28 Şubat 2019 Perşembe

SİYASET AHLAKINI SİYASETÇİNİN KULLANDIĞI DİL BELİRLER


“BERABER YÜRÜDÜK BİZ BU YOLLARDA” DEDİĞİ DAVA ARKADAŞLARINI PARTİDEN YÜRÜTEN “MİLLETİN ADAMI”NA  “ZİLLETİN ADAMI” DEMEK, ASLA SİYASET AHLAKIYLA ÖRTÜŞMEZ!!
28 Şubat 2019
Çok doğru; “Beraber yürüdük biz bu yollarda” dediği dava arkadaşlarını partiden yürüten “Milletin Adamı”na  “Zilletin, ya da İlletin Adamı” demek, asla siyaset ahlakıyla örtüşmez!!
İnanın; sıradan bir insana dahi yakışmayacak bir dil.. Siyaset ahlakına aykırı bir dil..Bu dili, devletin başı nasıl kullanır?! Siyaset bilimi laboratuvarlarında kesin incelemeye alınması gereken duruş.
RHemşerim; Siyaset bilimi ve ahlakıyla asla örtüşmeyen aykırılıklar yaşatmayı tüm hızıyla sürdürüyor:
Bir lider nasıl olur da, cumhurbaşkanı olduktan sonra parti genel başkanlığını bırakmaz!  Bu yaklaşım; partili arkadaşlarına, doğrusu; dava arkadaşım dediği insanlara güvenmediğinin bir göstergesinden çok, onlara değer vermeyerek, onları hiç sayarak onları aşağıladığının danıskalığı..Onları adam yerine koymadığını göstergesi.. Tamam, onlar dinlensinler, metal yorgunluğu yaşıyorlar da, kendisi bu metal yorgunluğunu neden yaşamıyor..
İşin en ilginç yanı; dava arkadaşlarıyla alay edercesine;  “Beraber yürüdük biz bu yollarda- Beraber ıslandık yağan yağmurda- Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda Bana herşey seni hatırlatıyor ..” şarkısını üzerlerine okuyabiliyor..

Nerede o beraber yürüdüğünüz, beraber ıslandığınız arkadaşların!? Hangi şarkıyı dinlerken, hangi dava arkadaşlarını hatırladın!?...
Onlar çıkıp, bunları mı desinler:
Kızma reise; Millet İttifakına; Zillet İttifakı diyorsa, sen de Milletin Adamına, Zilletin Adamı, Millet bahçesine de Zillet Bahçesi de!
Veya;
Reis Millete diyorsa zillet; Milletin adamı reis de olur "Zilletin adamı", Millet Bahçesi de"Zillet bahçesi"..Yakışmadı değil mi!
Yakışmaz; çünkü siyaset ahlakına çok ters düşen bir dil!!
https://www.mynet.com/cumhurbaskani-erdogan-sosyal-medya-hesabindan-paylasti-110104960382

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

27 Şubat 2019 Çarşamba

İBRAHİM KABOĞLU'NU YARGILAMAK EVRENSEL HUKUKU YARGILAMAKTIR..


ANAYASA HUKUKU OTORİTESİ İBRAHİM KABOĞLU HOCAMIZI YARGILAYANLAR; ÜLKEMİN GERÇEK BEKA SORUNUNU KANITLADIKLARININ FARKINDALAR MI ACABA!?
27 Şubat 2019
Hocamızın duruşması için Ankara Adliyesi'ndeydik.
Eğer Türkiye’mde, dünyanın saygın Anayasa hukukçusu, İstanbul Milletvekili bilim insan Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu  “Barış talebinde bulunduğu ve yaşam hakkını savunduğu için” yargılanıyorsa bu ülkenin gerçekten Beka sorunu var!” demektir.
Evet saygın insan; İbrahim Özden Kaboğlu hocamız haklı olarak bu bağlamda gerçekten ‘gerçek’ beka sorunu var derken, her zamanki gibi yılmayan duruşuyla, cesur söylemini sürdürdü: “Barış talebi ve yaşam hakkı savunulması suç değildir. İfade özgürlüğünün ardından, yasama dokunulmazlığı da hiçe sayılarak görülecek olan davada Hak, Hukuk ve Adalet aramaya devam edeceğim..”

































İLK KEZ  SARKIK BIYIK MİLİTAN KİMLİKLİ HAKİM GÖRDÜM. BU MU  KABOĞLU DAVASINI DURDURACAK? 

Evet; Düşüncelerini açıkladığı için akademisyenlerin yargılanması cinnettir. Anayasada güvence altına alınmış “ifade özgürlüğü” yok edilmesi, anlatılmaz bir cehaletle yoğrulmuş kindir. Adaletin olmadığı yerde huzur ve kalkınma olmaz. Bunların olmadığı yerde de aş ve iş olmaz. Bu anlamda Beka sorunu vardır ve gerçek beka sorunu budur..
Hocamızı yargılayanlar;ülkemin gerçek beka sorununu kanıtladıklarının farkındalar mı acaba!?
Borçka’nın değil, Artvin’in değil, Türkiye’mizin değil, dünyanın saygın bilim insanı hocamız yanındayız..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

26 Şubat 2019 Salı

KARDEŞLERİN BİR AKP'DEN DİĞERİ HDP'DEN ADAY OLUNCA CHP'DE TERÖRİST OLUYOR..H D PEEEEE!!!


KARDEŞİN BİRİ AKP’DEN DİĞERİ HDP’DEN ADAY OLMASI; AKP’Yİ DEĞİL, CHP’Yİ TERÖRİST YAPAR!
24 Haziran 2018
26 Şubat 2019’da güncellendi:
Kardeşlerin bir AKP’de diğeri HDP’de aday olması; demokratik bir durum değil, siyasette çıkara endeksli ciddiyetten yoksun bir duruştur!
Eyyy, CHP; seni; HDP ile ortak hareket ediyor diye teröristlikle suçlayan AKP'ye neden yanıt vermiyorsun? Dahası ders vermen için bu iki yüzlü malzemeyi neden kullanmıyorsun!? Bu malzemeden en az beş belediye başkanı çıkarırsın..Senin amacın; yerelde ve genelde iktidar olmak ise; muhalefetinin kalıcılığını kutsamaktan vazgeç!!!
[[ Hopa'da HDP'nin Millet ittifakından ayrılması düşündürücü değil,  gizemli bir gerçeklik..]]

23 Haziran 2018'de yazmışım. Ne de güzel örtüşüyor günümüzle:
Bir ileti geldi bana, HDP ve AKP’de kardeşlerin aday olduğunu gösteren ileti..İletinin de altında; Cumayı hayırlıyan ve güzel temenniler içeren yazı dikkatimi çekti. Önce şu Cuma hayırlamasına değineyim:. Kardeşim; benim Cumam'dan sana ne; giderim gitmem kime ne!? Neden bu güzel temenniler salt Cuma için yapılır da, diğer günlerdeki güzellikler çuvala sokulur?! Tüm günler Allah'ın günü ise benim için tümü hayırlıdır..Günleri de ayrıştırdık, biz niçin ayrış mayalım?! Doğrusu; AKP günlere de ideoloji yükledi ve insanları ayrıştırdı ve dahi ötekileştirdi; dinli ve dinsız diye..
Diyorum ki; Hayırlı günler..Aydınlık günler..Barış dolu özgürlük kokan günler.
Gelelim HDP'li kardeşlerin AKP'den aday olmalarına:
HDP'den Sırrı Sakık'ın kardeşi Namık Sakık AKP'den ve Abdullah Zeydan'ın kardeşi Rüstem Zeydan, Celadet Gaydalı'nın kardeşi Safter Gaydalı AKP’den aday adayı olabiliyorlar ve bunlardan Leyla Birlik'in kardeşi Rizgin Birlik gerçekten AKP'den 1. sıra adayı oluyor ve buna birileri demokratik duruş diyor..Buna itirazım yok; itirazım bu denli rastlantının gündeme gelmesi. Öyle ki; AKP tarafından, "CHP, HDP ve  terör örgütü ile omuz omuza" suçlaması getirilen bu günlerde CHP'nin suskun kalmasına ve bu olguyu siyasi ranta dönüştürememesine   ben ne diyeyim, siz söyleyin?!

