30 Ocak 2016 Cumartesi

ATATÜRK'ÜN RESMİNİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK İÇİN ÇÖPE ATMIŞ

ATATÜRK’ÜN RESMİNİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK İÇİN ÇÖPE ATTIM DİYEN  ZEYNEP ALTIOK VE YENİ CHP YARATTIĞINI SÖYLEYEN KILIÇDAROĞLU
31 Ocak 2016
Bu yazıyı sayın Kılıçdaroğlu ve CHP yöneticilerinin okuması gerekir; yanlışlarını görmeleri için..
İkincisi; ben yazılarımda ismimden çok içeriğine önem veririm. Demem o ki, ismimden çok düşüncelerimin yazılmasına..

CHP’ye uyarımdır: “Lütfen sayın Kılıçdaroğlu’na iletin..Siz çalışanların, yani Sekreter, Özel Kalem Müdürü ve Danışmanların engeline takılmasın..Bu ses rutin birkaç kişinin sesi değil, birçok kişi olan halkın sesidir. Halk Partisi halkın sesine kulak vermek zorunda..Bana "mesajınız iletildi" şeklinde dönmeyin. Hatta kendisiyle yüz yüze konuşmama izin verin, çünkü bunları kamuoyuna açıklayıp birilerinin(AKP v.d..) siyasi rantına dönüştürmek istemiyorum.”   
İzmir milletvekili Zeynep Altıok CHP Genel Merkezi’ndeki odasında Atatürk portresini çöpe atarken bulunmuş? Bu konu, günlerce CHP yöneticileri tarafından kamuoyundan saklanmış. Sayın Kılıçdaroğlu; hanfendiyi, İzmir 1. Bölgeden 1. sırada milletvekili yapmak için çok mu aradınız!? Bırakın milletvekilliğini CHP’ye Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi yaptınız. Araştırmış miydiniz?  Şimdi  parti disiplin kuruluna veriyorsunuz. Bu nasıl iştir?!

Evet, babası güzel insan Metin Altıok Sivas Madimakta katledildi. Yüreğimz yandı. Kahrolduk. Fakat, adeta bu katliamı yapanlara şirin gözükürcesine  Atatürk resmini ‘CHP milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı olarak’ çöpe atması da en az Metin Altıoklar katlı kadar yaktı ve kahretti..
Bir diğer olguda; ülkemde bu tür olayların siyasi ranta tahvil edilmesi ve olayın hassasiyetini örselemesidir. Metin Altokları yaşatmak değildir bu duruş, aksine önemsizleştirmektir..
Demirel'in sözüdür; 'Siyasette bazen 24 saat bile uzundur' sözü. Bunun için CHP'nin değil sizin hatalarınızı söylemekte fayda var. Bu nedenle zaman kaybetmeksizin CHP Genel Başkanlığından ayrılmanız için uyarıyorum. Bizler(halk) bu partiyi önümüzdek seçimlere kadar sizden iyi hazırlarız.
Siz daha kendi kimliğinizi belli edemediniz, fakat çıkıp de, kimliğe gereksinimi olmayan CHP’nin kimliğini “Yeni CHP” diyerek belirlemeye çalışıyorsunuz.

Evet; önümüzdeki en erken ‘yerel seçimlere dek’ hataları gidermeyi bırak parti kurulur ve iktidara gelinir. AKP böylesi süreçle iktidar olmadı mı? Yani 3 günde kururulup 4 seçim kazanmadı mı?
CHP iktidar barajını görmek ve de AKP'nin 4.seçimi kazanmasını engelleyemeyen siz CHP’de engelsiniz.
Evet; CHP'nin iktidar barajını geçmesini istiyorsak, Kılıçdaroğlu’nun  hatalarını göstermek zorundayız.
"Süleyman Demirel’in AP’si ilkeleriyle hareket eden siz  adeta sağlaşıyorsunuz.
Bu gizli bir misyonunuz mu?
Dersim katliamını ‘Atatürk yaptı’ diyen dinden ve Güney Doğunun feodal yapısından geçinenler gibi mi düşünüyorsunuz? Bu nedenle zaptedilmez intikam duygusu içinde misiniz?  Dersim katliamını gerçekleştirenlerin,  CHP içindeki sağcıların(Celal Bayar v.d) tetiklediğini neden aklına getirmezsin?. Dahası çok partili dönemde Demokrat Partisini kuranların, yani hayranı olduğun Süleyman Demirel düşüncesindekilerin Dersim katliamını yaptığını neden düşünmezsin?
Sahi, özgün misyonun küresel efendilerin talimatı doğrultusunda AKP’yi  mi korumak!?
İnan; R.T.Erdoğan ile yaptığın kavgaları ben, R.T.Erdoğan’ın İsrail ile yaptığı kavgalara benzetiyorum. Yani gerçek kavgalar değil bu kavgalarınız, daışıklı..
Elde Kuran, seçim meydanlarına çıkılırdı(Şiddetle karşı idim, çünkü kutsal kitap siyaset aracı olamazdı). Siz seçim meydanlarıyla türbanlıyla çıkar oldunuz(Türbana karşıyım, çünkü türban asla başörtüsü değildir..)

Seçim meydanlarında aşiret ağalarıyla yürünürdü. Siz Adalet Parti’sinden kalma aşiret ağalarıyla yürüdünüz.. 
Türban ve aşiret çeşnileriyle iktidar olunmaz..
Mansur Yavaş ve Ekmeleddin ihsanoğlu olguları, ‘solcuyum diyen bir parti bağlamında’ siyaset bilimi ile örtüşmeyen çok özel bir durumdur. Bu hareketi esasa alarak, Türkiye’nin özgün siyasi yapısında siz, sağın alanına girerek oy almaya çalıştınız. Düşünemediniz, sağdan oy değil  sadece aday alabileceğinizi.
Kendi alanında siyaset inşa edemeyen, başkalarının alanında asla siyaset inşa edemez.
Türkiye’mde ortalama seçim katılımı %80’dir. Bunun %60’ı sağ, %40’ı sol seçmen alanıdır. Sizin alanınız %40’tir. Siz eğer %40’ı büyük ölçüde inandırıp ve artı seçime katılmayan %20 alanına girebilseydiniz, kesin %35’i geçerdiniz. Bu da AKP’nin tek başına iktidarını önlerdi.
CHP, bu gerçekleri dikkate almayıp sağlaşıp  sığlaşıyor. Korkum, Turan Feyzioğlu’nun Cumhuriyetçi Güven Partisi’ne dönüşmesi.
CHP, AKP ve kendi içindeki kavgalarla, türban ve Aşiret  çeşnileri ve de noter tasdikli emekli ikramiyeleriyle değil, kitlelere güven veren projelerle beslenmeliydi.
Milletvekili adaylarınız CHP’de dengeleri değiştirdi değiştirmesine de, seçmenin de dengesini tümden bozdu.
İzmir’de ön seçime katılarak demokratik duruş sergilediniz deniyor. Demokratik duruş, tüm illerde gösterilseydi bana göre demokrasiyle örtüşür ve inandırıcı olurdu.
Böylesi sanal demokrasi duruşları, kesinlikle antidemokratik duruşların üstüne örtüyor algısı oluşturur tabanda..
Oldu ya, ön seçimde aday olamasaydınız, dönüp kontenjan jokerini mi kullanacaktınız, yoksa demokratik duruşunuzu sürdürecek miydiniz?
Parti Genel Başkanının kontenjan yetkisi dışındaki aday saptamaları kesinlikle ön seçimle yapılmalıdır.
Bu eleştiriyi yapan ben, genel seçimde kime mi  oy verdim? Elbette ki, başka partiye oy vermeyi öğrenemediğim ve de bir sosyalist olarak “sol”u tek çatıda toplayamadığım için CHP’ye oy verdim!
İnanın CHP’nin başında kalmakta ısrar ederseniz size oy verdiğim için kendimi sorgulayacağım..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
GSM: 0506 609 00 32
TEL: 0312 431 96 88
E-POSTA: evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com

28 Ocak 2016 Perşembe

BANKALARIN KREDİ KARTI ÜSTÜNDEN OTOMATIK SOYGUNU

BANKALARIN OTOMATIK SOYGUNU
28 Ocak 2016
“Bankalar ve bunlar asla yaralı cebe i..mez”diyerek yazıma başlıyorum.
Kredi Kartı; adı üstünde bankanın sana kredi açtığı kart. Banka sana durduk yere neden kredi açsın ve kartını versin ki. Biraz düşünün lütfen..

