Fidan 1986′dan 2001′e kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nde astsubay olarak görev aldı. Askerliği kendi isteğiyle bırakan Fidan hızla yükselmeye başladı.Ki burası çok düşündürücü; 15 senelik Astsubay aldı başını ‘yürümeyi bırak’ koşmaya başladı: University of Maryland University College’den Yönetim ve Siyaset Bilimi alanından lisans dereceleri aldı. Bilkent Üniversitesi’nde “Dış Politikada İstihbaratın Yeri” isimli teziyle mastır yaptı.. 25 Mayıs 2010 tarihinde MİT Müsteşarı görevine atandı. Burası daha da düşündürücü. Ve ardından 2015 seçimleri için Milletvekili olmak için görevinden istifa etti. İşte asıl düşündürücü süreç başladı, çünkü Cumhurbaşkanı Rcep şiddetle karşı çıktı ve istifasını geri aldırtarak tekrar MİT’in başına getirildi. Neden Fidan’da bu kadar ısrar ediyor, neden, neden..!!?? 44- Cumhurbaşkanı Rcep “ Bunlara mahalle baskısı gerek” dedi ve mahalle baskısı anında başladı: Başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz mubah; Tokat'ta Halil Rıfat Paşa Ortaokulu'nda görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Lale Yıldız İleri, "Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mübah, kötülük de mübah" dediğini ileri süren veliler şikayetçi oldu… Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile AKP’li Esenler Belediyesi’nce ortaklaşa gerçekleştirilen “Bir Kitap Bir Dünya” projesi kapsamında ilkokul 4’üncü sınıf öğrencilerine dağıtılan “Çiçek Bahçesi” adlı kitapta kadınlara ve sanatçılara yönelik çok ağır ifadeler yer aldı. “İyi aslan tarafından huzur içerisinde yönetilen orman ülkesinde darbe yapmak isteyen sırtlanların” anlatıldığı çocuk kitabında, çalışan kadınlar “Dişi hayvan” olarak tanımlanıyor ve“Dişi hayvanlara özgürlük verdiğimizde, kendilerini erkeklerle bir tutacaklar. Çalışmaya başladıklarında, ailelerine ayıracak vakit bulamayacaklar” deniliyor…Şerefsiz = Rand Paul: Amerika’nın 2016 yılı Başkanlık seçimleri için adaylardan biri olan Senatör Rand Paul, Kürtlerin kendi devletlerini kurma imkanının tanınması gerektiğini belirterek, “Ben Kürdistan için yeni sınırlar çizeceğim ve onlara yeni bir ülkenin sözünü veriyorum(12 Mart 2015)”..45- Bir kesim cumhurun başkanı diyor ki ;“Cemaati bize kimse anlatmadı”..Yakıştıramadın sana; AKP’yi kurma hazırlığı yaparken, basına yansıdığı kadarıyla  BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ile 2002 yılında Boğaz’da yaptığınız görüşmede size Gülen grubunun Türkiye’nin milli ve dini bütünlüğüne darbe vuran faaliyetleri içinde olduğunu anlatmadı mı.. Ve Prof. Dr. Haydar Baş’ın yüzüne  “sizinle aynı fikirdeyim” diyen ve de ardından Gülencilerle iş tutan kim? Ergenekon ve Balyoz ve de benzer operasyonları onlarla yürütmedin mi? Gülen grubu için “ne istediler de vermedik” diyen ben miyim? 46- CIA: Suriye Hükümetinin çökmesini istemiyoruz(15 Mart 2015).. ABD: Suriye savaşını bitirmek için Esad'la konuşmak zorundayız(16 Mart 2015). CIA Başkanı Brennon ABD’nin Suriye Savaşı’ndaki önceliğinin artık ‘Esad rejimi’ değil IŞİD olduğunu söyledi, “Hiçbirimiz, Rusya, ABD, koalisyon, bölge ülkeleri Şam’daki siyasi kurumların ve hükümetin çöküşünü istemiyor” dedi. ABD yönetimi Suriye'de iç savaşın başlamasından bu yana Esed rejimine karşı bir pozisyonda duruyor. Ancak Washington çözümün sadece siyasal bir yolla çözülebileceği kanaatinde..Cumhurbaşkanı Erdoğan sürekli faizin düşürülmesi dedikçe TL inanılmaz hızla düşmeye dolar yükselmeye başlayınca aniden vazgeçerek vatan hainliği ve paralellikle suçladığı Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüşmüştür. Ve dolar rahatladı, fakat cumhurbaşkanının hala içten içe kaynadığını düşünüyorum. Çünkü; Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının yapılıp, yeni faiz kararı açıklanacak. Çarşamba günü de ABD Merkez Bankası FED'in faiz kararı ve açıklaması gelecek(16 Mart 2015). 47- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bugün Harp Akademileri Komutanlığı'nı ziyaret ederek Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin konuştu…: “"Samimiyetle ifade ediyorum; eski Genelkurmay Başkanımız başta olmak üzere, birlikte mesai sarf ettiğim için yakından tanıdığım pek çok komutanın tutuklanmasına şahsen gönlüm hiçbir zaman razı olmadı(19 Mart 2015)."

Belli Mi Olur Yarın "Allah Aldattı" Da Diyebilirsin::::(((((
Yok ya, insan yemez, ancak makarnacıların yer..Sen değil miydin, "Ben Ergenekon'un savcısıyım" diyen, senin adamın değil miydi "Bu askerlerle savaşa girilmez" diyen? Sizler bu kadar saf ve algısız mısınız?!..Nasıl emanet edeyim böyle safiyane algısızlara ve de akılsızlara bu cennetin izdüşümü vatanı mı?!..Baksana adamların Halife ilan etti seni..Ya, bırak Halifeliği mehdiyim diye ortaya çıkarsan..Bu sefer dönüp "ALLAH mı aldattı?" diyeceksin?!  48- İsmet Berkan: Lafı dolandırmadan söyleyeyim, özür diliyorum: Kabataş saldırısı ile ilgili söylediği "görüntüleri izledim" çıkışıyla uzun süredir tartışmaların hedefinde olan Hürriyet gazetesi yazarı İsmet Berkan, Kabataş olayı ile ilgili "özür diliyorum..Lafı dolandırmadan söyleyeyim: Birçok kişinin güvenini sarstığım ve onları hayal kırıklığına uğrattığım için çok üzgünüm.” 49- "Tarafsız" bir Cumhurbaşkanı olacağına namusu ve şerefi üzerine yemin eden Erdoğan'ın, AKP'nin seçim bildirgesini okuduğunu ve kendi kanaatlerini ifade ettiğini açıklaması kafa karıştırdı. Karıştırdı, çünkü; sabah Davutoğlu'nun başkanlık sistemiyle ilgili seçim bildirgesini okuduğunu söyledi. 5 saat sonra kendi kendisini yalanladı: “Okumadım”(30 Mart 2015).
Başka yorum yok sayın halkım; sanık sizindir!

50-Terör örgütü DHKP-C üyeleri Berkin Elvan soruşturması savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı Çağlayan Adliyesi'ndeki odasında rehin aldı. Teröristlerin saat 15.36'ya kadar 5 talep için verdiği süre dolarken, görüşmeler başladı. İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal'ın adliyeye girdiği görüldü. İstanbul Cumhriyet Başsavcı vekili Vedat Yiğit, yaptığı açıklamada, "Onların bulunduğu katta özel harekat polisleri bulunuyor. Onlarla (rehin alan kişiler) görüşmeler var. Onların istediği bir kişi üzerinden görüşmeler yapılıyor" dedi.Teröristlerden birinin Ş.Y. olduğu iddia edildi. Bir diğer iddia ise DHKP-C üyelerinden birinin avukat olduğu yönünde...
Ve gelişmeler:
Berkin Elvan soruşturmasına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz rehin alındı. Savcıyı rehin alan 3 eylemci için saat 20.30 sularında operasyon başladı. Operasyonda alınan ilk bilgiye göre İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz ve 2 eylemci öldü(31 Mart 2015  21:21).
Başbakanlık, Çağlayan Adliyesi'nde Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın rehin alınmasına ilişkin haberlere yayın yasağı koydu.
AK Parti'nin 25 olan milletvekili seçilme yaşının 18'e indirilmesine ilişkin Anayasa değişikliği teklifi TBMM Anayasa Komisyonu'nda kabul edildi(31 Mart 2015).
Önce ölüm yaşını düşürdüm; Berkin Elvan'ı 15'inde vurdum..Ardından milletvekili olma yaşını düşürdüm; Berkinleri 18'inde milletvekili yaptım..
Ben şaka mıyım, ne yapıyorum!?
Yapmışken, TBMM'ne emzirme odası zorunluğu getireyim..
51- Sakallı Öğretmen Ve Sakkalı Bakanlar:
Yalova Valisi Selim Cebiroğlu'nun Termal Fen Lisesi'ni ziyareti esnasında sivil itaatsizlik eylemi nedeniyle sakallı olarak derse giren Yalova Termal Fen Lisesi'nde matematik öğretmeni Halil Serkan Öz'ü sınıf içerisinde, "Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler  dilenci zannedip para verirler" diyerek hakaret edip, okul idarecilerine ise "Siz eş...başı mısınız burada? Yönetemiyorsanız istifa edin" şeklinde azarladığı iddia edilmişti.
Edinilen bilgiye göre, Öz 3 Nisan 2015 günü kendisine destek vermek amacıyla yapılan yürüyüşe katılmış. Yürüyüş sonrasında göğsünde ağrı başlaya öğretmen kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti(4 Nisan 2015).

Eyyy, Yalova valisi Selim Cebiroğlu, ey parçalanmış parçaların oğlu; sivil itaatsizlik eylemi nedeniyle sakallı olarak derse giren Öğretmen Halil Serkan Öz’e söylediklerini, kamu kurumu ilkelerini hiçe sayan ve adeta ideolojik amaçlı sivil itaatsizliği T.C Bakanı olarak bayraklaştıran Taner Yıldız ve Nihat Ergun ve AKP’nin bazı kirli surat milletvekilleri için söyleyebilir misin?  52- Eroinci İnönü, Atatürk'ü zehirledi:
Yeni siyasi dehalar diyor ki İnönü eroin sattı ve de  Atatürk’ü zehirledi..
1-İbrahim M. Gökçek’in ürettiği siyasi deha Osman Gökçek:  "Tek partili CHP döneminde İsmet İnönü uyuşturucu fabrikası kurdu. Bu ülkede eroin bile satmışlar. Ve bu CHP döneminde yapılmış. Haddim değil ama ben CHP'lilerin yerinde olsam, partiyi kapatıp yeni bir sosyal demokrat yeni bir sol parti kurarım. Böylece iktidar olabilme şanslarını daha çok yükseltebilirler. Muhsin Yazıcıoğlu, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, Allah'a hamd olsun geçmişlerinde böyle kara lekeler yok. Hep güzellikler var(5 Mart 2015)'
2- YeniŞafak:  “Atatürk’ün ölümündeki sır perdesini aralayan tarihi kanıtlara ulaştık. Belgeler 77 yıldır sadece kulaktan kulağa konuşulan “Atatürk zehirlendi” iddiasının gerçek olduğunu ve ‘suikastın’ İsmet İnönü tarafından tezgahlandığını ortaya koyuyor.”
Bülent Arınç diyor ki; “Partide biraz saygınlığım varsa O.Gökçek aday gösterilmez”
Bülent Arınç’ı lütfen uyarın; dehalar yok edilir mi?! Bu dehaların ne dehalıklarla üretildiğini lütfen dikkate alın..
Allah aşkına, ülkemizin siyasi yeni dehaları korumaya alınsın.. Böylesi ‘Yeni etme  Türk büyüğü dehalarla ülkemin kalan kısmını çok daha iyi yok ederiz..
53-2015 olaylarına epey ara vermişiz. Olmadı mı bir şey? Oldu da, ilginçler bilinen ilginçliklerini sıraladılar. Onun için tekrarından kaçındım:
Camiler ve Okullar:  Tapede adı geçen Urla villalarının bulunduğu Zeytinli köyündeki tek okulun yıkıldığı, yerine köy için ikinci caminin yapıldığı ortaya çıktı..286 nüfuslu köyde yaşayanlar, "zaten bir camimiz vardı, bize yetiyordu. Okul yıkıldığı için çocuklar 8 kilometre uzaktaki diğer köye gidiyor..İkinci cami israf oldu. Köyümüzün zaten birçok eksiği var. Kanalizasyon altyapısı bile yok. Keşke okulumuzu yıkmasaydılar. Atanamayan bir öğretmen gelseydi. Çocuklarımız her gün yol çilesi çekmeseydi. Kimse camiye karşı çıkmıyor. Zaten bir camimiz vardı” diyor..
Koyda villası olan, Erdoğan’ın yakın dostu işadamı Latif Topbaş’ın yeni yapılan iki inşaatla ilgili çeşitli kişilerle ve Erdoğan’la telefon görüşmelerinin ses kayıtları yayınlanmıştı. Kaba inşaatı biten iki villanın Erdoğan ve ailesi için yapıldığı öne sürülmüştü. Erdoğan, Urla Zeytineli köyündeki villalar için, “Onlar 35 yıl önce yapıldı” demişti. Ancak hem Google Earth görüntüleri, hem de ortaya çıkan fotoğraflarla bu villaların son birkaç yıl içinde yapıldığı ortaya çıkmıştı..Tartışmalar sürerken söz konusu arazi, İzmir 1 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından 1’nci derece doğal SİT alanı kapsamından, inşaata izin verilen 3’üncü derece SİT alanına dönüştürülmüştü.
Sen Okul yerine, var olan Cami inşa eder ve dini siyasi ranta endekslersen;
Zile Müftüsü de Kuran'dan doğum günü pastası yaptırır ve kesip etrafındakilere dağıtır. Egenem Bağış; “Bakara'dan makara üretir. Bir başkası; her cuma bir ayet sallar, “Başkanlık sistemi sünnetullaha(Allah'ın koyduğu yasalar) uygundur" der, hırsızlık yapma özgürlüğünden söz eder, siyasi lidere dokunmanın bile ibadet olacağını söyler, "Başbakanımızın çıktığı televizyon yere konmaz" der, "Allah'ın tüm vasıflarını üzerinde toplayan lider" tanımlaması yapar(20.04.2015):..Ve makarnacı da aval aval bakar..

54-Beyaz Saray'dan Türkiye'nin 'cami' açıklamasına yalanlama..Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "Obama'nın Erdoğan'la birlikte ABD'de cami açmaya söz verdiği" yönündeki açıklamasını Beyaz Saray yalanladı(21 Nisan 2015)
Ülkemin onuru ile oynadıkları için mahkemeye vermeli..
Sanık sizindir, okuyucularım..
55-ABD'nin Maryland eyaletine bağlı Baltimore kentinde, polis şiddeti sonucunda yaşamını yitiren 25 yaşındaki siyahi genç Freddie Gray'in cenaze töreninden sonra olaylar çıktı. Polis şiddetini protesto eden göstericiler, işyerlerini yağmalayıp, ateşe verdi. Gösterilerde polis ve sivil kişilerin araçları da tahrip edilip ateşe verildi.. Baltimore'da bugünden başlamak üzere, akşam 22.00 ile sabah 05.00 arasında, bir hafta boyunca sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Belli ki, paralel devletimiz;  "Yurtdışı darbe ve kumpas müşavirlik hizmetleri" adı altında uluslararası ihalelere girmeye  başladı. Seni gidi seni "Paralelsi derin devlet lobisi"...28 Nisan 2015
Levent Kırca’ya saldırdı: “Tiyatro sanatçısı Levent Kırca, Süleyman Demirel’in kendisine verdiği ‘Devlet Sanatçısı’ unvanını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geri aldığını söyledi..”
Biz ne söyleyelim? Sözün bittiği yer..Re cep T ayyip Er doğan adeta, intikam mangası gibi çalışıyor..28 Nisan 2015
56- Eski 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik ile 32. Asliye Ceza Hakimi Mustafa Başer "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklanma talebiyle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Hakim Metin Özçelik tutuklandı.
Aralarında Hidayet Karaca ve bazı polislerin de bulunduğu 75 kişi hakkında tahliye kararı veren 2 hakim hakkında gözaltı kararı çıktı.  İki hakim dosya üzerinden tutuklanma talebiyle Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Başsavcılığın, bu gelişme üzerine iki hakim hakkında gözaltı kararı verdi. Metin Özçelik Bakırköy Adliyesi'nde gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, eski İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer hakkında ise "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek", "Silahlı örgüt üyesi olmak" suçlarından dolayı "yakalama emri" çıkarılmasına karar verdi(1 Mayıs 2015).
Memleketimin dağlarına faşizm gelmiş, haberin var mı makarnacı?
57- Zeki Alasya(Ölmedi)  Kenan Evren(Öldü)..
Aynı gün yaşamını yitirdiler; evren öldü kayboldu, zeki ölmedi, sadece aramızdan erken ayrıldı yaşayacak(8 Mayıs 2015) ..
Yaa; netekim öldü, kayboldu. Hitlerin, Musolinin ve Franco’nun ölümüne de insanlar bu kadar sevinç gözyaşı dökmüştü..
Sıradaki kim?
Evet; Zeki Alasya ölmedi ve kaybetmedik sadece aramızdan ayrıldı ve de bu güzel insan için üzüldük göz yaşı döktük..
58- Bir Sorum Var Arkadaşlar. Pardon Birkaç Sorum..:
AKP dışındaki parti yöneticilerine "şaklaban" , CHP'li yöneticiler için "Adları sosyal demokrat ama kendileri faşist" ve köşe yazarlarının bazılarına  Cibiliyetsiz diyen, fakat kendisine bunları diyeni yiyen yamyam kim?
Bilemediniz mi?
O zaman bir başka soru: “Fethullah Gülen cemaati ile ilgili MGK kararının "legal görünüm altındaki illegal terör örgütleri" tanımını getirdiğini ve bunun Kırmızı Kitap'a gireceğini ve kırmızı Kitap'a girdikten sonra burada yargı mercilerinin de bakışı değişecek. Çünkü bu milli güvenlikle ilgili bir durum." diyen adam.
Bir soru daha, “Ezan okunurken Kılıçdaroğlu konuşmayı kesmesine karşın, ezan okunurken  konuşmaya sürdüren adam kim?”
Yine mi bilemedin?
Son bir soru; bil artık: “ ? ' ‘Hırsızdan Cumhurbaşkanı olmaz’' sözü için CHP liderini mahkemeye veren, fakat  Kılıçdaroğlu, ''İnternete düşen tapeler incelensin'' dediğinde, Hakim, bilirkişi atamak istedi, avukatları buna karşı çıkınca davası düşen bu adem  kim?”
Çocukluğunuzun “El üstünde kimin eli var.. Bilemedin Güm!!” oyununu anımsadınız. Uyarlıyalım dünü bugüne
 “ Hakkın, hukukun, adaletin(yargının), özgür düşüncenin, demokrasinin, aydınlığın ve Barışın üstünde kimin eli var? Fetullah Gülen’in. Bilemedin güm ! Çünkü ikisinini de eli var. Sen gerçeği bilemediğin sürece sırtına güm, gümler fazlasıyla inecek.
59-  “İran Türkiye olacak mı? İranlıların Amerika’ya ‘Büyük Şeytan’ dediği, ABD’nin Tahran’ı bombalama tehditleri savurduğu günler geçti(Çınar Oskay-17 Mayıs 2015). 30 Haziran’da ABD ile  nükleer anlaşma imzalanıyor, 36 yıllık düşmanlık bitiyor. Ambargonun kalkması, yanıbaşımızdaki 2500 yıllık devi uyandıracak. Ülkede değişim rüzgarı esiyor. Rejim, yeni nesli zapt etmekte zorlanıyor.”
“İran Türkiye olacak mı?”diye soruyorlar.
Dalga mı geçiyorsunuz kardeşim?
Cennete gitmek için, üste pardösü, başta türban cehennemi yaşıyorlar..
Kirli sakalla Bakanlık yapıyorlar..
Elde “Kuran” seçim meydanlarında dolanıyor, Cami avlularında oy istiyor..lar.
Hep söyledim, şimdi de söyleyeceğim: “İran bize koşarken, biz İran’a koşturuluyoruz”..
Görüyorsunuz; maymundan insana giderken, insandan maymuna gidenleri..
Yani evrilirken, devrilenleri..
Makarnacıları..