Hopa'da HDP millet ittifakından ayrılarak CHP ve İYİ partiyi terörist olmaktan kurtardı..
Güney Doğuda yaşadığım bir kısa öyküsel anımı( anekdot ) anlatayım: 2001'de Diyarbakır"a atandım; eskilerin deyimiyle "Kerhen", çünkü, o zaman  TMMOB- İMO genel sekreteri idim ve de Cumhurıyet gazetesinde "Köy Kent Utopya mı?"  başlıklı bir yazım çıkmıştı. Bu yazıyı beğenen ve de beni az da olsa tanıyan sayın Bülent Ecevit KHGM'de çalıştığımı öğrenmiş ve  üst düzey göreve atamak istemiş. Ve bir grup Milletvekilini KHGM'ye göndermiş. Gelen heyete benim görev istemediğim söyleniyor. Bu bana çok sonra; bir başka bakanlığa geçen KHGM'deki üst düzey görevlisi.. Sonradan nereden gerektiyse  Diyarbakır'a  KHGM Bölge Müdürü olarak gönderdiler. Ve beni,12 Eyül'de uzaklaştırılmam sonrası, 1999'da  KHGM'ye başlatan Aydın Muratoğlu ve Murat Alioğlu, beklenmedik bu göreve evet dememi istediler; " Boş ver git.. Deneyim kazanırsın" diyerek..
Gaffar Okan'ın vurulduğu ve de  OHAL'in hüküm sürdüğü bölgede göreve başladım ve heyeyecanlı bir görev aşkıyla  "OHAL Valisi Gökhan Aydiner ve İl Valisi Cemil Serhadlı dikkatli olmam gerektiği konusunda uyarmasına karşın" tehlikeleri dikkate almaksızın dağ taş dolanır oldum. Öyle ki, akşam sonrası askerin  girmediği bölgelere bile giriyordum; İl Müdürleri kardeşlerimi yanıma alarak. Bir keresinde PKK'nın ilk eylem yaptığı Eruh- Dörtbölük köyüne gittik. Köyün aşiret reisi benim bölge müdürü, yanımdakilerin de İl Müdürü olduğunu örenince çok sevindi ve şunları söyledi: " Bügüne dek buraya bir teknisyen bile gelmedi. Ve sen tüm KHGM'yi getirmişsın. Allah razı olsun. Ben bir şey istemiyorum. Bu duruşunuz bana yeter.." içerikli otantik söylemde bulundu...Evet; ihale peşinde koşmadık dağ taş hizmet peşinde koştuk. Yörede beğenildik ki AKP beni geri götürmek istedi, reddettim. Anlamayacağınız o yöreyi ve insanları kısa sürede, az da olsa istemleri ve özlemleriyle tanıma fırsatım oldu. Bir gün bana Diyarbakır’ın Kent Feodal Beyi şunu söyledi: “Bizlerin siyasilerle ilişkisi maraba-aşiret kültürünün getirdiği var olma duruşudur. Bana 9 iyilik yap, 10’uncusunu yapma saf değiştirir, seni bırakır grubumla ona yönelirim. DSP benim 6.partim..
Bu Güneydoğunun bir realitesi idi. Yoksunluğun, yoksulluğun  getirdiği savunma, korunma ve sığınma refleksinin yansımaları. Yöre insanı; insanlığa, ilgiye, sahiplenilmeye, diline ve de sevgiye, saygıya aç güzel insanlardır. Fakat kendilerini çıkara özdeş feodal yapının kurallarının kölesi olmaktan kurtaramadıkları için, ağalar ve kent feodal beyleri tarafından ‘iradelerinden soyut’, ‘saf değiştirenlerce’ yönlendirilmektedirler. Bu o yörenin sosyal ve siyasi dokusudur ve kanıksanmıştır..
İşte AKP bu yapılanmayı da 'her şey gibi" bozmuş ve yozlaştırmıştır, yöre insanının bu yumuşak karnına çalışarak. Eveet, HDP ve AKP kardeş adaylıklar gibi böylesi bir siyasi duruş görülmedik bir duruştur. Ve siyaset kültürü ve bilimine ve dahi ahlakına son derece aykırıdır. Tekrar ediyorum; bu doku 2002 sonrasının siyasi erki AKP tarafından kurumsallaştırılmıştır..Dahası; eğer doğruysa kardeşlerin HDP ve AKP’den aday olmaları, bırakın ethiksizliği, böylesi ahlaksızlık çok ama çok düşündürücüdür ve siyaset biliminin laboratuvarlarında incelenmeye alınmalıdır..
İşin üzüntü veren yanı, muhalafetin bu siyaset ahlaksızlığını ve aykırılığını işleyememesidir..
Bana sakın; “Demokrasi” deme, küserim!!!
Güldüşünlerim:

1- “Muharrem İnce Hareketi”, Küresel efendinin 'Ehven-i Şer' diyerek sönümlendirdiği "Gezi Halk Hareketi"'nin evrilişidir.
2- "FETÖ darbesini Atatürkçüler engelledi" diyen Recep danışmanı Etyen Mahçupyan;"Oyum İnce'ye" diyorsa en az 2.tur diyorum.
3- Konuşan; hem Demokrat hem sol ve yeniliğe ÖNDER ve de AKSAKAL biri değil, eskiyi besleyen DSP’nin şimdiki Genel Başkanı ÖNDER AKSAKAL.. Sol bu olmamalı(26 Şubat 2019)..
4- Demokratikliğe ve sola saygısı olan karanlığı değil aydınlık savaşçısı Rahşan Ecevit'ten randevu ister ve yeni bir süreç başlatır, ey, Aksaray’dan randevü isteyen DSP Genel Başkanı Önder Aksakal(26 Şubat 2019)!..
5- Tarım Bakanı Pakdemirli; "Tarımda Avrupa birincisiyiz!".. Tam bir enbesil..Dahası; Ekrem Pakdemirli'nin oğlu erken yaşta paslanmış ADERANSI bozuk DEMİR gibi(26 Şubat 2019)...

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM. 0506 609 00 32

21 Şubat 2019 Perşembe

GALATASARAY VE FENERBAHÇE DE AVRUPA'DA YOKLAR GAVURLAR YÜZÜNDEN


BİZİ FENERBAHÇE VE GALATASARAY ÜZMEDİ HAK EMEN ÜZDÜ
21 Şubat 2019
UEFA Avrupa Ligi Son 32 Turu 2018/2019 sezonu 21.02.2019 23:00 günkü rövanş maçı:
Benfica: 0 Galatasaray: 0
Evet; dinciler batılılar için dinsiz, merhametsiz anlamına gelen gavur sözcüğünü kullanır. İnanın bugün ben de ayni ifadeyi kullanacağım; batılılar gerçekten gavur. Bugün oynanan Fenerbahçe-Zenit maçında ve Galatasaray- Benfica maçında hakemler bizim takımı ince-ince doğradılar. Özellikle Galatasaray’ı.. Galatasaray’ı İstanbul’daki maçta resmen katlettiler. Önceki maçta yazdım. Lizbondaki maçta da resmen Galatasaray’ı Romen hak emen Galatasaray’ı katletti.  Birincisi; Galatasaray’ın net golünü vermedi. İkincisi; karşı tarafa en az 2 kırmızı kart göstermedi. Üçüncüsü; kartları sürekli Benfica lehine kullandı. Dördüncüsü; durgun oynayan Diagne’yi kıpırdadığı anlarda da hak emen durdurdu..Ula siz Gavurlar, kendinize çalıp kendiniz oynuyorsunuz. İnönü’nün dediği gibi kendi dünyamızı mı kuralım?
Nasıl isyan etmezsin. İlk maçta, haksız bir penaltı, ikinci maçta attığımız net gol ofsayt diye verilmedi. Ne olurdu; İlk maç 1-1 biter, ikinci maçı 1-0 alırdık ve elerdik.. Şu yeni etme ukala Erman Özgür, Galatasaray’ın bugünkü başarılı oyununu küçümseyerek; “Benfice gol atmaya ihtiyaç duysa gol atardı..” demesi beni çıldırttı..Ula seni yorumcu yapanın…Yahu yayıncı kuruluş bunları özellikle mi seçiyor!?
Galatasaray bugün, iyi olan Benfica’dan iyi idi..İyi olmayan, Gavur batı idi.. 
Stat: Lizbon Estadio da Luz
Hakemler: Romanyalı; Ovidiu Hategan-Octavian Sovre -Sebastian Gheorghe     
Benfica: 99Odisseas Vlachodimos-3Alejandro Grimaldo Garcia -6Ruben Santos Gato Alves Dias-34Andre Almeida-97 Francisco Reis Ferreira(Ferro)-11Franco Emanuel Cervi(Rafa Silva59')-21 Luis Miguel Afonso Fernandes/Pizzi(Gabriel  83')-61Florentino Ibrain Morris Luis -79 Joao Felix Sequeira(Jonas  76')-83Gedson Carvalho Fernandes-14Haris Seferovic    
İlk 11 Değeri : 156.500.000 Euro
Yedekler: 1Mile Svilar-7Sebastien Corchia-8Gabriel Appelt Pires -17Andrija Zivkovic-22Andreas Samaris-10Jonas Gonçalves Oliveira -27 Rafael Alexandre Fernandes Ferreira/ Rafa Silva    
Benfica çalıştırıcısı: Portekizli Bruno Lage
Takım Değeri : 272.500.000 Euro 
Galatasaray: 1Fernando Muslera-2Mariano-27Christian Luyindama-45Marcao-55Yuto Nagatomo-10Younes Belhanda-15Ryan Donk(Sinan Gümüş 78')-17Badou Ndiaye-21Henry Onyekuru(Yunus Akgün83') -89Sofiane Feghouli(Emre Akbaba84')-91Mbaye Diagne    
İlk 11 Değeri : 61.650.000 Euro
Yedekler: 13İsmail Çipe-5Ahmet Çalık-19Ömer Bayram-8Selçuk İnan-11Sinan Gümüş-20Emre Akbaba-35Yunus Akgün    
Galatasaray çalıştırıcısı: Fatih Terim
Takım Değeri : 101.200.000 Euro 
Portekiz takımları ile deplasmanda oynadığı son iki maçı kaybeden Galatasaray, önceki iki maçı kazanmıştı ve yine kazanamadı…