Metin Altay arkadaşımızdan; “Üstadim, bankaların otomatik ödeme talimatlarına yeni işletmeye başladıkları faizle ilgili birşeyler söyleseniz.” uyarısı aldım.
Diyor ki arkadaşım; “Bankalar, verdiğimiz her hangi bir otomatik ödeme talimatına binaen, 2015 Aralık ayından itibaren ödenen fatura miktarının %2 küsür kadar otomatik ödeme faizi tahakkuk ettirmeye başladı..”
Ben bunu bilmiyordum, çünkü evimizde kredi kartların kullanım yetkisi eşimde. İnanın kredi kartının işlevini biliyorum bilmesine de kullanım detaylarında resmen bir engelliyim..
Bankaların otomatik ödeme kolaylığıyla, kart sahibine mi yoksa kendine mi fayda sağlıyor’un yanıtını verecek kadar, pratik bilgilere ‘eşim sayesinde’ sahip olduğumu söyleyebilirim. Çünkü, eşim mesleği gereği mali konularda banka ilişkilerini özenle izler ve dikkatlı olmamız konusunda bizleri uyarır. Özellikle beni.
Uyarılar bütününde edindiğim bilgilerle, banka çıkarını şöyle sıralayabilirim:

1-Bankalar; alış veriş yaptıgınız yerlere kredi kartı ile yaptığınız ödemeleri gecikmeli yapıyor. Eğer, alış veriş yaptığının iş yeri parasını hemen almak isterse, banka komsiyon kesip öyle ödüyor..

2-Yine, otomatik ödeme emrine bağlı olarak bankanın işlem hacmi artar. Bu banka için artı bir değerdir.
Biliyorsunuz, bankalar kart ücreti almamak için otomatik ödeme taliamatı verin reklamıyla sürekli müşteri kazanıyor.
İşlem hacmi nedir? Dersen bunun yanıtını bir fıkra ile veririrm: “ İki borsaci parkta söyleşiyorlar. Yaşlı olanı gence Borsacılığın noktalarini anlatiyor: “ Bak evladim. Bu meslekte basarılı olmak istiyorsan sadece firsatlari degerlendirmeyeceksin. Zaman- zaman firsatlari senin de yaratman gerekir. Dikkatli olursan, hiç umulmadik olaylar, çok büyük firsatlara dönüşebilir. Bak, şu karşıda gördüğün taze kopek pisliği sana sadece iğrenç bir şey olarak geliyor olabilir. Ben eĞer, ‘Şu pislikten bir lokma alip agzina atarsan sana 1 milyar lira veririm" dersem, olay senin açından buyuk bir firsata dönüşür. Bu fırsatı değerlendirir misin? "
Genc borsaci: "Tabi efendim" der, parmağını pisliğe daldırır ve yutar. Yaşlı borsacı bir milyarı gence veriri.
Bir sure yururler, genc dayanamaz sorar: "Hocam, ben size ayni teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz? Bakin ileride de baska bir pislik var.."
Yaşlı borsacı: "Tabii ki" der. O da bir lokma alip yutar. Genc borsaci da çikartır, biraz once kazandığı 1 milyarı verir. Bir sure sessiz sessiz yürüler.
 Genç yine dayanamaz sorar: "Hocam, ne sizin cebinizdeki para miktari degisti, ne de benim cebimdeki. Soyler misiniz, biz bu boku niye yedik?"


Kurt borsaci cevap verir:  "Oyle deme evladim. 2 milyarlık işlem hacmı yarattık!!!"
Demem o ki; Otomatık ödeme, İşlem hacı, ödeme kolaylığı..Tüm bunlardan yararlanan Banakalar ve Borsacılar, müşteriler değil..
3-Bunlar işin önemsiz kısmı. Bankalar daha çok karı, ödemelerini düzenli yapan, yani bankada parası kadar kart kullananlardan değil, bankada hesabı yokken ödeme emri veren kart sahiplerinden sağlıyor.. İcra takiplerinin %70’nin banka takipleri olduğunu bilmenizi isterim..
Bunun yanısıra nakit avans çekenlerden kazanır banka..
4- Kredi kartının piyasa dolanırlığını arttıyor. Peki, kredi kartın kullanan sayısını artması ne demek? Bu sayede bankaların iş yerlerine Point Of Sale (POS) cihazı satması demek. Cihazlardan yapılan işlemlerden komisyon alınıyor. Ya da, yukarıda değindiğim gibi; banka işyerine ödemeyi geciktiriyor ve o kadar sürede para mevduat olarak beklemiş oluyor.
Bankalar için mevduat önemli, çünkü; vadesiz mevduat toplamak banka için maliyetsiz kaynaktır. İşte bu vadesiz mevduat birikimini kredi olarak satıyor.

Anlayacağınız; POS, Çek, Otomatik Ödeme gibi ürünlerin satılmasıyla Vadesiz Mevduatını arttırabılıyor.
 “Otomatık ödeme verene puan veriyoruz” kampanyası neden? a-Otomatik ödeme satıyorsun, b-Vadesiz hesap açıyorsun, c- Kredi kartı satıyorsun...
Düşünün, maaşınız bankaya akmaya başladı. Evlendiniz ve paraya gereksiniminiz var. size sürekli sunulan kredi tekliflerinden bir tanesine balıklama atlıyorsunuz..Ardından sigortalama, fon, altın v.b süreçleri başlatıyor ve daha çok ürün satabiliyor size banka ve de küçük gözüken işlem parası ve de faizlerle bankanın keyfi keka..
Önemli uyarımdır: “"Birçok tüketici, başkasının elektrik faturasından sonra şimdi de başkalarının su faturalarını ödüyor. Otomatik ödeme talimatı veren aboneler, kredi kartı borçlarının beklediklerinden fazla geldiğini görünce, hesap özetlerini kontrol etmeleri üzerine şaşırtıcı gerçeği öğrendi. Birçok abone başkasının su faturalarını ödüyor…”
Falanca bankaya otomatik ödeme talimatı ver. Yaklaşık olarak 45 TL'ye yakın parapuan versin ve de sen buna; “Hem o kazanıyor, hem ben kazanıyorum” demeye devam et;
Tıpkı; “Çalıyor ama hizmet de veriyor” aymazlığınla..
Anlayın bunların yaralı cebe iş..meyeceğin!!
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU    
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32
evesbere@mynet.com

