31 Mart 2017 Cuma

BİNALİ, A.GÜL, M.GÖKÇEK, K.TOPBAŞ..VD REFERANDUM SONRASI GÜLE-GÜLE..

BİNALİ, REFERANDUM SONRASI A.DAVUTOĞLU SAFINA KATILMAK İSTEMİYORSAN "HAYIR!" DE!!!
1 Nisan 2017
1 Nisan şakası değil 1 Nisan gerçeği;
Dikkat uzun “Hayır”’li bir yazı:
Çok uzun yazı yazdığım konusunda beni uyaran kardeşlerime, çok kısa ‘Hayır’lı spotlar geçtim. Müfit Demirkol kardeşimiz adeta bu spotları içeren bir yazı yazmış..
Önce benim spotlar, ardından Müfit Demirkol’un yazısı:
{{  [[ Erdoğan Almanya ve Hollanda’yı tehdit ediyor. Hemşerim bırak bu palyatif göstermelik iptalleri. Kardeş şehir kararı iptal ediliyormuş. Hade be. Sen bunu makarnacına yedir. Ticari antlaşmaları iptal etsene..Kimler rahatsız oluyor bir görelim?!..Örneğin, 'anlaman için' Arapçası mesela; Bir Ali'nin çocuğu ve diğer çocuklar ne kadar rahatsız oluyor? Ülke ekonomisi ve de kaymağını yiyenler ne kadar rahatsız olur?  Bilelim. belki yardımımız dokunur ..]]… [[ Binali, referandum sonrası A.Davutoğlu safına katılmak istemiyorsan "Hayır!" de!!! ]]…[[ İsimsizler dizisi:"Tetiğe bas Allah hedefi vurur " Peki hep neden Müslüman vuruluyor!? ]]…[[ Bu ay devlet maaş ödemiyor veya işten çıkarıldın denebilecek? Bu nedenle hayır! ]].[[ Taşınır taşınmaz menkullere mısır'daki gibi el konabilecek. Bu nedenle hayır! ]]…[[ IV.Murat saraydan 2-3 korumayla çıkarken Aksaraydan ordu ile çıkan padişaha hayır!  ]]…[[ Jet Fadıl'ın defalarca kandırdığı halkı kolaylıkla kandıran padişaha hayır!    ]]…[[ "Faşizm Geliyor" Deyince "Hayır!!" Diye Köpürüyorsun. İyi De Neden "Evet!" Diyorsun?]]...[[ Almanya ve Hollanda Türkiye’yi tehdit ediyormuş..Ben bu oyunu bozarım arkadaş!! Dedim ya; Almanya, Hollanda ve diğerleri kafa-kafaya vermişler referandumun hayır karşıtların besliyorlar, milliyetçi duyguları tetikleyerek.]]…[[ Şans oyunlarına "hayır!!"..'Hayır'sızın kasasına gidiyor.]]…[[ İstihbarat kurumları ve güvenlik güçleriyle teknoloji şirketleri arasındaki çekişme dinmemişken Facebook, insanların gözetlenmesine ve takibine yönelik veri paylaşımı yapmayacağını resmen duyurdu.Bilişim dünyası demokratikleşiyor mu? faşist 'hayır'sızlar artık fişleyemeyecek mi? Eee, Artık Fişlediği Kadarla Yetinecek..]]..[[ Alman Bild gazetesinden olay Erdoğan haberi: Burada istenmiyorsunuz.. Arkadaşlar Almanya "evet" cephesini güçlendirmek için elinden geleni yapıyor..Anlayın ve batının bu oyununu bozun eyyy siyasi dangalaklar..]]…[[ Almanya’da Köln Büyükşehir Belediye Başkanlığı, sözde Ermeni Soykırımı Anıtı için onay verdi.. "Hayır!!" sız; Almanya, Hollanda ve diğerleri ile omuz omuza vermiş "evet" cephesi için ne güzel çalışıyorsunuz. Dahası;ülkemdeki ırkçı ve milliyetçi potansiyel duyguları nasıl tetikliyorsunuz?!  Sahi; eski İDO Genel Müdürü, şimdi başbakanlık işi yapan Binali Yıldırım Hollandalı başbakancı Mark Rutte ile telefonda saatlerce ne konuştu- kurguladı? Bu kıl duruşunuzla yine kıl payı "hayır!!" çıkacak..     ]]…[[ Ben bildiriyorum: "hayır!" in önlenemez yükselişini 'mağduriyet bütününde' durdurmak için ulusal bir hamleye gereksinimleri vardı, sözde Hollanda çıkarmasıyla bunu sağladılar sağlamasına da; çok erken yapılan hamle olduğu için "evet" cephesine asla tesiri olmayacaktır”..]]…[[ Hayır!!"sız, bana Türkiye özgür derdin. derdin ne idi ki içine ettin ??!! ]]…[[ Prof. Cengiz Aktar: AKP, batıdan kopmanın yollarını arıyor.. “AKP kendisine yapılmasını istemediğini Türkiye'de uyguluyor, şizofrenik bir durum!” Cengiz Aktar'ın aktardıklarına kulak ver ki seni bir yerlere aktarmasın "Hayır"sız..]]…[[ "Hayır!!"sız; işsiz yok diyorsun,neden bana iş vermiyorsun ve yalan söylüyorsun?]]…[[ Mazhar Başoğu arkadaşıma bir kuple kulak ver cahiloğlu cahil "hayır"sız. “Oranje Hollandanın simgesi ama anlamı Portakal değil. Kraliyet ailesinin simgesi olan turuncu rengi temsil ediyor.
Tepki gösteren gençlerin ellerindeki bıçaklarla portakalı soyarız çatır çutur yeriz gösterisi gerçekten çok komik. Cahillik başa bela. Tepki koymayı bile beceremiyoruz..Başka bir cahillikte Hollanda maçlarında spor yorumcularının Portakallar diye Hollanda futbol takımını tarif etmeleridir..(Die orangefarbenen Trikots sind also eine Ehrenbezeichnung an das Königshaus.)” ]]…[[ Hollanda'da yaşayan ve sto temsilcisi olarak olgunun içinde olan sevgili arkadaşımız, meslektaşımız Faruk Akınbingöl'ün birebir değerlendirmesi..Hollanda’dan Haberler: Hollanda Sosyal İşler Bakanı, aynı zamanda İşçi Partisi Başkanı Asscher son olayları konuşmak üzere Türkiyeli örgütleri davet etti. Toplam 20 kişinin katıldığı, benim de yer aldığım görüşmenin sonuçlarını sizlerle paylaşmak istedim.