60- Ahmet Hakan ve Turban
Ahmet Hakan ‘20.05.2015 Çarşamba’ günkü köşesinde “Başörtüsü artık tartışma alanı değil” diyor.
Ahmet  Hakan bu türban militanı üzerinde bu kadar neden duruyor. Bunu eğer, insanların özgür düşün ve duruşu için söylüyorsa itirazım yok, fakat türbanın bir ideolojik duruşun simgesi militan bir örtü olduğunu nedense görmek istemiyor. Dahası, Anadolu kadınının kutsal başörtüsü olmadığını görmek istemiyor.
Ahmet Hakan; neden hep türban da neden cübbe ve sarık değil. Doğrusu, neden hep kadın da erkek üzerinden siyaset değil?
Bir kurum veya kuruluşta siz anadan uyran çalışamayacağınıza göre, tamamen örtü ile de gidemezsiniz. Evrensel ortak kurallara uymak istiyorsanız abartılı yerelliği kullanamazsınız.
Ahmet Hakan almış karşısına siyasi bir objeyi, kendince demokrasi ve özgür bir esinti yaratıyor. Neden bilmemezlikten geliyor, süecin karanlık bir esinti olduğunu?
61- Eski AKP karşıtı şimdinin Cumhurbaşkanı ekonomi başdanışmanı Yiğit Bulut:
Cumhurbaşkanı’na dün bir başyazıyla seslenen Hürriyet’e son olarak ‘başdanışman’ Yiğit Bulut yanıt verdi. Canlı yayında, iki ruhsatlı silahı yüzlerce de mermisi olduğundan dem vuran Bulut, “Ben ölmeden, beni vurmadan, ben asılmadan bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına kimse elini süremez”
Star medya grubu başkanı eski solcu Ethem Sancak:
'Ona; anam, babam, eşim çocuklarım feda olsun' derken, aşık olduğunu söyledi erken; “Erdoğan'ın dürüstlüğünü, yiğitliğini gördüm, gördükçe aşık oldum. Doğrusu solculuk dönemimde Mevlana ile Şems’in arasındaki aşka anlam veremiyordum. Tanıdıktan sonra gördüm ki,  böyle bir ilahi aşk iki erkek arasında olabiliyor”
Bir mitingde bir kadın makarnacı:
''Erdoğan'ın gö.. kılıyım''
Kayseri mitinginde bir erkek makarnacı:
“Isırırım Recep Tayyip Erdoğan’ı, yalarım bir de, aslan-aslan, ah yavrum ah, eskilerin nelerini gördük neler neler”
Acil vakalar. Aşırı yağdanlık yüklenmesi ‘bastırılmış sapık genleri ortaya çıkarak’ komaya girmişler...Yazık; Acıl vaka sayısı çoğaldı;  Biri Aşığım diyor, biri g..kılıyım diyor, biri yalarım diyor, Yiğit de ölürüm diyor(21 Mayıs 2015).
Sen ne diyorsun? Git diyorsun ama gücüm yetmiyor..

62- Ultraaslan Galatasaray biliyorsunuz 2001-2002 sezonunda  Kocaelispor'u 2-0 yenerek(27.04.2002) Birinci Süper Futbol Ligi'nde 15. şampiyonluğunu kazanarak, Futbol Federasyonu'nun belirlediği 5 şampiyonluğa 1 yıldız sistemi uyarınca, ezeli rakipleri Fenerbahçe'den önce 3. yıldızı elde etmişti. ''Aslanlar'', bu sonuçla son 10 yılda şampiyonluk sayısı açısından da ezeli rakiplerini adeta ezdiler. Son 10 yılda, bu sezon elde edilen şampiyonlukla birlikte Galatasaray'ın 7., Fenerbahçe'nin 2, Beşiktaş'ın ise 1 şampiyonluğu bulunuyor.
İşte bu; İlklerin ve enlerin Sarayı Galatasaray'ın 4 yıldızlı 20. Şampiyonluğu:
Her 5 lig şampiyonluğuna 1 yıldızın verildiği Spor Toto Süper Lig'de 20. kez mutlu sona ulaşan Galatasaray, 4. yıldızı takmayı hak eden ilk takım oldu(26 Mayıs 2015).
Enlerin ve ilklerin sarayı Galatasaray’ın 20 şampiyonluğunun kısa öyküsü  ve 4.yıldızı bu linkten okuyun: http://blog.milliyet.com.tr/ilklerin-ve-enlerin-sarayi-galatasaray-in-4-yildizli-20-sampiyonlugu/Blog/?BlogNo=500642
Galatasaray ile yolları ayrılan teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, sarı-kırmızılı takımın başında kaldığı yaklaşık 1 yılda, 3 kupa kazandı.

Spor Toto Süper Lig'de geçen sezon İtalyan Cesare Prandelli'nin gönderilmesinden sonra 12. hafta maçları öncesinde takımın başına geçen teknik direktör Hamzaoğlu'nun, bu sezon aynı hafta öncesinde ise görevi sona erdi.

Babası Ahmet Hamzaoğlu'nun vefat ettiği gün aldığı teklifi geri çevirmeyip, 1 Aralık 2014'te kulüple sözleşme imzalayan Hamza Hamzaoğlu, 352 gün görev yaptı.

Görev yaptığı sürede takımıyla 3 kupa kazanan Hamza Hamzaoğlu, Süper Lig'de 2014-2015 sezonunda takımı şampiyonluğa taşıyarak, sarı-kırmızılı formaya 4. yıldızı getiren isim oldu. Prandelli döneminde kötü bir görüntü sergileyen sarı-kırmızılı takımı adeta ayağa kaldıran Hamzaoğlu, takımıyla sezon sonunda şampiyonluğu elde ederek tarihe geçti.
Galatasaray, Hamzaoğlu yönetiminde ligin ardından, 2014-2015 sezonu sonunda Ziraat Türkiye Kupası'nı ve bu sezon başında da TFF Süper Kupa'yı kazandı. Galatasaray'ı son 10 sezonda 12 teknik adam çalıştırdı.
Son 10 sezonda 5 lig şampiyonluğu yaşayan Galatasaray, teknik direktör konusunda istikrar sağlayamadı. Bu dönemde 5'i yerli, 7'si yabancı toplam 12 teknik adamın çalıştığı Galatasaray'da, yolların ayrıldığı son isim Hamza Hamzaoğlu oldu.
Galatasaray'da 2005 yılında bu yana, Erik Gerets, Karl-Heinz Feldkamp, Cevat Güler, Michael Skibbe, Bülent Korkmaz, Frank Rijkaard, Gheorghe Hagi, Bülent Ünder, Fatih Terim, Roberto Mancini, Cesare Prandelli ve Hamza Hamzaoğlu görev yaptı.
Biliyorsunuz, TOKİ’nin “Maliyet açıklanırsa ekonomi zarar görür.” dediği AOÇ’de kaçak inşa edilen  5 milyar maliyetli Aksaray’daki lüks tavan yapmıştı: Ana binadaki her 2 kanatlı 3.40 yüksekliğinde 2 metre genişliğinde özel üretim olan cnc kesim(Computer Numeric Control) yani; Bilgisayarla yönetilen bir makineyle insanın el maharetiyle ulaşamayacağı işleri kolaylıkla ve hızlı bir şekilde yapılan 150 ahşap kapı maliyeti 25 milyon 500 bin TL (anesi170 bin TL) olursa, dahası; bir konutun ortalama kapı maliyeti yaklaşık 3 bin lira civarında. Kaçak sarayın kapı maliyetleri 33 bin TL. 500 hanenin kapısına bedel. Bu maliyete Halil öğretmen gibi 40 bin öğretmenin maaşı ödenebilir.
Sen eğer kendine Re cep; geçmişine bakmaksızın   bir adedinin fiyatı asgari ücretin 2 katı olan  Altın varaklı kadehi ve de Metrekaresi ortalama, 3 bin avro olan 24 ayar gerçek altın  seri mozaikli, sıcak ve soğuk duşlama ile vücut hücrelerine iyi gelen şok duşları laik görürsen  Vali de kendine altından tuvalet yapar.
Hatay Valisi Ercan Topaca’nın Kocaeli Valisi olduğu dönemde makam tuvaletini altın kaplattırdığı ortaya çıktı.
63-Dini nikah hakkındaki kararında şok!
Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu’nun 230. maddesinin, evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptırma ve yapma suçlarını düzenleyen (5) ve (6) numaralı fıkralarını iptaline oy çokluğuyla karar verildiğini açıkladı(29 Mayıs 2015 Cuma).
64- Ve 7 Haziran 2015’te genel seçim yapıldı:
Açılan Sandık : 174,202 (99.99%) Seçmen Sayısı : 54,813,298 Katılım Oranı : %86.64 Kullanılan Oy : 47,488,132
 9 Haziran itibariyle sonuç:
Parti Adı---Oy sayısı--M. sayısı--Oran
AK Parti--18.861,459—258--%40.86
CHP:--11.518,707--132--%24. 96
MHP:-- 7.608.198--80--%16,25
HDP:-- 6.284.297--80--%13.42
Diğerlerini yazmaya gerek yok..
65- Türkiye koalisyonu konuşuyor, Erdoğan susuyor..
Meclis’te hiçbir siyasi parti tek başına iktidar için gerekli 276 sandalye çoğunluğunu sağlayamadığından 13 yıl sonra yeniden ‘koalisyon hükümeti’ seçenekleri tartışılırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sessizliğini koruyor.
Oh be; ne güzel kafamızı dinliyoruz..
66- Sami Süleyman Gündoğdu Demirel De ‘Ülkemiz Özgünlüğündeki Siyasi Düzlemden’ Göçüp Gitti
18 Haziran 2015

67- Haber: “Erdoğan TÜRGEV'in iftarında konuştu: Saldırılar artarak devam edecektir..Tayyip Erdoğan, TÜRGEV'in iftarına katılarak, "Vakfımız büyüdükçe, hizmetlerinin kalitesini yükselttikçe, faaliyet alanını genişlettikçe, aynı şekilde bu saldırılar da artarak devem edecektir" dedi.
%40'lık Cumhur’un başkanı durumuna düştü denen Recep Tayyip Erdoğan; Fethullah hizmet vakfına  paralel diyerek alçatırken,  neden onun paraleli Bilal hizmet vakfına paralel demiyor da yükseltiyor? Geometrisi mi zayıf?. ,
68- “AKP ve MHP anlaştı” ve koltuk tedarikçilerinin kimler olduğu ortaya çıktı:
21 Haziran 2015 Pazar 16:18
MHP’nin, “HDP’li bir koalisyona” kapılarını sonuna kadar kapatmasının ardından Ankara kulisleri yeni bir iddiayla hareketlendi. MHP’nin AKP ile anlaştığını öne sürdü. Anlaşmaya göre sekiz bakanlık MHP’nin olacak ve çözüm süreci devam edecek.
Posta gazetesinde yer alan habere göre AKP-MHP anlaşması ile oluşacak tablo şöyle:
- Meclis Başkanı MHP’li olacak.

- Çözüm Süreci’ne ‘Demokratikleşme’ denecek. Çatışmasız ortamın devamı için adımlar sürecek. Terör başlarsa kararlılıkla üstüne gidilecek.
- 4 eski bakanın Yüce Divan’a yollanmasına AKP engel olmayacak.
Tuğrul Türkeş: eskiden beri yakınlık var
CNN Türk’te Hakan Çelik’in Hafta Sonu Keyfi programına katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş koalisyon iddialarına ilişkin açıklamada bulundu. Hakan Çelik’in koalisyon için “AKP ve MHP yakınlaşmış mıdır?” sorusuna Tuğrul Türkeş “Her partiyle eskiden beri yakınlık var, partiler geçirgendir” yanıtını verdi.
Bakanlıklar bile belli: Koalisyon iddialarına ilişkin bir iddia da yandaş Yeni Şafak gazetesinden geldi. Manşetten verilen “Bayrama Hükümet” haberinde Ramazan bayramına kadar yani 1 ay içerisinde MHP ile AKP’nin koalisyon kuracağı duyuruldu. Haberde “Olası bir AK Parti-MHP hükümetinde İçişleri, Kalkınma Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile bir Başbakan Yardımcılığı’nın MHP’ye verilebileceği Ankara kulislerinde konuşuluyor” ifadelerine yer verildi.
69- Erdoğan'dan koalisyon ve erken seçim açıklaması:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık sorumluluk siyasi partilerde, en kısa sürede koalisyon kurulmasını temenni ediyorum. Partiler üzerine düşeni yapmazlarsa çözüm mevkii millettir" dedi.
70- Bu mu siyaset yapma..yemin ederim bunlar siyaset yapmasını bilmiyorlar..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüştüğü ortaya çıkan HDP Gaziantep Milletvekili Celal Doğan, 'koalisyon ve çözüm süreci' de dahil olmak üzere her konuyu konuştuklarını vurguladı, ancak ayrıntı vermedi(4 Temmuz 2015).
Önce Deniz Baykal, ardından Celal Doğan R.T.Erdoğan’ın ayağına giderek neyi çözdüklerini sanıyorlar. Bence, bir şey çözdükleri yok; çözülen AKP’yi Erdoğan üzerinden onarıyorlar..
%60 Blogu parçalayan partiler değil, parti içindeki bireylerdir..Baykal’dır, Doğan’dır, Devlet’tir ve Özköklerdir sonu da …tirdir..

71-  MHP'li Yusuf Halaçoğlu Deniz Baykal'ın dün Tarafsız Bölge programında Meclis seçimleriyle ilgili gündeme getirdiği iddialara cevap verdi. Halaçoğlu açıklamasında, "Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: 'Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında' AKP’nin tabiriyle 'dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz' diye bize yükleneceklerdi" ifadelerini kullandı(7 Temmuz 2015).
Bu adam akademisyen, hayret! Bundan değil Prof, kof bile olmaz..Halaçoğlu olmuş tam bir hallaç pamuğu. Ayni..
72- Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'ndeki Amara Kültür Merkezi önünde patlama meydana geldi. İçişleri Bakanlığı patlamada 27 kişinin öldüğünü 100'e yakın kişinin yaralandığını duyurdu. Saat 21.00 itibariyle ölü sayısının 31'e çıktığı, yaralı sayısının ise 40 olduğu açıklandı. Patlamanın canlı bomba saldırısı nedeniyle gerçekleştiği iddia edilmişti. Vali Küçük, bu iddiayı doğruladı. Patlamanın olduğu bölgede görev yapan AFAD ekipleri de korkunç saldırı karşısında zaman zaman gözyaşlarını tutamadı(20 Temmuz 2015).
Suçlama zamanı değil, suçlanma zamanı çünkü Suruç’ta suçüstü yakalandım
Antakya’da katlettiğim Ali İsmail Korkmaz için düzenlenen her eylemde var olan 18 yaşındaki Okan Pirinç’i, Nükleer karşıtı doğa savaşçısı Koray Çapoğlu’nu, yine bir demokrasi  eyleminde tutukladığım ve ağzını yırtmaya çalıştığım 23 yaşındaki Cebrail Günebakan’ı sonunda öldürdüm 28 gencimizle birlikte..
 O kadar açık vermeye başladılar ki; dahası cahil açığını büyüten cahillikler yapmaya başladılar ki, kendi birimleri olan “ Fuat Avni’ye” gerek kalmadı:
73- Meeee   Hee  Pee
CHP'nin terör olaylarının araştırılmasına yönelik Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önerge Genel Kurul'da kabul edilmedi(29.07.2015). Meclis Genel Kurulu yaşanan terör olaylarının ardından olağanüstü toplandı. Meclis Komisyonu kurulması için verilen önergeye MHP milletvekilleri önce çekimser kaldı. Ancak MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın elini kaldırmasıyla MHP'li vekiller de ret yönünde oy kullandı.
"İnanılmaz şeyler oluyor"
CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem Twitter hesabından MHP'ye tepki gösterdi.