Arkadaşlar; sağlıklı bir Galatasaraylıyım, fanatik değil. Galatasaray maçlarıyla, 4 büyüklere oynanan oyunları yazmayı görev edindim..Bu görevcimi ulus ötesine de taşıyorum zaman-zaman. Benfica maçı bu taşımalarımın katmerlisi..
Çok sevdiğim Arkadaşım Ahmet İhsan Kalkavan’ın  oğlu sevgili Mete Kalkavan: Antalya'nın penaltısını ve Başaklı oyuncunun kırmızı kartını neden vermedin? Erman Toroğlu’nun dediği gibi bir yerlerden verilen talimata mı uydun?
Erman Toroğlu denen futbol teorisyeni, ne teorisyen yahu, Ahmet Çakar ile, birbiriyle yarış eden futbol terörisyenlerdir. İşte bu ERman'a hakkının vereyim. Evet her başak maçından sonra kısa ve öz şu cümlesiyle Başak'ı sahada kayıran hak emenlere; "Siz bir yerlerden talimat mı alıyorsunuz" diyerek ERman, ERdoğan'ı işaret ediyor.. Buradan şu çıkarsamayı yapıyorum; yine Erman'ın dediği gibi GS bu işi bitirecek...
Fatih Altaylı’ya kızdım. Kızdım çünkü, Diagne konusunda benim söyleyeceklerimi söylemiş. Ben de aynı şeyleri tekrar etmemek için, sözü Altaylı’ya veriyorum:
“Diagne'yi şu anda psikolojik olarak etkilemek isteyenler var. Trabzonspor maçında evet kırmızı kart görmeliydi ancak medyada iki haftadır 'Buna niye kırmızı kart göstermediniz?' diye linç ediliyor. Ancak medyanın yaklaşımı farklılık arz etmeye başladı. Hakemler, Diagne üzerinde baskı altına alınmak istiyormuş gibi hissiyata kapıldım. Daha önce Burak Yılmaz'a, Emre Belözoğlu'na da yapıldı. Hakemler gördüğünü çalarsa, medyanın bu gibi oyunlarına düşmezler…Diagne'de bir sıkıntı var... Transfer olduğu gün demiştim ki 'Galatasaray ekibi, Kasımpaşa'da Diagne'yle ilgilenen insanlarla konuşsunlar' Arayıp 'Bu adam nasıl biridir, nasıl oynar?' demek çok mu zordur, gurur kırıcı mıdır? Diagne, şu anda Galatasaray'a faydalı olur. Diagne sayesinde Galatasaray orta sahası daha fazla gol atacak. Kimse Diagne'den Kasımpaşa performansı beklemesin diye de söylemiştim. İki farklı kültür var ortada…Orta yapılmıyor. Orta yapılmayınca Diagne ne yapacak? Bu Eren Derdiyok için de geçirliydi. Diagne, Eren'den daha güçlü, daha tehlikeli, rakip savunmayı daha çok korkutan bir adam olduğu için alan açıyor. Nagatomo ve Mariano ortalarında Diagne, Eren'den daha fazla iş yapar. Diagne'nin etrafı sıkı sarıldığı için boş alan kalıyor. Niye Feghouli ilk hat-trick'ini yaptı? Niye Belhanda bir maçta iki gol attı? Niye? Diagne. Ha kendi de gol atmalı işi o. Atacaktır..”
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

DEPREMİ DEPREMLERDE YANGINI YANGINLARDA AKLA GETİRMEK VE KALICI ÖNLEMLER GELİŞTİREMEMEK

AHMET ERCAN 2019 YILINI DEPREM YILI İLAN ETTİ; BAŞIMIZDAKİ DEPREMİ ES GEÇEREK
21 Şubat 2019
Maya takvimine göre 21 Aralık'ta kıyamet gelecekti. Ahmet Ercan'a göre de, Anadolu'muza, ille de  İstanbul'a her an kıyamet gelebilir...
Prof. Dr. Ahmet Ercan Çanakkale-Ayvacık depremi sonrası yine çıktı ortaya ve; "2019 yılı bir deprem yılı olacak ve 2025'e kadar sürecek. Bu deprem öncülerinden bir tanesi. Bunun arkasından gelecek. Bütün Türkiye için söylüyorum, 6, 6.5 ve 7'lik yıkıcı bir depremi görmemiz muhtemeldir." dedi..
Hocam fal açmayı bırak;17 senedir İstanbul'u kıyamet düzlemine dönüştürenleri anlat. Onların, İstanbul'a adeta sermaye tapınaklarıyla Fore kazıklar çaktıklarını, 3.köprü inşasıyla, İstanbul'u ve dahi deprem toplama alanlarını imama ve imara nasıl açtıklarını, ancak deprem depince önlemden söz edenleri ve de deprem öncesi ve sonrası kalıcı önlemler geliştirmediklerini anlat hocam. En önemlisi İstanbul boğazını bitirip doymayanların "Kanal İstanbul" ile kendilerine İkinci İstanbul boğazı yarattıklarını, varsa yoksa arsa borsa ile İstanbul'un siluetini bozanları, 7 tepeli İstanbul'u 8 tepeye çıkarıp Çamlıca camisi dikenleri anlat. İmar barışının yandaş yapsatçıları affeden ve onlara inşa alanları oluşturanları anlat. Evet; bunların inşa ettiği mühendislik bilimi ve disiplininden soyut binaların, İstanbul'da ve Mersin'de  nasıl çökmeye başladığını ve Kartal'da çöken binanın müteahhidini nasıl Belediye başkanı yaptıklarını anlat ..Söylediklerinden, anlattıklarında daha fazla katkı vermez ise namerdim..Sen çıkmış, bize deprem haritasının, fay oluşumlarını, episantriyi(deprem enerji merkezi) anlatıyorsun. Bırak deprem dersi vermeyi. Anadolu insanı, ülkemizin, üstü deprem katarı dolu  deprem köprüsü üzerinde oturduğunu ve ne zaman kırılacağını biliyor. Sen Anadolu insanına, önlem almaynları ve nasıl önlem alınması gerektiğini anlat ki; insanlar önlem almayanların duyarsızlıklarına son verebilsin..



Eğer diyorsan ki; “Ben siyasetçi değilim..” hocam yanlış söylüyorsun derim. Çünkü bunlar; kurguladıkları ‘özdeksel ve siyasi rant içerikli’ projelerle senin bilim düzlemine girdiklerini, yani mühendislik, mimarlık ve kent planlama disiplinlerini hiçe sayarak, ülkeyi değil, 7 büyüklüğünde, 5 büyüklüğünde depremin dahi kıyamete taşıyacakları ortamı yaratıklarını biliyorsunuz hocam!!!
Onun için; deprem denen acımasız doğal afeti her gün değil her saniye gündemde tutmak gerekir. Biliyorsunuz, Lizbon 1975’de korkunç bir deprem yaşadı. Aşağıda; Portekiz devletinin, Lizbon’un önemli yerlerindeki Billboardlarda çektiğim afiş resimleri ve deprem anıtları bu bağlamdaki duyarlılıklarının kanıtı.. 
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

18 Şubat 2019 Pazartesi

BURJUVAZİNİN YANINDA NUR TOPU GİBİ İSLAM BURJUVAZİSİ DOĞURDULAR

KİMİN SINIFI KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL
18 Şubat 2019
Ne demişti reisleri; “Biz dışlananları, ötelenenleri yani milletimizi merkezdeki mutlu azınlığın yerine konuşlandıracağız..” Yaptı da; o merkezdeki mutlu azınlık dediği beyni ve başı türbansız sınıfın yerine, beyni ve başı türbanlı sınıfı merkeze konuşlandırdı..Altlarında Mercedes, beyinlerinde ve başlarında türban-türban turluyorlar. Yani, merkezde, nur topu gibi postmodern dinden geçinen bir burjuva sınıfı oluşturuldu.. Ve de; benim yoksul halkımın yoksulluğundan geçinmek için, yoksulluğunu korumaya alarak, yoksulumu yoksulluğuyla baş başa bıraktılar....
Vesselam kısa kelam; kimin sınıfı, kimin cebinde belli değil..
İçişler Bakanı Süleyman soylu: “Kendimi Amerika’ya karşı zor tutuyorum.”..."Tutmayın lan beni!!" diye bağırırken, tutanların arkasına saklananları anımsadınız mı? 

