31 Aralık 2016 Cumartesi

CUMHURİYET GAZETESİNE SALDIRILAR DÜŞÜNCEYE SALDIRIDIR

DOĞRU YAŞAMINDAN ÖDÜN VERMEDİĞİ İÇİN “ALTERNATİF NOBEL ÖDÜLÜ”  ALAN  ÖZGÜR DÜŞÜNCE SAVAŞÇISI “CUMHURİYET GAZETESİ”NDE  NURAY MERTİK MUYKOMS(NE YAPIYOR)?!
31 Aralık 2016

Dahası; araştırmacı gazeteceliği ile yıllardır düşünce özgürlüğü  savaşı veren ve bağımsız, korkusuz yayıncılık ilkesinden asla ödün vermeyen Cumhuriyet Gazetesine Right Livelihood Vakfı(Doğru Yaşam Vakfı)* tarafından verilen ve de gurulandığımız “Alternatif Nobel Ödülü”, üzülerek belirteyim ki OHAL’lerin getirdiği demokrasizilik gürültüsü ve özgür düşünceye saygısızlık içinde kayboldu gitti. Doğrusu düşünce altı edildi..

İşte böylesi bir evrensel değerler bütünü Cumhuriyet Gazetesi’nde haber ve söyleşi yapanlar ve de köşelerinde yazı yazanlar evrensel ilkelerin olmazsa olmazı düşün özgürlüğüne ve duygu yönetimlerine çok dikkat etmek gerekir.
Eğer siz hala; Atatürk’ün Anadolu insanıyla yaşama geçirdiği ve mazlum ülkelerin örnek aldığı batı emperyalizmine dünyada atılan ilk tokat bütünündeki “Kurtuluş Destanı”’nı, aşağılıyarak, dinden ve yoksuldan geçinen, düşün özgürlüğü karşıtı ve aydınlık düşmanı karanlık savaşçıları adeta beslemeye devam ederseniz yanlışa izin vermiş olursunuz. Veya, “Ben bunlardan korktuğum için kendime sansur uyguluyorum” diyerek insanları korku duygusuna yönlendiriseniz de aynı yanlştasınız demektir.. 
Demem o ki; Cumhuriyet gazetesinde geçmişi olan halktan biri olarak, Cumhuriyet’te bunlara  bunlar izin verirsenin gönül koymaya hakkımın olduğunu belirtmek isterim..
Cumhuriyet gazetesi geçmişimi okumak ister misiniz?
Cumhuriyet’in Cumhuriyet’e yaptıkları:
Fötür şapkası başında Krem renkli pardesüsüne sağ cebine yerleştirdiği Ulus gazetesi ne de yakışırdı sevgili babam Nihat çorbacıoğlu’na. Özellikle sağ yanında görünmesi için katlayarak koyduğu Ulus’un yerini artık Cumhuriyet almıştı. Hiç unutmam sevgili annem Emine Çorbacıoğlu, “Bu ne?” diye sorduğunda “Bu Cumhuriyet..Bu Ulusa Cumhuriyet gerekir..Bundan sonra bunu okuyacağız..” diyerek, Cumhuriyet gazetesinin bugünkü sloganı olan “ Bu ülkenin aydınlık insanları, size Cumhuriyet yakışır”  sloganını  o gün terennüm etmişti babam adeta. Gerçi sevgili annem okur-yazar değildi, ama babam bazı haberleri hiç yüksünmeden anneme okurdu. Dayım Ziver Çorbacıoğlu ve Rüştü Hatinoğlu amca da zaman-zaman o dönemin, sağ siyaset içerikli Adalet ve Zafer gazetelerini babamın yanıbaşına taşır gülerlerdi..
Ulus gazetesini bırakan babam 1965’ten sonra eve Cumhuriyet almaya başladı. Ogün bu gündür Cumhuriyet düşünselliğin kaynağı oldu biz 5 erkek kardeşe. 
Cumhuriyet’i okurken, aniden 17 Nisan 1973’te  Cumhuriyet’te  yazmaya da başlamışım. İlk yazımın başlığı “Üniversite Kapılarında Sefilleri oynadık”.. Ve cumhuriyet’te son sözümü; sevgili Deniz Som’un “Vaziyet” sayfasında, 12 Temmuz 2007’de söylemişim:  "Yolun solu, karanlığın sonu gözüktü!" . Evet, o günden sonra  Camhuriyet’te yazamadım. Nedenini araştırmadım, çünkü yazma duygularımı internet gazeteleri ileyaşıyordum. Fakat Cumhuriyet’i okumayı asla bırakmadım, çünkü sayfalarını çevirirken çıkardığı ses, adeta aydınlığın, demokrasinin ve özgür düşünmenin doyumsuz fısıltıları gibi idi..
Siz yazdırmadılar diyebilirsiniz.. Yazdırmadılar. Radikalde yaşadığımı sanki Cumhuriyet’te de yaşıyordum. Radikal ilk çıktığında zaman-zaman yazılarıma yer verdi. Etyen Mahçupyan ve 2. Cumhuriyetçi yazanlar, dahası; düşüncelerini liboş kimlikleriyle kiralayan sınırsız ve kuralsız demokrasi avcıları artınca bizi de attılar..
 Cumhuriyet’te de benzer süreçleri yaşıyordum..Ne olursa olsun; hiçbir güç beni Cumhuriyet’ten soğutamadı..Katkı olsun diye eşim ve ben işyerimizde okumak için 2 Cumhuriyet almaya başladık ve almaya devam ediyoruz. Ulusalcı gazetemde boy gösterip, Amerikancı uşaklığı yeğleyenlerin itibar gördüğü ülkede yaşıyoruz..Bu isimleri tekrar etmek istemem..Bir şey söylemek isterim, Meslek odalarında Cumhuriyet gazetesi sokmayan, Cumhuriyeti tartıştırmayanlar, bugün Cumhuriyette dizi yazıları yazıyorlar. Olmadı Ulusalcı partilerde kuyruğa girmiş milletvekili adayı oluyorlar..
Adını vermek istemediğim İst. Cumhuriyet çalışanlarından bir arkadaş “Daha milletvekili olmadın mı” diye yaptığı espiri duygularımı bükmüş,  düşüncelerimi acıtmıştı..Ben milletvekili değil milletin vekili olmayı ilke edinmiş biriydim ve bunu o da biliyordu, demek ki birileri ile beni karıştırmıştı.