"İnanılmaz şeyler oluyor" diyen Eren Erdem, MHP'nin önce oy kullanmadığını, ancak AKP'nin azınlık durumuna düşmesi üzerine bir anda el kaldırıp AKP'ye destek verdiğini iddia etti.
74- ‘Yırtık donlu Nihat’ Boğaz’da yalı sahibi oldu.
Yoksulluktan geldiğini anlatmak için “Bu memleketin yırtık donlu Nihat’ı artık Ekonomi Bakanı” diyen Bakan Nihat  Zeybekci, Sarıyer’de 11 milyon liraya yalı aldı(7 Ağustos 2015)..
Bunlar gerçekten yırtık..Utanma arlanma nedir bilmiyorlar..Yakındır, “ Partimiz AKP cami kadar kutsaldır. Yaptığı hırsızlık Allah adına yapıldığı için günah değildir. Hırsız, rahat hırsızlık yapabilmek için rahat mekana ihtiyaç duyar, bu nedenle kendisine çalması caizdir..” şeklinde kanun hükmünde kararname çıkarırlarsa şaşırmayın..
75- Gazeteci Emre Uslu ile CHP milletvekilleri Umut Oran ve Akif Hamzaçebi arasında geçtiği iddia edilen Sümeyye Erdoğan’a suikast konuşmalarının da yer aldığı, bir dizi Twitter yazışmasının sahte olduğu ortaya çıktı. Savcılık, iddiaları yayımlayan iki gazete hakkında “yayın yoluyla zincirleme hakaret ve iftira” suçlamasıyla toplam 5 ayrı dava açtı(8 Ağustos).
Yalan ve talan bunların karakteri oldu. Bu da mı gol değil hakim bey? Bu da mı paralelcilerin işi? Bu da mı AKP’yi ve R.T.Erdoğan’ın devirme lobisinin işi? Yalandan kimse ölmemiş, fakat bunlar böylesi yalan deryasında boğulmaya yelken açmış farkında değiller.
76- Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hükümet kurma çalışmaları kapsamında dün MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşmesinden önce MHP ve AK Parti arasında Twitter üzerinden açıklama savaşı yaşandı.

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrasında “Bilal oğlan yargıya gitsin” açıklamaları yapan Bahçeli, önceki gün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İster kabul edin ister etmeyin, Türkiye’de sistem değişmiştir” sözlerine şu tweet’leri attı: “Bizim yerli üretim Hitler’e, Stalin’e, Kaddafi’ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline. Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır.”
Yakın zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın metin yazarlığını yapan eski danışman Ak Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal’ın koalisyon için MHP ve AK Parti liderlerinin buluşmasından bir gün önce attığı tweet’ler ise en sert tartışmayı başlattı. Ünal, pazar akşamı Twitter hesabından, “Ağzından köpükler saçarak konuşan siyasetin zavallısı DEVLET BAHÇELİ için bütün o köpükleri itinayla yalayacağı yeni bir süreç başlıyor. Devlet BAHÇELİ’yi önümüzdeki günlerde Sn. Cumhurbaşkanı ve ailesine ettiği tüm hakaretlerden dolayı bin pişman göreceğiz. Evet, zavallılık...” tweet’i paylaştı. Ünal’ın bu açıklamalarına, MHP de aynı sertlikte tepki gösterdi. MHP’nin Twitter hesabından ise şu mesaj paylaşıldı: “Ak Saraya tavsiyemizdir! Bütün itlerinin kuduz aşısını yaptırsın. Aşının dahi fayda etmeyeceği Aydın Ünal’ı da karantinaya alsın.” MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, “Tayyibin yalayıcısı, hırsızın, bölücünün cazgırlığını yapıyorsun. Oy için akıtılan kanların sorumlususunuz, biliniyorsun”, MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, “Sokaklarda kuduz köpeklere karşı elimizde tasmayla geziyoruz”, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya da “Aydın Ünal bu yazılar sana ait ise salyasını sağa sola sallayan itten farkın kalmamış! Görüşme arifesinde kim kışkırttı seni?” tweet’leri attı(18 Ağustos 2015).
77- Biliyorsunuz; “11 Eylül günü Suudi Arabistan’ın önde gelen şirketlerinden Bin Ladin Grubu tarafından yürütülen-Ortakları arasında, Türkiye’de m.mın koyacağız diyen Mehmet Cengiz’in olduğu da söylenmişti- Kabe’yi Genişletme Projesi çalışmaları nedeniyle Harem-i Şerif’in dışında bulunan dünyanın en büyük kule vinçlerinden biri hacı adaylarının üzerine devrilmişti. Tarihin en büyük facialarından biri olarak kayda geçen olayda sekizi Türk 111 kişi hayatını kaybetmişti.”
Ardından 13 gün sonra Kabe’de yine bir facia yaşandı:
Hac'da facia: 753 ölü, 887 yaralı
Hac'da facia! Mina'da izdiham çıktı, ilk belirlemelere göre 753 kişi hayatını kaybetti, 887 kişi yaralandı(24 Eylül 2015 11:22):
Öncelikle Kabe'de vinç ve izdiham felaketiyle yaşamını yitiren 108+753 kişinin yakınlarına başsağlığı ve Allah'tan sabır diliyorum..
 Fakat şu gerçeği de söylemek zorundayım: "1999 Marmara depremini, 2011 Van depremini, 2014 soma faciasını ve son olarak 2015 Hopa sel felaketi için; dinden geçinenler; 'İslam karşıtlarına, ateistlere ve din düşmanlarına ilahi ikazdır' diyenler İslam’ın yüreği Kâbe’ye düşen vinç felaketini neye bağlayacaklar?

 Emperyal aç küresel efendiler, Kabe'nin göbeğine Hilton dikerken suskunsun, başına vinç düşürürken suskunsun, fakat Türkiye'me karanlığı getirmek için, pankart açarak, karikatür çizerek ve de fetva vererek coşuyorsun. Sen resmen emperyal uşağı bir cahilsin, zavallısın, kafanıza ve beyninize bağladıkları Çaputla, yani cennet yalanıyla bu dünyada cehennemi yaşatan Çaputçulara karşı suskun ve aptalsın. Ve en büyük korkum bunu sana yaptıran, senin o saf temiz inancını siyasi ranta eklemlendiren çaputculara 1 Kasım'da belki de oy vereceksin a-salak makarnacım. Sana makarna yedirirken, onun, yalısından, evinden, köşkünden, talan ettiği boğazı seyrederek spagetti yediğini, göstermelik cumalardan sonra gizli gizli kırmızı şarap ve havyar yediğini unutma..
 Sen öyle zavallı ve de 2 yüzlü zekasın ki; senin biraz gelişmişi olan yurt dişi zekan, batıda özgürlükler partisi aydınlanmalara açık sola oy veriyorsun, Türkiye'm için karanlıkların odağı Çaputçular'ın partisine oy veriyorsun..Seni Allah ıslah etsin; ne diyeyim başka..
77-Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçim için tarihi verdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda açıklanan tarih 1 Kasım. 1 Kasım'da da inşallah Türkiye, ben tabii tekrar seçim diyorum, tekrar seçimi yaşayacaktır" dedi(21 Ağustos 2015)
78-Bakan olunca kapattığı Twitter hesabından bunları yazmış
Türkiye'nin yeni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan oldu. Gürcan'ın bakan olmadan önce Twitter hesabından yazdıkları, sosyal medyada tartışma konusu oldu..Gürcan’ın dikkat çekici tweetlerinden biri Erdoğan’a olan sevgisini dile getirdiği Mayıs 2012 tarihli;  “Kaçırdım :( Başbakanın konuştuğu salı’larda doping almış gibi oluyorum, içimde bir güç doğuyor ki, koşasım ve peşindeyim diyesim geliyor..” şeklindeki paylaşımı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi Eğitim Bilimleri’nde öğretim üyesi olan Gürcan’ın eğitimle ilgili görüşlerini yansıttığı paylaşımı ise şöyle: “İnsan soruyor eğitim ne işe yarar eğer benim dini yaşamımı  kolaylaştırmayacak ise?” şeklinde.
Kısas ile ilgili de Gürcan şunları yazmış, “Oysa KISASta hayat vardır. Mazlumun yanında olmaktır, kararı da maktulün yakınları verir, devlet değil... Kısas insanlık hakkıdır.”
79-Hopa’daki sel felaketi gezegen yamyamlarının yarattığı yapay felaketllerin sadece % biridir(30 Ağustos 2015)
Türkiye dışındaydım..Telefonları kitledim; ülkemdeki olumsuzlukları duymayayım, zihnimi boşaltayım ve de dinleneyim diyerek. Fakat dönüşte sınırı geçer geçmez sinirlerim allak bullak oldu..Hopa felaketi beynimden vurdu ve tüm yorgunluklarımı geri getirdi..
Hopa'da büyük sel felaketinde 8 kişinin hayatını kaybetti. 3 kişi de kayıp(25 Ağustos 2015 Salı)..
80-Ver Özerkliğimi, Al Başkanlığını Mı ??!!(1 Eylül 2015)
Bir kesim Cumhur’un başkan başdanışmanı Burhan kuzu konuştu: “..Seçim Hükümet'ini Cumhurbaşkanı kurmaya mecbur; çünkü Anayasanın emri böyle; Meclis Görevini yapmadı.HDP bu şekilde 3 bakan aldı. Seçim Hükümet'ine HDP nasıl oldu da üç bakan verme hakkı elde etti? Bunu MHP ve CHP'ye sormak lazım…”
81-Bodrum'un o sahilinde hayat devam ediyor
Bodrum dün sabah 5’i çocuk 12 Suriye vatandaşının kıyıya vuran cansız bedenleriyle sarsıldı. Tatil Cenneti’nden gelen fotoğraflar Türkiye’de ve dünyada infial yarattı.3 Eylül 2015 08:40
Bu cansız minik bebek gezegenimizin 2015 yıllık takviminin en büyük ayıbıdır..bu ayıp sana bana ait değil, bu ayip, tayip gibilerin ayıbıdır. Yani; yetim hakkı yiyerek çocuklarına gemicik alanlarındır. Gidin istanbul'a görün görgüsüz çaputçuların istanbul büyükşehir belediyesi yönetimini ele geçirdikten sonra ataköy, florya ve yeşilköy'ü nasıl sarmaladıklarını. Havuzlu villalara yerleştikleri, erkek sliple havuza girerken kadının ağustos sıcağında tesettürlü olarak havuzun kenarına doğurduğu 3 çocuğunu beklediğini görün.çocukların üstü açık sıfır mercedeslerle buralarda hız yaptıklarını görün. Kızların altında son model araç başında türbanla nasıl kazalar yaptıklarını görün(türbandan at gözlüğü etkisiyle sağını ve solunu göremiyor ki)..uzatmayayım; bu milenyum ayıbi halkın paralarını cebinde bulunduran bu şerefsizlerin ayıbıdır senin değil..ikincisi; ben bu halkımın duyarsızlığından yoruldum. Ben o çocuk bedenin olduğu yerde asla denize girmezdim..