evesbere@gmail.com

27 Ocak 2016 Çarşamba

CHP'Yİ DEĞİL CHP'Yİ YÖNETENLERİ ELEŞTİRİYORUM

CHP’Yİ DEĞİL CHP YÖNETİMİNİ ELEŞTİRİRKEN ALDIĞIM TEPKİLER
Öncelikle şunu belirtelim ve düzeltelim; “ Arkadaşlar CHP yönetim kadrosuna olan eleştirilerimi CHP’yi eleştiri olarak almışlar. Asla; burada eleştirilen kesinlikle CHP değil, CHP’yi yönetim biçimidir..”
 37.871 okuyucunun eriştiği “CHP’nin sessiz 35.kurultayı” adlı yazımın özündeki; “CHP dönemi, tek partili iktidar dönemi değil farklı düşünceleri tek çatı altında toplayan tek parti iktidarı idi” tümcemi değil de; “Yemin ederim, CHP kurultayının bugün olduğunu, önceki Çatalca Belediye Başkanı değerli insan Fırat Aykut beyden face'deki "Kurultay için Ankara'ya gideceğim, terminaldeyim" haberinde öğrendim. Anlayın; CHP Kurultaylarının o görkemli coşkusunu nasıl yitirdiğini...Ve ben CHP üyesiyim. Ben mi duyarsızım, yoksa yine aday olacak yöneticiler mi duyurmasızlar?!” içerikli paragrafımı dikkate alanlar seviyeli eleştirel yorumlar yaptılar.

İşte, yorumlar ve ‘Yazan Mühendis’ olarak yanıtlarım:
Hıdır Bayrak: kurultayın 17.01.2016. yapılacağın herkes aylar öncesınden biliyor eliştırlere gelince insafsız bir şekilde ve chpnın bunu hak etmedığını düşünüyorum ben iki tvlerde chpnın kurultayını aradım ancak halk tvden başka bir kanal vermedı bütün medya susturulmuştur korkudan kimse chp haberlerını vermiyor bütün kurumlar ve hata biz sade vatandaşlar bile tehdit altındayız sonumuz hayır ola burada CHP’ye saldıranlar hariç hepinize saygılar.
Hüseyin Altan: Bu kadar sorumsuz vatandaş olurmu.Gökten tepesine taş düşse CHP diyecek. Kongreyi dünya sağır sultan bile duydu. yazıklar olsun. Onun için üyelikler yeniden yazılsın.Bu ülkeyi kurtaracak tek CHP’dir.
Yazan Mühendis: Hıdır, Hüseyin arkadaşlar; eleştirilen ve sorumlu tutulan CHP değil, CHP yönetim kadrosudur. Anlayacağınız CHP değil, partinin yönetim kadrosu kötüye gidiyor. Tıpkı Türkiyenin değil de T ayyip'in kötüye gittiği gibi. AKP'yi bu kadar güçlü kılan Tayyip değil yemini billah muhalefettir..İşleri güçleri AKP gündemine takılmak olan CHP hala kendi gündemini oluşturamadı. Gör gündemsizliği de densizlik yapamayalım. Ne demek CHP üyelerini yeniden yazmak. Bizleri CHP'den koparmaya kimsenin gücü yetmez Hüseyin arkadaş. Yeni üye kaydedebilir mi? Yooo. AKP 10 milyon üyeye ulaşmışken CHP daha 1  milyonda..