Dedim ya, Cumhuriyet’ten vazgeçmemek; evrensel demokrasi ve özgür düşünceden ve de laik demokratik cumhuriyet’ten vazgeçmemek olduğu için; “Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Güray Öz, Hakan Kara, Turhan Günay, Musa Kart, Önder Çelik, Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör ve Cumhuriyet dışındaki tüm basın ve düşün emekçileri için savaşmaktan asla geri durmam ve durmayacağım.
Nuray Mert: “Mevcut durumda mesele, başka bir uca savruldu; Kemalist statükoyu tamamıyla tasfiye etmeyi başaran iktidarın AB pistonuna ihtiyacı kalmadı… ‘Başörtüsüne özgürlük’, “dindarın insan hakları”, iktidarlarının teminatı altına girdikten sonra, gerisine bu hak ve özgürlükleri tanımak işlerine gelmedi, hesaplarına uymadı. Diğer taraftan, düne kadar İslamcı iktidardan şikâyet edenleri ‘ayrıcalıklarını kaybettiği için sızlanan Kemalist azınlık,…(28 Kasım 2016)” şeklinde saldırılarını sürdürerek, Atatürk’ün Anadolu insanıyla oluşturduğu evrensel kurtuluş destanını aşağılasa da, yerden yere vursa da ve de AKP değirmenine Cumhuriyet’teki köşesşnden su taşısa da, Cumhuriyet Gazetesi’nden vazgeçmeyeceğim..
Ahmet Ümit korkuları asla benim halkımı korkutamayacaktır!!
 “Artık vatandaşların hain ve darbeci görülmediği bir sayfa açmak lazım-- AKP oy kaybediyor diye Türkiye’yi iç savaşa götürüyor-- Batı’daki Erdoğan algısı Saddam algısına dönüşmüş.” şeklinde cesur bu sözleri söyleyen Ahmet Ümit nedense, Cumhuriyet’ten Emrah Kolukısa ile yapılan söyleşide; “Korkmuyorum demek yalan olur. Yalan söylemeyeceğim, sansürlüyorum bazen. Yani sansürlüyorum derken, sözümü sakınmıyorum asla ama üslubuma dikkat ediyorum. Neyi nerede söyleyeceğime dikkat ediyorum. Çok cesurum, hiç korkmuyorum dersem yalan söylemiş olurum(27 Ksım 2016)” gibi yanlış bir ifade kullandı. Bu ifade; korkutmaya çalışan karanlığın şövalyelerinin yaratmaya çalıştığı korkudan daha korkunç bence.
Kime karşı üslubumuza dikkat edeceğiz? Bizim üslubumuz, asla onun üslubu değil ki. Az çok neyi nerde ve nasıl söyliyeceğimizi bilen kişileriz. Eğer biz karşı tarafın üslubsuzluğunu esas alıp kendimizi ve kentimizi sansurluyorsak teslim olmuşuz demektir. Hertür baskından korkuyoruz demektir. Bimiyerek, insanımıza korku salmak demektir. Onu ve onları abartmak demektir. İçeri düşmekten korkuyoruz demektir, demektir de demektir, bunun adı ..korku yemektir.  Kormayacağız, dim dik karşısına dikileceğiz. Ben Korkmuyorum..Evet; içeri düşmekten korkmuyorum, çünkü; dışarısının içeriden bir farkı olmadığını görüyorum.. 
Cumhuriyet gazetesi, Ahmet Ümit korkuları ve Nuray Mert’in önlenemeyen Atatürk ve Laik Demokratik Cumhuriyet saldırılarıyla ne yaptığını farkında mı? 
Cumhuriyet Gazetesi adına ödülü, Cumhuriyet Vakfı Başkanı ve İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç’in alması planlanmıştı ancak Erinç’e yurt dışı çıkış yasağı konulması nedeniyle Cumhuriyet yazar Zeynep Oral ödül törenine katıldı.
Ödüle ilişkin açıklama şöyle: “Her Ödül önemlidir. Ancak dünyada alternatif Nobel diye de bilinen "The Right Livelihood Award" (Doğru Yaşam Ödülü) gibi köklü ve insani değerleri yücelten bu ödülü almak, hele hele içinde bulunduğumuz şu günlerde almak, Cumhuriyet Gazetesi için hayal bile edemeyeceğiniz bir anlam taşıyor.. Bu anlamı sizlerle paylaşmadan önce ...  Sizlere Cumhuriyet Vakfı Başkanı Sayın Orhan Erinç'in mesajını iletmek istiyorum:
Alternatif Nobel Ödülüne bizleri layık görerek onurlandıran, zor günlerimizde değeri ölçülmez bir destek veren jüri üyelerine , Cumhuriyet gazetesi adına teşekkürlerimi sunuyor ve ödülü paylaştığımız öteki dostlarımızı da kutluyorum. Bu değerli ödüle layık olmaya çalışacağımıza, demokrasiyi, özgürlükleri ve laikliği savunmaktan ne pahasına olursa olsun geri durmayacağımıza inanmanızı dilerim. Lütfen saygılarımızı ve selamlarımızı kabul ediniz."
*: Right Livelihood Vakfı(Doğru Yaşam Vakfı) tarafından düzenlenen “Alternatif Nobel Ödülü” bu yıl Cumhuriyet Gazetesi'ne verildi. Cumhuriyet, ödüle “tüm baskılara karşın, gerçekleştirdiği bağımsız, korkusuz yayıncılık, araştırmacı gazeteciliğe ve fikir özgürlüğüne verdiği önem” nedeniyle değer görüldü.

ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

30 Aralık 2016 Cuma

OHAL VE SEFERBERLİK İLAN EDEBİLECEK CUMHURBAŞKANI

SOKAĞA ÇIKTIĞI İÇİN TERBİYESİZ İLAN EDİLEN HAMİLE KADIN TEKMELENİYOR, BOMBALAR PATLIYOR VE SEFERBERLİK İLAN EDİLİYOR VE OHAL DA İLAN EDİLEBİLECEK

31 Aralık 2016

Hamile halde  ve de şortla sokağa çıkan ‘terbiyesiz ve ahlaksız’ kadınların tekmelendiği, bombaların patladığı, tek kişinin seferberlik ilan ettiği  ülkenin son resmi, benim ülkemin resmi mi?!
Bakalım ve görelim: 
Lütfen, Allah Lillah aşkına düşünün. Makarnacı yalvarıyorum sen de düşün; 10 Aralık 2016 günü İstanbul-Beşiktaş saldırısı olmuş, 39’u polisimiz olmak üzere 44 genç insanımız, ardından, Kayseri’de; 17 Aralık 2016 günün sabahında çarşı iznine çıkan askerlerin bindiği halk otobüsü yanındaki patlamada 14 Askerimiz  yaşamını yitirdi iktidar hala siyasi rant peşinde: 
Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Başkanlık” vurgulu lanetleme mesajı veriyor; “ Türkiye ne zaman olumlu adım atsa cevabı hemen terör örgütleri eliyle geliyor..Türkiye yasını tek başına tutacaktır..” diyebiliyor.. Veya; Başbakan ve muhalefer uzlaşma ve dayanışmadan söz ederken, cumhurbaşkanı tek başına seferberlik ilan edebiliyor, tek adamlığını işaret edercesine..Bitmedi; ‘iç ve dış tehlike bahanesiyle’  bu çizgide tek başına OHAL ilan edebilecek, yapılan Anayasa değişikliğinde.. Anlaşılan; benim oğlum bina okuyacak, döne döne yine okuyacak. Evet, artık anlaşılacak yanı kalmadı, belli ki baskıcı politikaları sürdürecek. Kesinlikle toplumsal karşı çıkışlara ödün verilmeyecek, siyasi muhalifler enterne edileceğinin feryadıdır; “Seferberlil ilan ettim” cüretkarlığı. Öyle bir cüretkarlık ki; Kurtuluş savaşı ve Sevr dönemi iç ve dış saldırıları öne çıkararak söylemine  meşruluk kazandırmya çalışıyor. Vesselam kısa kelam; “ben başkanlığı getireceğim ve tek olacağım” demektir bu..Dahası bu çıkışlar; “Ülke elden gidiyor, ben hukuk mukuk, insan hakkı, demokrasi, özgür düşünce tanııımaaam, o kadar!!” demek değil de nedir.. 
İstanbul-Beşiktaş’taki hain saldırıda oğlunu yitiren baba ise, “Ben oğlumu istiyorum..Şehitlik istemiyorum..Beni şehitlikle avutamazsın”  söylemi ile ‘tüm bu yaşatılanları, birilerinden çok daha iyi okuyarak’  gerçeği haykırıyor..