82-Levent Kırca'nın karaciğer kanserine yakalandığı ve bir aydır hastanede yattığı ortaya çıktı. Oyuncu, kemoterapi tedavisine başladı.
Aşırı yağ(danlık) yüzünden siyasi kollestrol hastası olan, Erdoğan'ın 2 silahlı koruması YİĞİT BULUT'un ortaya attığı; "Telekinezi yöntemiyle Erdoğan'ı öldürmeyi planlıyorlar" sözü aklıma geldi nedense.
Levent hocam, telekinezi sana vız gelir, sen bunlara yine telekriz geçirtmeye başlayacaksın(3 Eylül 2015)..
83-Koza-İpek operasyonu kapsamında Hakan Şükür'e inceleme(03 Eylül 2015).. Koza İpek Holding'e yapılan operasyon kapsamında eski futbolcu ve milletvekili Hakan Şükür'ün bir şirket çalışanına 12 bin lira havale ettiği tespit edildi. Şükür’ün söz konusu havaleyi hangi amaçla yaptığı da savcılık tarafından incelemeye alındı.
AKP iktidarı Havale Geçiriyor:
Koza holding baskını sonrası hakan şükür'ün bir havalesi savcılıkça soruşturmaya alınmış..
Bence iktidar havale geçirmeye başladı..
84-Her şeyi böldü yetmedi. Şehit ailelerini de ikiye böldü. ''Karakterliler ve karakterleri bozuk olanlar(7 Eylül 2015) ...
Cımbızlamaya gerek yok ki; resmen şehit ailelerini ikiye ayırıyor; karakterli olanlar ve olmayanlar diye..peki soruyorum, o zaman şehit olan asker de mi karaktersiz. Yukarıda Allah var, bir bak allah aşkına...
Şehit babasına karakteri bozuk diyen karakter...sözde bu söz cımbızlanmış..Allah’tan korkmayanın sözlerinden Allah’tan korkun ve dinleyin, kim karakterli. Hala siz buna oy vermeyi düşünüyor musunuz..O zaman sen de kendini karakter bağlamında sorgula..
85- "Hürriyet gazetesine taşlı sopalı saldırı, sosyal medyada “Madımak gibi cayır cayır yakacağız Doğan Medya’yı” gibi mesajlarla başladı. Twitter’dan, “Hürriyet’in önünde yalan haberleri protesto ediyoruz ve şehitlerimiz için Kur’an okuyoruz.”, “Demirtaş, HPG, Zaman ve Hürriyet.. Arada hiç fark var mı?” diye mesajlar atan Ak Parti Gençlik Kolları Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Abdurrahim Boynukalın, Hürriyet’in önündeki protestonun ön safında yer aldı..Tinerci çocuklar dikkatten kaçmadı(8 Eylül 2015).."
Ey, demokrasi diyerek bunları besleyen sınırsız ve kuralsız demokrasi avcıları; Ali Bayramoğlu, Ahmet- Mehmet Altanlar, Şahin Alpaylar ve diğerleriniz, gördünüz değil mi 2 temmuz1993 günü Sivas Madımak Ötelinde 35 canımızı, alevi kardeşlerimizi yakanları beslediğinizi..Siz onlar kadar tehlikelisiniz ve suçlusunuz?..
86-Abdullah Dilipak: “AKP, ABD, İngiltere  ve İsrail tarafından kuruldu(11 Eylül 2015)..”
Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, +1 TV’ye verdiği röportajda Abdurrahman Dilipak’ın, “AK Parti’nin bir proje olarak ABD, İngiltere ve İsrail tarafından kurulduğunu iddia ettiğini”, kuruluşuna destek veren güçlerin, şu üç şeyi talep ettiğini söyledi:
 “1. Biz sizi iktidara taşıyalım. 2. Size iktidarda sorun çıkaracakları opere edelim. 3. Size gerekli finansal destekleri getirelim.” AK Parti’den istenenler de şunlardı: “a. İsrail’in güvenliğini artıracaksınız, önündeki engelleri kaldıracaksınız. b. Büyük Ortadoğu Projesi yani sınırların değişmesi. c. İslam’ın yeniden yorumlanmasında bize yardımcı olacaksınız.”
Bu konuyu yazmamın iki sebebi var: İlki, Sayın Karslı beni de şahid gösteriyor. Konu sosyal medyada yer aldıktan sonra doğru olup olmadığını soran onlarca e-mail aldım. Yine yazmayacaktım ama Dilipak, Rotahaber’den Ünal Tanık’a konuşulanları teyid edince yazmaya karar verdim. İkincisi, AK Parti hükümetinin neden Batı’yla bozuştuğunu anlamak için artık bunları yazmak lazım. Evet, o toplantıda vardım, 40 senedir tanıdığım Abdurrahman Dilipak, bunları –ifadelerde bazı değişiklikler olsa da- anlattı. Mesele şu:
1998’lerden başlamak üzere Amerikalılar, sıklıkla bizlerle görüşmeye başladılar. Biri gidiyor, üçü geliyordu. Sordukları şuydu: “Türkiye’de dindar zemini kuvvetli bir iktidar mümkün mü?” Ben ana fikir olarak şunları söylüyordum: “Türkiye’de İslami-muhafazakâr aktörlerin belirleyici rol oynadığı bir döneme giriyoruz. Kronikleşmiş sorunlarımızı eski zihniyetle çözemeyiz; bölge gibi Türkiye de yeniden şekillenmek durumunda, Batı İslam’a, Müslümanların hayat tarzına ve kaynaklarına saygı göstermelidir. Batı ile savaşmak zorunda değiliz ama Batı’nın süren tahakküm ve hegemonyası altında Ortadoğu böyle devam edemez. İsrail sınırlanmalı, rejimler demokratikleşmeli, kaynaklar adil dağıtılmalı, İslam’ın cevaz verebileceği siyasetlere engel olunmamalı.”
Ancak ne aktivisttim ne siyasi bir hevesim vardı. Dilipak ise çok hareketli, aktif bir arkadaşımız. Tanıyanlar bilir, her konuda projesi var. Yeni dönemde Türkiye için mümkün bir siyasi proje hazırladı, bundan hayli saygın kişilere bahsetti. Ve onun ifadesine göre Ankara’da birilerine çalıştığı dosyayı verince, Amerikalıların görüşme trafiği değişti, bir süre sonra Dilipak, projesinin “bazı değişiklikler”le AK Parti olarak ortaya çıktığını gördü. Bundan sonrası hepimizin malumu!
Amerikalılar, ikna edebilselerdi söz konusu projeyi Erbakan hocaya uygulatmayı düşünüyorlardı, ancak o reddetti. Erbakan hoca vefatından önceki son görüşmemizde AK Parti’nin nasıl kurulduğunu uzun uzun anlattı, elindeki bazı belgeleri bana gösterdi; Ertan Yülek Bey şahittir.
Karslı’nın evinde Dilipak, şunları da söyledi: “AK Parti böyle kuruldu ama Erdoğan artık bağımsız hareket ediyor.”
Bu köşeyi takip edenler, benim ilk günden AK Parti’nin BOP merkezli politikasına muhalefet ettiğimi; kuruluşta Amerikalılara ve Batı’ya –bölge ve İsrail adına- verilen taahhütlerin çok ağır olduğunu yazdığımı, bol keseden taviz ve taahhütlerde bulunmadan da bölgesel politika yürütmenin mümkün olduğunu savunduğumu bilirler. Elbette kıyamete kadar Batı’ya bağımlı kalmayacaktık ama bağımlılıktan kurtulmanın yolu bu değildi.
M. Ali Bulut’un yazdığına göre o dönemde bu proje rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’na da teklif edilmiş. Yazıcıoğlu, Erdoğan’a: “Kardeşim zaman ve hadiseler bana öğretti ki, Amerika’nın desteğindeki bir siyasete hizmet edilmiyor. Eğer millete dayanarak siyaset yapacaksan geleyim. Aksi takdirde Amerika hep kendine hizmet ettirir.” Tayyip Bey ona, “Bir müddet Amerika’nın dediklerini yaparız, sonra millete hizmet ederiz. Mani olurlarsa dirsek vurur, gideriz.” deyince rahmetli, “Amerika dirsek vurulacak bir güç değil. Fil ile gireceğin yataktan ezilerek çıkarsın.” demiş, teklifi nazikçe reddetmiş. Sistemin onayını al, imkânlarını kullan, sonra “Ben yokum” deyip diklen! Arkasından Saddam’ın Batı adına İran’la savaştıktan sonra Kuveyt’i işgal etmesini andırırcasına Suriye “Bizim iç meselemizdir, birkaç hafta sonra Beni Ümeyye Camii’nde namaz kılacağız” diye silahla rejim devirme ve müdahale arzularını açığa vur. Bu ilk günden yanlıştı. Bugün faturası hepimize kesiliyor!
Bu gerçekleri yıllar önce yazdım.
İşte, AKP’nin kimler tarafından kurulduğuna dair en yeni yazılarım:
1-http://blog.milliyet.com.tr/akp-nin-ve-28-subatin-oykus…/…/…
2-http://blog.milliyet.com.tr/akp-nin-ve-28-subatin-oykus…/…/…
3-http://blog.milliyet.com.tr/akp-nin-ve-28-subatin-oykus…/…/…
4-http://blog.milliyet.com.tr/ak-parti-durultayi/Blog/…
Eğer demokrasiye inancınız var ise, tüm partiler seçimi boykot edin.. Dolaşsın kendi kendine seçim alanlarında..bu önerim; sadece kılıçdaroğlu, demirtaş, perinçek, kamalak, bahçeli ve diğer liderler için değil davutoğlu için de geçerlidir..özellikle sayın davutoğlu sanadır sözüm; gelebileceğin en son yere geldin, başbakan oldun, t ayip var olduğu sürece başka bir yere gelmen olası değil-ki başbakanlığın da garanti değil- doğrudur, kırmızı koltuğunu kaybedersin, fakat bil ki demokrasiyi ve özgürlüğü-kendi özgürlüğün dahil- kurtarır, siyasetin üzerindeki karanlığı kaldırırsın..yıkılmaz denen gücü de yıkacağın için, beklemedik insanların alkışını alır kahraman olursun. Herkes duyumsuyor bu t ayip'in seni rahatsız ettiğini, derinden yaraladığını..unutma, hiçbir koltuk, onur ve erdemin verdiği rahatlığı vermez insana..
87- Kabe'ye vinç düştü! Çok sayıda ölü ve yaralı var
Suudi Arabistan hükümeti 107 kişinin öldüğünü ve 238 kişinin yaralandığını aktardı(11 Eylül 2015)..
88-2015 Hac izdiham faciası, 24 Eylül 2015'te Mekke şehrindeki Hac vazifesi nedeniyle Mina bölgesinde şeytan taşlama alanına giden caddede çıkan izdiham ve kargaşa sonucu, en az 769 hacı adayının
Mehmet Ali Şahin, "Bize versinler, Türkiye oradaki organizasyonu kimsenin burnu kanamadan hac vazifesini yaptırır.."
Be, şerefli M.AL.Şahin; insanları bu kadar aptal yerine koymayın. Yalanla yoğrulmuş iki yüzlülüğünüz yetmedi mi?
Sen, övünerek anlattığın duble yollardaki kazaların(daha bugün, yani 25 eylül günü niğde duble yolda 13 insanımız öldü), doğayı mahvederek inşa ettiğin sahil yolları ve hes'ler yüzünden sayısız insanın ölümüne neden olan felaketlerin önüne geç, ondan sonra; kabe ukalalığı yap...
Şu gerçeği de söylemek zorundayım: "1999 marmara depremini, 2011 van depremini, 2014 soma faciasını ve son olarak 2015 hopa sel felaketi için; dinden geçinenler; 'islam karşıttlarına, ataeistlere ve din düşmanlarına ilahi ikazdır' diyenler islamın yüreği kabe'ye düşen vinç ve hac felaketini neye bağlayacaklar?
89-1 Ekim 2015..İnternete, Ahmet Hakan’ın dövülmesi düştü: “Gazeteci Ahmet Hakan CNN Türk'teki programı sonrası evinin önünde 4 kişi tarafından darp edildi. Hastaneye kaldırılan Ahmet Hakan'ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi.” Nedense, yazılı ve görsel medyaya düşmedi ve kafam karıştı.
Başkentte otobüs belediye durağına daldı: 12 ölü
Ankara'da belediye otobüsünün durağa dalması sonucu 12 kişi hayatını kaybederken, en az 8 kişi de yaralandı.
Ankara'yı Yönettiğini Sanan Katlı Kavşak, Neden Olduğu Bu Katliam İçin Ne Diyecek Acaba?
"AKP’yi Mahvetmek İsteyen Lobinin Veya Paralelin Oyunu" Derse Sakın, Ama Sakın Şaşırmayın!!
90- Aziz Sancar Nobel Kimya Ödülünü Aldı 07.10.2015 - Son Güncelleme: 08.10.2015-9:10
Aziz Sancar'dan bugün Türkiye'ye çok güzel haber geldi. 2015 Nobel Kimya ödülünü Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, Tomas Lindahl ve Paul Modrich aldı.
Aziz Sancar, Mardin'in Savur İlçesinde, okuma yazma bilmeyen ancak eğitime önem veren sekiz çocuklu bir anne-babanın çocuğu olarak doğdu.İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Yurtdışında yaptığı çalışmalarla Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'ne kabul edilen üç Türk'ten biri oldu.
Aziz Sancar, HDP milletvekili Mithat Sancar'ın da akrabası. Ağabeyi Tahir Sancar, Mithat Sancar için "Yeğenimiz olur" dedi.
Haberi alınca çok şaşırdığı açıklayan Aziz Sancar ise, telefonla bağlandığı televizyon kanalında, "Bana çok güzel öğretim veren kendi memleketimdir. Bana olağanüstü tıp eğitimi verdi ve o buradaki başarımının kaynağı oldu" diye konuştu.
Aziz Sancar: Bu ödülü 19 Mayıs’ta Atatürk’e bırakacığım
Nobel Kimya Ödülü'nü kazanan Sancar, "Bu ödül Ata’mız sayesinde alınmıştır” dedi.
CHP, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar için İstanbul Üniversitesi bünyesinde “Prof. Dr. Aziz Sancar Enstitüsü” adıyla bir fakültenin açılması istemiyle kanun teklifi verdi.
 Bilal Erdoğan İtalya'da
Bilal Erdoğan’ın, Johns Hopkins Üniversitesi’nin İtalya birimindeki doktora eğitimine geçen ay yeniden döndüğü ortaya çıktı.7 Ekim 2015 07:12
Yüksek lisans için gönderilmiş. Güldüm.bence yüksek para için gönderildi.parayı yolda kaybetme
Riski çok.
91- Karanlığın gitmesini istiyorsan sen de gel..
10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara-Ulus- Tren Garı buluşma yerimiz.
İktidar erkinin duruşu; yerel değil, ulusal değil evrensel bir sorun(8 Ekim 2015)..

92- Kansere çare bulana nobel kansere çevre bulana doktora
Biri kansere çözüm geliştiriyor nobel alıyor diğeri kansere düzlem oluşturuyor fahri doktora veriliyor(9 Ekim 2015)
Aslında aptal değil, çok akıllı insanlarımız var Anadolu’da. Akıllı ve zeki ve de berrak zekalı insanlar.. Fakat sistemin dışındalar. Zirvede olanlar nedense muhafazakâr ve tesettür zekâlılar. Üstelik son zamanlarda çok da kandırılıyorlar. Akıllılar ya sistemin dışında tutuluyor, ya da yurt dışına göç ettiriliyor.
Baksana hocam; Kanserin ve ölümlerin kaynağı Nükleer Santarlleri Türkiye’mizin yüreğine konuşlandıran bunların başına, Japonya fahri doktora verdi(8 Ekim 2015; Tokyo’da bulunan Waseda Üniversitesi tarafından), Nükleer santral karşılığında. Sen ise kanser çözüm geliştiren çalışmanla Nobel aldın. Aradaki fark bu..
93- Vurulduk Halkım, Unutma Barış, Emek Ve Demokrasi Şehitlerini-10 Ekim 2015
2015 Ankara saldırısı, 10 Ekim 2015'te yerel saatle 10:04 civarında Ankara ilinin Altındağ ilçesinin Ulus semtindeki Ankara Garı kavşağında düzenlenen Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümcül bombalı intihar saldırısı.[2][4]
10 Ekim'de DİSK, KESK, Türk Tabipleri Birliği, TMMOB, HDP ve pek çok sivil toplum örgütünün katılımıyla Barış Mitingi düzenlendi. Fakat yürüyüş başlamadan yürüyüş alanına kortej hâlinde ilerleyen grupların bulunduğu Tren Garı kavşağında, 3 saniye arayla 2 patlama gerçekleşti.[5] Patlamanın ardından ambulanslardan önce polis meydana ulaştı. Meydandaki herkesi alandan çıkartmaya başlayınca yaralılara yardım etmek isteyen göstericiler, engellendikleri için polisi protesto etti. Bunun üzerine polis gruba tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti.
Saldırı sonrası RTÜK tarafından yayın kuruluşlarına geçici yayın yasağı getirilmiştir ve internet servis sağlayıcıları tarafından bazı sosyal medya (Twitter, Facebook) sitelerine erişim engeli uygulanmıştır.
94-12 Ekim 2015 Ankara’daki Terör Saldırısında Arhavi’li Kardeşimizi Kaybettik.
"Arhavili Elifimizi", karanlığın efendileri ışıklara gönderdi..o saf tertemiz cesur yüreğiyle evrensel barış şehidi..doğana ve doğaya düşman asrin canileri yıldıramayacak bizi. Başımız sağ olsun..
Arhavi Yemişlik Mahallesi nüfusuna kayıtlı Aydın’ın Didim ilçesinde sürücü kursu sahibi olan Ümit Kanlıoğlu’nun kızı Elif Kanlıoğlu, Ankara’da meydana gelen terör saldırısında hayatını
Usta oyuncu Levent Kırca tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Karaciğer kanseri sebebiyle Temmuz ayından beri kemoterapi gören usta tiyatrocu Levent Kırca, bu gece hayata gözlerini yumdu.

Kırca, bir hafta önce hastalığının ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırımıştı. Usta oyuncu, tedavi gördüğü Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
Son anlarında babalarının yanında bulunan Kırca’nın çocukları Umut, Özdeş ve Oğulcan Kırca, hastane önünde basın mensuplarına konuştu. Babasının son 10 günde durumunun çok ağır olduğunu belirten Umut Kırca, kardeşler olarak onun yanında bulunduklarını ve destek olmaya çalıştıklarını aktardı. Çok üzgün olduklarını dile getiren Umut Kırca, babalarının ölümünü beklediklerini ancak sürecin çok çabuk geliştiğini söyledi. Kırca’nın diğer oğlu Oğulcan Kırca da, “Kolay alışabileceğimiz bir şey değil” diye konuştu. Umut Kırca, cenaze töreniyle ilgili ise henüz bir planlamanın yapılmadığını belirtti.
Levent Kırca, iki gün önce onur ödülü aldığı bir tören için hastaneden yazıp gönderdiği mektubunda, “Dik durun. Adil olun, sabırlı olun. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürk’le kalın, cumhuriyetle kalın, hoşçakalın!” ifadelerini kullanmıştı.
Levent Kırca Kimdir?
28 Eylül 1948 yılında dünyaya gelen usta oyuncunun tam adı Zeki Levent Kırca’dır.
Sahnelere ilk kez Ankara Devlet Tiyatrosu’nda 1964 yılında adım atan Levent Kırca,  Ankara Birlik Tiyatrosu ve Halk Oyuncuları’nda çalıştı. Nasreddin Hoca Oyun Treni, Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?, Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?, Sağlık Olsun!, Ne Olur Ne Olmaz gibi televizyon dizilerinin yapımcılığını üstlendi.
1978′de Altınşehir adlı filmle sinemaya geçti. Ne Olacak Şimdi? ve Mavi Muammer adlı filmlerde oynadı. Hodri Meydan Topluluğu adlı Tiyatro Grubu’nu kurdu. Eski eşi Oya Başar ile birlikte Güzel ve Çirkin ve Sefiller adlı oyunları sergiledi. Üç Baba Hasan, Kadıncıklar adlı oyunları sergiledi. 1988′de başlayıp 22 yıl süren Olacak O Kadar adlı televizyon programını hazırladı. İlk sinema yönetmenlik denemesini Son adlı filmle yaptı. Daha sonra Şeytan Bunun Neresinde adlı filmi yönetti.
1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Sanatçının ikisi ilk eşinden, ikisi de Oya Başar’dan olan 4 çocuğu bulunuyor.
Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi’nde heykeli olan nadir Türk sanatçılardandır. 2011 yılında Karımın Dediği Dedik Çaldığı Kontrbas isimli komedi dizisine başlamıştır, fakat reyting alamadığından dolayı dizi dört bölüm sürmüş ve bitmiştir. 1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazete olarak devam eden Aydınlık Gazetesi’nin yazarıdır.
1998 yılında almış olduğu Devlet Sanatçısı ünvanı Nisan 2015′te geri alındı.
2015 yılında karaciğer kanserine yakalanan usta oyuncu 12 Ekim 2015′te tedavi gördüğü hastanede bu hastalığa yenik düşerek hayatını kaybetti.
Levent Kırca’dan ‘Hoşçakalın’ mektubu(Ekim 10, 2015): İşte tam metni ile o mektup:
[[ 1974’de TRT ile girdim hayatınıza. O günden bu yana baya bir zamanınızı aldım. 41 yıl… Teşekkür ederim size, anılarınızda bana yer açtığınız için.
Hayatımda sayısız ödül aldım. Renk renk, biçim biçim. Altından olup da bir şey ifade etmeyeni de var, tenekeden olup da paha biçilmezi de. Aldığım ilk bir kaç ödülü çalışma masamın üstüne koydum. Çalışacak yer kalmayınca camlı bir dolaba koydum. Dolap isyan edince odamı onlara tahsis ettim. Evi istila ettiklerinde ise sokakta kaldım.
Arada bir onları ziyaret ettiğimde hiç dertleri olmadığını gördüm. Üzerlerindeki toza rağmen şikayet edeni yoktu. Hepsi yerini biliyordu. Birbirlerine saygılılardı. Hiç kavga etmediler. Birbirlerini yemediler. Bir arada mutlu mesut geçindiler.  Altından da olsalar, tenekeden de olsalar, hepsi birer ödüldü. Hepsi eşitti.
İki kardeş bir çorap yüzünden kavga edebilirler. Ama komşunun çocuğu sorun çıkardığında iki kardeş birlik olur. Ev sahibi ile kiracı arasında problem olduğunda, bina yıkılacaksa birlik olurlar. O öbürünün tepesinden halı sarkıttığında kavga eden komşular, mahalle maçlarında birlik olur. Hacısı, ateisti takımı gol attığında sarılır, ağlarlar. Düşman ülke sana savaş açtığında ülke birlik olur.
Toprağım dediğin adamın her işine koşarsın. Memlekette yüzünü bile görmek istemediğin, başka şehirde canın, memleketlin olur. Toprak aynı toprak, biraz tozlu, biraz killi. Su aynı su, biraz berrak, biraz kireçli. İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?
 Güzellikler paylaştıkça değerlenir, kötülükler çoğaldıkça kanıksanır.
Geçmişlerimiz ve benim jenerasyonumdaki insanlar için, eskiler her zaman daha güzel gelmiştir insana. Daha sağlıklı, daha diri, daha dertsiz gelmiştir. Daha adaletli, daha umutlu gelmiştir.
Eski zamanlar; ‘’Ah o eski zamanlardır’’..
Bu mektubumu sizlere ülkemizin değerli bir film festivali olan,  5. Bodrum Film Festivali vesilesiyle yazıyorum. O yüzden benim için yeri çok ayrı olan bir yönetmenden alıntı yapmakta sakınca görmüyorum. Woody Allen’ın Midnight in Paris filminde zaman atlamaları vardır. Film günümüzde başlar, basit ama fantastik bir yöntemle sürekli geçmişe gider. Filmde o geçmiş dönemler içerisinde Ernest Hemingway, Dali, Picasso, T.S. Elliot, Edgar Dega, Luis Bunuel gibi önemi tartışılmaz insanlara rastlarız. Hepsi, hangi dönemde yaşıyor olurlarsa olsun, kendi geçmişlerinin her zaman daha iyi olduğunu ve ona özlem duyduklarını belirtirler. Hepsinin ağzından ‘’Ahh, o eski zamanlar’’ cümlesini bir kez duyarız. Filmin ana önermesi ise sonunda en güzel ânın, içinde bulunduğun, yaşadığın an olduğunu belirtir.
Yaşadığımız şuan..
Şuan.. Elinizden yaşam boyu onur ödülünü alıyorum. Ödül vermek onore etmektir. Almaksa onore olmak. Düşünüp, cesaret edip, bir şeyi hayata geçirdiğinizde, birileri için değer görüyorsa, sizi ödüllendirirler. Bunun karşılığı maddi karşılığından büyüktür. O işiniz için ödül alırsınız. Yaşam boyu onur ödülü ise, yaşamda yaptıklarınızın, varlığınızın ya da amacınızın top yekün mükafatlandırılması gibidir. Bu ödülün anlamı benim için çok büyük.