Aynı şeyleri tekrar etmemek için, beni sizin gibi eleştiren değerli arkadaşlarıma verdiğim yanıtları okuyun sevgili arkadaşlarım:
TC Nesrin Ataç: Ben sade vatandaşım kurultayın bu gün olacağını duyalı hayli oldu (17 ocak)siz CHP’ye üyeymişsiniz nasıl haberiniz olmaz demek ki partiyle ilginiz yok üyeyim diye böyle bir yazı yazma hakkınızda yok önce partinizi takip edin.
Nur Banoğlu: Ben de aynen aksam haberlerinden öğrendim.
Yazan Mühendis: Nesrin hanım, evet ilgilenmedim çünkü ilgilendiğimiz noktada önümüze engeller çıkarıldı..Yazılarımı okuyun ve ilgilenip ilgilenmediğini görün. Evet; partiye yanaştırmasalar bile düşünsel bağlamda hep katkılarımız oldu. 17 kişinin delege seçildiği mahallemde delege seçimin yapılacağı yere mahalleden 6 kişi gelmişiz ve ben dahil 6 kişi delege yazılmıyor, fakat gelen bir liste oylanmazdan 17 delege seçilmiş gibi partiye götürüldü. İlgilenmemek bu mu? İlçe delege seçiminde mahalle delegelerine haber vermek için mahallemde bir kapıcının kapısı çalınıyor ve kapıcı "Hangi partiden geldiniz?" diye soruyor. İlgilenmemek bu mu?..Hangisini sayayım?..Üyenin partisi ile ilgilenmesi esas değil, partinin üyesiyle ilgilenmesi esastır hanfendi..Sabah akşam, kurultay delegesi, pm üyesi ve milletvekili olmak için parti kapısında beklemek ilgilenmek değildir..Evet, ilgilenmediğim için haberim olmadı ironisi doğru olsa bile, parti üyesiyle ilgiyi yoğunlaştıran 10 milyon üyeye ulaşan AKP ve üyesi ile ilgilenmeyen ancak 1 milyon üyesi olan CHP'yi eleştirmenini zamanı geldi. Eleştirir partiye zarar veririz korkusuyla davranma lüksümüz yok..12'ye çeyrek kala partiyi eleştirmiyoruz, 12'yi çeyrek geçe eleştiriyoruz ki kendine gelsin zamanı tanımak için..
Ahmet Şen: Yazan Mühendis yazdığınız yazı baştan sona haklı dahi olsa kimlere malzeme verdiğiniz farkındasınız değil mi. bütün Cumhuriyet düşmanları balıklama atlamış. alışmışlar diktatör idaresine parti içi demokrasiye dahi eleştiri getiriyorlar. bu eleştiriyi illa ki yapacaksanız gidin en yakınınızdaki birimden başlayıp sesinizi duyurana kadar yukarıya doğru çıkın.
TC Nesrin Ataç: Yazan Mühendis yazdıklarınızda haklı olabilirsiniz yine de bilmeniz gerekirdi gününü ancak 25 yıldır CHP muhalefetten memnunken ülkem bu durumlara gelirken nerelerdeydiniz bunu da sormak benim hakkım şimdi birlik zamanı ben seçildim o seçilemedi zamanı değil herkesin aklını naşına toplaması gerekir
Yazan Mühendis: %25'i yakalamak için değil iktidarı yakalamak için CHP’deydik, fakat onlarla olmuyor. Kötüye CHP değil onlar gidiyor..Ahmet bey, isterseniz Kemal Kılıçdaroğlu’na bir de siz deneyin ulaşmak için. Acaba 10 engelin kaçını aşabileceksiniz?!
Hatice Nurten Kömürcü:  Siz duyarsizsiniz.
Yazan Mühendis:  Doğru han-fendi ben duyarsızım. Sabah akşam milletvekili olmak için kapısında yatmadığım için. Aynı dergide yazı yazdığım kişi parti genel başkanı olduğu kurultaylar salonuna giremediğim için duyarsızım. O vergi mükelleflerini koruma derneği başkanı iken bir takım gizli güçler onu CHP genel başkanı yaparken, ben Türk Mühendisler Birliği Genel Başkanı olmama karşın CHP'de mahalle delegesi bile yapılmadığım için ben duyarsızım...Gürsel Tekin, Tekin Bingöl v.d. aşamadığım için ve de benzer sayamadığım şeyler yüzünden ben haksızım, sizler haklısınız..
Mehmetali Fırat: Buradaki yorum yakan arkadaşlar tebrik ediyorum sizi Bir diktatöre çok güzel hizmet ediyorsunuz AKP lilerin bir şey yapmasına gerek bırakmadan tekrar tebrikler.
Yazan Mühendis: Mehmet bey, dediğiniz korkuları yaşadığı için insanlar CHP'yi eleştirmedi(k) ve bu nedenle CHP başarısızlığı akut hale gelerek AKP zararları kurumsallık kazandı..
Ömer Cahit Civelek: yenilen pehlivan güreşe doymazmış.
Yazan Mühendis: Aynen öyle..
Leyla Erdem Yiğit: "Ve… Yedi defa kaybetmiş biri hâlâ “rakipsiz” genel başkan seçiliyorsa, bunu sadece gerizekalılıkla tarif etmek yeterli değildir. En başta CIA kontrolündeki İpekyolu Enstitüsü’nü, Sorosçu Tesev’i, elçiliklerden beslenen basın finolarımızı, Akp yandaşı-tetikçi gazetecileri ekrana çıkarıp namuslu gazetecilere iftira atan Halk Tv’yi, İpekyolu Enstitüsü’nün raporundan filan haberi olmayan, şelaleye sürüklenen kütük misali, akıntıya kapılan chp kadrolarını tebrik etmek gerekir" Y.Özdil alıntı .
Yazan Mühendis: Kılıçdaroğlu delegeleri AKP seçmenden daha da Mankurt..
Akif Cengiz Bingöl: CHP bitmiştir
Yazan Mühendis: Cengiz kardeşim CHP bitmez. CHP yöneticileri bitmiştir.
Hilmi Takaz: Uzun süre Devlet memurluğu hem de denetim elemanlığı yapmış birinden parti başkanı olmaz, olursa bu kadar olur. Sağ görüşlüleri partiye doldurur, yanına gerçek dünyadan uzak eski bürokratları alır, muhalefete tahammül edemez vs.
Yazan Mühendis: Çok doğru bir tanı..
Yusuf Bulut: CHP bıktırdı artık. Ne istedikleri belli değil. Böyle gider de memlekette şeriat ilan edilirse, sebebi CHP'dir. AKP'nin büyüyup palazlanmasını ana nedeni CHP'nin bir mum ışığı bile sunamamasının sonucudur. VArlık nedenlerinin bile farkında değiller.
Yazan Mühendis: Doğru söze ne diyebilirim ki?
Naci Başkazancı: Var mı alternatif çıksın ortaya bende bıktım bu yazılanlardan her gün aynı Şeyler kararsızları da etkiliyor ak partinin yanlışlarını da biz birbirimizi yemekle ak partiyi iktidar ediyoruz .lütfen niye birileri çıkıp ben bu işi çözerim demiyor sadece ...Daha Fazlasını Gör
Yazan Mühendis: Naci bey; bu yazan bu eleştiri yazısını ilk kez yazmaya başladı. Düne dek; CHP'nin bugünkü yönetiminin yanında durdu, CHP'ye zarar vermeyeyim diye. Gördu ki bu yönetim CHP'ye daha fazla zarar vermeye başladı. Eleştirim CHP'ye değil, becerisiz yönetim kadrosuna. Bu eleştirilerimizi 12'ye çeyrek kala, yani az zaman kala değil, 12'yi çeyrek kala, yani çok zaman kala yapıyoruz CHP'yi örselememek için. Eğer bunları göndermez isek 3 yıl sonraki yerel ve 4 yıl sonraki genel seçim hüsrandır..İnan gelecek olanlar bunlardan daha başarılı olacaklardır..Tekno Politikalar Platformu SÖZCÜSÜ olarak bunlara önerdiğim tüm projeleri ellerinin tersi ile itip Mehmet Bekaroğlu'na sarıldılar. Dedik ki sol düzleme çalış, sağ düzleme değil. Sağdan aday getirebilirsin ama sağ seçmeni partiye getiremezsin..Selam ve sağlıkla..
Faruk Kılıç: Yahu bu CHP dikkate almaya değer mi? Ne diye yazıp çiziyoruz ki? Hendekçilere arkadaşlar, devlete katil diyen CHP asli bozuk nesli bozuk milli mücadele yıllarında cepheden kaçan ecnebilerle işbirliği yapan her fırsatta dine imana küfreden hain sünepe sürüsü bittiniz geleceğiniz yok bu ulke size dardır daha da dar olacak Rusya’ya gidin nede olsa Karl Marks Lenin Stalin dedeleriniz sayılır gidin..
Yazan Mühendis: Dikkate alınması gereken zekalı, her şeyin tersini söylemeyi R.T.Erdoğan’dan mı öğrendin?!..Bebek katiline sayın diyen R.T.Erdoğan değil mi?..

Faruk Kılıç denen bu zavallı Türkiye’nin seçmen profili. Evet; 2002’den bu yana ülkemizin başına bela olan cehalet örgütünün cahil militanı..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU    
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32
evesbere@mynet.com

23 Ocak 2016 Cumartesi

SAMSUNSPOR TAMAMDIR..

SAMSUNSPOR 20 OCAK 1989’DA ŞEHİTLER VERDİ. KORKUM SAMSUNSPOR’UN DA ŞEHİT EDİLMESİ
23 Ocak 2016
Ve, Samsunspor’un arması Atatürk heykeli yavaş-yavaş koparılıyor. 3 yıl sonra birileri aklını başına devşirmez ise, Samsunspo’u,  Zonguldakspor ve Kocaelispor gibi amatör kümede bulur, yerine Yeni Malatyaspor benzeri Yen Samsunspor kurulur, amblemi de…olur. Boşluğu da siz bulun.
{{ Türkiye Futbol Federasyonu, PTT 1. Ligi'ndeki Samsunspor ve Denizlispor'un 3'er puanını sildi.
Mali kriterlere uyulmadığı gerekçesiyle geçen sezon da Samsunspor'un 3 puanını silen TFF, resmi sitesindeki puan durumunu da güncelledi. Ligde 22 puana düşen Samsunspor 12. sıraya geriledi.

2012 yılında Samsunspor 1, 2013 yılında 3 olmak üzere 4 puan daha silme cezası almıştı ancak bu cezalar ertelenmişti. yine 2015 yılında da 3 puan silme cezası alan Samsunspor, bunların tümü için TAhkim Kurulu'na itiraz etmişti. Ancak Tahkim Kurulu bu itirazları geçen hafta reddetmişti. Son kararını veren TFF Samsunspor'un 3 puanını sildi.
Ligde ayrıca Denizlispor'un da 17 olan puanı 14'e düşürüldü.
Öte yandan Denizlispor Kulübü, bu cezalar için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunacağını açıklamıştı. Eğer Denizlispor bu başvurudan bir gelişme alırsa, Samsunspor da aynı yolu izleyecek.}}
Allah belanızı.. TFF. Ve buna çanak tutanlar..
Samsunspor’un şehitleri anıldı:
“Samsunspor`un 20 Ocak 1989`da Malatya deplasmanına giderken Havza İlçesi`nde geçirdiği kaza sonucu 27 yıl önce ölenler için düzenlenen anma törenine Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da katıldı.