Diyanet, Süleymancılar, Milli Görüş, Türk Kültür derneği, Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği, Aleviler, Fetullahçılar, Ülkücüler ve Sosyal İşler Bakanı ile İçişleri ve Sosyal İşler Bakanlığı memurları masanın etrafındaydı.Tabii ki konu Hollanda’nın en önemli gündemi olan Hollanda Türkiye gerilimiydi. Bütün örgütler görüşlerini dile getirdiler. Örgütlerin genel yaklaşımı ‘ Biz bu ülkede yaşıyoruz ve Hollanda da ikamet eden Türkiyeliler olarak, bu gerilimden olumsuz etkileniyor ve gerilimin bir an önce kalkmasını istiyoruz ‘ şeklindeydi. Kimi örgütler iki ülke arasında taraf olmak istemediklerini dile getirirken kimi örgütler de her iki ülkenin çelişkiyi tırmandırdığını bunun da bizlere zarar verdiğini dile getirdi. Ortak nokta iki ülkenin yetkilileri arasında oyuncak ve siyasi malzeme olmak istenmemesiydi.]]…[[ Olan “Hayırlı Cumalar”’a oldu. Referandum bir gerçeği de ortaya çıkardı. Biliyorsunuz;  “Hayırlı Cumalar” diye sosyal medya’da  temenni selamları verilirdi. Özellikle  AK Troller tarafından. İşte bu kesimin “Hayırlı Cumalar”ı bıçak gibi kesildi. Belli ki onların “Hayırlı Cumalar”’ı ideolojikmiş. Şimdi de o gizemli ideolojileri için “Hayır”’a yasak getirdiler.  Bırakın sosyal medyayı, sosyal yaşamda da; Hayırlı işler, hayırlı günler, hayırlı başarılar.. demeyi bıraktılar; “Hayır”sızlar. Evet, hepimiz “Hayır!” derken, “Hayır” demekten vazgeçtiler erken..Belli ki bunların Hayır işleri de makarnacılar boyutuyla sınırlı imiş. Öylesine ürktüler ki “Hayır!!”’dan, ideolojik hayır işlerini de  bıraktılar. Burada makarnacılar da zarar gördü.]]…[[  Eğer Ki; R.T.Er kazanırsa danışmanlar "yeter!" feryadını koparacak. Çünkü yeni anayasa'ya göre milletvekilleri cumhurbaşkanına değil danışmanlarına soru sorabilecek.]]…[[ Başkanlık sistemi adeta nükleer başlık. Benim elime geçerse ne yapacaksın?! ]]…[[ Financial Times: 'Erdoğan devrimini tamamlıyor'.. "Hayır"sız; Türkiye cennet diyorsun, neden o cenneti herkese pay etmiyorsun!?  ]]…[[ Hayııır!! Erdoğan devrimini değil devrini tamamlıyor!!!..Yaptırılan bu haberin maliyeti ne ve kime ödettirildi? Saçmalığa bakın; Çanakkale, kurtuluş savaşı; 15 Temmuz ile örtüştürülüyor..Eskiden, bu Think Tank'ları, yani düşünce kuruluşların satın alarak Fetullah yapardı..Eee ne de olsa kanka idik..]]…[[ Kahveye giriş yaşı;18 TBMM'ine giriş yaşı; 18. Meclis kahve mi? "Hayııır!!"  ]]…[[ Hollanda polisine tepki gösteren Türk ve arkadaşı arasında şu diyaloglar duyuluyor.-Hadi gel vur, gel vur hadi! (polise)-Abi sus atacaklar içeri…-Nasıl atacaklar Türkiye mi lan burası? Korkmayın, okuyun bunu ve anlayın; Avrupa’da sola ve sosyalistlere oy veren Türklerin, Türkiye’de dinden ve ırktan geçinenlere oy veren yüzsüzler olduklarını.. ]]…[[ "Hayır"Sız; Halka Kendini "AK" Diye Tanıttın, Döndün "Kara" İle Aldattın??!!    ]]…[[ "Hayır"sız; Türkiye cennet diyorsun, neden o cenneti herkese pay etmiyorsun!?  ]]…[[ Hollanda’da; Başbakan Mark Rutte'nin lideri olduğu Halkların Özgürlük ve Demokrasi Partisi (VVD) ilk sonuçlara göre seçim zaferini kazandı... Re cep Hollanda’ya yanlışlarıyla kazandırdı, Türkiye’de kaybettirecek? Binali’yi dinlemeyerek Erdoğan talimatıyla kara yoluyla Hollanda’ya giriş yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Nene hatunları oynaması tutmadı.. Hollanda dan sınır dışı edildi. Ülkemde de, "Hayır!!"lısıyla düşünce dışı edilecek..]]….[[ Gökçek, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile ilgili bir haberi paylaştı. Gökçek'in paylaştığı haberde "Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanı İbrahim Kalın, CIA raportörü çıktı" iddiası ileri sürülüyor.. Melih Gökçek gidicisin, çünkü, bu günlerde 'gizemli bir duyum almadınsa' aklın sürçer oldu ve de fazla zıplamaya başladın..Senden ricam; gitmeden önce şu tazminat davalarını nasıl kazandığını söylemen..Biliyorsun; 2002'de beni o zamanın TL'si ile 5 milyar TL tazminata mahkum ettirmiştin. Seninkilerin beni tazminata mahkum etmesine kırgın değilim, benimkilerin "seviyesiz basın açıklaması" diyerek beni disipline vermeleri yüreğimi acıttı. Seviyesizlikle suçlanmama neden, benim sana “Kanunsuz Sultan Melih Han” demem. Ki sen sabah akşam Mühendis ve Mimarlara geri zekalıdır diye hakaret ettiğin için güldüşün boyutunda bu yakıştırmayı yapmıştım..Pardon unutuyordum az kalsın: “Karanlığın gülen yüzü feto, yapay depremle mehdiliğini ilan etme tehlikesi devam ediyor mu!!”    ]]…[[Hayırsız;  Bana "Özgürlük Ve Barış" yolumdur derdin neden geri dönmedin?   ]]….[[ Dış işleri Bakanı; Mevlüt Çavuşoğlu: "Yakında batıda din savaşları başlayacak!!"..güldürdün ben yine "Hayır"' sız. Sen Ülkemde, Siz Dinciler Arasındaki Savaşı Düşün Çavuşoğlu..]]….[[ Dünya'da ilk kez emperyalizme Tokat Atan Gerçek ŞEHİTLERİ unutup, karanlık ideolojileri için kurgusal şehitler yaratanları "H-AYIR !!"   ]]….[[ Hayırsız; Bana ‘Adalet ve Kalkınma’ dedin, neden bunları vermedin!!??    ]]….[[Hayırsız; bana Barış var diyorsun, neden benimle barışmıyorsun?!    ]]….[[ Bana Türkiye’de Barış ve Demokrasi var diyorsun, neden bunları yok ediyorsun!!?? ]]  }}     
Müfit Demirkol kardeşimiz, adeta bu spot bantlarımı içeren bir yazı yazmış. Okuyun; içinde kışı olan müthiş bir yazı:
[[ Konuşmayayım diyorum ama susmaya vicdanım el vermiyor..
Türkiye'nin tüm hava savunma sistemleri Almanya’dan gelen rampalarla kuruldu, ayrıca  Türk hava sahasını koruyan bu rampaların başında Hollanda’dan gelen NATO askerleri var!.. Bu arada Kuzey Korelilerin dış şasesini yaptığı çakma milli tankımız Altay’ın da motorları Almanya’dan ! (tabii verirlerde eğer).. 9 mart tarihinde yani 3 gün önce türk petrol ofisinin %100 hissesini de Hollandalı Vitol şirketine sattığımızı hatırlatmak isterim..