Bu ödülü de eve götüreceğim. Ama diğer ödüllerin arasında baş köşeye koymayacağım. Ödülsen ödüllüğünü bil. Diğerleri neredeyse oraya, yanlarına koyacağım. O da onlarla birlikte tozlanacak. Onlardan biri olacak. Yaşam boyu onur ödülü de olsan, Cumhuriyet altını da olsan, kimseye ayrı gayrı yapamam.  Diğerleri tozlu raflarda dururken, sana saray şeklinde dolap yapmayacağım. Çünkü ödül de olsan, sana hak ettiğin anlamı veren içinde bulunduğu dolabın büyüklüğü ya da şekli değil, bizim sana verdiğimiz değerdir. İster misin şimdi böyle dedim diye, bu ödül beni mahkemeye versin?
Güzel şeyler paylaşabildiysek sizinle, ne mutlu bana. Benim jenerasyonumda bir insan çabalarının meyvesini görememe durumuna mı üzülmeli, yoksa daha kötülerini yaşamayacak olduğu için teselli mi bulmalı şuan bilemiyorum.
Yine Woody Allen, ‘’Bir yönetmenin en büyük hatası, bu kötü senaryoyu çekerek adam ederim demesidir’’ der. Siz de yönetmensiniz. Ailenizi yöneten, işinizi yöneten.. Etrafınızı yöneten. ‘’Şu an’’, yöneten. Birlik verip bu senaryoyu değiştirin ki, filminiz de iyi olsun.
Dik durun.. Adil olun, sabırlı olun, enerjinizin sirayet etmesine müsaade edin. Daha iyi bir dünyada görüşmek ümidiyle. Atatürkle kalın, Cumhuriyetle kalın, hoşça kalın!! ]]
95-Suruç bombasından bir gün önce IŞİD komutanları Reyhanlı’da toplantı yaptı(13 Ekim 2015).
Aslen Suriyeli olan gazeteci yazar Hüsnü Mahalli, IŞİD tehlikesinin, Suruç katliamının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın halifelik hayalinin sonucu olduğunu söyledi.Mahalli, Suruç’taki canlı bomba saldırısından bir gün önce IŞİD komutanlarının Reyhanlı’da toplantı yaptığına dikkat çeken Mahalli, “Türkiye’yi bekleyen tehlike kimsenin hayal edemeyeceği kadar büyük” uyarısında bulundu.
Mahalli, Sözcü’den Özlem Gürses’in sorularını yanıtladı. Sözcü’nün haberine göre; Suriye Cerablus doğumlu olan, 40 yıldır Türkiye’de yaşayan, 38 yıldır gazetecilik yapan Mahalli, hep Ortadoğu’yu izledi, yazdı. En karanlık adamları da tanıyor en güçlüleri de… Liderlere de ulaşıyor bir telefonuyla, örgüt evlerine de… Olup bitenleri endişe ve acıyla izliyor. “Bu coğrafyada genetik bir sorun var, bu coğrafyada hep kan vardır, hiç iyi bir haber yazmadım ben” diyor.
96-Davutoğlu, programda IŞİD ile kendi islam anlayışlarının zıt olduğunu söylemek isterken gaf yaparak "Onların kafasındaki İslam ile bizim savunduğumuz İslam arasında 180 değil 360 derece fark var." dedi. Davutoğlu'nun bu sözleri sosyal medyada alay konusu oldu. Birçok sosyal medya kullanıcısı 360 derecenin yine aynı yere gelmek olduğunu hatırlattı(14 Ekim 2015).

97-1 kasım 2015 seçimine  çeyrek kala Kasımpaşalıyı sevindiren; ab rüşveti!!.."göçmenleri gönderme sen gel. Yani; sana vize.."
'Türk ortaklarımızla vize serbestisi konusunda anlaştık'
AB Komisyonu Başkanı Juncker, Türkiye ile vize serbestisini hızlandırma konusunda anlaştıklarını belirterek, 2016 baharında ilerlemeyi ele alacaklarını söyledi816 Ekim 2015).
98-Murat Belge ve Ayşe Kulin AKP'inin kendierini kandırdığını ifade etti. Kulin "AKP iktidar olunca önce sevindim sonra üzüldüm" dedi(26 Ekim 2015)
Bunlar. güçlüden yana düşüncelerini satan veya kiraya veren; sınırsız ve kuralsız demokrasi avcıları. Cumhuriyeti numaralayıp karalayanlar..Bunlar onlardan tehlikeli..
99-1 Kasım 2015. Arkadaşlar; oyumuzu saat 12:40’da ; demokrasiden, özgürlükten ve hırlıdan yana kullandık , günlerimizin aydınlığı adına…YSK sistemi bu tweet'lerden sonra mı kapattı?
1 Kasım seçimlerinde oy sayımı sürerken, YSK'nın seçim takip sistemini kapatmasıyla ilgili çok ciddi bir iddia ortaya atıldı.
100-Lami cimi yok, faili meşhur bir yenilgi daha..Olacak iş değil!!AKP, 1 Kasım 2015 seçimlerinde %50(49,41), CHP yine %20(25,45 oy aldı, MHP ve HDP az kalsın baraj altında kaldı(2 Kasım 2015).
Siyasi coğrafyamızın fay kuşakları tek-tek çatlamaya başladı.
Bundan sonra ne mi olur?
10 şiddetli depremle ‘yer ile yeksan’ da olabiliriz veya iyi de olabiliriz.
Veya; [[Biraz kendimizi avutalım, her zamanki gibi;
İlkin şu saptamayı yapayım; “Şu bir gerçek ki, 1Kasım başarısının mimarları; 15 yıl önce iktidar olurum umuduyla sonlandırdığı Ecevit koalisyonundaki yanlışlığını 7 Haziran ve 1Kasım’da da tekrarlayan Devlet Bahçeli, PKK ve IŞİD katlıamlarını başlatan Murat Karayılandır. Ve de Ahmet Davutoğlu-R.T.Erdoğan duruşudur.]] İçerikli yazılarla kendimizi teselli edeceğiz. CHP ve Kılıçdaroğlu’nu eleştireceğiz. Anlayacağınız kolay olanı yapacağız....
101- Akit Gazetesi Atatürk'ü aşağılamış..Adı Üstünde; "Ak-İt" Ne Beklenir ki ondan(11 Kasım 2015).. Hedef gösterme alışkanlığından vazgeçmeyen  Akit, bu kez Atatürk'ü hedef aldı. Akit Gazetesi'nin televizyon kanalı Akit TV'de, 10 Kasım'da "Zulüm 1938'de son buldu" sözlerinin yer alması, vatandaşların tepkisine neden oldu. 
102- Fransa'daki Katliam Ve Türkiye'deki Katliamlar Ve De 2.5 Milyon Suriyelinin Oy Kullandı Savları..
Fransa'nın Başkenti Paris, Eş Zamanlı Gerçekleştirilen Silahlı Ve Bombalı Saldırılarla Kana Bulandı. Dünyayı Şoke Eden Ve Fransa'da Sınırların Kapatılıp Olağanüstü Hâl İlan Edilmesine Yol Açan Terör Saldırılarında En Az 127 Kişi Hayatını Kaybetti. Cnn International, Can Kaybını 153 Olarak Duyurdu. Afp, Yaralı 200 Kişiden 80'inin Durumunun Ciddi Olduğunu Bildirdi. Fransa’daki Katliam İle Türkiye’deki Katliamların Yanında 2,5 Milyon Suriyeli Göçmenin Oy Kullandığı Savları Çok Düşündürücü (13 Kasım 2015).
103- Obama: Suriye'de Beşşar Esad'ın geleceğinin olmadığına inanıyoruz..ABD Başkanı Barack Obama, G-20 Liderler Zirvesi'nde soruları yanıtadı16 Kasım 2015 17:15
Ben de konuşuyorum: " Küresel efendi Obama kendi, yani ABD çıkarını düşünür. Tarihte hep böyle olmuştur. Onların sıkıntısı Demokrasi ve Özgürlük değil, onların sıkıntısı petrol ve doğal gaz, çünkü dünyanın en büyük tüketicisi.
Onun için diyor ki Küresel efendi;
"Benim Adım Obama, O Bana, Bu Bana Al Sana !!!"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi kapsamında "Küresel Isınma ve Mülteci Krizi" konulu çalışma yemeğinde bir araya geldi. Yemek sırasında liderlerin yanında aynı anda servis yapan garsonlar ise sıradışı bir görüntüye neden oldu.

Asgar Ücreti Yok Vermeye Senkronize Gider Çeşmeye..
Görgüsüzlüğün, kibrin, sanallığın, bilgiçliğin senkronize(ayni anda) abartıldığı G-20 Liderler Zirvesi..
104- Yeni Türk Büyüğümüz Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi IŞİD, öfkeyle bir araya gelmiş bir grup değil, hatta terör örgütü bile değil(çünkü terör örgütünün de kendi boyutunda bir kimliği vardır), IŞİD; amaçlı bir şekilde küresel efendiler tarafından örgütlenmiş kimlik tanımı bile yapılamayacak derecede iğrenç caniler ve ucubeler güruhudur17 Kasım 2015... Suriye’nin El Bab şehrinde IŞİD’in istihbarat amiri olan Said, militanlarını Türkiye üzerinden Suriye’ye nasıl soktuklarını, Türk istihbaratının IŞİD’le ilişkilerini, IŞİD’in istihbarat kaynaklarını ve daha birçok konuyu anlattı.
Said’e “IŞİD halen Türkiye’den eleman geçirebiliyor mu? Yoksa tamamen durdu mu’’ diye sordum. Şöyle cevapladı: “Eskisi gibi olmadığını biliyorum. Uzun bir zaman Türklerin de dediği gibi IŞİD’e ‘açık sınır kapısı’ politikası uygulandı (gülerek). Şu anda zaten Tel Abyad’ı Kürtler aldı. Sadece Kilis tarafından eleman sokma imkânları var. Hem El Nusra (El Kaide) hem de IŞİD, Kilis’ten Suriye’ye adam transfer etme çalışmalarına devam ediyorlar. Hatta Kilis’te iki cami vardır (isimlerini istediğim halde vermek istemedi, ‘bilmiyorum’ dedi). Bunlardan biri El Kaide’ye gidenler için, diğeri de IŞİD’e gidecekler için kullanılır. Bu iki camide iki grubun temsilcileri bulunur. Bu camilerden halen Suriye’ye savaşçı geçilir. Sınırlarda IŞİD için çalışanları bulmak çok zor birşey değildir. Sayıları da bir haylidir. Gerek sempatizanları gerekse bizzat çalışanları olsun. Kolay kolay bugünden yarına bu insanları eritebileceklerini sanmam (Konuşma ekim ayının son günlerinde gerçekleşti, cami konuları da Paris saldırılarından önceki durumdur.)’’
105-Meclis’te yemin töreni sona erdi..TBMM'de 25. Dönem başladı. Geçici TBMM Başkanı Deniz Baykal'ın açılış konuşmasının ardından milletvekillerinin yemin töreni gece saatlerine kadar devam etti.. Dünya liderimiz Obamadan makas aldı diye ortalıkta haberler dönünce yabancı ajansların videolarına bakayım dedim o da ne bırakın makas almayı dünya liderimizle kimse tokalaşmamış bile smile ifade simgesi
Hani birini çok seversiniz ona hep kur yaparsınız ya o da size hiç yüz vermez ya işte tayyip obama ilişkisi de aynen öyle olmuş galiba şimdi videoyu dikkatlice izleyip gülebilirsiniz (18 Kasım 2015).
Küresel Efendiden Makarnacıların Efendisine:
"Benim Adım Obama, O Bana Bu Bana Al Sana.."
Kaynak Holding'e kayyum atandı
Bünyesinde 20 şirket, 1 vakıf, 1 dernek barındıran Kaynak Holding'e kayyum ataması yapıldı. Kayyum, polis eşliğinde şirketlerin yönetim merkezlerine girdi.18 Kasım 2015 08:40
Beyler; Dünya Endişeli, Dünya Huzursuz, Fokur-Fokur Kaynıyor, Makarnacıların Efendileri Ülkemde Bildiklerini Okumayı Sürdürüyorlar..

106- Kapitalistler; Kapitalizmi 21.Yüzyılın Kabulenemediğini Ve Sorun Olduğunu İtiraf Ettiler19 Kasım 2015
2015’ın Kasım ayının 13 Cumasında, Vehbi Koç’un torunu Ali Koç şu kaynar cümleleri Kapitalizmin tepesinden aşağı döküyor: “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir”
107- G20 de Kimse Elini Sıkmadı...G20 Antalya zirvesindeki fotoğraf çekimi sırasında cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elini Kimse sıkmadı bu ilginç görüntüler objektiflere böyle yansıdı(20 Kasım 2015)
17 Kasım 2015 Günü İnternete Bazı Sitelerden Aşağıdaki Görüntülerdüşmüştü. Bunu Tekrar Tartışmaya Karar Verdim:
Yani; G20 Antalya zirvesindeki fotoğraf çekimi sırasında cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elini Kimse sıkmadı bu ilginç görüntüler objektiflere böyle yansıdı.
Bu görüntüler karşısında, kimisi üzüldü, kimisi sevindi, kimileri de öfkelendi..
Ben şahsen öfkelenen taraftayım, çünkü ortada gerçekten bir aşağılamayla özdeş düşündürücü bir durum vardı.
Ben düşünüdm, hatta bazı arkadaşlarla bu olguyu değerlendirerek bir sonuca varmaya değil de gerçeği bulgulamaya çalıştım..
Çoğumuz üzerinde fazla düşünmeksizin 'hiddetli, hiddetsiz ve de densiz' yorumlar yaptık; itici, kakıcı, savunucu, savurucu, kavurucu..Hatta, ırkçı milliyetçi ve de İslamist ideoloji savunucuları gibi, vatan, Sakarya edebiyatı bütününde Cumhurbaşkanı'na yapılanların adiliğini haykıranımız da oldu. Öyle ki, yapılanları mağduriyet algımızın en üst rafına konuşlandırdık, Cumhurbaşkanı bağlamında. Bazımız da(ben de dahil); bu ortam a politikalarıyla neden olduğu için Cumhurbaşkanına yüklendik ve birkaç satır başı olsa da satır aralarında satırbaşı kadar keskin komplo teorilerine işaret ettik.
Yine Gündem Yaratamamış, Yaratılmış Gündemin İçine Balıklama Kendimizi Bırakmıştık..
Dedim ya konunun üzerinde düşündüm ve de bazı arkadaşlarla değerlendirdik.
Bir arkadaşımın değerlendirmesi dikkatimi çekti; "Olamaz böyle bir şey. Olmaz da, çünkü sen ve ben bu tür protokolü az çok biliriz. Ev sahibi olarak konukları kapıda karşılanır, Başbakan(pardon o yoktu değil mi), Cumhurbaşkanı herkesin tek tek eli sıkılır ve etkinlik salonuna geçilir. Orada aile fotografi için poz aşamasında, ev sahibinin konuklarla tekrar tokalaşması olamaz. Bunu birileri Cumhurbaşkanını aşağılamak için g..lerinden uydurdukları şey.."
Şu sorular aklıma geldi;
Sizce, birileri bunu bir yerlerinden mi uydurdular?
Ev sahibi olarak her etkinlikte belki kapıda karşılanabilir, fakat etkinliğin devamı parçası olan etkinlikte de mi, konukların tekrar tekrar bir kapıdan karşılanarak eli sıkılır?
Aile Fotoğrafı Öncesi Herkes Birbirinin Elni Sıkarken, Bir Allah'ın Kulu Da 'En Azından Ev Sahibine Teşekkür Anlamında, Neden R.T.Edoğan Beyin Elini Sıkmadı?
Bu İş Benim Canımı Sıktı..
108- Galatasaray'da Hamzayı Vahşi'ye Vurdutanlar Ve Tribünlerde Yükselmeye Başlayan Tekbir Sesleri
Hamzaoğlu’nu Yedik Sananlar Ve Tribünlere Egemen Olmaya Çalışan Dinden Geçinenlerin Futbolu Da Karalayan Tekbirleri..
21 Kasım 2015
Paris’teki saldırılarda yaşamlarını yitirenler için Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda 1 dakika bile sessiz kalınmamasını sert ifadelerle ayıplayan Avrupa basını, Fransa Milli Marşı’nı toplu halde söyleyen İngilizlerin centilmenliğini ise örnek gösterdi.
Doğrusunu söylemek gerekirse Avrupa medyası İstanbul’da yaşananlara karşı gizleyemediği bir şaşkınlık içinde. Satır aralarında bu çok net okunuyor. Bu şaşkınlıkla birlikte eleştirel bir yaklaşım sergilemişler.

109- Evrenin en kutsal ve de yüce değerleri öğretmenlerimize:
Kötü Günlerde Öğretmenler Günü Ve Milli Eğitim Bakanlığı
24 Kasım 2015
Öncelikle, İlkokul öğretmenlerim Ekrem Göçmen ile Gülşen Onat’ı ve de bana emeği geçen öğretmenlerimi saygıyla anıyorum. Ve eşim kadriye Çorbacıoğlu ile birlikte tüm Öğretmenlerin “Öğretmenler Günü ”nu kutluyor, nice nitel öğretmeler diliyorum.
Enerji Savaşında Rus Uçağı Düşürüldü, Enerji Grubu Da Olan Çalıkoğlu Holdingin Ceo'su Damat Enerji Bakanı Yapıldı
Rus Uçağının Düşürülmesi Ve Çalıkoğlu Ceo’su Damadın Enerji Bakanı Olması 26 Kasım 2015
“Rus uçağının düşürülmesi ve damadın enerji bakanı olması arasındaki ilişki ne olabilir ki?” demeyin.
Dememeniz için, diyorum ki;
“Suriye sınırında, 24 Kasım 2015 09:24'te bir savaş uçağı Türk jetleri tarafından vurularak düşürüldü.. Hatay'ın Yayladağı ilçesinin karşısındaki Bayırbucak bölgesine düşen uçağın Su 24 tipi Rus uçağı olduğu açıklandı.