Mesut Yılmaz vakti bu zaman dedi ki; "Türkiye'yi 2.sınıf insanlar yönetmeye başladı.." İşte tam bu zaman cevabını almıştı; "Türkiye'yi değil 2. sınıf, ne idüğü sınıfı belirsizlere teslim eden sizlersiniz..Bu toplum Engin Civanları, Cevher Özdenleri(Banker Kastelli) unutmadı..Şikayet etmeye hakkınız var mı acaba!!"
Ah Aziz Nesin, ne vardı ki erken gittin?! Gitmesen var ya; bu tomruklardan en az 2 Nobel çıkartırdın..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

17 Şubat 2019 Pazar

KASIMPAŞA'YI SATTILAR, BAŞAKŞEHİR İLE FUTBOLU BİRBİRİNE KATTILAR

KASIMPAŞA BENİ YANILTI, ÇÜNKÜ GALATASARAY’DAN AĞIR YENİLGİ ALARAK AĞIR-AĞIR ÇÖKMEYE BAŞLADI
17.02.2019
Türkiye Spor Toto Süper Lig 2018/2019 Lefter sezonu 17.02.2019 19:00 günkü 22.Maç:
Arkadaşlar, yazılarımın çoğunda; futbolumuzu dinden geçinirken futboldan geçinenler futbol olmaktan çıkardı diyorum ve demeye devam edeceğim. Fakaaat, futbolu futbol olmaktan çıkaran, hakem ve futbolcu kökenli maç yorumcuları futbol teorisyenleri, pardon futbol teröristleridir..Dün, “VAR getirilsin, haksızlıkları ortadan kaldırılsın” diyenler, VAR geldikten sonra; “VAR gitsin haksızlıkları ortadan kaldırılsın” demeye başladılar..Ve de; yabancı hakem istiyorlar..
Bunların bir diğer yaklaşımları; dahası, sözde futboldan geldiğini savladıkları reisleri, VAR konusunda kuşku duymaya başlamış ve bu VAR’ı denetleyen bir VAR oluşturulamaz mı demiş..Bu şunu gösteriyor; “Bu sene benim Başakşehirspor kesin şampiyon olaacaaak!!”..Fakat bilmiyor ki; futbolun yayıncı kuruluş bağlantılı, doğrusu endüstriyel bir fenomen. Bu fenomenin dünyada gizemli derin sahipleri efendileri var, senin siyasi oyunları dörde katlarlar..Vesselam kısa kelam bu endüstriyel devasa güç ile baş edemezsin.. Gördünüz, Galatasaray-Benfica maçı İspanyol hakemin Galatasaray’a yaptıkları..Türkiye’de, nasıl ki siyasetler bu küresel efendilerinin uzantısı ise, futbol da bu egemenlerin uzantısıdır..
Bu futbol ve hakem eskileri, sistem, taktik, teknik, performans, futbol ahlakından söz etmiyorlar; ahlaksızlık seviyesinde birbirlerine hakaret ediyorlar; faulleri, penaltıları, yani pozisyonları adeta hakaret hareketleri olarak kullanıp, hakemi, futbolcuyu ve de yöneticileri aşağılıyor, onlara hakaret ediyorlar..İşte bunlar, futbol olgusu içindeki en büyük tehlikeli figürlerdir..
Ve bunların yeni üstlendikleri misyon; Başakşehirspor’u şampiyon yapmak için, 3 büyükleri kullanmaya başladılar. Ahmet Çakar denen kişi diyor k; “Birileri, VAR hakemlerine, aman 3 büyüklerin üzerine gitmeyin, korumaya alın talimatı verdi..” Demek istiyor ki; bunların amacı Başak’ı şampiyon yapmamak için, 3 büyükleri koruma altına aldırtmaya çalışıyorlar. Amaçları, Başak’ı şampiyon yapmak ve yağ çekmek. Nasıl yağ çekmesinler, reis Başaklıyım demedi mi!!??
Kasımpaşa: 1 Galatasaray: 4




Muslera yine bir hatalı gol yedi, GS geri düştü ve sonradan geri geldi. Öyle bir geri geldi ki tam 4, 4’lük geliş ve sonuç; Kasımpaşa 1 Galatasaray: 4…
Birinci devre Süper Lig’in ikincisi Kasımpaşa’yı ben Şampiyonluğun 3 adayından biri görüyordum. İkinci yarı gördüm ki; bu Kasımpaşa, bazı paşalar, dahası dinden ve futboldan geçinenler bitirmiş. Daiagne’yi büyük parayla Galatasaray’a kakal.., pardon, canım şimdilik kakanlar duruşu izlenimi veriyor..Evet, büyük parayla Diagne’yi satanlar, diğer oyuncularla da 2021’e dek garanti para sözleşme imzalamışlar..Ne olacak, futbolcu oynamadan kazanmış, yönetici bunları satınca kazanmayı bekliyor, umurlarında mı Kasımpaşa..Nasılsa, reisleri Başakşehirspor’u tutuyorum dedi ve mahallesinin takımı Kasımpaşa’yı dışladı, doğaldır ki, Şevket’in savları da kısmen tuttu. Ne demiştim; Başakşehirspor ile Kasımpaşa arasındaki şampiyonluk savaşında, Kasımpaşa galip gelir veya aradan Galatasaray sıyrılır..Bu durumda, Başak ile Galatasaray baş başa kalacak gibi gözüküyor, çünkü Kasımpaşa 1.Lig’e doğru inişte..Acaba bu sene Galatasaray’a şampiyonluğu yedirirler mi? MHK değişti, Yusuf Namoğlu yerine el atından kesin adamlarını konuşlandıracaklar..
Fatih Terim; İlk kez Mustafa Denizli’yi yeniyor, çünkü ilk kez karşı karşıya geliyorlar..
Galatasaray, daha doğrusu Terim bu Diagne’ye uyarsın, çünkü sahada pimi çekilmiş bomba..Futbol çevresi onu gole öyle koşullandırmışlar ki; gol atamayınca daha da geriliyor ve sahada serseri mayını gibi dolanıyor. Saygısız da..Top otnayan arkadaşlarını adeta alaylı-alaylı , bazen de sitemli-sitemli seyrediyor. Düşünün kanat, hücum oyuncusu Feghouli 3 gol atıyor, hayatında ilk kez “hat-trick*” yapıyor, yine ortasaha hücumcu gol atıyor, Diagne bakıyor..Go deyince bugün Atlas ülkelerinin, canım Kuzey Afrikalı oyuncuların günü idi; 5 golü de onlar attılar: Cezayirli Feghouli 3 gol, Faslı Belhanda 1 gol ve Mısırlı Trezeguet 1 gol attı.. 
Emre Taşdemir, taş gibi bir transfer ve kelepir..Belhanda bu akşam felaketti. Futbol hayatının en müthiş oyunun oynadı. 3 gol atan Feghouli de ayrı bir felaketti bu akşam..Asıl felaket, Kasımpaşa..Sen Lig ikincisi ol, en çok gol atan takım ol ve dön en çok gol yiyen bir takıma dönüş ve inişe geç. İşte bu felaket..