Türkiye'deki röntgen cihazlarına kadar hastanelerde kullanılan bütün tıbbi cihazların %90'ı yine Almanya’dan geliyor, başta kanser tedavisi için Türk halkının ilaçlarını mecburen kullanmak zorunda olduğu alman Roche firmasını söylemiyorum bile !.. Devlet sektöründeki 127,000 resmi aracın neredeyse tamamı da alman malı...madem çok samimisiniz,o zaman hadi daha 3 gün önce Hollandalılara sattığınız Türk petrollerinin ihalesini karşılıklı iptal etsenize?.. Hadi milyarlarca dolar harcadığımız Almanya ve Hollanda’nın ortak kurduğu Türk hava savunma sistemlerini geri iade etsenize !..
Madem Avrupa düşmanımız o zaman Türk askerinin dahi giremediği incirlik üssünü ülkemizde istemiyoruz desenize !.. Hadi 15 yılda 22 milyar dolar harcadığımız o lüks makam arabalarınızı Almanya’ya geri göndersenize ! Hadi şehirler arası yollarımızı yapmaları karşılığında 22 yıl boyunca bütün ücretli otoyol ihalelerini alman şirketlerine verdiğimizi söylesenize ! Öyle eyy Almanya demekle olmuyor, madem halkın adamısınız o zaman hadi Clio'ya Linea'ya binsenize !. Neden binmiyorsunuz? Neden kendinize özel yapım Mercedes’ten başka bir arabayı yakıştıramıyorsunuz?..
Bu ülkenin yarısı açlık sınırındayken sarayın sadece şubat ayı gideri 21 milyon liraydı,her bakanlığın yıllık ortalama sadece çikolata ve çiçek harcamaları ise 63 milyon lira tutuyor, meclisteki her arabanın halka ödetilen yıllık yakıt faturası ise 116 bin lira ve geçtiğimiz yıl devlet büyüklerimizin yurtdışı seyahatlerindeki harcamaları da 236 milyon Türk lirasıydı, bizim maaşımızdan, sigaramızdan,mazotumuzdan feragat etmemizi isterken kendinizden neden hiç kısmıyorsunuz?. Şimdi İsviçre’de veto koydu size ama hepinizin İsviçre bankalarında milyarlarca Euro’luk hesabınız var, neden paralarını Türk bankalarına geri çekmiyorsunuz?
Çünkü siz daha kendi yönettiğiniz ülkeye bile güvenmiyorsunuz! Birde ülke ekonomisini kurtarmak için gariban Türk halkından ellerindeki dövizleri bozdurmasını istiyorsunuz, ama nedense kendi milyarlarca Euro’nuza kimseyi dokundurtmuyorsunuz !..
Neden? Çünkü döviz arttıkça sizin paranız değer kazanıyordu ondan !.. Kendi halkını kazıklamak ne zamandan beri milli irade oluyor? Unutmadık, geçmişte İsrail’e de ''one minute'' dediniz ardından İsrail ile gümrük birliği anlaşması yaparak vergileri kaldırdınız, ne tesadüftür ki iki ülke arasında ihalesiz kuru yük taşıma izini verilen tek firma da Bilal Erdoğan'a ait olan denizcilik şirketi çıktı ! Ama sorarsanız ''ey zalim İsrail, Filistinli Müslüman kardeşlerimizin yanındayız' derler!.. Tabii birde o gemicikleri almak için Türkiye’deki memur maaşlarının yattığı ziraat bankasından teminat göstermeksizin geri ödemesiz alınan 400 milyon liralık hibe kredisini de unutmamak lazım,peki Bilal Erdoğan o gemilerdeki Türk bayraklarını indirip neden malta bayraklarını astı biliyor musunuz?..
Çünkü Türk bayrağı olursa eğer kendi ülkesine vergi ödemek zorunda kalıyor, bu yüzden gemilerine malta bayrağı asıyor ve  vergiden muaf tutuluyor,böylece bir cumhurbaşkanının oğlu kendi ülkesinden vergi kaçırarak,vatana ihanetin en alasını yapmış oluyor,peki babasının bundan haberi yok mu sizce?.. Eğer ki bu durum İran’da olsaydı tüm aile vatana ihanetten idam edilirdi, Japonya'da olsaydı ellerine birer kılıç verilir harakiri yapmaları istenirdi!..ayrıca şu konuyu da bilmenizi isterim; insan hakları ihlali,çocuk tecavüzleri, kadın cinayetleri ve yolsuzluk ihalelerinde dünya lideri olan Türkiye’nin başka bir ülkeye demokrasi dersi vermesi asla harcı değildir !. Türkiye'nin Almanya ve Hollanda’ya demokrasiden bahsetmesi ''yılanın deveye gülerek, senin boynun neden böyle eğri?'' demesiyle eş değerdir... Romanya devlet başkanı Nikolay Çavuşesku 1989 yılında vatana ihanetten sarayının bahçesinde kurşuna dizilmeden önce verdiği bütün seçim mitinglerinde hep aynı şeyi söylerdi ''küresel güçlerin ülkemiz üzerinde oynadığı bu kirli oyunları Romanya halkıyla beraber hep birlikte bozacağız !''  ..ve evet çıktı, sonuç? yıllar sonra halkın dayanacak gücü kalmadığında insanlar sorgulamaya başladı,gerçekler ortaya çıktı,yargılandı,idama mahkum oldu... Kendi halkının katili Adolf Hitler ise ''tek devlet,tek millet, tek bayrak'' sloganlarıyla son seçimlere katılmıştı, halkın %73 oyunu aldı..oysa Almanya’da zaten tek devlet, tek millet ve tek bayrak vardı..aynı Türkiye’de olduğu gibi... Tarihten ders almazsan eğer,her zaman yeniden tekerrür eder!..ve tarih insanlara hep şu acı dersi vermiştir; bu kirli oyunu bozacağız diyenlerin hepsi,aslında o kirli oyunun birer oyuncusudur !..
Şimdi iyi düşünün, bir ülkenin devleti halkının  sadece dizi seyretmesi için yapım şirketlerine her ay milyonlarca lira teşvik pirimi dağıtıyor, fakat üretim ve kalkınmaya bir kuruş harcamıyor,sizce neden? dini müesseselere milli eğitimden daha çok ödenek ayrılıyor,askeri okullar bilimden uzak imam hatiplere dönüştürülüyor,ülkenin madenlerinden fabrikalarına kadar tüm milli varlıkları o dış güçler dedikleri yabancı sermayelere el altından satıldı,hadi söyleyin sizce neden?.. Çünkü o kirli oyunu bozacağız diyenlerin hepsi, aslında o kirli oyunun birer oyuncusudur...
Bunu unutmayın ! ]]
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com