Lütfen arkadaşlar; Hamile halde  ve de şortla sokağa çıkan ‘ ‘yobaza göre terbiyesiz ve ahlaksız’ kadınların tekmelendiği ve üzerine karanlık bir branda çekilmeye çalışılan ülkemin son resmini  ve karakterleri görmek istiyorsan aşağıdaki haberleri okuyun. Okuyun, çünkü yakında, mini etek giyen ve başına çaput sarmayan kadınlarımızın ve kızlarımızın bacaklarına ve yüzüne kezzap veya jilet  atma aşamasına geleceğiz;  “Türk tipi başkanlığı” getirerek.. 
Şu haber insanların iliklerini değil, beynini, dokularını, karakterini donduruyor:
Ahmet Hakan’ın köşesinde okudum: “Manisa'nın Turgutlu ilçesinde şerefsizin teki, parkta spor yapan dört aylık hamile Ebru Tireli adlı kadına "Bir daha burada yürüyüp spor yapmayacaksın" diyerek saldırmış..Ayakkabısını çıkarıp vurmuş, kadını yerlerde tekmelemiş ve kadının kafasını kaldırıma çarpmış(8 Aralık 2016).”
Ve soruyor: “Bu şerefsiz bu cüreti nereden buldu?”
Hemen tuşlara vurmam gerekti fakat, yakalanan sakallı kişi bana hayli suçlu geldi, kıyafetiyle . Yine de puştlar aşkına tuşlara saldırmadım, bekledim derken, beklenmedik bir şey oldu erken; saldırgan Mehmet Tanrıbilen-ki bu soyadını da sonradan aldığını düşünüyorum- tahliye edildi. Tanrıbilen nedense itici görüntüsünü silmek için sakalının kesmiş, kıyafetini değiştirmiş, Bağdat caddesinde caka satan burjuvaya dönüştürülmüştü. Kuşkum daha da arttı ve puştlar aşkına tuşlara saldırdım: [[ Ve saldırgan tahliye ediliyor; 12 Aralık 2016 duruşmasında. Ardından; avukatları Gürcan Tak ve Melike Ören Tak, kişiye çağdaş bir profil kazandırarak suçsuz imajı vermek  için sakallarını kestirip kıyafetlerini yeniliyorlar ve olayın yaşandığı Osman Gazi Parkı’nda açıklama yaptırıyorlar. Neden acaba?! Yakalandığı andaki görselliği neden yok ediliyor. Çevreden birileri tanımasın diye mi? M.T, sakalsız yeni kıyafetleriyle ve de, etrafındaki sakallı kimliklerle rahatsız tepkili bir fundamental(kökten) dinci  olduğu anlaşılıyor. 
 Senaryo; “Bu şerefsiz bu cüreti nereden buldu?” sorusuna en somut yanıt.
Evet; bu cüreti nereden bulacak?!  Sen; Şort giydiği için belediye otobüsünde Ayşegül Terzi'ye tekmeyle saldıran Abdullah Çakıroğlu’nu ve Manisa’da hamile Ebru Tireli’yi tekmeleyen saldırgan Mehmet T’yi tahliye edersen, TRT’1’inde, sözde hukukçu ve aynı zamanda tasavvuf düşünürü(?!) Tuğrul İnançer denen zatı konuşturur ve de  "Hamile kadının sokakta gezmesi, terbiyesizliktir. " mesajı verdirisen, Kadın kahkaha atamaz denen siyasiyi baş tacı yaparsan ve de; Orjinali 'İslamda Evlilik ve Mahremiyetleri' isimli eskiden basılmış ve Meclis Kütüphanesi'nde bulunan bir kitaptan kopyala-yapıştır yapılarak, ‘Pamukkale Belediyesi tarafından   yeni evli çiftlere dağıttığı 'Evlilik ve Mahremiyetleri' adlı kitapta (16 Aralık 2016 14:09); "Çocuklar güneye doğru sıcak iklimlerde 10-12 yaşlarında evlendirilebilir", “Bale şeytan ocağı, tiyatro şeytan yuvası", "El sıkışıp tokalaşmak zinaya giden yoldur", "Kadınlar spor sahalarına ve parklara gitmemelidir" denebiliyorsa;  onlar da elbet kendilerine görev değil, gizliden gizliye işletilen karanlık süreçteki görev talimatlarını yerine getirirler..]]