*: Neden üç gole hat-trick diyoruz?
Evet; “hat-trick” kelimesi nereden geliyor? 
Birçok sporsever bu kelimeyi ilk olarak futbol maçlarından duymuştur. Ancak bu terim futbol harici başka birçok spor branşında da kullanılıyor. Üstelik ilk çıktığı alan futbol da değil!
Sözlüğe baktığınızda; “hat” sözcüğünün şapka, “trick” sözcüğünün de numara, oyun anlamına geldiğini görürsünüz. Öyle ki eski zamanlarda sihirbazların şapkadan arka arkaya üç tane tavşan çıkarma numarasında da bu sözcük kullanılmış. Ancak hat-trick terimi ilk olarak 1858 yılında Britanyalı ünlü kriketçi H.H. Stephenson’ın “wicket” adı verilen kriket kalesine arka arkaya üç başarılı atış gerçekleştirmesiyle karşımıza çıkıyor. Stephenson’ın bu başarılı atışı sonrası onu izleyen taraftarlar bu atışı onurlandırmak için aralarında para toplayıp ona şapka (hat) satın alıyor.
20 yıl sonra ilk kez 1878 yılında bir kriket maçından bahsederken yazılı olarak kullanılan terim takip eden on yıl boyunca birçok spor dalında karşımıza çıkmaya başlıyor. Başlarda bir sporcunun arka arkaya yaptığı üç başarılı atış için kullanılan sözcük, sonraları bir maçta hedefi bulan üç atış için kullanılıyor.
2010 Dünya Kupası Altın Ayakkabı ve En İyi Genç Oyuncu ödülüne sahip Müller, Almanya’nın Portekiz’i 4 – 0 yendiği maçta 78 dakikada hat-trick yapıp galibiyetin başrol oyuncularından olmuştu.
Dünya Kupası’nın en hızlı hat-trick yapan oyuncusu ise 1982 yılında 3 gole 7 dakikada ulaşan Laszlo Kiss olarak dikkat çekiyor. Pele ise bu kulvarda en genç oyuncu olarak rekoru elinde bulunduruyor. Brezilyalı yıldız 24 Haziran 1958 yılında İsveç’e karşı oynadığı yarı final karşılaşmasında üçleme yaparken sadece 17 yaşındaydı.
Stat: Re cep T ayyip Er doğan
Hakemler: Ali Palabıyık-Serkan Olguncan-Cevdet Kömürcüoğlu 
Kasımpaşa: 96Simone Scuffet-5Syam Ben Youssef-31Olivier Veigneau(58’de Özgür Çek)-88Veysel Sarı-90Strahil Venkov Popov-6Loret Sadiku-7Trezeguet Mahmoud Ahmed Ibrahim Hassan-8David Pavelka-21Abdul Rahman Khalili(87’de Tarkan Serbest)-26İlhan Depe(58’deTobias Heintz) -9 Bengali/Fode Koita 
İlk 11 Değeri : 14.800.000 Euro
Yedekler: 1Ramazan Köse-34Eray Birniçan-37Çağtay Kurukalıp-60Özgür Çek-14Tobias Heintz-15Tarkan Serbest-17Hasan Bilal-30Haris Hajradinovic-77Azad Toptik-18Stipe Perica 
Kasımpaşa çalıştırıcısı: Mustafa Denizli
Takım Değeri : 23.950.000 Euro
Galatasaray: 1 Nestor Fernando Muslera Micol-14Martin Linnes(46’da Mariano Ferreira Filho)-27Christian Luyindama Nekadio-33Emre Taşdemir(60’da Ömer Bayram)-45Marcao Marcos do Nascimento Teixeira-8Selçuk İnan-10Younes Belhanda(79’da Konstantinos Mitroglou)-15Ryan Henk Donk-21Henry Chukwuemeka Onyekuru-89Sofiane Feghouli-91Mbaye Diagne 
İlk 11 Değeri : 43.650.000 Euro
Yedekler: 13İsmail Çipe-2Mariano Ferreira Filho-5Ahmet Yılmaz Çalık-19Ömer Bayram-26Semih Kaya-11Sinan Gümüş-17Badou Papa Alioune Ndiaye-20Emre Akbaba-22Kostas/ Konstantinos Mitroglou-35Yunus Akgün 
Galatasaray çalıştırıcısı: Fatih Terim
Takım Değeri : 101.200.000 Euro
Goller: 14' Trezeguet (Kasımpaşa 1 - Galatasaray 0)…22' Belhanda (Kasımpaşa 1-1 Galatasaray)…28' Feghouli (Kasımpaşa 1 - Galatasaray 2)…53' Feghouli (Kasımpaşa 1 - Galatasaray 3)…68' Feghouli (Kasımpaşa 1 - Galatasaray 4)
14. dakikada Kasımpaşa öne geçti. Ceza yayının içinden serbest atış kullanan Trezeguet, şık bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 1-0.
22. dakikada Galatasaray beraberliği sağladı. Selçuk'un sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda Koita'nın kafayla uzaklaştırmak istediği topu ceza yayı önünde Belhanda kontrol etti. Bu oyuncunun topu düzelttikten sonra yerden çektiği sert şutta meşin yuvarlak ağlara gitti: 1-1.
28. dakikada Galatasaray öne geçti. Belhanda'nın sol çaprazdan yaptığı ortada Feghouli kale sahasında buluştuğu topu bekletmeden kaleci Scuffet'in bacaklarının arasından filelere yolladı: 1-2.
53. dakikada Galatasaray farkı 2'ye çıkardı. Donk'un orta sahadan uzun pasında savunmanın arkasına kaçarak topu kontrol eden Feghouli, ceza sahasına girerken yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı kaleci Scuffet'in üzerinden aşırtarak filelere gönderdi: 1-3.
68. dakikada Galatasaray 3 farklı üstünlük yakaladı. Onyekuru'nun pasıyla ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Feghouli, düzgün bir vuruşla topu uzak köşeden ağlarla buluşturdu: 1-4.
Şu geçtiğimiz hafta oynanan Galatasaray Trabzonspor maçını bir kez daha ele almak gerek:
Tek korkuları Galatasaray. Anlayın Galatasaray büyüklüğünü..
Ne demişti, anlamsız ve işlevsiz ve de bir grup takımın Kulüpler Birliği olan bu kuruluşun ve BJK’ımızın başkanı Fikret Orman: "17 kulüp olarak diyoruz ki; 'Hakemler hakkında konuşmak ayıptır. Hakemler de insandır. Hakemlere toz kondurulmaz'” 
Sonradan ortaya çıktı ki bu 17 kulüp değil 8 kulüpmüş; Başakspor, BJK, FB, Kasımpaşa vd..Trabzonspor bu 8’in içinde yok. Nedeni, GS’in yanında yer aldığı için değil, FB’yi sevmedikleri için.. Yaaa; Ankaragücü ve Antalyaspor, 'Biz metin hazırlandığında toplantıdan çıkmıştık, imzalamadık' dediler . Ne bu şimdi; Fikret Orman yalan mı söyledi!? 17 kulüp buna karar vermiş' diyerek..
İşte bunlar dün 'Hakem hakkında konuşulmaz, hakemler hakkında konuşmak ayıptır. Hakemler hakkında konuşan Galatasaray bilmem ne olmalıdır' diyenler, bugün çıkmış hakemler hakkında demediğini bırakmıyorlar..Bunun adı yüzsüzlüktür! Hani hakemler hakkında konuşmak ayıptı? Hani Galatasaray terbiyesizdi? Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu? Belli ki; sadece G.Saray'a yasak ve ayıp!
Ve, buradan şunu anlıyoruz: Hakemleri eleştirmek, Galatasaray başkanı ve yöneticileri dışında herkese serbest, bir tek Galatasaray'a yasak. Önce Fenerbahçe başlattı, devam etti, Beşiktaş, Başakşehir, Trabzon-ki o haklı-... 
Kimse yadsıyamaz, Çanakkale ve Kurtuluş savaşında lise öğrencilerimizin şehitliğini..Bu bizim onurumuz ve övüncümüzdür. Önceki yazımda belirtiğim gibi; bir maçtaki hakem hatalarıyla, 1915'teki Çanakkale Savaşı'nın ve orada verilen şehitlerin anlamını, bağlantısını kuramadım. Trabzon Lisesi, 1915'te şehit verdiyse, Trabzonspor Kulübü 1967'de kuruluyor, arada 52 sene var..." 
Ülkemde tüm öğrencileri şehit düşen 3 lise var; Galatasaray, Konya ve İzmir liseleri..Evet; Galatasaray Spor Kulübü'nü kuran Galatasaray Lisesi'nin talebelerin bir kısmı, Galatasaray Kulübü'nde sporcuları. Çanakkale’de şehit olduğu söylenen Trabzonlu öğrencilerin hangisi Trabzonspor oyuncusu. Belirtiğim gibi Trabzonspor 1967’de kurulmadı mı? 2006’da sahibi Trabzonlu olan Yeni Şafak gazetesi yazdı: '1915'te üç lise tek mezun veremedi çünkü bütün öğrencileri Çanakkale'de şehitti. Evet; Çanakkale ve İstiklal Savaşı'na katılan ve bütün öğrencileri şehit düşen üç lise vardı: Galatasaray, Konya ve İzmir liseleri'. Elbet Trabzon Lisesi’nin de şehidi vardır, fakat bu Trabzonsporlu öğrenciler değildi. 
"Şehitlerin, hakemle ne alakası var?"
Kurtuluş savaşı ve Çanakkale savaşında hangi kulubün şehidi yok ki; Fenerbahçe'den de var. Beşiktaş'tan da var. O tarihte kurulu olan her kulübün şehidi var. Bu gerçeklerin Galatasaray ve Trabzon maçıyla ne ilgisi var. Ki; vurgulanan şehit öğrenciler Trabzonspor oyuncuları değil, Trabzon Lisesi öğrencileri.. Galatasaray, BJK ve Fener haksızlığa uğradıklarında her maçta 'Benim şehitlerim var' mı diyecekler? Bu nasıl mantık(Bence düz mantık bile değil, dümdüz mantık). Trabzon Lisesi çğrencilerin emperyalistler katletmiş. Doğrudur da bunun Trabzonspor ile bağlantısı ne?! Galatasaray mı emperyalist güç, hakemler mi emperyalist güç? Bu ne anlamsız ifade? İşte Galatasaray şehidi: 31 Mart olayında Ahmet Muhtar, şehit düştü, Galatasaray öğrencisi... Galatasaray'ın eski merkezinin bulunduğu binanın sokağının adı: Galatasarayli şehit Hasnun Galib…
3. Dakikada Dıagne'ye yapılan katmerli penaltı:
Doğru hakem kurgulanmış bir felaket. Dahası; Galatasaray lehine çaldığı düdükler, verdiği kararlar, Galatasaray’a yapılan haksız düdük çalmalar kadar zarar veren kurgulardı. Maçta sadece Trabzon'un canını yakmadı ki. Galatasaray’ın da canını yaktı. Aslında, vurguladığım gibi Trabzonun canını yakması resmen Galatasaray’ın canını yakmasına yönelikti. Kesin Trabzon penaltısı verilmedi, ama Galatasaray’ın da penaltısı verilmedi, Diagne’ye yapılan hareket sırtından formadan çekme idi ve penaltı idi. VAR'a bakmadı bile. Oyunun üçüncü dakikası, Galatasaraylı oyuncu topla giderken Trabzonlu oyuncu geldi, darbeyi vurdu, Galatasaraylı oyuncu yuvarlandı,faul yok. Ama; benzerleri Trabzonlu oyuncuya yapılınca faul var ve de birileri faul yetmiyormuş gibi sarı kart istiyor. Galatasaray’a ceza verdiler ya, nasılsa konuşamaz diye, düdüklerin her ikisi de Galatasaray lehine işletilmesi bir yana, genelde Trabzon lehine işletildi. Örneğin; Feghouli topla çıkıyor, arkadan çelmeyle düşüyor, faul veriyor sarı kart göstermiyor. Benzeri Trabzon'a olduğunda gösteriyor.
Geleim Nagatomo "F..k off" küfrüne; Nagatomo'ya faul yapıldı, Nagatomo faul yapmış gibi gösterdi. Hakem sorulunca da, Nagatomo’nun küfrünü duymadığını söyledi. Nasıl duymazsı? Dymassın, çünkü karşı tarafa GS lehinde düdük çalarak malzeme oluşturacaksın.. Penaltıya gelince, net penaltı. Yalnız; GS’li oyuncu , Trabzonlu oyuncuya ceza alanı içerisinde yaptığı hareket penaltı penaltı olmasına da; yerde ayağa basma yok. Havada ayağına vuruyor. Fark etmez, ayağına vurduğunda faul ve penaltıdır. İyi de bu durumda neden Diagne’ye yapılan değerlendirilmiyor? Çünkü; Diagne'yi Trabzonlu resmen tutup savuruyor. 
Vesselam kısa kelam;
Evet; hakem maçı resmen GS’ya saldırma boyutuna taşıdı, yani karşı tarafın hatalarını örtme boyutuna taşıyarak; Bakın, Trabzon maçı, Galatasaray’a VAR ile nasıl verildiğini. Ben burada; hakemin bu kurgusal oyununda, hem Trabzonsporlu hem de Galatasaraylı futbolcuları kutlamak istiyorum, çünkü hakeme prim vermedi, hakemin oyununa gelip de kartların havada uçuşacağı bir ortam yaratmadılar."
Ve gerçekten hakem öylesine hatalı idi ki; Ümit Öztürk için karar verildi... Galatasaray-Trabzonspor maçında verdiği kararlarla maçın önüne geçen hakem Ümit Öztürk'ü hatalı bulan MHK, tartışılan hakemi dinlendirme kararı aldı.
Yorumcuların Galatasaray Trabzonspor maçı için yazdıkları:
Deniz Çoban: "Diagne ikinci sarı kartı görmedi” diyenlere katılmıyorum. Rodallega, Diagne’den sıyrılsa karşısında dörtlü Galatasaray savunması bekliyordu ve dengesiz yakalanmamıştı…
Levent Tüzemen: Hakem kararlarına baktığımız zaman Galatasaray'ın güzel oyununu ve galibiyetini engelleyebilecek kararlar ortaya çıktı. Galatasaray'ın eksik Trabzonspor'a karşı coşkulu, etkili oyunu ve aldığı galibiyeti, kötü hakem yönetimi gölgelemesin... Ciddi bir operasyon var. Acaba bu operasyon TFF yönetimini devirmek üzerine yapılmış bir hamle mi, yoksa Galatasaray'ı tartışılabilecek konuma getirmek için mi? TFF Başkanı Yıldırım Demirören, acilen hakemlerle bir toplantı yapmalı, "Ayağınızı denk alın" demeli""..
Şansal Büyüka: Puan farkı 6’ya indi. Hemen arkadan yeniden eski görünümünü kazanan Beşiktaş geliyor. Başakşehir, Galatasaray ve Beşiktaş... En iyisi kim derseniz, hiç düşünmeden “Galatasaray” derim…
Cem Dizdar: Ligin ilk devresinde taraftarının en çok eleştirdiği oyunculardan olan Belhanda. El üstünde tutulan yabancılar arasında oyunu bilerek oynayan nadir oyunculardan biri... Bu maçın bana anlattığı şu oldu; Galatasaray ligdeki takibini sürdürür.
Ömer Üründül: Dün gece maç öncesi teknik açıdan yaptığım fikir cimnastiğine tıpa tıp uyan bir 90 dakika izledim. Analizim şöyleydi: Galatasaray sahasında Fatih Terim felsefesi ile yüksek tempo ile oyunu karşı alana yıkan ve ofansif etkinlik sağlayan bir takım. Buna karşılık Trabzonspor'un dün geceki kadrosu ile takım savunmasında başarılı olması mümkün değildi. Birbirleri ile hiç oynamamış ve her an kişisel hatalara açık bir geri dörtlü. Bu rahatsızlığı azaltacak orta saha formatı da yok. Yusuf ve Abdülkadir Ömür, top rakipteyken koşuyorlar ama yer parsellemeyi bilmiyorlar. Buna ilaveten Ünal Karaman'ın çakma ön liberosu Toure... Bu şartlarda Galatasaray adına her atak girişiminin tehlike yaratacağı açıktı ama hareketli forveti ve öne doğru dikine oynayabilen Abdülkadir Ömür ve Yusuf ile riskli oynayan Galatasaray karşısında da pozisyonlar üretebileceklerdi. Öyle de oldu.
İlginç gelişme:
Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ'dan bırakma kararı! Veda konuşması yaptı(12.02.2019) ..İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı da olan AK Partili Meclis üyesi ve İBB Meclisi 2.Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ, yeniden aday olmayacağını açıkladı. Göksel Gümüşdağ, İBB Meclisinde yaptığı veda konuşmasında “15 yıllık süreç burada tamamlanıyor. Artık sizi Başakşehir maçlarında görebilirim” dedi.
Komplo teorisyeni olarak şunu söylemiştim: “Binali Yıldırm İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak. İstifa edecek ve yerine Göksel Gümüşdağ getirilecek..Binali’nin TBMM Başkanlığından çekilmemesinin nedeni bu..Bilal Erdoğan işi olmaz, çünkü riskli..”
Merve Terim haklı: “Sevgili sanatci dostlarimizdan,Lucescunun tazminati icinde ayni hassasiyeti bekliyor, haklarini helal etmediklerini soyleyen twitler bekliyorum, Zira sanatci dedigin her konuya duyarli olmali, Aksi takdirde, tepki kisiye odakli olur, onyargiya donusur...”
Evet; TFF, lucescu ile yolları ayırdı ve 5 milyon TL tazminatı peşin ödedi:
Son dakika haberine göre; Mircea Lucescu'nun TFF'den alacağı tazminat ortaya çıktı. A Milli Takım'daki görevine son verilen Mircea Lucescu'ya 840 bin Euro yani 5 milyon Türk Lirası tazminat ödendi(12 Şubat 2019).
MHK Başkanı Yusuf Namoğlu istifa etti!(12.02.2019) 
MHK Başkanı Yusuf Namoğlu'ndan flaş karar! Son dakika bilgisine göre MHK Başkanı Yusuf Namoğlu, TFF Başkanı Yıldırım Demirören'e istifasını verdi. TFF'nin, Yusuf Namoğlu'nun istifasını kabul etmesi bekleniyor.
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