Malatyaspor ile deplasmanda oynanacak maç için yola çıkan Samsunspor kafilesini taşıyan otobüsün Havza İlçesi`nde bir kamyonla çarpışması sonucu teknik direktör Nuri Asan, futbolcular Muzaffer Badalıoğlu, Mete Adanır ve Zoran Tomic ile otobüs şoförü Asım Özkan hayatını kaybetmiş, futbolculardan Emin Kar, Erol Dinler, Şanver Göymen, Orhan Kılınç, Kasım Çıkla, Fatih Uraz, Burhanettin Beadini, Yüksel Öğüten, Uğur Terzi ile menajer Yüksel Özan`da yaralanmıştı.
Bugün bir anma töreni düzenlendi. İlk anma teknik direktör Nuri Asan`ın Asri Mezarlık`taki mezarı başında yapıldı.”
Evet; “Samsunspor 20 ocak 1989’da şehitler verdi. Korkum samsunspor’un da şehit edilmesi..”
Ne olacak Samsunspor. Resmen Atatürk arması yok ediliyor..
Şu Ümit Özat ve gibileri futbol baronlarını mafyalaşmış yüzü mü? Ne demişti Ümit Özat; “Şampiyonluğa geldim, kaçıp gitmem, benim kitabımda kaybetmek yok, play-off değil, ilk 2’den çıkacağız, sonuçlar ne olursa olsun buradayım” Ne oldu da Samsunspor Denizli maçından sonra inişe geçti ve ardından zaman kaybetmeksizin Özat Samsunspor’dan ayrlır ayrılmaz  Samsunspor’un öteden beri başına bela M.İ.Y’e koştu?
“Özat gerçekten Pskopat” diyenler acaba haklı mı? Süper Lig takımının, hatta bu bedende bu can var olduğu sürede ben FB’nin başına geçeceğim diyen Özat bir yerlerden talimat almışçasına Denizlispor maçından sonra düğmeye mi bastı::((
Adana Demirspor: 1 Samsunspor: 0
Türkiye PTT 1. Lig 2015/2016 sezonu 23.01.2016 18:30 günkü 19.maç:
8 hafta önce direkt Süper Lig’e çıkar denen Samsunspor, direk küme düşer duruma resmen düşürüldü. Düşürenlerin Allah…versin..
Adana Demirspor: 17Fevzi Elmas-3 Joseph Larweh Attamah-   23Şenol Can-28Onur Akbay-34 Mehmet Ozan Tahtaişleyen-35 Reiner Ferreira Correa Gomes-20Tiago Queiroz Bezerra 90'-31Hüseyin Kala 80'-  44Ibrahim Moro-9Mickael Pote-24Burak Çalık 90' 
İlk 11 Değeri : 5.950.000 Euro
Yedekler: 25Ahmet Can Bağırkan-2Mahmut Özen-    6Ahmet Burak Solakel 80'-11Anıl Taşdemir 90'-14Emin Aladağ 90'-22İbrahim Dağaşan-42Abdülkadir Özgen  
Takım Değeri : 13.950.000 €
Çalıştırıcı: Osman Özköylü
Samsunspor: 55Furkan Köse-5Ousmane N'Diaye-   12Oğuzhan Berber-21Canberk Aydın-17Murat Gürbüzerol 82'-26Mustafa Sevgi 89'-28Hasan Kılıç-88Taha Yalçıner-    10Chico Ofoedu-29Famoussa Kone-90Ekigho Ehiosun 57' 
İlk 11 Değeri : 5.400.000 Euro
Yedekler: 1Bekir Sevgi-4Fatih Kılıçkaya-7Musa Aydın-   8Mehmet Çakır 57'-38Galin Ivanov-99Muharrem Efe 82'-  22Alperen Pak 89' 
Takım Değeri : 9.350.000 €
Çalıştırıcı: Geçici olarak Kenan Yelek
Gol: 81.dakikada  Adana Demirspor’dan Tiago Bezerra
http://blog.milliyet.com.tr/samsunspor-un-kurulus-tarihi-19-mayis-1919-olmalidir/Blog/?BlogNo=466136
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@gmail.com
evesbere@mynet.com 
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

GALATASARAY TAMAMDIR

GALATASARAY  DİNDEN VE YOKSULDAN GEÇİNENELERİN 2 TAKIMINDAN ANCAK BİR PUAN ALABİLDİ
23 Ocak 2016
Önce şunu söyleyeyim; Halis Özkahya, halis-muhlis birilerinin kahyası idi. Galatasaray’ı ince ince doğradı..
21 Ocak 2016 günü şöyle bir haber yer aldı: “ Para Ligi’nde Galatasaray yer aldı..Sarı kırmızılılar, dünyanın en fazla gelir elde eden 21. kulübü oldu. 159.1 milyon Euro’luk bir gelire imza atan Galatasaray’ı, Süper Lig’den takip eden bir takım çıkmadı. İlk 20’deki kulüplerin toplam geliri yüzde 8 arttı.”
Madem durum bu. Yani; Para Ligi’nde sadece Cimbom var neden,  UEFA'nın 2 yıl önce uygulamaya(2013) başladığı Finnansal Fair Play(FFP) kurbanı ilk GS oluyor?
Sadece Galatasaray mı; Futbol kulüplerinin gelirlerindeki dikey artışın, giderleri de aynı ölçüde artırmasında çıkan sorunların sahibi.
Biliyoruz; artan  gelir kalemlerinin etkin ve verimli şekilde kullanılmaması, üstüne bir de kötü yönetimlerle birleşince, kulüplerin mali disiplinleri zaman içinde yok olmaya başladı. Kaybolan bu mali disiplin ise kulüpleri altından kalkamayacakları mali bir kısır döngüye itti. İyi de bu sorunu Galatasaray’dan çok daha fazla yaşayan Fener, BJK, Trabzonspoe ve benzer takımlar var..

Bu işin içinde bir pis oyun var.Gün gelir çıkar. FB TV’de “2f 1b” isminde bir program var, Ömer Çavuşoğlu, Bedri Baykam, diğerinini adı Fikret galiba soyadını bilmiyorum. Bir program bu kadar iğrenç ve de GS korkusu ile yapılır. Ömer Çavuşoğl zaten bilinen bir zavallı, ya ülkenin tanınmış siyasetçisi ve dünyanın sayılı sanatçısı Bedri Baykam zavallılığına ne demeli?! Bunlar GS bu son durumu hakkında bir şeyler bilircesine kurnaz tilki gibi sırıttılar..Dur, dur çıkar kokusu..
Biri Akhisar Belediyespor, diğeri Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanının onursal başkanlığını yaptığı Osmanlıspor. İlkini kupada, ikincisini lig maçında yendi..
Bu konuyu aşağıda gelişmelerle birlikte geniş olarak işleyeceğim. Biz maça gelelim;
Galatasaray; dinden ve yoksuldan geçinmeyi güçlendirme adına, futboldan da geçinenlerin bu takımlarını yendi ve ezdi..

Osmanlıspor: 3 Galatasaray: 2
Türkiye Spor Toto Süper Lig 2015/2016 sezonu 23.01.2016 19:00 günkü 19.maç:
Ey futbol adamları; takımın adi; Osmanlıspor. Taraftarların adi; Yeniçeriler. Ne oluyor beyler futbolda da mı Yeni Osmanlılık ideolojisine eklemlendiriyoruz. Bunun bir diğer adı   İranlaşmak.
Eğer halkın ortak coşkusu futbola ideoloji yüklerseniz, asla kaldıramaz; İspanya ve Portekiz’de olduğu gibi. Ancak karanlık rejimler bunu taşır.  İran’ın bile Persspor diye takımı yokken, yani Pers milliyetçiliği yapmazken, bizim Osmanlsporumuz var, adeta Osmanlılık yaparcasına..
“Galatasaray, sen misin 4. Yıldızı takıp 3 kupa alan ve Hamza Hamzaoğlu’nu gönderen?!” Adama böyle ceza verirler; “ Al sana 4.yıldız ve 3 kupa”. Biliyorsunuz, UEFA, Avrupa Süper Kupası ve milenyum kupası aldıktan sonra Galatasaray’ın başına getirenler, daha büyüğünü hazırlıyorlar..
Ha, Halis Özkahya’yı biraz açalım. Özkahya resmen sahaya dinden geçinenlerin kahyası gibiydi sahada. Galatasaray’ın karşı takımın ceza sahası üstündeki bütün faulleri es geçti. GS’ya haksız sarılar çıkardı. Olur a, bu Galatasaray ne kadar geride olsa da aniden silkinir ve yine sarı-kırmızı zirveye oturur, budamakta fayda var. Aslanın başını erken ezmeli..