Arhavi'de Hes Eylemi: İş Makinesinin Önüne Atladı, Gözaltına Alındı
24 Kasım 2015 Salı 18:23
Arhavi'de HES eylemi: İş makinesinin önüne atladı, gözaltına alındı Artvin'in Arhavi İlçesi'nde mahkememin daha önce iki kez 'ÇED olumlu' raporunu iptal ettiği Kavak Hidroelektrik Santral projesi kapsamında inşaat sahasına yol ve köprü yapımı için iş makinelerinin jandarma eşliğinde çalışmaya başlaması tepkilere neden oldu.
Jandarma Eşliğinde Doğayı Ve Doğanı Yok Eden Faşistler Sizin Allah Belanızı...Verecek..Bu Böyle Devam Etmez..
110- Türban Taçlandı; Bakan Oldu 25 Kasım 2015
Eyyy, sınırsız ve kuralsız demokrasi avcıları, siz ki demokrasiyi ve özgürlüğü bir çaput örtüsü ile örtüştürdünüz, dahası çaputa indirgediniz; görün şimdi İran bize koşarken, teorize ederek beslediklerinizin bizi İrana’a koşturduklarını..
Tarikat şeyhi Mahmud Sami Ramazanoğlu'nun gelini ve Önceki AKP iktidarında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan türbansız Selma Aliye Kavaf’ın kardeşi türbanlı Dr. Sema Ramazanoğlu kız kardeşinin bakanlık yaptığı koltuğa oturdu.
Galatasaray’ın Taffarel İle Madritte Tarih Yazamaması Ve 23 Yıl Sonra 3.Mustafa Denizli Dönemi Başlaması25 Kasım 2015
Çaykur Rizespor maçı öncesi G.Saray'da devrim yapmaya çalışan genç yöneticiler yönetim içinde güç ve ego savaşı içine girmişler. Demek ki, Hamzaoğlu ve veletlerin ego savaşı Galatasaray’ı bu hale getirdi. Belli ki bu işin öncüsü Dursun Özbek’in kardeşi Mehmet..
Geldi Mustafa Denizli. Evet 3. Mustafa Denizli dönemi başladı( 23 Kasım 2015)
111-Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında tutuklama kararı verildi.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül, sevk edildikleri İstanbul Nöbetçi 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı( 26 Kasım 2015).
Kutlarım, Sınırsız Ve Kuralsız Demokrasi Avcısı, Sayende; [[ Memleketimin Dağlarına Faşizm Geldi.]]..
Gözün Karanlık, Darısı Senin Gibi 'Güçlüden Yana' Düşüncelerini Satanlara.

112-Günaydın Arkadaşlarım. Umutsuz Olmayalım, Bu Karanlık Çatı, 'Tarihin Hiçbir Evresinde' Aydınlık Savaşlarına Dayanamamıştır(27 Kasım 2015)
AKP'NİN %50 oy almasının ve %50 oy aldıktan sonra; 64.Hükemeti kurması, ardından saldırgan dış politika ile dünyayı 3.haçlı seferine tetiklemesi, iç politikasıyla Can Dündarları tutuklaması, Arhavi'de Jandarma eşliğinde HES ile Doğaya ve doğana saldırması, İstanbul ve Ankara gibi Büyükşehirlerin siluetini AVM ve Rezidanslarla yok edilmesinin altından yatan gerçek muhalefetsizliktir. Özellikle CHP'deki edilgen siyasetin kaynağı 6 ok ilkelerinin, '21.yüzyılın özgün gelişim ve değişimi dikkate alınıp' onarılarak solun tek çatı altına taşınamamasıdır.
“Vallahi ve billahi” diyen Tuğrul Türkeş’e Can Dündar ve Erdem Gül soruldu
www.kaynakyayinlari.com'da 50 TL ve üzeri kitap alışverişleriniz FMBWAT Yılbaşı İndirimi kodu ile sepetinizde anında 10 TL indirimli. Kitaplarla dolu mutlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle...
CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasına ilişkin olarak Tuğrul Türkeş’in “Vallahi ve billahi o silahlar Türkmenler'e gitmiyordu” sözlerini TBMM gündemine taşıdı.
Oldu da bitti maşallah, Usame Bin Ladin gibi olur inşallah..Tuğrul Türkeş; "Yemin ederim o TIRlar silah doluydu ve Türkmenlere gitmiyordu" dedi Başbakan yardımcısı oldu. Can Dündar "Tuğrul Türkeş doğru söylüyor" dedi, mahkum oldu...70'lerden, 80'lerden, 90'lardan beri bu ülkede aynı iki yüzlülükler-ihanetler ve cinayetler yaşanıyor. Bu kanlı oyunu oynayan karanlık güçler, Tuğrul Türkeş' Başbakan yardımcısı yaptı, Can Dündar'ı içeri attı ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'yi katletti!
113- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Balıkesir'de katıldığı bir törende yaptığı konuşmada Rusya ile yaşanan krize değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaşanan hadiseden dolayı üzgünüz. Biz böyle olmasını arzu etmedik” dedi(28 Kasım 2015).
Gözünü Seveyim, Bir Dik Dur..Makaracı Ve Makarnacının Da Kimyasını Bozdun..

114-2 general ve 1 albay tutuklandı. Adana’da MİT TIR'larının durdurulmasıyla ilgili ifade veren Tümgeneral İbrahim Aydın, Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.30 Kasım 2015
AB 2 Değil Dört Yüzlü Ve De Kafası Da Basmıyor..
Hem Türkiye'yi radikal dinci terör canilerini(IŞİD v.b) destekliyor diye suçlayacaksın-Ki haklı, baksana Can Dündarlar sonrası TIRları durduran genareller de tutuklanmaya başlandı-, ardından "Özellikle Fransa ve İtalya oy için mültecilere vatandaşlık verecek, dozu kaçınca da Türkiye'ye seni AB'ye alayım, mültecileri de sana vereyim" diyecek. İyi de o mülteciler AB'ye o zaman daha rahat girmez mi? Ortalığı karıştırmaktan başka bir şey değil. Baksana İtalyan ve Fransa sağcıları biz o zaman AB den çıkarız demeye başladılar(cehenneme kadar yolunuz var)..Evet;Times: Avrupa kapılarını 75 milyon Türk'e açıyormuş.
İngiltere'de yayınlanan Times gazetesi, AB'nin Türkiye'ye verdiği tavizlerle mülteci krizine çözüm bulmaya çalıştığını yazıyor.KÜLLİYEN YALAN. AB Müslüman mültecilerden kurtulmak isterken, neden 75 milyonu bünyesine alsın..Keşke alsa da almaz, alır gibi yapıp mültecileri kakalamak..Şaka bir yana da ülkemin bir yerinde, AKP oy deposu için Mülteci Özerk Bölgesi kurarsa şaşırmayacağım..
Bu olay 1 Kasım seçimlerinden önce yaşansa AKP % 60'ı bulur, yani sağın tüm oyunu bloke ederdi. Çünkü ülkemin bu oranı tam da Aziz Nesin söylemiyle örtüşen %60..
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi: {{ Mizansene Bak; 2 İt, Teroristmiş Gibi Kaçıyor, Onu Vurmaya Çalışıyor Gibi Yapıp Tahir Elçi'yi Katlediyorlar-Ki Ne Teroristler, Ne De Provokatörler Yakın Mesafeden Birbirlerini Vuramıyorlar- Bu Resmen Bilerek İşlenen Cinayet. Böylesi Ülkeyi Ab'ye Alacaklarmış. Bu Yalanlarla Kim Bilir Neler Kotaracaklar.. Allah'ı Da Kandırdıklarını Düşünen Bunları Allah Yakalarsa..}}
115-Diyarbakır’da hem merkezden hem de devriye uçuşu yapan Türk F-16’lar tarafından 5 dakika içinde 10 kez uyarı yapılmasına karşın, Rus pilotun “uyarı duymadık” demesi, “Acaba Rus uçağı iletişim sistemleri kapalı mı uçuyordu veya telsiz sistemlerine havalandığı hava üssünden müdahale mi edildi” sorularını gündeme getirdi.
Çakal, Bırak Dünyayı Makaracı Ve Makarnacıyı Bile Kandıramazsınız Bu Yalanla. Siz Tahir Elçi Ve 2 Polisimizi Bile Yadsıyansınız..

Rus komutan, “Bugün Oleg Anatolyeviç Peşkov’un cenazesi Rusya topraklarına ulaştı. Görevlerimizi gerçekleştirirken daima onu örnek alacağız. Bu ihaneti gerçekleştirenlerse hak ettikleri cezayı bulacaklar” dedi(1 Aralık 2015)
Hoop, Portakal, Orda Kal.".Ne İhaneti?! Olıgarklarınızla Bunların Olıgarkları Arasında Bir Ortaklık Mı Vardı Ki İhanetten Söz Ediyorsun!!?? Sen Önce Bu Gizemli Ortaklıklardan Söz Et Ve İtiraf Et Dürüst İsen!!..Sizler Değil Misiniz, Akkuyu Santaralı Gibi Bir Felaket Düzeneğini Bu Dinden Geçinenlerle Ülkemin Ortasına Konuşlandıran..Delikanlıysan Bu Projeyi İptal Etsene(İptal Etsen İnanacağım, Ama Asla Yine De Senin Yanında Yer Almam, Çünkü Ben Ortaklarınız Gibi Dolar Sever Değil Yurtseverim)..Biliyor Dünya Halkları Bu Kirli Savaşları Halklar İçin Değil Olıgarklarınız İçin Yaptığınızı.. O, Bombaladığınız Şereflilerin Petrol Tankları Arasına Sizin Oligarkların Tankları Girince Bu Gerilimin Sonlanacağını Da Biliyoruz..

 “Times: Avrupa kapılarını 75 milyon Türk'e açıyormuş.”
Müthiş bir haber..Aslında müthiş bir yalan!!
“AB+ABD=ARBD “ diye tanımladığım küresel sömürü denkleminin farklı farklı sonuçlara gitmek için farklı çözümler geliştirdikleri bir gerçek..
Abe Susak Ağızlılar Ab Size Yalan Söylüyor Ve Sen De Bu Yalanı Başkanlık Sistemi İçin Siyasi Ranta Dönüştürüyorsun
Ab’ye Alacaklarmış Bizi..Resmen Başkanlık Sistemi İçin Referanduma Gitme Yalanı.
Mete Yarar'dan canlı yayında şok bilgi
Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, CNNTÜRK'te katıldığı bir programda Diyarbakır'da Tahir Elçi'nin öldürülmesine ilişkin yaşanan olayları değerlendirdi. Yarar canlı yayında çarpıcı bir açıklama yaptı
Mete Yarar görüntülerde net bir şekilde görülen saldırganlarla ilgili olarak da ilk kez bir açıklama yaptı. Yarar, " Vurulan iki teröristen biri yaralı ya da öldü" dedi. Sunucu Özgentürk'ün yeniden sorması üzerine 'kaynağını söylemeyeceğim ama evet öldü' şeklinde açıklama yaptı 1 Aralık 2015.
Şerefsiz Yağdanlık Çıktı Ordaya..Bu Adam Tam Bir Rcep Tetikçisi..
Günaydın arkadaşlar, gerçek aydınlık günler için sizden bir isteğim var:
“3. Haçlı Ordusunu ‘Obama Ve Putin’ Yavaş-Yavaş Oluştururken, Ben Hala Bildiğim Okuma Algısızlığı İçinde Raks Edip Duruyorum. Gerçekleri Halını Altına Süpüren Engelliyim. Tutamıyorum Kendimi, Biri Beni Engellesin!”
116- Erdoğan: Putin bana mert adam derdi
Katar'a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçakta gazetecilere Rusya kriziyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.2 Aralık 2015 09:00
Aziz Nesin Erken Gittin. Gitmeseydin Bu Malzemeden En Az 2 Nobel Çıkarırdın..
Dedim ya en büyük sorunu dik duramamak:
Rus uçağı vurulunca Erdoğan; “Angajman kurallarının gereğini yaptık”
Ardından; “Hatanın sorumlusu pilotlar. Vurmayın diye uyardık.”
Ve son olarak Erdoğan çark etti: “Hatayı pilotlar yaptı.”
Erkin Koray Sanki Bunun İçin Okumuş; "Bir Oyana Bir Bu Yana Yatma Şaşkın--Ortadoğu'da Mortadoğuda Bitmiş Aşkın.."
117- Ekşi sözlükteki ‘Soma katliamında bir vatandaşı tekmeleyen’ Yusuf Yerkel hakkındaki yorumlar mahkeme kararı ile kaldırıldı(5Aralık 2015).
Gününüz Gerçek Hukukun Aydınlığıyla Dolsun..Düşüncesi dökülmüş kel Yusuf Yerkel'e helal olsun, hukuku da tekmeledi. Bunlar Öyle Tekme Yiyecekler Ki Yağ Çekmeye Zaman Bulamayacaklar..Hukuku harcamayın yağdanlıklar. Size gün gelecek hesap verirken gerekecek. İşte o zaman, hukukun borç kabul etmediğini göreceksiniz. Çünkü Hukuk zamanı geldiğinde hesabı toptan ödettirir..

Eski Cumhurbaşkanı Gürcistan vatandaşlığından çıkarıldı
Ukrayna'nın Odessa Valisi ve Gürcistan eski Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Gürcistan vatandaşlığından çıkarıldı.
Bu Size Kimi Akıbetini Çağrıştırdı?!..Bir Gün Mutlaka...
Arhavi Belediyesi ikinci kez imar planını onayladığı HES’in önünü açtı, ortalık karıştı Muhammet KAÇAR/ ARHAVİ(Artvin),(DHA )- Kavak HES İmar Planı onayını kısa sürede karara bağlayan meclis üyelerinin, binaların çatı katı güvercinlikleri yapımını ise uzun uzun tartışması dikat çekti. Salondan Çıkarıldılar Yöre sakinlerinin Kavak HES İmar Planı onayına tepkilerini sürdürmesi üzerine devreye giren Belediye Başkanı Hekimoğlu, salondan çıkmalarını istedi. Başkanın çağrısı üzirine devreye giren zabıta memurları vatandaşları salondan çıkarttı. Tepkisini sürdüren Leyla Öncel, Başkan Coşkun Hekimoğlu'na, "Çok kolay karar verdiniz. Siz MNG’nin Belediye Başkanı mısınız, yoksa Arhavi’nin mi?” diye sordu, meclis üyelerine de, "“İnşaatın son çivisini çaktığınızı da düşünseniz size HES yaptırmayacağız. Aç iştahlarınız kahrolsun" ifadeleri ile seslendi. Vatandaşlar daha sonra belediye binasından ayrıldı.
Bu Arkadaş Gittikçe İtici Olmaya Başladı..Sakin Arhavi'nin Başını Ağırtma Yolunda Hız Almaya Başladı..Kentini Ve Kendini Yakacak Diye Endişem Var...
Babuşcular eczaneyi, kuyumcuyu kapattı, icralarla boğuşuyor
 “600 yıllık İmparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi” mesajıyla tepki toplayan Tülay Babuşcu zor günler geçiriyor. Milletvekilliği sona eren Tülay Babuşcu ve eşinin Balıkesir’deki eczanesi ve kuyumcusu kapandı. Tülay Babuşcu’nun makam aracına icradan yakalama kararı çıktı.
Birileri İbret Almalı..“600 yıllık İmparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi” mesajıyla tepki toplayan Tülay Babuşcu zor günler geçiriyor. Milletvekilliği sona eren Tülay Babuşcu ve eşinin Balıkesir’deki eczanesi ve kuyumcusu kapandı. Tülay Babuşcu’nun makam aracına icradan yakalama kararı çıktı.
Babuşçu; cami avlusundaki ayakkabı bekçisi anlamında osmanlı bir sözcük. Bu beyni türbanlı çıkarcı da akp avlusunda karanlığı bekçiliğini yaptı sonunda 3'ün tekini aldı, zıkkımın pekini yiyesice..Uyanıklığa bak, Osmanlılık sevdasındaki Rcepe yaranmak için LALESAN diye şirket kuruyor, LALE pazarlamak için. Re Cep Bile An Ladı Ne Denli ....Olduğunu Ve Vurdu Tekmeyi..