TANZİM REYONLARI DEVLETİN Mİ? 31 MART SONRASI KİMİN OLACAK? NEREDE YERLİ OTOMOBİL?

MÜTEAHHİTLERE TEHDİTLE AÇTIRILAN TANZİM SATIŞ REYONLARI VE DE ORDAN BURDAN DALDAN MALDAN..

17 Şubat 2019
Devletin satış reyonları değil, tanzim satış reyonları. Yemin ediyorum benden çalınan ve CHP’den kapılarak; devleti soydurdukları yandaş işadamı kılığındaki soygunculara emirle, tehditle oluşturtulan ‘sözde devletin’ tanzim satış reyonlarıdır ve 1 Nisan’da ya iptal edilecek, ya da naylon poşet sattırdıkları yandaş marketlere devredileceklerdir... İşte Kanal D sunucusu bu reyonları devletin halkı düşünen reyonları olarak savunuyor, rezil saptırılmış roprtajlarla.. Buket, sen AKP'ye buket-buket yağ çekmen için Kanal D sunucus yapıldın..Yazıklar olsun sana!..
Oluşturulan  kuyruklar 31 Mart kuyruğu. Re cep iş adamlarını tehdit ederek oluşturttu, 1 Nisan'da poşet satan yandaş marketlere iade edilecek..Şimdiki adı; sözde Devlet reyonu, yarınlarda yandaş vagonuna dönüştürülecek..