Para için Burak gidici, çünkü; İngiltere'nin West Ham united takımının bonservisi için 7 milyon Euro teklif ettiği Burak Yılmaz, Osmanlıspor maçının 31. dakikasında attığı golden sonra tribünlere 'veda eder' gibi el sallama hareketi yapması gitmekte ısrar edeceğini gösteriyor.
Ardından Mustafa Denizli de gider gibime geliyor. Onunda çünküsü var. Evet, çünkü Denizli yönetimin başka transfer yapmayacağını, bu nedenle Burak’a asla izin vermeyeceğini söyledi. Dahasu şunları söyledi: “Valla yaklaşık bundan 1 ay önce kendimize yeni bir yol haritası yapmıştık. Normal transfer sezonunda çok işlem yapmadan bu dönemde bizi ileriye taşıyacak yaş ortalaması düşük futbolcuların alınmasını dünüyorduk. Bunları 5 olarak düşünüyorduk ama koşullar son anda değişti. Bu transferleri muhtemel olarak yapamayacağız. Başkanımızla uzun süren bir toplantı yaptık. En sağlıklı kararı nasıl veririz bunu değerlendirmeye çalıştık. Burada bizim kulübümüze hizmet ederken her iki tarafıda düşünmek zorundayız. Donk ve Linnes ile bu dönemi kapattık.”

Bu yönetim Burak’ı, ardından Sneijder’i de gönderirse Denizli de kesin gider..Ardından Galatasaray’da..
Hoca gitmezden şunu soracağım; “Linnes’i neden oynatmadın. Bu yaşta sen de mi egolarını topçular yerine sahada koşturuyorsun?!
Stadyum : Osmanlı Stadı (Yenikent Asaş)     
Hakemler : Halis Özkahya-Hakan Yemişken- Mehmet Cem
Osmanlıspor FK: 78Ahmet Şahin-15Tiago Pinto-17Uğur Demirok-33Muhammed Bayır-61Numan Çürüksu-   10Badou Ndiaye-12Raheem Lawal 78'-22Gabriel Torje 82'-  30Umar Aminu-35Musa Çağıran-24Raul Rusescu 84' 
İlk 11 Değeri : 26.850.000 Euro
Yedekler: 99Hakan Canbazoğlu-8Avdija Vrsajevic-   21Vaclav Prochazka-6Mehmet Güven 78'-11Erdal- Kılıçaslan 82'-94Mahmut Akan-23Serdar Deliktaş 84' 
Takım Değeri : 38.450.000 €
Galatasaray: 1Fernando Muslera-15Ryan Donk-22Hakan Balta-26Semih Kaya 15'-55Sabri Sarıoğlu-64Jason Denayer 57'-8Selçuk İnan-10Wesley Sneijder-29Olcan Adın-17Burak Yılmaz   
18Sinan Gümüş 71' 
İlk 11 Değeri : 68.500.000 Euro
Yedekler: 99Cenk Gönen-23Lionel Carole 15'-27Martin Linnes-5Bilal Kısa 57'-7Yasin Öztekin-14Jose Rodriguez-9Umut Bulut 71'
Takım Değeri : 127.500.000 €
Goller: Dk. 20 ve 44 Umar, Dk. 51 Musa Çağıran (Osmanlıspor), Dk. 31 Burak Yılmaz, Dk. 43 Sneijder (Galatasaray)
Akhisar Belediyespor: 1 Galatasaray: 1
19 Ocak 2015
Türkiye kupa grup e 2015/2016 sezonu 19.01.2016 20:45 günkü 5.maç:
Maça ilk yarı 2 takımda iyi başlamadı, fakat gol attılar ve 1-1 sonlandı ilkyarı. İkinci yarı Galatasaray çok-çok iyi idi. Zellikle yen transfer Linnes ve Cenk Gönen sakatlanınca oyuna giren kaleci Eray İşçan. Eğer Cenk sakatlanmasa GS maçı kaybedebilirdi. Demek ki Cenk Eray’dan daha fazla güven vermedi bugüne dek.. Galatasaray’ı çalıştıranlar, seçmenin kötü politikacıya sahip çıkması gibi Jose Rodriguez’e sahip çıkmaları doğru bulmuyorum, çünkü takıma zarar veriyor. Denizli Şu Yasin’ın Batuhan Karadeniz’in “Kral yapmayacaksın, kral olacaksın” bencilliğini kesin kırmalıdır..Umut ve Emre bence başarılı did..