GSM: 0506 609 00 32

30 Mart 2017 Perşembe

BİNALİ'NİN ÇOCUKÇA ESPRİLERİ GÜLDÜRMUYOR KENDİSİNİ ACINDIRIYOR

BAŞBAKANIN ÇOCUKSU SEVİNÇ ESPRİLERİ “HAYIR!” GETİRİR
31 Mart 2017
Başbakan çocuklar kadar şen. Hani çocuklar çok istedikleri şeye kavuşunca anlamsız espriler yapar da güleriz ya, işte öyle bir şeyler yaşatıyor..Başbakanım sen çok yaşa Hayır!” göreceksin inşallah..
Çocukça Sevinçler Bütününde Çocuksu Espriler..

1- "..abidik gubidik birtakım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri Başbakan olmuş.."
İnan Binali, benim de senin başbakan olacağın hiç aklıma gelmezdi..
2- "Bunlar bu arada HDP ile çok sıkı fıkılar ya, eş başkanlığa kafayı takmışlar. Bunlardan memlekete hayır gelmez!.."
Gelir, gelir, hem de okkalı bir "HAYIR!" gelir..
Binali esprilerini detaylandıralım:
'Evet' propagandası için gittiği Sinop’ta Başkanlık sistemini anlatan başbakan Yıldırım, şunları söylüyor: "Bunlar bu arada HDP ile çok sıkı fıkılar ya, eş başkanlığa kafayı takmışlar. Bunlardan memlekete hayır gelmez!..kim başbakan olacak buna karar veremiyoruz. Sonra orada abidik gubidik birtakım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri Başbakan olmuş"..
Şu ifade ilginç ve düşündürücü: “Bunlar bu arada HDP ile çok sıkı fıkılar ya, eş başkanlığa kafayı takmışlar. Bunlardan memlekete hayır gelmez..”
Gelir, gelir başbakan; bu memleketimin insanlarından okka gibi “Hayır!” gelir ve gelecektir de..
İlginç bu açıklamaların en ilginci ve düşündürücü olanı; "..abidik gubidik bir takım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri başbakan olmuş" demesi..
Yıl 2000. Karayolu güvenliği toplantılarına katılmam söylendi çalıştığım kurum tarafından. Zaten TMMOB(Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ) tarafından da görevlendirilmiştim. Bir, iki, üç derken sıkıldım. Çünkü sürekli trafik kazaları sayısıyla birlikte, ölü ve yaralı sayısı tespit ediliyordu. Bir süre sonra dayanamadım ve; “Efendim, toplantılara 1 aydır katılıyorum. Kaza, yarali ve ölü saymaktan öteye geçemedik. Eğer söz konusu Karayolu Güvenliği ise, neden karayolu seçenek projeleri tartışmıyor ve de seçenek projeleri yerinde incelemiyoruz?” önerime, Ridvan Ege hoca benim öneriyi onaylıyarak, Türkiye genelinde seçenek projeleri yerinde görmeye karar verildi. Önce saygın insan Ahmet Priştina’nın Belediye Başkanı olduğu İzmir Büyükşehir’e gittik ve incelemelerde bulunduk. Ardında İstanbul Büyükşehir’e bağlı İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmeciliği Genel Müdürlüğü’nde incelemelerde bulunduk.  İDO Genel Müdürü Binali Yıldırım. İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bu kurumun ithal ettiği hızlı deniz otobüsleri ile ilgilendik doğal olarak. Önceden yaptığım araştırmaya göre  rantabl işletilmediği gibi ulaşım güvenliği de vermemekte olduğunun bilgisini edinmiştim..
Bu nedenle; Binalı beye brifingde şu soruyu yöneltmiştim; “Hızlı Deniz Otobüsü” üretimi yapan İskandinavya ülkeleri adalar ülkesi olmalarına karşın, hatta Yunanistan  bu otobüsleri kullanmamakta veya bir iki tanesini değerlendirmekte iken biz niçin  6 tane birden ithal ederek ancak 1 tanesini değerlendiriyoruz?”  Soruma şu yanıtı verdi Binali bey: “Bu konuda yeterli bilgiyi danışmanımdan alabilirsiniz?
Neden mi bunu yazdım? Hani diyor ya; “..abidik gubidik birtakım işler oluyor. Bir bakıyorsunuz hiç aklımıza gelmeyen biri başbakan olmuş..”
İnan Binali bey, benim aklıma da senin başbakan olacağın hiç aklıma gelmemişti..
Yani, bir Başbakan dese kesin, şimdiki gibi  “Hayır!” derdim,
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com

GSM: 0506 609 00 32

SİYASET SOYSUZLUK VE SOYTARILIK DEĞİL CİDDİYETTİR

ÜLKENİN İÇİŞLERİ BAKANI MUHALEFET LİDERİNE “UZAY YARATIĞINA BENZİYOR” DEMESİ “HAYIR!” KORKUSUNUN DIŞA VURUMUDUR..
30 Mart 2017

[[ İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin'de düzenlenen mitingde CHP lideri Kılıçdaroğlu için; "Uzayda yaşamış olabilir mi bu? Uzay yaratığına benziyor" demiş..]]

Bir şeyleri kaybedenin, sağa sola saldırıp küfretmesi, hakaret etmesi psikozunun belirgin yansıması. Böyleleri, birilerinden ve bir şeylerden korktuklarında bu tür tepkiler verir. Kesin müşahede altına alınmalı. Eğer ki çünkü başta çevresine ve kendine zarar verir..

Erdoğan bey; böylesi yaratıkları salmayın sokaklara. Seçmenlerinizi ürkütüyor. Bunlar yüzünden referandumu kaybettiğini gör artık. HAYIR!! de bunlara.
Bunları kim demişti?
- Başbakan padişah olmak istiyor(14 Mart 2009).
- Bu hükümete zıkkımın kökünü göstereceğiz.
- hükümet yolsuzluk çukurunun içinde.
- Başbakan rantın babasını getirdi.
- At üzerinde duramayan ülkeyi de yönetemez.
- Türkiye'yi krizle karşı karşıya bıraktılar. Paçalarından yolsuzluk akıyor. Türkiye’de ihale ve yandaş belediyeciliği yapılmaktadır(10 ARALIK 2008: İzmir).
- Yolsuzluklarla mücadele edeceğim diyen hükümet, Türkiye'yi yolsuzluk çukuru içine batırdı. Tüyü bitmemişin hakkını yedirmeyeceğim dediler. Her gün tüyü bitmemiş yetimin üzerinden siyaset yapıyorlar. Bu ülkeyi rant ülkesi yapmayacağım dedi sayın Başbakan, rantın babasını getirdi. Bunlar yarım doktor, yarım hoca(25 Şubat 2009).
- Önce çıktın, ‘Arabulucuyum' dedin, şimdi bölgedeki Müslüman ülkelerin kalbini almakla görevlendirildin. Ey Recep Tayyip Erdoğan, boyun eydin, emir eri oldun, milletin ümitlerini boşa çıkardın. Boyan döküldü Tayip Erdoğan(31 Aralık 2008).
Ve sonrasında; “‘Allah şahittir ki bütün bedenim kan gölüne dönse de Erdoğan'dan ayrılmayacağım” diyerek kırmızı plakayı kapan kimdi?..
Dün hakaret edenlerin içinde en şanslısı Devlet Bahçeli bana göre. Evet dün hakaret ediyordu, bugün beraber hareket ediyor Hareket part.sinin lideri.. Şansa bak; cesaretimi toplayıp var olan katmerli hakaretler yapabilsem, en az Numan Kurtulmuş yerinde idim Geçti Bor’un pazarı..Ah şu cesaret, ah, bundan biraz da bizde olsa..
Tuğrul Türkeş, Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu. Bir zamanlar Erdoğan’ı aşağılayan  bunlar ödüllendiriyor da, daha büyük hakaret edenlerin günahı ne? Yoksa bu işin içinde bilmediğimiz başka gizemler mi var..
Acaba diyorum; Erdoğan’a zarar veren bunlar potansiyel karanlığın gülen yüzünün müritleri mi ?
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