118-Mustafa Ceceli'den Alevi deyişine sansür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen şarkıcı Mustafa Ceceli, Altın Kelebek ödül töreninde, Aşık Daimi'ye ait "Madem ki ben bir insanım" adlı Alevi deyişini sansürleyerek okudu.
Mustafa Ceceli'den Alevi deyişine sansür
Mustafa Ceceli Alevilerden özür diledi
Ünlülerin sosyal medyada olay olan fotoğrafları
cumhuriyet.com.tr Yayınlanma tarihi: 07 Aralık 2015 Pazartesi
odatv'de yer alan habere göre; Altın Kelebek ödül töreninde Ozan Aşık Daimi'ye ait deyişi söyleyen Ceceli'nin, deyişin sözlerini değiştirdiği ve sansür uyguladığı anlaşıldı. Deyişte, "Bana eğilsin melekler" kısmını "Bana eğilmiş melekler" olarak değiştiren Ceceli, şu kısmı okumadı:
Arkadaşlar; Sanatı Rezil Eden Bu Rezilleri Dinleyenler De Rezildir Benim İçin..
119-Eski emniyet mensuplarına operasyon
08 Aralık 2015 - 14:26:26
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, 22 Temmuz'da başlatılan paralel yapı iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında 28 polis hakkında gözaltı kararı alındı. Şu ana kadar eski Mali Şube Müdür Yardımcısı Yasin Topçu ve Eski Başkomiser Mehmet Akif Üner'in de aralarında bulunduğu 27 kişi gözaltına alındı. Bu arada Çorlu'da da yine paralel yapı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında aralarında avukat ve işadamlarının olduğu çok sayıda kişi gözaltında...
Aymazlığın Ve De Gammazlığın Bu Kadarı Da Fazla..Dünyanın Küresel Efendileri(Putin Ve Obama) 3. Haçlı Seferini Kurgularken, Biz Bizim Gibi Düşünmeyen Polislerimizi Topluyoruz..Durmak Yok (Karanlık) Yola Devam!!
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 4 Aralık 2015 günü başkanlık sistemi tartışmalarında ‘partili cumhurbaşkanlığı' uygulamasının olduğu Fransa modelini gündeme getirdi.”
Başkanlık Sistemi İle Osmanlı Eyalet Sisteminin Kurgulanması Ve De Yarı Başkanlık Sistemi
Gelecekteki aydınlık günler adına gününüz aydın olsun arkadaşlarım, çünkü biz bu karanlık örtüyü kaldıracağız. Bunun için de, aydınlık olmasa da her güne uyanmak zorundayız.
Kim eleştirirse eleştirsin, öteden beri savunduğum ‘Yarı Başkanlık sistemini’ gündeme taşıyan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ‘kuşkulu olsam da’ alkışlıyorum.
120-Yorum Yok, Sorum Da..Paylaşırsanız İyi Olur..
Bilal'den babasına bomba gibi "IŞİD petrolü" yalanlaması
Erdoğan'ın oğlu, Rusya'nın suçlamalarının ardından IŞİD petrolünün Türkiye'ye girmediğini, Suriye'nin satın aldığını savunan babasını yalanladı. Erdoğan, petrolün Türkiye'yi girdiğini doğruladı..Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın gitmesi gerekmemesine karşın doktora gerekçesiyle İtalya'ya giden oğlu Bilal Erdoğan, Rusya'nın suçlamalarının ardından IŞİD petrolünün Türkiye'ye girmediğini, Suriye'nin satın aldığını savunan babasını yalanladı. Erdoğan, IŞİD petrolünün Türkiye'yi girdiğini doğruladı. Rusya'nın IŞİD petrolünde kendisini suçlamasına karşın, bugüne iddialarda kadar hiç adları geçmeyen Suriyeli Kürtler ve Koç Holding'e ait TÜPRAŞ'ın aldığını ileri sürdü. Erdoğan, sahibi olduğu beş geminin tamamlanmasına ve çoktan denize indirilmiş olmasına karşın çalışmadığını savundu. 09 Aralık 2015 Çarşamba 10:55
 121- D.Ö. Ahmet Hakan D.S. Ahmet Hakan Coşkun
Dayaktan Sonraki Ahmet Hakan Ve Bulunamayan Reis
10 Aralık 2015
Türban demokrati Ahmet Hakan Coşkun  olayı için 1 adet faili meşhur reisi bulamıyan tesettür zekalılar ve Nobel alan bilim insanımız.
“Eski güvenlik görevlisi Fuat Elmas polis ifadesinde, Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’a dayak talimatı ile 100 bin TL vaadini Kanlıca’daki ‘Reis’in verdiğini söyledi. Ancak bugüne kadar ‘Reis kim’ belirlenemedi.”
İnsan Olanın Hakkını Kutluyorum.. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi (İngilizce:UDHR Universal Declaration of Human Rights ya da kısaca ), Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.
Ahmet Hakan Coşkun Neden Dayaktan Sonra Akp Lehinde Coşkun Coşkun Çağıldamaya Başladı? Yoksa O Köteği Hak Edenlerden Miydi?
Yeşil Yol Durdurulmuş..Darısı Karanlık Yol'a.
Havva Analara Selam Olsun
Danıştay'dan Yeşil Yol Projesi'ne 'yürütmeyi durdurma' kararı
10 Aralık 2015 - 15:16:52
Geçtiğimiz Temmuz ayında yeşil yol inşaatı sırasında Rizeli Havva Bekar iş makinelerinin önüne geçerek, "Vali bize çapulcu diyor. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben halkım ve buradayım" demiş ve sembol olmuştu. Bu olaydan 5 ay sonra Danıştay'dan Yeşil Yol için karar çıktı. Danıştay, Tema Vakfı tarafından ’Yeşil Yol Projesi’ni de kapsayan Karadeniz Bölgesi’ndeki 6 ilin ’Çevre Düzeni Planı’ için açılan davada ’yürütmeyi durdurma’ kararı verdi.

122- Bitiyor artık 2015, gezegen yaşlanıyor, köyler, kasabalar kentler ve insanlar yaşlanıyor, yani doğa ve doğan..
Dostlarla beraber olduk:
13 Aralık, 10:04 •
Günaydın Dostlar..
Dostluklar, Arkadaşlıklar Kent Yorgunu Bizleri Mutlandırıyor, Umutlandırıyor, Yaşama Bağlıyor Ve Dinlendiriyor..Dostlarımız Yavuz Ozan Ve Berna Ozan İle Sevgili Çocukları Kaan Ve Tüğçe İle Beraber Olduk. Hacettepe Maden Mühendisliğini Bitiren Sevgili Kaan'ın Yeni İşini Kutladık Ve Başarılar Diledik..Tüm Olumsuzlukları Öteleyerek, Ülkemizi Tartıştık. Gezegenimiz İlgili Endişelerimizi Ve Çocuklarımızın Geleceğini Kendi Sorumluluğumuz Boyutunda Sorguladık, Geleceğe Güvenle Bakmayı Ötelemeksizin..
Galip Kurdoğlu Kardeşimi Dinlemek Düşündürücü İlginç Bir Güzellikti..
Şair ve M-izah yazarı..Etrafındaki yaşanmışlıklarından çok, mizahi malzemeliklerini sevis edenleri anlatırken, güldürdü ve düşündürdü. Tıpkı; ÖZGÜR ARHAVİLİ takma adıyla yazdığım Karikatür Dergisi'ndeki köşemin adı GÜLDÜŞÜN ÇORBASI'nı yaşadık; gülerken düşündük, düşünürken güldük.
Azmi Güney, Kemal Özbiyik, Ali Kuru, Kamil Paksoy Torocı, Şevket Çorbacıoğlu ve de Galip Kurdoğlu arasındaki insanı yormayan 2 saatlık söyleşi, zaman-zaman gerekli böylesi..
Sevgili Kazım Koyuncu'yu da güldürmüşüzdür kesin..
Kemal Özbiyik kardeşim, güzel resimlere ve zamana teşekkürler..
Panellere konuşmacı olduk, dostları gördük:
“Yusufeli’nin dünü ve bugünü”: 2002’den bu yana siyasal iradenin halkı dinlemeyip, sadece kendi kararlarını uygulamaya çalışan “Dediğim dedik çaldığım düdük” mantığını kıramadık. Gün gelecek kıracağız. Tepkimiz(protest duruşumuz) panellerle sınırlı olsa da, sokaklarda faşizan baskılarla kırılsa da kıracağız..,
Ve siyasal erk bir kez daha halkı dinlemeyip, sadece kendi kararlarını yaşama geçirdi. Dahası, Yusufeli halkını ve coğrafyasını hiçe sayip, binlerce yılda edinilen kültür, tarih ve doğa yok edildi. İşte bu yok edilişin hüzünlü dışavurumu olan bir panel düzenlendi “Ankara Yusufeli Platformu sözcüleri Aydın Krasüleymanoğlu, Filiz Ozankaya ve Nevzat Taşseven tarafından.,Konuşmacılar; Prof. Dr. Muammer Demirel- Yazar Aydın Karasüleymanoğlu- Yusufeli Belediye başkanı  Eyüp Aytekin- Yazan mühendis Şevket Çorbacıoğlu
Ankara Artvin Evi Çoruh salonunda 13 Aralık 2015 saat 13:00’te yapılan bu panele, Yusufeli ile ilgili, son bir panel dnebilir. Panel gerçekten  bir hüznün dışavurumu idi. Her ne kadar  bazı konuşmacılar Yusufeli’nin bir başka coğrafyaya taşınmasını görevi nedeniyle, doğrusu aidiyet baskısıyla savunsa da konuşmacılarında burukluk hissettiklerini sezinliyebiliyordunuz.
Ankara'daki Sidereliler 'Dünya Kuruldu Kurulalı
İlk Kez' Bir Araya Geldi.
Bir Araya Gelişin Künyesi;
Tarihin Sayfalarına Düşen Tarih: 13 Aralık 2015 saat 10:30.
Tarihin Düştüğü Yer: Ankara- Dikmen’deki Artvin Evi(50
yıldır Artvinlilerin düşü olan Artvin Evi; kurucu üyesi ve 2.
Başkanı olduğum dönemde Ankara Artvin Kalkınma Ve Eğitim
Vakfı tarafından, Artvinlilerin ve de Artvin sevdalıların katkılarıyla
inşa edildi.)

Tarihe düşmesine neden: Ankara Artvin Kalkınma Ve Eğitim
Vakfı 2. Başkanı Selim Aksu’nun organize ettiği Artvin
Evin’deki aylık Artvinliler birlikteliği etkinliği.
Tarihe Adını yazdıranlar: Nihat Bayramin, Oğlu Prof. Dr. İlhami
Bayramin ve eşi akademisyen Suay Bayramin, inşaat mühendis
Şahin Çorbacıoğlu, eşi Öğretmen Fatma Çorbacıoğlu, Gümrükçü
Erhan Bayramin, valideleri İnal Bayramın, eşi Nur Bayramın,
sevgili kızları Pelin ve Aylin Bayramin, Matematik
Mühendisi Muzaffer Durmuş, elektronik mühendisi Ümit
Çorbacıoğlu, İşletmeci Metin Çorbacıoğlu, inşaat mühendisi
Şevket Çorbacıoğlu, eşi öğretmen Kadriye Çorbacıoğlu, kızı
hukukçu araştırma görevlisi ve doktora öğrencisi Ececan
Çorbacıoğlu.
Ve can dost Pilarget’ten inşaat mühendisi Ergin
Kurdoğlu, Orçiden sigortacı Ali Kuru ve öğretmen eşleri ve de
Selim Aksu’nun davetlisi değerli Artvinliler..
Aslında olgu rastlantı, dahası kendiliğinden gelişti. Yani salt
Sidereliler etkinliği değildi. Bir etkinliğin içine konuşlandırılmış
Rastlantı spontane bir etkinlikti.
Şöyle ki; Ankara Yusufeli Platformu’nun düzenlediği ve benim de
konuşmacı olduğum “Yusufeli’nin Dünü ve Bugünü” adlı panel
Artvin Evi’nde 13 Aralık 2015 günü saat 13:30’da
gerçekleşecekti. Panele 2 gün kala, aynı gün Selim Aksu beyin
düzenlediği aylık saat 10:30 kahvaltı toplantısına da çağrılınca,
aniden, öteden beri düşlediğimiz Sidereliler bir arada olam
toplantısı aklıma geldi. Bir taşla 2 kuş örneği hem kahvaltı hem
panel düşüncesiyle o yoğunlukta süreci işletmeye çalıştım.
İletişim kurduklarımla görev bölümü istediğimiz gibi gelişmedi ve
bazı arkadaşlara ulaşılamadı. Ancak 15 kişi beraber olabildik.
Önümüzdeki etkinlik salt Sidere takvimli gerçekleştirilecek ve
katılımı artırmak için sistemli bir iletişim ağı kurulacaktır. Kahvaltı
sonrası buna karar verdik.
Bunu yaygınlaştırmamız gerek. Çocuklarımız birbirini tanımıyor.
Torunlarımızın birbirlerine yabancı olmaktan kurtarmak ve de
kültürel geleneklerimizi anımsama adına bu güzel birlikteliği
kesin sürdürülebilir etkinliğe dönüştüreceğiz.
Selam ve sağlıkla..
Yine Sevgili Hamdi Dönertaş'ın Gölbaşı'ndaki Cennetin İzdüşümü Yerindeydik(23 Ekim)..
Bizi her zamanki gibi ağırladı. Teşekkür ediyoruz, bu güzel insana. Bir çeşit stres atmaktı, güzel yerde güzel insanlarla güzel ağırlanışımız. Elbet ülkenin sorunlarından ve de sorun yaratan siyasilerinden söz ettik. Kahve söyleşisi değil, içinde önerileri ve seçenekleri olan dolu dolu bir söyleşi..Karanlığın aydınlığa çıkacağından endişemizin olmadığını vurguladık. Dik durmanın, cesur durmanın ulusal değil evrensel sorun olduğunda düşün birliği içinde, Servet Alparslan, Aydın Muratoğlu ve Şevket Çorbacıoğlu aydınlık günler adına ayrıldık..
Türkiye'nin En Uzun Ömürlü Hukukçusu Sevgili Amcam, Şefik Çorbacıoğlu; Torunları, Yeğenleri, Çocukları Ve Gelinleriyle Birlikte olduk, elini öptük, söyleştik. Orta Okulu, Liseyi ve İstanbul Hukuk’u nasıl okuduğunu, orta okul’a giderken ayakkabı eskimesin diye ayakkabıyı okula yaklaşıncaya kadar giymediğini anlattı.. Ve nice Böylesi Güzel Beraberliklere diyerek ayrıldık(22 Ekim)..
Arhavi'den Abim Gelmiş..
Önceki Arhavi Belediye Başkanı sevgili ağabeyimiz Mehmet Çorbacıoğlu Arhavi'den geldi, memleket kokularıyla yüklü. Dostluğun, adamlığın ve anıların efendi arşivcisi simge insan Azmi Güney ile Mithatpaş no 10'daki Tulum Severler Derneği'nde buluştuk. Derken Arhavi'nin güzel diğer ağabeyleriyle bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık; Erol Bayraktaroğlu, Vahap Zeki Zaim, Metin Turnaoğlu, Ziver Koparma, eski topçular; İlyas Karadeniz(Rizespor'un şampiyonluğunun engellendiği Elazığ maçında ünlü Şenol Birol ile ebedi boykot alan topçu) ve Ergun Özkazanç..Hazların ve hüzünlerin harmanlandığı anıları seriye bağladık. Siyasetten ve futboldan ve de ekonomiden söz ettik, aynı kaygılarda örtüştük..Özellikle, Ankara'da 102 insanımızın katledilişi ve bu süreçleri besleyen siyasi kimliklerin duruşunu tanımlamaya çalıştık..İyi taraf, hepimizin üzüntülerimiz dışında, gelecekten abartılı umutsuzluk travmasından uzak dimdik duruşumuzdu..Evet, Türkiye'den çok birilerinin kötüye gittiğini ve onların gideceğinde, gitmesi gerektiğinde hemfikirdik(20 Ekim)..
Sidereli sevgili Ali Oğuz Gençyılmaz’ın sevgili oğlu düğününüde Sidereliler olarak bir arada idik(5 Kasım):
Sidereliler Ankara’da Özlem Giderdik..Ne De Özlemişiz Memleketimi Ve Memleketim İnsanını..
Köydaşım Ve Kardeşim Oğuz Gençyılmaz’ın Sevgili Oğlu Hakan Ali Gençyılmaz Ve Sevgili Gelini Ayşe Atan’ın Özel Gün Mutlu Evliliklerinde Sidereliler Beraberdik..
Yaşam; Hüznün Ve Sevincin Evrensel Ve Zorunlu Duygu Düzlemidir. Bu Düzlemde Her İkisi De Karşına Çıkacaktır. Önemli Olan, Sevdiklerin İçin Hüznü, Sevinç Ve Mutlulukların Önüne Taşımaman..
Kutlarım Oğuz Kardeşim; Yaşamın, Anlatılması Zor Anları Karşısında Dimdik Durabildiğin İçin..
Kutlarım Ayşe Ve Hakan; Size Nice Nitel Yıllar, Mutluluklar Ve Başarılar Dileyerek..
Yaşam; sevinç ve hüzünle biçim alır. Kaçınılmaz bu duyguları yaşarsınız ve yaşayacaksınız ve de yaşayacaklardır.
Önce sevinci yaşadık dostuklarla ve zamanda yüklü özlemle.
Sonrasında hüznü yaşadık;
Sevgili Ali Oğuz Gençyılmaz Kardeşimiz De Aramızdan Ayrıldı, Işıklara Göçtü.
2011'de sevgili oğlu Hasan Gençyılmaz, 2013'te sevgili eşi Cumhuriyet Öğretmeni Hatice Gençyılmaz ve 2015'te de kendisi..Dayanılması ve anlatılması ' 2'şer yıl arayla' yaşanan büyük acılara kim direnç gösterebilir ki?! Yakınlarına ve sevenlerine ve de dostlarına sabır dilemekten başka bir şey yapılamıyor, bu kaçınılmaz ayrılışlara. Fakat, o acımasız yaşam yine de varlığını sürdürülebiliyor. Güle-güle kardeşim. Rahmet diliyorum sevgili köydaşım, yakınım güzel insan..Sevgili oğlun Hakan ve kardeşin Yavuz, bu acılarla yoğrulmuş yaşama karşı inadına dik durup; Oğuz kardeşimin, eşinin ve sevgili Hasan'ın anılarını yaşatarak, yakınlarınıza ve kendinize yürekli duruşunuzla güç vereceğinize 'zor da olsa' inanıyorum..
123- Meclis'te '17-25 Aralık' tartışması
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, 17-25 Aralık operasyonlarının yıldönümü nedeniyle, Meclis'teki sataşmadan dolayı söz alarak bir konuşma yaptı.
17 Aralık 2015 20:04
Meclis'te '17-25 Aralık' tartışması
17-25 Aralık operasyonlarıyla ilgili konuşması sırasında dili sürçen İnceöz, "Biz hırsız değiliz, demiyoruz" dedi. İnceöz'ün bu sözleri üzerine muhalefet sıralarından allkışlar yükselerek "Allah söyletiyor, Allah" dendi.
AKP'li bu vekil diyor ki; "Biz hırsız değiliz demiyoruz"..işte dürüst vekil:::::)))))..bunlar ancak birilerinin milletvekili olur, asla milletin vekili olamaz..
İlahiyatçı ATV din programcısı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu: “Hallacı  Mansur günde 1000 rekat namaz kılıyordu(17 Aralık 2015)”
Hatipoğlu Nihat İyi Atmış..
Nihat At At Makarnacılar Yesin....
Bunlar Ve Makarnacılar Olunca 17-25 Aralık Yolsuzlukları Niçin Sıfırlanmasın Ki::((
Hatiptir Lan Nihat..
124-CHP Ve Cumhuriyet Gazetesinin Ortak Mustafa Balbay Operasyonu:
CHP; Kılıçdaroğlu, Oran, İnce, Balbay Ve Ben
Türkiye seçim atmosferi siyasal erk tarafından ne alırsan %49 işporta kültürüne indirgendi.  Evet; siyasal erkin malları adeta işportaya düştü. Çığrtkanlık burada, abartı burada, yalan burada, talan burada, dinden geçinme burada. Kısacası; 4 yanı düşmanlarla çevrili ve de %49 ile ayakta duran batan geminin malları burada..
Siz bu %49’un sattığı ülkeyi onların yalan ve talan ile yoğrulmuş politikalarını yok edemezsiniz. Yani %49 ile satılan fiyatını indiremezsiniz(21 Aralık 2015).
125- Futbolumuz Dinden Geçinenlerin Yörüngesine Girmeye Başladı:
Futbolu ideolojik düzleme indirgeyemezsiniz. Futbol farklı düşüncelere ve inanca sahip insanların ortak sevinci ve coşkusudur. Eğer futbolun evrensel hale gelmiş kimliğini, bir inanca ve düşünceye entegre ederseniz, futbolu 'bir zamanların' Portekiz'inin Salazar ve İspanya'nın Franco faşist futboluna taşırsınız.
2002 sonrasının Türkiye'sinde futbolumuz tarikat ve cemaatlerin ve de dinden geçinen siyasal İslamcıların etki alanına sokulmaya başlandı. Bu nedenle Hakan Şükür ve grubunun duruşu, tutkulu ve sağlıklı bir Galatasaray taraftarı olarak Galatasaray sevgimi örselemeye başlamıştı.
Son yıllarda Hakan Şükür'ü aratacak duruşlar sergilenmeye başladı. Rabia işaretleri yapmak, secdeye varmak ve yobazlığın simgesi ürkütücü sakal bırakmak..Trabzonspor'daki soyadını anımsıyamadığım Aykut adlı topçunun görüntü kirliliği yaratan abartılı sakalı(Doğru, Arda'da da var), Tolga Zengin, Arda'nın ve bazı topçuların secdeye varmaları..
Bir Beşiktaş sempatizanı olarak, Beşiktaş'ın, futbolu ideolojiye eklemlendiren takımlardan biri olan Osmanlıspor'a attığı Osmanlı tokadı beni hayli sevindirdi. Fakat maçtan sonra Tolga Zengin'in secdeye varması öfkelendirdi. Evet; balgam ve ifrazat dolu sahada secdeye varıp-ki evde bile Namaz kılarken seccade kullanırız- adeta Şükür Namazı kılması beni hayli öfkelendirdi..
Kardeşim size kimse Secdeye varmayın demiyor, Namaz kılmayın demiyor. Al düşünü evine gidince de Abdestini, kıl Şükür Namazını. Nedir golden ve galibiyetlerden sonra, farklı düşünce ve inanca sahip10 binlerin önünde Secdeye durmalar. Dinsel ritüele gerek yok. Kaldır elini(Yabancılar öyle yapıyor), duanı oku şükret Allah'a. Tolga'nın koruduğu kalede havlunun yanında Seccade asılı görürseniz şaşrımayın..
Ha, BJK'yi tekrar kutluyorum(22 Aralık)..
126-CHP’de yenilenmeyen yinelenen politik tekrarlar
CHP; Kılıçdaroğlu, Oran, İnce, Balbay Ve Ben
21 Aralık 2015 günkü yazımı son gelişme nedeniyle 23 Aralık 2015’te güncelledim:
Akut(hızlanan) siyasi başarısızlıklar eğer ki uzun süreli devam ediyorsa, yani kronikleşmişse o partinin kendisini sorgulaması gerekir. Bunu sorgulamak ve yeni bir süreç başlatmak yeni kimliklerin işi olmalı. Siz bu yeniliği siyasetin eskileri ile yapmaya kalkarsanız sonuç alamazsınız(23 Aralık).
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na zehir zemberek sözler... Eren Erdem'e 'hain'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kaçak Saray'da yine muhtarlara hitap etti. Daha önce İran' a "ikinci evim" diyen Erdoğan CHP milletvekili Eren Erdem'i hain ilan etti.
Re Cepciğim Ku Sura Ba Kabilirsin; Sen Her Şeyi Yanlış Anlatıyorsun. Asla İnsan Ülkesinin Düşmanları Yanında Yer Almaz. .Dün Kardeş Dediği Lideri Ertesi Gün Hain, Dost Dediği Ülkeyi Düşman İlan Eden Kim? Bunun Yanıtını Verebilir Misin?. Kim Daha Çok Ülkesini Seviyor Acaba?! Demokrasinin Gereği Ülkeyi Kötü Yöneten Ve Karanlığa Sürükleyenler Karşıyız.. "Ehven-İ Şer(Kötünün İyisi) Diyerek Ben De İran'ın Yanında Yer Alıyorum..Yer Alırım Çünkü İran Bize Koşarken Bizleri İran'a Koşuşturuyorsun..(23 Aralık).