Maç, GS önde basarak ve pres yaparak ve de her bölgeyi iyi kullanmasına karşın gol bulamadı ve 3’le Mucizesini bozdu; 1-1..
Stadyum : Manisa 19 Mayıs    
Hakemler :   Serkan Tokat  Engin Erdem    Önder Yılmaz
Akhisar Belediyespor: 1 Milan Lukac-2 Douglas/Douglas Ferreira -14 Tolga Ünlü-15 Orhan Taşdelen-89 Kadir Keleş-8 Abdulkadir Özdemir-10 Güray Vural-18 Aykut Çeviker 80'-23 Hugo Rodallega Martinez -80 Bruno Mezenga Ferreira Mombra Rosa 76'-90 Mervan Çelik 58'  
İlk 11 Değeri : 17.500.000 Euro
Yedekler: 26 Fatih Öztürk-88 Caner Osmanpaşa-5 Kenan Karışık 80'-6 Merter Yüce-11 Onur Ayık 58'-27 Custodio Miguel Dias de Castro 76'-17 Leocisio Julio Sami    
Takım değeri : 27.300.000 €
Çalıştırıcı: Cihat Arslan
Galatasaray: 99 Cenk Gönen 33'-23 Lionel Carole-26 Semih Kaya 85'-27 Martin Linnes-38 Tarık Çamdal-64 Jason Denayer-5 Bilal Kısa-7 Yasin Öztekin-14 Jose Rodriguez-52 Emre Çolak-9 Umut Bulut    
İlk 11 Değeri : 37.750.000 Euro
Yedekler: 67 Eray İşcan 33'-28 Koray Günter 85'-6 Jem Paul Karacan-33 Batuhan Ergün-34 Volkan Pala-36 Kerem Çalışkan-37 Muhammet Yeşilyurt   
Takım değeri : 127.500.000 €
Çalıştırıcı: Mustafa Denizli
Goller: Dk. 26 Abdulkadir Özdemir (Akhisar Belediyespor), Dk. 39 Umut Bulut (Galatasaray)
Futbolumuzun geldiği nokta:
Galatasaray birilerin istediği gibi, dahası dinden geçinirken siyasi ve ekonomik rant adına futboldan da geçinmeye başlayanların istediği gibi yok ediliyor. Sadece Galatasaray mı; BJK ve FB de aynı sürece sokulacaktır ve yerin Kasımpaşalar, Başakşehirsporlr, Osmanlıspor ve benzer takımlar Avrupa’da cirit atacaklardır…
Bu dinden geçinen takımlar, seyirciye sahip olmamalarına karşın nasıl para buluyorlar? Söyliyeyim 1- Belediye olanaklarını kullanıyorlar 2-İşadamlarını tehdit ederek takım satın aldırtıyorlar ya da oyuncu..
Eyyy Galatasaraylı yöneticiler siz ne yaptığınız sanıyorsunuz?! Birileri bana “Nasılsınız?” diye sorduğunda; “Türkiye ve Galatasaray gibiyim.” Diye yanıt veriyorum. Türkiye’yi bu hale getirenlere sorduğum gibi, siz Galatasaraylı yöneticilerine de soruyorum; “ Galatasaray yok ederken bu rahatlığınız nerden geliyor. Göremiyor  musunuz Galatasaray’ı değil ancak kendinizi yok ettiğinizi?!”
İşte bunları yazmama neden haber: [[Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Aydın Özbek, UEFA Finansal Kontrol Kurulu'nun yaptığı son açıklamayla ilgili basın toplantısı düzenledi. Özbek kulübün finansal durumu ile ilgili açıklamalarda bulunarak Avrupa kupalarından 1+1 yıllık men cezası ile karşı karşıya olduklarını söyledi.. Galatasaray futbolda Türkiye'de en başarılı kulüptür. 20 defa şampiyon olmuş 4. yıldızı takmış, defalarca Türkiye Kupası kazanmış defalarca Türkiye'de öncü kulüp olmayı üstlenmiş bir takımdır. Uluslararası arenada UEFA Kupası'nı kazanmış, Süper Kupayı kazanmış bir kulüptür.. İşte Dursun Özbek'in açıklamaları:
Son yıllarda birçok eksikliklerimiz oldu. Avrupa'nın patronu UEFA... UEFA Finansal Fair-Play adında bir denetleme kurulu oluşturdu.  Galatasaray o dönemlerde Avrupa'da en çok gözüken bir futbol takımı. Şu anda Avrupa'nın en önemli yarışmalarından biri olan Şampiyonlar Ligi'ne diğer takımlardan çok daha fazla katılmış ve Avrupa'da başarı ile temsil etmiş bir kulüp… Bunun için UEFA, 2012 yılında Galatasaray'ı mercek altına aldı ve Galatasaray'ın finansal yapısını inceleme altına aldı. UEFA şunu söylüyor. 3 yıl peş peşe 30 milyondan fazla zarar edemezsin. 2012'de inceleme başlandığı zaman, 2012-2013 sezonunda Galatasaray'ın zararı 38 milyon Euro. 2013-2014 sezonunda 70.4 milyon Euro zarar olmuştur. 2014-2015 sezonuna gelince, yönetim değişikliği olmuş. Duygun Yarsuvat yönetiminde ben de başkan yardımcısı olarak görev aldım. Bu sezonda da zarar 55.8 milyon Euro.. 2015 Mayıs ayında biliyorsunuz seçim oldu ve ben başkan oldum. Geçmiş dönemin mali sorunlarını bilerek başkanlığa aday oldum. Galatasaray'ın iyi yönetildiği hallerde Galatasaray'ın daha fazla başarılı olacağını düşünerek hareket ettik. Galatasaray'ın başına gelir gelmez, mali yapıyı düzenleme planı yapmaya çalıştık. Bunları yaparken hiçbir sportif başarının eksilmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Peki bu Finansal Fair Play sadece Galatasaray'ın mı sorumluluğu... Hayır. Türkiye'deki 18 tane Süper Lig kulübünün yaklaşık borcu 4.2 milyar TL. Bu borçların içerisindeki bankalara olan borç 2.2 milyar TL. Galatasaray, Avrupa'da daha çok görüldüğü için mercek altına alınmıştır. Onun için Türk futbolundan ekmek yiyen, yorum yapan herkesin bu durumlar açısından yorumlaması lazım… Biz 2016 sonunda zararımızın 30 milyon Euro olacağını söyledik ama bu UEFA tarafından kabul edilmedi. Biz UEFA'ya şunu söyledik. Bizim için yeterli değil. Biz daha iyi seviyeye çekmek için çalışmalar yapıyoruz. Orada onlar bize zararların sebepleri ile ilgili sorular sordu. Biz, zararların nereden ve nasıl geldiğini ifade etmiş, bunun nasıl önleneceği halini de proje olarak önlerine koyduk. Bize verilen izleme süresinin 3 sene daha uzatılması halinde Galatasaray'ın gelirlerinin dengeye geleceğini ilettik ve 3 sene ek süre istedik. Bu raporlarda ettikleri intiba, bize ilettikleri gibiydi. İlk gittiğimiz komite savcı gibi, bir üst komite de hakim gibi düşünün. Galatasaray Kulübü'nün tüm çabalara rağmen sezon sonuna kadar 134 milyon Euro'luk zararın telafisi mümkün değil. Mütalaada 1+1 yıl olarak Galatasaray'ın Avrupa Kupaları'ndan men istiyorlar. Savunmamızı tekrar ve en iyi bir şekilde tekrar vereceğiz ve elimizden gelen çabayı sarfedeceğiz.. Galatasaray Spor KUlübü eğer Avrupa hayalinden men edilmezse bu tablo geçerli bir tablo mu? Bu tabloyla hayat devam edebilir mi? Bütün Galatasaraylılara sesleniyorum. Bu tabloya sahip hiçbir kulüp acı reçeteyi herkes tadacak. Buradan bir ders, Galatasaray'ın geldiği noktadan bir ders çıkartmazlarsa sonuç o olur. Zor zamanda yapılan hizmeti Galatasaraylıların daha fazla takdir edeceğini düşünüyorum..Biz Beşiktaş Kulübü gibi 'Feda' demeyeceğiz. Galatasaray'ın değerlerini devreye sokacağız. ]]
Başkanım; UEFA, Galatasaray'ın 2015-2016 sezonu için gerekli mali kriterleri karşılayamadığını ve gereken adımların atılacağını duyurmuştu. Bunları biliyoruz. Sarı Kırmızılılar için değerlendirme yapılacağı ve kararın Şubat ayında verileceği belirtildiğini de..Sen farklı bir şey söylemiyorsun ki. Neden bu süreci yaşatanlara karşı suskunsun?
Ceza almayacağını söyledi. Şimdi ise ceza alacağımız söylüyorsun. Korkum; Galatasaray’ı daha büyük tehlikeler beklediğidir.
Bence doğruyu biz yıllardır yazdık. Kimse dikkate almadı. Tekrarını benden değil Serdar Tatlı’dan dinle. Belki aklınız başınıza gelir, Galatasaray’ın başına bir şey gelmezden..