24 Mart 2017 Cuma

TÜRKİYE FİNLANDİYA MAÇINI İZLEYEN FATMA BETÜL SAYAN KAYA HANIMEFENDİ YAŞAMINDA KAÇ KEZ FUTBOL MAÇI İZLEMİŞTİR?

TÜRKİYE'NİN  FİNLANDİYAYI YENMESİ TAMAM DA 

FUTBOLUN SİYASİ RANTA EKLEMLENDİRMESİNE 

“HAYIR!!”

24 Mart 2017

Dünya Kupası 2018 Elemeler Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I  24.03.2017 20:00 günkü 5. Maç:

Türkiye: 2  Finlandiya: 0
24 Mart 2017

Türkiye Finlandiya maçını; 15. dakikada, dinden ve futboldan geçinenin yanında Hollanda fatihi yalandan Nene Hatun ile seyrederken görünce seyretmeyi bıraktım..Yani seyretmedim ve seyretmem de..Futbolu  resmen nefret ettiriyorlar. Çünkü halkın ortak coşkusu futbolu resmen siyasi ranta eklemlendiriyor. Tekrar ediyorum; futbol ve diğer spor dalları halkın ortak coşkusudur. Onu siz ideolojinize endekleyemezsiniz. Ben, dün; Arhavi Belediyspor Voleybol takımının 1. Lig’e yükseliş maçlarını bu duygularla izledim ve alkışladım..

Cumhurbaşkanının yanındaki türbanlı bakan Fatma Betül Sayan Kaya.   Bu bayan hayatında kaç kez maça gitmiştir acaba? Maça gitmesi veya gitmemesi bir yana, Antalya’da maçı seyreden cumhurbaşkanının yanında resimlerde görünmesine karşın, hormonlu havuz medyasının hiç biri bayanın adını söylemiyor ve diğer katılanları sayıyor. Neden dersiniz? Neden olacak; siyasi rant için taşındığı belli olmasın yalandan Nene Hatun diye.
Tamam anladık; spor yetkililerinin yanında yer almasına sözüm yok. Hatta Milli Takım Taraftar Kulübü'ne ait 'Sen Tribünde Ay, Milliler Sahada Yıldız Olsun', yazılı pankart dışında hiçbir pankart asılmamasına da. Fakat, Hollanda fatihi ve de Nene Hatun olarak gösterdiğin o türbanlı bakanın ve de uzaktan kumandalı kahraman Dış işleri bakanın tribünde ne işi vardı. Bana, çavuşoğlu’nun Antalya milletvekili olduğunu değil sorumun yanıtını ver..Biletler satılmış. Hade be, biletler dağıtıldı resmen dağıtıldı. Adeta, AKP mitinglerine götürülen öğrenciler gibi taşındılar stada..

Maçı 7.dakikadan sonra izlemeye başladım. 2 dakika sonra, FB’de yedek kuulubesinde çakılı kalan İsmail Köybaşı baktım soldan iniyor, zor bela sol ağayıyla topu içeri attı, bir oyuncuyu es geçti, diğer oyuncu hamle yaptı ayağına çarptı gol oldu. Golün sahibi Cen Tosun’du. Aynı oyuncu 12.dakikada bir kafa golü ile durumu 2-0 yaptı ve maç böyle bitti. Niye mi? Niye olacak? Ondan sonra sürekli Finlandıya oynadı, fakat önde beceriksiz olunca maçı geride bitirdi.
 Terim her zamanki gibi 4 ayağı üstüne düşüyor. Bu ulusal takımı Dünya Kupası finallerine büyük olasılıkla taşır ve birilerin yarasını da kaşır..
Arda’yı çok isteksiz buldum. Belli ki Terim ile buzlar yine buz..
Takım, son yılların dünya futbolundaki moda, tek forvet oynadı, ama iyi oynamadı..
Kosova maçını da alır almasına da; Ukrayn deplasmanında, kendi sahasındaki Hırvatistan, İzlanda ve deplasmandaki Finlandıya maçlarında ne yapar bilemem.
Stat: Antalya Arena      
Hakemler: İspanya  Gil Manzan-İspanya Roberto Alonso-   İspanya Juan Yuste
Türkiye: Volkan Babacan, Gökhan Gönül, Ömer Toprak, Mehmet Topal, İsmail Köybaşı, Selçuk İnan, Arda Turan, Volkan Şen, Yunus Mallı (Dk. 63 Okay Yokuşlu), Olcay Şahan (Dk. 72 Emre Mor), Cenk Tosun (Dk. 83 Enes Ünal)
İlk 11 Değeri : 112.250.000 Euro
Yedekler: 12Onur Kıvrak-23Harun Tekin-2Şener Özbayraklı-16Çağlar Söyüncü-17Ahmet Çalık-22Kaan Ayhan-5Emre Çolak-6Okay Yokuşlu-13Güray Vural-14Oğuzhan Özyakup-21Emre Mor-18Enes Ünal  
Çalıştırıcı: Fatih Terim
Takım Değeri : 174.250.000 Euro
Finlandiya: 1   Lukas Hradecky-2Paulus Arajuuri-3Niklas Moisander-13Kari Arkivuo-18 Jere Juhani Uronen-6Alexander Ring (Dk. 83 Forsell)-7Robin Lod-8Perparim Hetemaj-16Sakari Mikael Mattila (Dk. 67 Yaghoubi)-10Teemu Pukki-20Joel Pohjanpalo (Dk. 72 Markkanen)     
İlk 11 Değeri : 16.300.000 Euro
Yedekler: 12Jesse Joronen-23Walter Viitala-4 Joona Marko Aleksi Toivio-5Sauli Vaisanen-17Janne Saksela-22Jukka Raitala-11Rasmus Schüller-14Moshtagh Yaghoubi-15Markus Halsti-19Juha Pirinen-21 Jani Petteri Forsell-9 Eero Pekka Sakari Markkanen   
Çalıştırıcı: Markku Kanerva  Finlandiya
Takım Değeri : 40.400.000 €
Goller: Dk. 9 ve 13 Cenk Tosun (Türkiye)
Oynanan maçlar:
05.09.2016               Hırvatistan    1 - 1        Türkiye     06.10.2016              Türkiye            2 - 2        Ukrayna   09.10.2016              İzlanda         2 - 0         Türkiye     12.11.2016              Türkiye          2 - 0        Kosova     24.03.2017               Türkiye         2 - 0          Finlandiya       
Kalan maçlar:                                                
11.06.2017      Kosova          v             Türkiye                                                             
02.09.2017      Ukrayna        v             Türkiye                                                             
05.09.2017      Türkiye          v             Hırvatistan                                                               
06.10.2017      Türkiye          v             İzlanda                                                             
09.10.2017      Finlandiya      v            Türkiye 