Lotodan 1 milyon sterlin kazanan Jamaikalı kişi ikramiyesini naklen yayınla alırken, bizim içimizdeki Jamaikalılar nerede?
Türkiye’de; 12. nesli Toyota Corolla üretilmiş. Hani Türkiye kendi otomobilini üretecekti!? Hemşerim, işin gücün palavra ve malavra. https://teknopoltkalar.blogspot.com/2015/10/dunku-devrim-otomobili-ve-bugunun-yerli.html
TFF Başkanı Yıldırım Demirören gidiyormuş.. Allah aşkına git..Lütfen git..Bir daha gelme..İddia'nın ihalesini de aldın, başka ne istiyorsun, git, git ve giiiiit!!! https://www.mynet.com/yildirim-demiroren-in-tff-den-istifa-edecegi-iddia-edildi-187265-myspor
Duyduk ki; “İleri zeka bir nesil geliyor..Bu neslin zihnini açmayalım. Bunlar İslamiyet’i, yani inancımız ve ibadetimizi sorgulr ve de ileri de camiler cemaatsiz kalır..” içerikli bir kitapçık diyanet tarafından el altından dağıtılıyormuş..
Ben de; “Muş”’tan yola çıkarak; “Bu, bu, buuuu doğruysa bunları doğrumak gerek!!!!
"İnancımızı ve ibadetimizi bu zekası gelişmiş çocuklar sorgular ve camide cemaat kalmaz" ne demek!? İşte bu demek: İslamiyet’in ve tüm dinlerin sorgulanacak yanları var demektir....Tübe, tübe kafirler, siz dini hem de İslamiyet’i nasıl sorgularsınız, ürün kafasını!!
Ve son olarak: Çocukluğumuz değişmeyen değerleri; Kalemtraş, silgi ve Kalem..Kalemtraş, yani açacak ile kalemlerimizi açtık, zihnimizi açarak kalemle yazmak için ve yanlışlarımızı da silgiyle sildik..İnan 2019'a geldik; hala zihnini açamayan, yanlışlarını silemeyenler var!!
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

15 Şubat 2019 Cuma

GALATASARAY'I BENFİCA DEĞİL, PORTEKİZ'İN AKRABASI İSPANYA'NIN HAKEMİ YIKTI


GALATASARAY : BENFİCA MAÇINI GALATASARAY TUR ATLADIKTAN SONRA YAZACAKTIM VAZGEEÇTİM

14 Şubat 2019
Galatasaray: 1 Benfica: 2
UEFA Avrupa Ligi Son 32 Turu 2018/2019 14.02.2019 03:00 günkü 1.Maç:
Maçın sonucu mu?! Maçın sonucu; Galatasaray’ın bile başarılı olamadığı bir Avrupa maçı oynandı ve elendiklere gittik gibi... Şu bir gerçek ki, biz ulusal düzeyde de, kulüp düzeyinde de batıda futbol oynayamıyoruz. Anlayacağınız, batı yakasında değişen bir şey yok..Eee, buna bir de adeta Türkiye’dekine benzeyen hakem hataları devreye girince, yenilgi kaçınılmaz oluyor..İnanın bu maçın 26.dakikasında öyle bir adi ve şerefsizce bir hakem hatası yaşandı ki, skandal ötesi bir olay..Penaltıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir hata ve 1-0 geriye düşüş, ardından 1-1’i yakalama, fakat hakemi yakalayamayınca; birincisi karşı tarafa net kırmızıyı göstermedi, ikincisi; ardından sağ omzuyla defans oyuncumuzu bozan rakip oyuncuya 2.golü attırdı, ÜÇÜNCÜSÜ; Benfica Portekizli, hakem Portekiz’in kardeşi İspanyalı.. Ve sonuç: Galatasaray 1 - 2 Benfica oluverdi..
Yahu, UEFA sen ne utanmaz birisin. Evet birisin, çünkü Portekiz takımına, İspanyol hakem veriyorsun..
Ve böylelikle; Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi son 32 turu ilk maçında sahasında karşılaştığı Benfica'ya 2-1 yeniliyor. Skandal bir penaltı kararıyla geriye düşen Galatasaray, Luyindama ile beraberliği bulsa da son sözü Seferovic söylüyor ve Benfica tur için evine büyük avantajla dönüyor.. 
Çok bilmiş yorumcuların söyledikleri..Birkaç kişi doğru söylüyor, diğerleri ise …. kına yakarlarken zevkten konuşuyorlar: 
Atama Kafa karıştırıcı; İspanya'dan hakem ataması kafaları karıştırdı. UEFA'nın böylesine kritik müsabakalarda yaptığı atamalarda daha dikkatli olması, hassasiyet göstermesi gerekirdi. Hakemin 26'da verdiği hatalı penaltı sonrası Galatasaraylılar'ın hakeme olan güveni bitti. Hakemin daha başarılı olması gerekiyordu, bekleneni veremedi.
Mustafa Çulcu: Maçın en önemli pozisyonu 26. dakikada Benfica lehine vermiş olduğu yanlış penaltıydı. Riberio'nun ortasında Galatasaray ceza alanı içerisinde kaptan Salvio'nun kafasından seken top, hemen arkasında topa hamle yapan Marcao'nun sol göğüsünden sekiyor. Marcao'nun kolu açık ama top kola gelmiyor, üstelik çok kısa mesafeden göğsüne çarpıyor. Koluna çarpsa bile elle oynama diyemeyeceğimiz bir pozisyonda göğüsten seken topa Manzano son derece yanlış bir penaltı kararı verdi..

                   İşte Galatasaray'ı yakan Portekiz'in akrabası İspanya'nın hak-emeni;
                                                           Gil  Manzano