127- Genç mühendis esrarengiz cinayet kurbanı
Alınan bilgiye göre, İzmit Körfez Geçiş Köprüsü şantiyesinde çalıştığı öğrenilen 4 aylık evli genç mühendis, sabah saat 05.45’te oturduğu apartmanın merdiven boşluğunda bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulundu.
Günaydın sevgiyi ve saygıyı hak eden kardeşlerim..l
Aselsan Ölümleri Gibi Gizemli Bir Ölüm..
Birincisi:Hanı bu şerefliler; boğaz köprülerine demir yolu da monte edeceklerdi. Neden iptal edildi? Petrolün efendilerine maraba olan bu şerefliler onların doğrultusunda mı ulaşım projeleri oluşturuyorlar?..Arkadaşlar; Balkanlarda, Orta Doğu'da ve Avrupa'da değil dünyada en büyük karayolu ağına sahibiz. Neden? Çünkü Petrolün efendileri onu istiyor. Şerefli postmoderen marabalar da devlet bütçesini akaryakıt vergileriyle oluşturuyor. Dünya'da akaryakıtın en pahalı olduğu ülke Türkiye'm..
İkincisi: Bunu ilk kez ben söylüyorum. Bunlarınki belli mi olur, köprü korkuluklarına kendi güvenlikleri için elektronik sistemler monte edebilirler. Politikaları; Yasak... Ceza... Sansür üzerinde kurulu olduğu için karşıtlarını izlemek, listelemek için..Kendilerini savunmak için gizemli silahlar da monte edilebilir..Kim bilir, genç mühendisimiz bunları biliyordu..ASELSAN çalışanı mühendislerin bildikleri yüzünden öldürüldükleri unutulmasın!! Neden bunları söylüyorum? Ben septik(kuşkucu) adamım ve kuşkularımın %80'ide süreç içinde doğrulanır.
Göreceğiz..
Cumhurbaşkanı Erdoğan Boğaziçi Köprüsü'nde bir intiharı önledi
Boğaziçi Köprüsü bugün öğle saatlerinde yine bir intihar girişimine sahne oldu. Polis intihar etmek isteyen kişiyi ikna etmeye çalışırken o sırada mucize gibi bir olay yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konvoyu Avrupa yakasına geçiyordu. İntihar olayını gören Cumhurbaşkanı, konvoyunu durdurarak korumalarını köprüden atlamaya teşebbüs eden vatandaşın yanına gönderdi. Korumalar vatandaşı alarak Erdoğan’ın makam aracına getirdi. Vatandaş Erdoğan’ın elini öptü. Cumhurbaşkanı’yla bir süre konuştu. Erdoğan'ın ikna ederek intihardan vazgeçirdiği V.Ç'nin, eski eşinin çocuklarını kendisine göstermediği iddiasıyla böyle bir girişimde bulunduğu öğrenildi(25 Aralık)...
Gün Aydın, Y Alanı D Olanı Hak Etmeyen Oyuna Gelmeyen %51 Kardeşlerim Ve Oyunlara Gelmesin İstediğim %49 En Az Bir Kısım Kardeşlerim..
Anlayın Bunun Adının; Mehdi Mizanseni Ve De Halife Kurgusu Olduğunu..
Bu Kadarına Da Pes..
Bu Kadar Da Rstlantı Olur..
Sen Cumalara 2 Tümenle Gideceksin, Fakat Seyir Halindeki Boğaz Köprüsünde "Zink" Diye Zınklıyacaksın..Ve Oyunun Bir Parçası Karanlık Yüzü Karanlıklar Aşkına Kurtaracaksın..
Re Cep Ci Ğim Ben Böyle Bir Gerçekle Karşılaşsam Bile Asla İzin Vermezdim..
Ama Sen Böylesi Mehdicanlıkları Seviyorsun..Yapma Be; Makarnacı Bile Bu Makarnaları Ne Kadar Yiyeceğim Diye Öfkelenmeye Başladı..Anlıyor Artık..
Ha Muhalaefet Mi; O Kendi Gndemlerinioluşturacağına Senin Gündemlerinini Peşinde Koşuyor, Düşüneye Zamanı Yok.
128-Cumhurbaşkanı Erdoğan: ODTÜ'de namaz kılanlara saldırının takipçisi olacağız
26 Aralık 2015 - 23:38:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ODTÜ'de namaz kılan gençlere saldırıyorlar. Böyle bir şey olamaz. Gereği neyse YÖK tarafından yapılmalı. Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler de takipçisi olacağız" dedi.
Biz De Senin Takipçiniz Gündemlerin Efendisi..Gündem Değiştirmek İçin Ypılmış Provakatif Bir Eylem Olduğunu Makarnacın Bile Görüyor..
129-UEFA'da yılın golü Selçuk İnan'ın
Aralık 2015 - 14:59:35
Selçuk İnan'ın İzlanda'ya serbest vuruştan attığı ve Türkiye'nin 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'na (EURO 2016) gitmesini sağlayan gol, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından açtığı yılın golü anketinde birinci seçildi.
İlklerin efendisi Galatasaray; “Selçuk İnan İzlanda’ya son saniyede attığı ve Türkiye’yi en iyi ikinci yaparak 2016 Avrupa finallerine katılmasını sağlayan golü UEFA'da yılın golü seçilerek” bir ilke daha imza attı:
Asıl yılın golü aşağısı:
Türbanlı azgınlık! AKP'li kadından Erdoğan'a zevcelik teklifi
AKP'li belediyede çalışan bir kadın, sosyal medya üzerinden, "Zevcesi olabilirim" diyerek, ardından İslamda, Osmanlı da ikram olduğunu söyleyerek kendini Erdoğan'a ikram etme teklifinde bulundu(28 Aralık 2015)
6 Yaşındaki Kız Bebesi İle Nikah Yapılır Diyen Sapıkların Üremeleri Elbet Kendi Meşrebinin Zevcesi, Ne Zevcesi Cariyesi (Hadi Öyle Diyelim. Aslında Fah..)Olur..
130-Galatasaray: 3 kupa 4 yıldız!30 Aralık 2015
Yeni yıla girilmesine kısa bir süre kala, sonuna gelinen 2015 senesinin değerlendirmeleri ön plana çıkarken, futbolda Galatasaray'ın rakiplerine üstünlüğü dikkati çekti.
Sarı-kırmızılı ekip, 2015 yılının son döneminde sıkıntılı günler geçirse de, bu yıl içinde mücadele verdiği 3 ulusal kulvarda da adını zirveye yazdırarak, tüm kupaları toplamayı başardı.
Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yönetiminde başlanan 2015 yılının ilk yarısında oldukça başarılı bir grafik çizen Galatasaray, Spor Toto Süper Lig, Ziraat Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa şampiyonlukları kazanarak, taraftarlarına unutulmaz bir dönem yaşattı.
Süper Lig'de Fenerbahçe'nin 3 puan önünde 77 puanla şampiyonluğa ulaşan sarı-kırmızılılar, Bursaspor'u Ziraat Türkiye Kupası finalinde 3-2, TFF Süper Kupa finalinde ise 1-0 yenerek kupaları müzesine götürdü.
Dördüncü Yıldız Kazanıldı
Galatasaray ile Fenerbahçe'nin dördüncü yıldız rekabeti de 2015 yılına damgasını vurdu.
Ligde 2014-2015 sezonuna on dokuzar şampiyonlukla giren iki takımın 20. kez bu başarıyı elde ederek formasına 4. yıldızı takabilme yarışında gülen taraf Galatasaray oldu.
Sarı-kırmızılı ekip, 3. yıldızda olduğu gibi 4. yıldızı da takmaya ilk hak kazanan ekip unvanını elde etti.
Avrupa Yoluna Uefa Avrupa Ligi'nde Devam Edecek
Galatasaray, 2015 yılı UEFA Şampiyonlar Ligi performansıyla beklentilerin altında kalmasına karşın, yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam etme hakkı kazandı.
Bu kulvarda İspanya'nın Atletico Madrid, Portekiz'in Benfica ve Kaakistan'ın Astana takımlarıyla C Grubu'nda eşleşen sarı-kırmızılı takım, topladığı 5 puanla 3. sırada yer alarak UEFA Avrupa Ligi'ne kaldı.
Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi ikinci turunda İtalyan ekibi Lazio ile eşleşti.
Yeni Başkan Dursun Özbek Oldu
Galatasaray, 2015 yılında 2 ayrı başkanla çalışırken, Duygun Yarsuvat yönetiminde başlanan senede Dursun Özbek koltuğa oturan diğer isim oldu.
Sarı-kırmızılı kulübün 23 Mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurulunda başkanlığa seçilen Dursun Özbek, görevi Duygun Yarsuvat'tan devraldı.
Özbek, seçimde aldığı 2 bin 800 oyla, Ahmet Özdoğan ve Turgay Kıran'ın önünde yer alarak kulübün 36. başkanı olarak tarihe geçti.
Hamzaoğlu Gitti, Denizli Geldi
Elde edilen 3 şampiyonlukla Galatasaray'da oldukça başarılı bir dönem geçiren Hamza Hamzaoğlu, yönetimle yaşadığı soruların ardından görevinden alınırken, yerine Mustafa Denizli getirildi.
Hamza Hamzaoğlu'nun bazı açıklamaların ardından sarı-kırmızılı yönetimden teknik direktör değişimi kararı çıkerken, 18 Kasım 2015 tarihinde yolların ayrıldığı duyuruldu.
Galatasaray'da Hamzaoğlu'nun ardından tecrübeli teknik adam Mustafa Denizli ile anlaşmaya varıldı. 
Sarı-kırmızılılar, 2015 yılı içerisinde Süper Lig, Türkiye Kupası, UEFA Şampiyonlar Ligi ve TFF Süper Kupa'da 54 resmi müsabaka oynadı.
Ligde 36, Türkiye Kupası'nda 11, Şampiyonlar Ligi'nde 6 ve TFF Süper Kupa'da 1 maça çıkan Galatasaray, 31 galibiyet, 12 beraberlik, 11 de yenilgi aldı.

131- Erdoğan'dan çarpıcı yeni yıl mesajları:
[[ Erdoğan, mesajında "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bölücü terör örgütünün üstesinden gelecek güce, imkâna ve kararlılığa sahiptir. Güvenlik güçlerimiz, hem dağları, hem de şehirleri, karış karış teröristlerden temizliyor,.. Türkiye olarak bizler hiç bir zaman, gerilimden yana olmadık. Ancak, gerilimin had  safhada olduğu bir bölgede, egemenlik haklarımızın ihlaline de göz yumamazdık'' dedi. 2015 yılı içinde operasyonlarda öldürülen terörist sayısının 3 bin 100'ü bulduğunu belirten Erdoğan, ''Bu dönemde şehit verdiğimiz 200 güvenlik görevlimiz ve olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımız, en büyük üzüntü kaynağımızdır" ifadelerini kullandı.
''Ülkemiz ve milletimiz açısından çok önemli gelişmelerin yaşandığı 2015 yılını geride bırakıyor, yeni ümitler ve heyecanlar eşliğinde 2016 yılına giriyoruz.
Yeni yılın, aziz milletimiz başta olmak üzere, tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bilindiği gibi, 2015 yılında, 2 milletvekili genel seçimi yaşadık. 7 Haziran seçimlerinin ardından ortaya çıkan durum, hamd olsun ki çok kısa sürdü. Koalisyon hükümetinin kurulamayacağı netleşir netleşmez, Cumhurbaşkanı olarak Anayasa'dan aldığımız yetkilerimizi kullanarak, nihai sözü milli iradenin söylemesini sağlayacak süreci işlettik. Yaşananları çok iyi değerlendiren milletimiz de, 1 Kasım seçimlerinde, tercihini, istikrar ve güven ortamının devamından yana kullandı. Bu vesileyle, seçim sonrası kurulan yeni hükümetimize, Sayın Başbakan'a, Sayın Bakanlara başarılar diliyorum. Türkiye'nin, inşallah 2019 yılına kadar sürecek bu yeni döneminin, hayırlı hizmetlerle, 2023 hedeflerimiz doğrultusunda atılacak önemli adımlarla dolu dolu geçmesini temenni ediyorum.]]
Ve 2015 karanlık örtüyü daha da katmerleştiren yalanlı duruşlarla sonlandı.
2016’ya da umutla bakacağız, fakat önce kendimizi sorgulayıp, barışa, kardeşliğe, özgür düşünce ve demokrasiye yelken açacağız.
Bu umutlarla yeni yılınızı tekrar kutluyorum..,
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU    
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32
evesbere@mynet.com
evesbere@mynet.com