Türkiye ve Finlandiya ilk kez bi hazırlık  maçında 17.06.1924 01:00 günü karşı-karşıya gelmişler:
Finlandiya: 2 Türkiye: 4
17Haziran 1924
Hakem: İsveç  Gösta Löfgren
Seyirci: 6 bin kişi  
Goller: Türkiye; 87., 37., 15.,3. dakikalarda Zeki Rıza Sporel. Finlandiya; Kalle Korma 80’de ve Hjalmar Kelin 28’de attı.
Finlandiya: 1Niilo Tammisalo-2Alexandar Karjagin-3Niilo Koskinen-4Sven Lydman-5Bertel Silve-6Charles Stormbom-7Hugo Mantila-8Kalle Korma-9Aarne Linna-10Aulis Koponen-11Hjalmar Kelin  
Çalıştırıcı: ?
Türkiye: 1Nedim Kaleci-2Cafer Çağatay-3Ali Gençay-4İsmet Uluğ-6Hamit Arslan-5Nihat Bekdik-7Sabih Arca-10Kâmil Rona-8Alâaddin Baydar-9Zeki Rıza Sporel gollerin 4’ününü de Sporel attı-11Muslih Peykoğlu 
Çalıştırıcı: Billy Hunter  İskoçya
A Milli Futbol takımı tarihteki ilk galibiyet sevincini Finlandiya karşısında yaşadı, Helsinki'de Helsingfors Stadı'nda oynanan karşılaşmayı 4-2 kazanarak. Ay yıldızlılar bu tarihi galibiyetten sonra 2 Haziran 1996'daki özel maça kadar Finlandiya karşısında oynadığı 6 maçta galibiyet yüzü görmedi..1924'teki ilk buluşmanın ardından iki takım ikinci kez 25 Ağustos 1976'da yine Helsinki'de karşılaştı. 52 yıl sonra Olimpiyat Stadı'ndaki özel maçta, o dönem Galatasaray forması giyen Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim de yer aldı. Karşılaşmayı Finlandiya 2-1 üstün tamamladı..İki takımın 3'üncü buluşması ise 6 Nisan 1977'de Ankara 19 Mayıs Stadı'nda oldu. Fatih Terim'in yine forma giydiği maçı Finlandiya 2-1 kazandı. İki takım 4'üncü maçlarında 1986 yılında Dünya Kupası elemelerinde karşı karşıya geldi. Bu karşılaşma da Finlandiya'nın 2-1'lik üstünlüğüyle sonuçlandı. 25 Eylül 1985'te deplasmanda Ratina Stadı'nda oynanan rövanş maçında da Türkiye 1-0 mağlup oldu. Finlandiya karşısında üst üste dört maçlık yenilgi serisi 12 Şubat 1992 tarihinde oynanan özel maçta durdu. Alman teknik direktör Sepp Piontek yönetimindeki ay yıldızlılar, Adana 5 Ocak Stadı'ndaki maçta rakibiyle 1-1 berabere kaldı.
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

23 Mart 2017 Perşembe

ARTVİN-ARHAVİ BELEDİYE SPOR ERKEK VOLEYBOL TAKIMI 1.LİG’DE

ARHAVİ BELEDİYE SPOR ERKEK VOLEYBOL TAKIMI 1.LİG’DE
23 Mart 2017
Öncelikle şunu söyliyeyim. Artvin- Arhavi’nin kim yükseklere adını yazarsa ben o yazanları yazmaktan ve kutlamaktan ve de alkışlamaktan çekinmem. Bu benim; yerelden, ulusala, ulusaldan evrensele giden anlayışımdır ve asla ‘özgür düşünce ve demokrasi ile bütün’ ilkeli duruşumu etkilemez..
























21 Mart 2017 tarihinde Ankara’da oynanacak final müsabakalarında Arhavi Belediyespor Voleybol Takımı, ikinci grupta Karamürsel İdman Yurdu, Haliliye Belediyespor ve Alanya Belediyespor ile karşılaştı. Ankara Selim Sırrı Tarcan Voleybol Salonunda yapılan mücadelelerde grupta ilk ikiye kalan takımlar, Türkiye Voleybol 1. Ligine yükselmeye hak kazanacaktı.
Ve maçlar başladı:


Arhavi Belediyespor İlk maç 21 Mart 2017’de Karamürsel İdman Yurdu ile karşılaştı ve zor da olsa maçı 3-2 aldı..
2.Maçını 22 Mart 2017’de Alanya Belediyespor ile yaptı ve önceki maçtan daha zorlu olmasına karşın maçı 3-1 alarak, puanın 5’e çıkardı. Sona ulaşmak için; yolun %75’ini başarıyla tamalayan Arhavi Belediyespor % 25’lık yoluda başarıyla bitireceği kesindir..  
Ve, o an geldi:
Büyükşehir Belediyesi Şanlıurfa’nın en kalabalık ikinci ilçesi olan ve Dünyanın bilinen en eski kült yapılar(MÖ 8 bin dolaylarına kadar devam eden) topluluğunun olduğu Göbeklitepe’nin bulunduğu Haliliye maçı sonrası Arhavi Belediyespor 1i Lig’e çıkma başarısı gösterdi. Bu başarıda emeği geçen herkesi, başta Voleybolcu kardeşlerimi  Belediye Başkanı Coşkun Hekimoğlu’nu kutluyorum..
Şanlıurfa Halili Belediyespor’u 3-2 yenen Alanya Belediyespor’u 3-1 yeniyorsa Arhavi Belediyespor, Halili’ye Belediyespor’dan 2 set alamaması mücize olurdu.




O mücize gerçekleşmedi ve Arhavi Belediyespor erkek voleybol takımı 1.lige yükseldi. Darısı Süper Lig’e..
Dün belli olmuştu Arhavi Belediyespor’un 1iLig’e yükselişi.
Çünkü: 2. Maçlar sonunda; Arhavi 5, Haliliye 4, Alanya 2 ve Karamürsel 1 puana sahip olmuşlardı. Bu durumda Haliliye maçı kaybedilse bile Arhavi 1.Lig’e yükseliyor. 3-0 vya 3-1 gibi mucize yenilgi bizi 1.Lig’e çıkmamızı engellerdi.
Yani; büyük olasılıkla; 1. Lig’e çıkacak takımlar; Arhavi,  Fındıklı, Haliliye ve Akkuş şeklinde olacak..
Ve oldu da..Haliliye’ye 3-2 yenilmesine karşın Arhavi Belediyespor 1.Lig’e yükseldi..Bu gururu yaşamak güzel..
Dile kolay; amatörlükten profesonelliğe; önce 3. Lig, ardından 2. Lig ve şimdi de 1iLig. Bravo ayakta alkışlıyorum emeği geçen herkesi; Coşkun Hekimoğlu’nu, ekibini,