Ahmet Çakar: Stoper Marcao'yu yere göre sığdıramadılar. Trabzon maçında yedirdiği gol ve dün geceki performansı çok kötü. Tamam hakem penaltıyı verdi ama zeybek oynar gibi niye kafaya çıkıyorsun. Aynı Marcao ikinci bir gol yedirdi ki anlatmakla olmaz. Adamını kaçırdı, sonra omuz omuza geldi, omuzu yedi yere düştü ve Galatasaray kalesinde ikinci golü gördü. Bu adam için Galatasaray 4 milyon Euro bonservis ödedi.
Galatasaray ikinci yarıya çok iyi başladı. Aslında golü de buldular. Hatta gol sonrasına baktığımızda 'Galatasaray kazanacak galiba' derken yukarıda da belirttiğimiz gibi sahneye Marcao çıktı hem maçı belki de turu Benfica'ya armağan etti. Sonuçta tur artık çok zor... Kolay değil 1-0 galibiyet bile Galatasaray'a yetmeyecek. VAR sistemi dün geceki maçta yoktu. Ama olsa iddia ediyorum İspanyol hakem verdiği yanlış penaltıyı VAR'a gidip düzeltirdi.
Levent Tüzemen: İspanyol hakem 26'ncı dakikada uydurma bir penaltı vererek Galatasaray'ın baskılı oyununa hançer sokuyor, Fernando'ya kart gösterip Lisbon'a gitmesini engelliyor. Manzano'nun bu tetikçiliği ilk değil ki... Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın da yer aldığı gruptaki Schalke-Porto maçını da Manzano yönetti. O maçta Porto'ya iki penaltı çaldı; Alex Telles birini kaçırdı. Belli ki İspanyol hakem resmen Portekiz takımlarının tetikçisi olmuş. İkili mücadelelerde Galatasaray'ın aleyhine düdükler çaldı… Portekiz ülke olarak sadece Atlas Okyanusu ve İspanya'ya bakıyor. Portekiz en güçlü ekonomik ilişkilerini İspanya ile yürütüyor.
UEFA Hakem Komitesi yani bir dönem TFF'den yüklü para alan Rozetti ve ekibi Galatasaray-Benfica maçına İspanyol hakem Manzano'yu gönderiyor.
UEFA'nın elindeki hakemlere kıran mı girdi! Portekiz lobisi İspanyol hakemin atanmasını sağlıyor. Eğer Şenes Erzik olsaydı bu atama yapılamazdı.
İspanyol hakem 26'ncı dakikada uydurma bir penaltı vererek Galatasaray'ın baskılı oyununa hançer sokuyor, Fernando'ya kart gösterip Lisbon'a gitmesini engelliyor.
Manzano'nun bu tetikçiliği ilk değil ki... Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın da yer aldığı gruptaki Schalke-Porto maçını da Manzano yönetti.
O maçta Porto'ya iki penaltı çaldı; Alex Telles birini kaçırdı. Belli ki İspanyol hakem resmen Portekiz takımlarının tetikçisi olmuş..İkili mücadelelerde Galatasaray'ın aleyhine düdükler çaldı, Benficalı oyuncuların ayak basmalarına, itmelerine kart bile göstermedi..Galatasaray taraftarı İspanyol hakemin tetikçi kararlarına rağmen ikinci yarı başlarken takımına müthiş bir destek verdi; Galatasaray'ın isyankar ruhu ön plana çıktı.
Galatasaray taraftarı İspanyol hakemin tetikçi kararlarına rağmen ikinci yarı başlarken takımına müthiş bir destek verdi; Galatasaray'ın isyankar ruhu ön plana çıktı. Luyindama'nın golü tribünleri ve oyuncuları bir anda ateşleyip kenetledi. Ancak hücum ederken savunmada hata yapmamak gerekiyor. Marcao'nun kaçırdığı Seferovic golü atınca Galatasaray'ın direnci kayboldu. Şuursuz baskı gol getirmedi. Lisbon'daki rövanş Galatasaray için formalite oldu. Bundan sonra hedef lig ve kupa olacak..
Evren Turhan: Diagne çok etkisiz kaldı. Rakip defansı sağa sola koşularla yıpratması lazımdı. Orta sahada Belhanda ve Feghouli fazla sorumluluk almadılar, topsuz koşularda hiç yoktular. Galatasaray bu sonuçla turu geçme şansını zora soktu.
Serdar Ali Çelikler: Fatih hoca maç öncesi "Trabzonspor maçındaki gibi önde basarak ve yüksek tempo ile başlamak istiyoruz" dedi ama rakip buna izin vermedi. İlk 35 dakikada hem 2 stopere hem Belhanda hem de Fernando'ya sert ön alan presi yapınca takım çıkamıyor. Ndiaye'nin savruk ve top kaptırması muhtemel driplingleri dışında top rakip alana taşınamıyor.
Galatasaray'ın Ndiaye ve Belhanda yerine 2 iyi oyuncu almadan UEFA gibi bir hedef koyması mümkün değil. Benfica'nın üstün yanları dışında hakemin penaltı kararının da hatalı olduğunu belirtmemiz şart. VAR'ın önemi de ortada..  Tur artık zor. Gelecek için yüksek hedefler varsa 2 orta alan bana göre 1 sol bek ve oyunu da üstüne kurabileceğiniz bir santrfor daha lazım gibi görüldü.
Tugay KerimoğLU: Alışıla gelmiş öndeki baskı yoktu. İki ayaklı maçta da bunu yapma lüksün yok. Avantaj Benfica'da ama çok farklı bir maç olacaktır haftaya. Benfica alan kaymaları, daraltmayı iyi yaptığı için Galatasaray pozisyon üretemedi. Bunu nasıl açarsınız? Orta saha oyuncuları koşu yapar, dengeyi bozarsınız
Önder Özen:Penaltıda el yok. Topun oyuncu ile buluştuğu yer omuz başı. Deplasmanda bu şekilde penaltıyla öne geçmek saha içerisindeki dengeyi de bozuyor. O dakikadan itibaren maç deplasman özelliğini kaybetti. Benfica topu çok hızlı kullanıyor. Kimse topu ayağında fazla tutmadı. Koşuyla baskı yapmak zorlaşıyor. İki takım arasındaki belirgin fark; top Galatasaray'dayken oyun yavaşlıyor, Benfica'ya geçince hızlanıyordu.
Ha unutmayalım; bence sadece bizde değil UEFA aracılığıyla Avrupa’da, FİFA aracılığıyla da dünyada futbol futboldan çıkarılıyor, dahası çileden.. Ulan UEFA; Avrupa Şampiyonlar Liginde “VAR” var da, Avrupa kupasında niye yok!? VAR olsaydı, Galatasaray 10 kişi kalan Benfica’yı en az 1-0 yenerdi..Yemin etmiyorum, ama biz 21 Şubat Perşembe günü saat 23.00'te Portekiz’de oynanacak maçı en az 2-0 alacağız..
Ndiaye iyi değildi, aklı, pardon futbolu arasıra gelip giden türden..Fernando, vasatın altında; kardeşim o şutu atmasan da topu Diagne veya Lines’e çıkarsan Galatasaray 2-0 öne geçecekti...Diagne istasyonlarda, gollere neden gözüken Marcao ve Luyindama iyiler arasında idi. Ve de Linnes, Nagatomo iyi, Onyekuru, yaş kuru arası; kardeşim o pozisyon gol yapsan GS maçı 3-0 yapardı..
Stat: Ali Sami Yen Türk Telekom
Hakemler: İspanya  Gil Manzano-İspanya Roberto Alonso-   İspanya Diego Barbero     
Galatasaray: 1Fernando Muslera-14Martin Linnes Çıkan Oyuncu73'-27Christian Luyindama-45Marcao-55Yuto Nagatomo-10Younes Belhanda-17Badou Ndiaye Çıkan Oyuncu73'-21Henry Onyekuru-25Fernando-89Sofiane Feghouli-91Mbaye Diagne    
İlk 11 Değeri : 64.650.000 Euro
Yedekler: 13İsmail Çipe-2Mariano Giren Oyuncu73'-5Ahmet Çalık-8Selçuk İnan-11Sinan Gümüş Giren Oyuncu73'-15Ryan Donk-35Yunus Akgün    
Galatasaray çalıştırıcısı: Fatih Terim
Takım Değeri : 98.950.000  Euro
Benfica: 99Odisseas Vlachodimos-6Ruben Santos Gato Alves Dias-7Sebastien Corchia-15Yuri Oliveira  Ribeiro-97Francisco Reis Ferreira Ferro-11Franco Emanuel Cervi Çıkan Oyuncu81'-61 Florentino Ibrain Morris Luis-79Joao Felix Sequeira-83 Gedson Carvalho Fernandes Çıkan Oyuncu87'-14Haris Seferovic-18Eduardo Antonio Salvio Çıkan Oyuncu48' 
İlk 11 Değeri : 126.500.000 Euro
Yedekler: 1Mile Svilar-34Andre Gomes Magalhaes de Almeida-8Gabriel Appelt Pires Giren Oyuncu48'-17Andrija Zivkovic-20Filip Krovinovic Giren Oyuncu81'-22Andreas Samaris Giren Oyuncu87'-73Joao Pedro Neves   Filipe   
Benfica çalıştırıcısı: Portekizli Bruno Lage
Takım Değeri : 276.750.000 Euro
Goller: Dk. 28 Salvio (Penaltıdan), Dk. 64 Seferovic (Benfica), Dk. 54 Luyindama (Galatasaray)
Galatasaray ve Benfica ilk kez; 6 Kasım 2008’de karşılaştı:
FA Kupası B Grubu 2008/2009 sezonu 06.11.2008 21:30 günkü maç:
Benfica: 0  Galatasaray: 2
6 Kasım 2008
Bu gruptaki sonucu gösterir sıralama:
Ukrayna’dan Metalist Kharkiv(10 puan)-Galatasaray(9)-Olympiakos(6)-Hertha Berlin(2) ve Benfica(1 puan)
Galatasaray sonrasında; Bordeaux’yu 0-0 ve 4-3 sonuçlarla eledi ve 4.tura geçti. 4.turda ise Almanya’da 1-1 berabere kaldığı Hamburg’a kendi sahasında 3-2 yenilerek elendi.
Şampiyon; 20/05/09 tarihinde Werder Bremeni 2-1 yenen, Galatasaray’ın çalıştırıcısı ve aynı zamanda GS’ya Avrupa Süper kupasını kazandıran Romen Mircea Lucescu’nun çalıştırdığı Ukrayna takımı;  Shakhtar Donetsk oldu. 
Galatasaray Avrupa Ligine, Şampiyonlar Ligi elemelerinden geldi; Romen Steaua Bucarest(FCSB) takımına 3.Eleme turunda; 2-2 ve 1-0 elenerek. 
Benfica çalıştırıcısı: İspanyol; Quique Sanchez Flores 
Seyirci : 47.000 kişi 
Galatasaray çalıştırıcısı: Alman; Michael Skibbe  
Stat: Lisboa’daki; Estadio da Luz
Hakemler: İngiliz; Martin Atkinson-Peter Kirkup ve Mo Matadar       
Goller: 69'Ümit Karan ve 52'Emre Aşık
Benfica: 12 Joaquim Manuel Sampaio Silva Quim-4 Anderson Luis da Silva (Luisao)-14 Maximiliano Pereira Victorio Paez-25Jorge Miguel de Oliveira  Ribeiro-27Sidnei Rechel da Silva Junior -6Jose Antonio Reyes Calderon 57'-8 Konstantinos Kostas Katsouranis-26Hassan Yebda 64'-20 Angel Fabian di Maria Hernandez-21 Nuno Miguel Soares Pereira Ribeiro (Nuno Gomes)  60'-30 Oscar David Suazo Velasquez  
Yedekler: 10 Pablo Cesar Aimar Giordano  57'-24Carlos Jorge Neto Martins 64'-7 Oscar Rene Cardozo Marin60'  
Galatasaray: 26Morgan de Sanctis-5Fernando Jose da Silva Freitas Meira-21Emre Aşık-22Hakan Kadir Balta-55Sabri Sarıoğlu-76Servet Çetin-10Cassio de Souza Soares Lincoln-18Ayhan Akman-66Arda Turan 90'-15Milan Baros 81'-99Ümit Karan 85'  
Yedekler: 74Volkan Yaman 90'-87Mehmet Güven 81'-17Yaser Yıldız 85' 
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32