Sinirlerimi bozan haber: “Galatasaray eski başkanı Ünal Aysal, UEFA'nın Avrupa kupalarından men cezası vermesi konusunda yönetime yardım edebileceğini söyledi.
Galatasaray, titizlikle 12 Şubat’ta gerçekleştirilecek UEFA Finansal Kontrol Kurulu (CFCB) Yargı Komisyonu’na savunmasını hazırlarken eski bir dosttan haber geldi. Galatasaray Kulübü eski başkanı Ünal Aysal sarı-kırmızılı takıma bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi.
Aysal, “Kurulun başındaki kişi Belçika eski başbakanı ve kendisi benim çok yakın dostum. UEFA beni arasın… Galatasaray yönetimi bu konuda destek istiyorsa beni aramaları yeterli. Ben elimden geleni yaparım” dedi.
Aysal daha önce yönetimin muhasebe teknikleri ve hesapları açısından yanlışlar yaptığını bu nedenle yaptıkları savunmanın UEFA’yı tatmin etmediğini belirterek, “Galatasaray’ın mali durumu UEFA’da çok daha iyi anlatılabilirdi. O zaman böyle bir ceza gelmezdi. Galatasaray yönetimi şubat ayı sonundaki yargı komisyonuna daha iyi hazırlanarak gitmeli” diye konuştu.”
Nerelerdeydiniz sayın Aysal? Dalga mı geçiyorsunuz?!
İkinci olay:
[[ Çoğu futbolcu ve sözde futbol adamları ve de yorumcuların sevmediği dosdoğru insan ve eski hakem Serdar Tatlı, Eskişehirspor-Fenerbahçe maçındaki hakem performansını yorumladı!(18 Ocak 2016): “Devre arasındaki seminerde hakemlere bu tip pozisyonlarla ilgili olarak, “Basit düşünün ve elle oynama çalın” denmişti. Aynen 28. dakikada Fernandao’nun şutunda Sezgin’in sol kolunu yana doğru açıp topla oynadığı pozisyon gibi. Çok net bir penaltı olması gereken pozisyonda, devam kararı çıktı…45’te ikili mücadele Emre Güngör ile Nani arasında topa dokunan Emre Güngör ve top taca doğru çıkarken arada sıkışmış olan ayağını kurtarmaya çalışan Emre’ye, Nani’nin takılıp düşmesine bu kez Ulusoy penaltı çaldı. Bu pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Bir enteresan karar da 64. dakikada geldi..Penaltı itirazı sırasında sarı kart gören Alparslan, bu pozisyonda direkt kırmızı kartla oyundan ihraç edildi. Pozisyona baktığımızda Alparslan’ın ayakları yerde ve nizami şekilde kayıyor. Pozisyonun rakibe karşı yaralayıcı ve şiddet içeren bir tarafı yok. Tamamen topa yönelik. Neyin kırmızısı ben pek anlayamadım. Sanırım hakemden başka hiç kimsede anlayamamıştır. Kaldı ki bu pozisyonda Alparslan’ın bileğine kontrolsüzce basan Topal’dı..”
Serdar Tatlı’nın normal bir eleştirel yazısı. Bildiğimiz şeyleri tekrarladığı için, yani hakemlerin bazılarının açık ve net bir şekilde Fenerbahçe’yi ve Beşiktaş’ı korumaya aldığı, Galatasaray’ın ötelendiğini  adeta işaret etmesi düşündürücü gelmedi bana. Asıl düşündürücü olan Serdar Tatlı’nın 20 Ocak günkü şu yorumları: “..Mevcut Merkez Hakem Kurulu içerisinde başkan Kuddusi Müftoğlu’na yardım edecek, düşünce ve fikir anlamında katkı sağlayabilecek üye sayısı az. Bu da kurullar oluşturulurken rastgele isimlerin, yani Süper Lig’de derbi ve zor sayılabilecek maç yönetmemiş isimlerin gerek siyasi, gerekse de kulüplerle ilişkileri iyi olan kişilerin bu listelere alınmış olmasından kaynaklanıyor..Türkiye’de özellikle FIFA listesinin oluşmasında doğru tespitler yapılmadığını düşünüyorum. Son birkaç yıla baktığımızda bu listeye alınan isimlerin bir sonraki sene liste dışında kaldığını, yine liste dışında kalan kişilerin daha sonra tekrar FIFA listesine alındığını görmeye başladık. Adeta yap-boza döndü. Bunun da hakem kadrosunun kamuoyunda itibarının zedelenmesine yol açtığı bir gerçek. Zor sayılabilecek maçları yönettirmeden derbi müsabakalarında göstereceği performansa bakmadan sırf İngilizce biliyor diye kadroyu oluşturmak diğer hakemler arasında da büyük bir güvensizliği beraberinde getiriyor..Bu yıl da Alper Ulusoy örneğini verebiliriz. Benim şahsen Osmanlıspor-Beşiktaş maçından sonra Alper Ulusoy’un yönetimi ile ilgili MHK’ye çok net ve açık yaptığım öneri arşivlerde mevcut. Aynı Alper Ulusoy bugün federasyonu da, MHK’yı da en zor duruma düşüren isim haline geldi..Ben, yabancı hakem olayına kesinlikle karşı olanlardanım..Yapılması gereken en doğru iş, mevcut hakem yönetimini ve hakem kadrosunu başarı ortamına taşımak. Bunun için de filozof olmaya gerek yok. İyi bir yönetim oluşturup kadroya ‘Ahbap--Çavuş’ ilişkilerinin dışında yetenekli ve hak eden kişileri almak. Çünkü hakem ücretlerinin şu anda gözle görülür, çok iyi bir seviyeye gelmesi insanın aklına bir çok şeyi de getirmiyor değil!..İkinci yarıya hakem hatalarıyla başlanması, ligin devre arasında Kulüpler Birliği’nin, ‘Bu hatalara artık sessiz kalmayacağız’ açıklamaları, bize farklı bir süreç yaşatacağa benziyor. Sonuçta gerçek olan bir şey var ki, bu sezonun sonuna kadar bu maçları bu hakemler yönetecek. Federasyon bu süreçte yeni bir MHK mi atar, başka bir şey mi yapar bilemem. Buna önlem alacak olan elbette TFF’dir."
 Serdar Tatlı’nın çok acı ve en önemlisi, dahası düşündürücü olmaktan öte şu söyledikleridir: “ ‘Müftüoğlu’nin siyasi kimliği var’..Kuddusi Müftüoğlu’nun bundan bir süre önce belediye başkan aday adaylığına başvurduğunu biliyoruz. Bu da bize siyasi bir kimliğin olduğunu gösteriyor. MHK başkanlığına siyasi olarak mı veya başka bir nedenle mi gelmiş olduğunu bilemem. Bundan sonrasında Müftüoğlu’nun burayı kendine siyasi bir basamak olarak kullanıp kullanmayacağını da bilemem. Burada sorgulanması gereken, bu kurulların oluşmasında TFF’nin daha doğru ve radikal hareket etmesi..”]]
Bunları sayın Tatlı yıllardır yazıyoruz..Bu ülkede siyasi irade bir şike olayını akladı be sen ne diyorsun? Bunları da yazsana..Dinden geçinenlerin, yoksulu ele geçirmeleri gibi  futbolu da ele geçirdiklerini yazsana. Galatasaray’ı UEFA katkısıyla paketleyen bu dinden geçinenlerin BJK ve FB’yi de paketleyip kendi takımlarına alan açma savaşı içinde olduklarını, Atatürk armasını yok etmek için Samsunspor’u bitirdiklerini yazsana..Tüm bunları, BJK’yi 100 milyon dolar borcun içine atıp yok eden ve sonrasında siyasi irade tarafından TFF Başkanı yapılan Yıldırım Demirören’in ördüğünü yazsana..
TFF Başkanı Yıldırım Demirören’in, maçın hemen ardından MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu’nu arayarak, “Derhal gerekeni yapın” dediği iddia edildi..]
Evet, bu sinemaki Demirören’i yazsana. Azizi Yıldırım’ı yazsana, R.T.Erdoğan’ın kardeşi Ali’yi ve de Emine Redoğan’ın damadı Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı elektrik teknisyeni  Göksel Arsoy, pardon Gümüşdağ’ı yazsana..
Kusura bakma, aslında bu kadarına da cesaret ettiğin ve Kuddusi Müftüoğlu’nun AKP, yani dinden geçinirken futboldan da geçinenlerin futbolumuz soktukları Truva atı olduğunu yazman da güzel..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@gmail.com
evesbere@mynet.com 
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32