Arhavi Belediyespor çalıştırıcısı; Erdal Gençoğlu, yardımcısı Ali Can’a, Masör Armağan Öztürk’e ve  voleybolcu kardeşlerimiz; 1 Harun Zahireci(Bafra), 2 İlke  Coşkun(Eskişehir), 3 Cavit Hafızoğlu(Fındıklı), 4 Gökhan Alpay(Fındıklı), 5 Hasan Gündoğdu(Arhavi-Kaptan), 6 Anıl Tatar(Arhavi-ikiz kardeş), 7 Mehmet Karaşah(Hopa), 8 Gökhan Çelebi(Ordu), 10 Akın Engin( Anne Arhavili, Baba Fındıklılı), 11 Emre Aydın(Arhavi), 12 Caner Özturna(Fındıklı), 14 Fahrettin Süyüm(Bafra), 15 Bilal Tatar(Arhavi, ikiz kardeş), 16 Osman Ercan Sarı(Fındıklı), 19 Burak Kaçar(Arhavi)’ı ve de 3 gün boyunca Arhavi Belediyespor’u yalnız bırkmayan Arhavilileri ve her günü görselliyen Kemal Özbiyik’i kutluyor teşekkür ediyoruz.
Yeni liginde Arhavi Belediyespor’a kalıcı olmasından öte Süper Lig’e yükselmesini ve varlıklı hemşerilerimizin katkılarını diliyoruz..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

PİYASA KORKMUŞ VE EVET SATIN ALMAYA BAŞLAMIŞ

ABDULKADİR  SELVİ BELLİ Kİ FIRÇA YEDİ VE DOĞRULARI YAZARKEN YANLIŞLARI YAZMAYA BAŞLADI
23 Mart 2017
Abdulkadir  Selvi diyor ki; [[ ‘HAYIR’ çıkarsa, bir kriz ve kaos yaşanır kaygısıyla hareket eden piyasalar, ‘Evet’i satın almaya başladı..]].

Doğrudur, ‘Ben ülkeyi tüccar gibi yöneteceğim”’ diyen piriniz reisiniz satın almaları nasıl yaptığını ve de   ‘evet’i de nasıl satın aldığını çok iyi biliyor bu millet.  “Eyyy, nerede dikildiğin belli SELVİİİ, Hade pe, Hade pe, Hade pe!!!. Senin umudun eyalet aldatmacasıyla gizliden gizliye evet mutabakatı yaptığınız HADE PEEE!!! ordan!!....Baksana piriniz reisiniz Diyarbakı’da %40 evet’e bile öfkeleniyor, neden acaba?  Soruyorum sana; "Piyasa dediğin nedir? Kaç kişiler? Sayısı belli yandaş sermayeden oluşmuyor mu?. Bunlar değil mi o piyasa dediğin düzlemden kaymak yiyenler..Bu güruh evet'i ne kadar artırır ki!!?? Asıl piyasadan ekmek yemeye çalışan, yani esnaf akp'den yıllardır dayak yiyor. Bundan kötüsü ne olacak ki evet oyu versin: HAYIR, HAYIR, HAYIR, HAYIR!!!; o kadar.. SELVİ kardeş, başladın yönlendirmeye, çünkü 15 gündür  doğru yazıların akp'nin işine gelmiyordu. Belli ki birileri uyarmış seni, “HAYIR!!”’sız. Boşuna zorlama SELVİ gölge yapmaz; bu sıcakta kimse senin “evet”ine sığınmaz..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

22 Mart 2017 Çarşamba

TEK ADAM BENZETMESİ ELBETTE ATATÜRK'E HAKARET, FAKAAAT,...

TEK ADAMLIK  BENZETİŞİ “ATATÜRK’E HAKARET” DEMEK BENCE DÜMDÜZMANTIK VE DE KÜRTLERİN SUSKUNLUĞU
22 Mart 2017
Dünkü(21 Mart) köşesinde; “Çok Mutsuzuz be Atam!” diyen Ahmet Hakan’ı ve Yalçın Bayer’i bile köşelerinde rahatsız ediyorsanız, nereye gitmek istediğinizi belli ediyorsunuz demektir. İnanın gitmek istediğiniz yere gidemeyeceksiniz; gizliden gizliye Kürt oylarını kotarsanız dahi evrenselliğin duyarlılığı size izin vermeyecektir.
Sahi; Kürt sorunlarına duyarlı arkadaşlarım, neden köşelerinizde gizlendiniz ve evet karşıtı, HAYIR yanlısı çalışma yapmıyorsunuz? Yoksa “Eyalet beklentisi mi sizin ki??!! Bakın ben de Kürt sorunlarına duyarlıyım, fakat evet karşıtlığıyla  “HAYIR!!”’li savaşımı veriyorum..
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanları, R.T.Erdoğan’a çok yanlış yaptırıyor. Böyle giderse % 50’yi aşması olası değil. Ki zaten aşamayacaktı, fakat umut taşıyorlardı!


Baksanıza son olarak kendisine promter için sundukları metne:
“Kimse bize Amerika şöyle, Latin Amerika böyle demesin. Biz Türk tipi bir cumhurbaşkanlığı sistemiyle geliyoruz. Bizim geleneklerimiz var, göreneklerimiz var. Biz bu geleneklerimizden de istifade etmek suretiyle üzerinde çalıştık yerli ve milli bir sistem oluşturduk..İkide bir tek adam, tek adam, tek adam. O zaman Gazi Mustafa Kemal’e hakaret ediyorsun ya. Gazi Mustafa Kemal İnönü ile anlaşabildi mi? Anlaşamadı. İstifasını istedi mi? İstedi. Daha sonra İnönü Cumhurbaşkanı oldu. O da bir başka tek adamdı. Aksini söyleyebilir misin? .. bakıyorsunuz merhum Demirel bu konudan rahatsız, merhum Özal bu konudan rahatsız, merhum Erbakan bu konudan rahatsız, Türkeş bu konudan rahatsız, Muhsin Yazıcıoğlu bu konudan rahatsız, hepsi rahatsız.”
Olacak iş değil; tek adam demek, Gazi Mustafa Kemal’e hakaretmiş.
Gazi Mustafa Kemal’e hakaret konusunda duyarlı insan M.K.Atatürk’e hakaret etmez ve ettirmez.
Evet, Atatürk Şevket Süreyya Aydemir’in dediği gibi “Tek Adam”, İnönü’de “İkinci Adam” idi. Şu gerçeği görelim artık; buradaki  “Tek Adamlık” ile, sayın Kılıçdaroğlu’nun dediği “Tek Adam” lıkla uzaktan yakından iörtüşür yanı yok. Kılıçdaroğlu’nun demek istediği; Adolf Hitler, İspanya cumhurbaşkanı Francisco Franco y Bahamonde, Portekiz Cumhurbaşkanı António de Oliveira Salazar, İlhan Aliyev, Esat,  Kuzey Kore cumhurbaşkanı Kim Jong Un ve benzerleri..Siz, Atatürk’ü bunlara benzetirseniz  hakaret etmiş olursunuz..
Evet; Atatürk “Tek Adam” idi. Bitmedi; partili, yani CHP’li idi. Neden? Çünkü o zaman tek parti vardı ve çok partiliye geçiş sonrası ortaya çıkan partilerin tümünü temsil ediyordu. Dahası, başka bir parti kurulamadığı için tüm farklı görüşlerin düzlemi CHP idi. Bu nedenle; Atatürk CHP’li olarak; aynı zamanda Demokrat Partili, Adalet Partili, Yeni Türkiye Partili, TİP’li, Doğru Yol Partili, Milli Nizam, Milli Selamet, Saadet ve AK partili idi. Recep Tayyip Erdoğan gibi sadece AK Partili değildi.
İkincisi; “Türk tipi bir cumhurbaşkanlığı sistemiyle geliyoruz..” diyor.  Cumhurbaşkanlığı, barıştan, özgür düşünce ve demokrasiden ve laik cumhuriyetten yana veya karşıt devlet başkanlığı demektir ve evrensel bir olgudur. Siz ona ırklara göre anlam yükleyemezsiniz. Hele ki, geleneklere ve göreneklere göre biçimlendiremezsiniz. İşletilen sürecin adı; temel ilkeleri Adolf Hitler tarafından ortaya konan ve etnik milliyetçilik ile sosyalizmi birleştiren, ırkçı, anti-kapitalist, antisemitik ve anti-Marksist bir dünya görüşü Nasyonal Soyalizm’dir.
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com

GSM: 0506 609 00 32

20 Mart 2017 Pazartesi

ÇANAKKALE GEÇİLİR, ATATÜRK SİLİNİR VS, VS, VS...

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ’İN 15 TEMMUZ İLE ÖRTÜŞTÜRÜLMESİ VE DE ÇANAKKALE KÖPRÜSÜNE ATATÜRK ADININ VERİLMEMESİ İLE BÜTÜN ÇANAKKALE GEÇİLİRMİŞ GAFI
20 Mart 2017
“Ayak açıklığı 2023 metre olan ve Lapseki-Gelibolu arasında inşa edilecek dünyanın en büyük asma köprüsü denen Çanakkale 1915 Köprüsü'nün temeli, ‘Çanakkale zaferinin 102 yıldönümü ötelenerek’ atıldı, Trakya'dan Ege ve Akdeniz'e uzanan 350 km’lik ulaşım hattında Çanakkale'yi Marmara Bölgesi'nde çok önemli konuma taşıyacak köprü, 10 milyar liranın üzerinde yatırımla hayata geçirilecek(18 Mart 2017).





“Çanakkale 1915” adını koydukları köprünün temeli; ‘Büyük önder Atatürk’ün ‘Anadolu insanıyla’ gerçekleştirdiği Kurtuluş savaşımıza geçişin başlangıcı olan 18 Mart 1915 Çanakkale zaferinin 102. yıldönümü gölgede bırakılarak temeli’ atıldı. Bilindiği gibi Atatürk ve Anadolu insanı, biri Çanakkale savaşı, diğeri Kurtuluş Savaşı’nda olmak üzere dünyada üst-üste 2 kez emperyal efendilere  tokat atan ve mazlum dünya ülkelerince örnek alınam Çanakkale ve Kurtuluş destanından soyut bir 102.yıl kutlamaları ve temel atma öreni yaşandı.
Bu yaşanan süreçte şu olumsuzlukları gözlemleyebiliriz:
1- Çanakkale köprüsüne  Çanakkale ve Kurtuluş destanı yazan Atatürk ve Anadolu ulusunun  adı verilmedi..Ulusal Atatürk Köprüsü(ULAK) denebilirdi..
2- Bu köprü, Anadolu insanından çok petrolün efendilerinin ve ülkemiz  iktidarlarının köprüsüdür.  Neden mi; 350 km’lik otobana koşut Raylı sistem yapılabilirdi. Yapılmadı, çünkü; petrol tüketim hattı olarak kalmalıydı, petrol efendileri dolar kazansın diye. Ve de ülkem derin devlet bütçesini oluşturan akaryakıt vergileri de azalmamalıydı. Türkiye olarak niçin dünyanın en büyük kara yoluna sahip olduğumuzu bir düşünün.
3- Çanakkale zaferini resmen siyasi ranta dönüştürdüler. “Çanakkale’de dünyanın en büyük ordularına geçit vermeyen Türkiye, bir kez daha aynı mücadele ile karşı karşıya... 15 Temmuz’daki ilk işgal girişimi başarısız oldu. Şimdi 16 Nisan’da evet çıkmaması için saldırı yürütüyorlar.” diyerek.
4- Genelkurmay Başkanlığı tarafından paylaşılan ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü dolayısıyla hazırlanan afişlerde Mustafa Kemal Atatürk'e yer vermeyerek  siyasi tercihini resmen belli etti..
Hulusi Akar’ın resmen nereye aktığı ortaya çıkmış oldu..Adeta Enver Paşa duruşu: 29 Ekim 1915 günü, Tasvir-i Efkar(Düşünceleri anlatma/niteleme) gazetesinde Mustafa Kemal’in portre fotoğrafı basılmak istenir. Sansürlenir. Fakat yazı İşleri Müdürü Abidin Daver, fotoğrafı basar. Resmin altına da Gelibolu’daki başarısı anlatılan Mustafa Kemal için “Doğuştan yiğitlik ve kahramanlık harikaları ile temayüz(kendini kanıtlamış) etmiş Miralay Mustafa Kemal Beyefendi” ifadesi yazılır. Belli ki Atatürk Genelkurmay başkanı Hulusi Akar’a kendini kanıtlayamamış..
Asıl işin trajikomik yanı şu:
Başbakan Binali Yıldırım; Anadolu yakasındaki Lapseki'nin Şekerkaya ile Avrupa tarafındaki Gelibolu'nun Sütlüce mevkisi arasına yapılacak Çanakkale köprüsünün ihalesinde şunları söylemişti:  "Çanakkale geçilmez tarihte kaldı artık, Çanakkale geçilir, her türlü geçilir hale geliyor. Denizden geçiliyor, havadan geçiliyor şimdi karadan da geçilmiş olacak. Türkiye dünyada böyle büyük projeleri yapan ender ülkelerden biri. Geçiş ücretinin 15 euro+KDV olacaktır..”
İlahi Binali sen çok yaşa!! Küresel efendi, yani batı yakasının emperyalleri, artık Çanakkale’yi rahat geçecekler ha..15 TL+KDV veren emperyal, rahatlıkla “Çanakkale geçilmez” destanını yıkacak ha..
Gaflarınla, resmen gafların efendisi ile yarışıyorsun. Dikkat et, gaflarınla gafların efendisini geçip Ahmet Davutoğlu durumuna düşme..Diyorum ki; referandum sürecinde eğer “Hayır!!” kampanyasına hizmet etmez isen, Davutoğlu durumun kaçınılmaz olacaktır....
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com

GSM: 0506 609 00 32