Ve, ve, ve; adeta Mehmet Tanrıbilen’i aklama senaryoları devam edercesine; Manisa'da hamile Ebru Tireli'ye saldırdığı iddiasıyla Mehmet Tanrıbilen'in önce tutuklanıp sonra serbest bırakılmasının ardından, olayı gerçekleştirdiği belirtilen 34 yaşındaki Davut K. tutuklandı(13 Aralık 2016 17:27)..
Ne ilginçtir ki; Davut’un resmi basına yansımadı; M.T’ye çok benziyormuş, hatta kırmızı arabası varmış..
Kafamda soru işaretleri alabildiğine uçuşur oldu.. 
Ne demiştik; şort saldırısında; “ Bu karanlık sürecin başlangıç noktasındır. Siradan, kendiliğinden bir hareket değil, bilinçli bir projenin başlangıcıdır..”
Ve proje yavaş-yavaş uygulamaya konmaya başlandı; Manisa’da.. 
“Bu şerefsiz bu cüreti nerden buluyor?” değil, hangi şerefsizler bunları tetikliyor? sorusuna yanıt bulmak gerekir..
Yanıt yazılı ve görsel basında..
--İzmir Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde Sanatçı Fazıl Say'ın konserine satırlı saldırı düzenlendi.Kimliği henüz belirlenemeyen saldırgan tekbir ve satır eşliğinde konser yapılan alana girmek istedi. Saldırganın  "Bu konser olamaz" diye bağırıp bir taraftan da satır salladığı belirtildi(13 Aralık 2016). 
-- İstanbul'da bir ilköğretim okulunda görev yapan Aydın Erekmen adlı öğretmen, öğrencilere idam ipiyle poz verdirtti İstanbul Beşiktaş'taki terör saldırılarının ardından öğrencilerinin eline idam ipi veren öğretmen, sınıfta çektiği fotoğrafı "Ya devlet başa, ya kuzgun leşe... Başkaaaan...! Adalet istiyoruz" notuyla kişisel Facebook hesabından paylaştı.. Erekmen'in arabasının içinden çektiği bir fotoğrafta da dikiz aynasına idam ipi astığı görüntülendi(14 Aralık 2016).
Bu kişi adeta savunuluyor: TOKİ Osmangazi İlkokulu Müdür Yardımcısı, "Konudan haberdar olduk. Araştırıyoruz. Öğretmenle görüştük. Öğretmenimizin bir izcilik faaliyeti var. İzci düğümleri ile ilgili bir çalışma yaptığını söyledi. Biz de o şekilde yorumladık" dedi. 
-- Döşemealtı’ndaki Şehit Volkan Canöz Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin Edebiyat Öğretmeni İ.Ç.’nin çalmayan zil yüzünden derse geç giren öğrencileri “Bana deli İbrahim derler” diyerek toplu halde dövdüğü iddia edildi. Olayı yalanlamayan okul yönetimi konuyla ilgili açıklama yapmadı(12 Aralık 2016).
-- Adana Aladağ’daki 11 çocuk ve 1 yurt çalışanının hayatını kaybettiği yangında, Özel Aladağ Tahsil Çağındaki Talebeleri Yardım Derneği’ne ait kız yurdunda öğrencileri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Aktaş’ın yönlendirdiği ortaya çıktı.
Yukarıdaki ifadeleri aşağıdaki gibi yumuşatabilirdim de. Fakat, inanın insanı öylesine öfkelendiriyorlar ki kendinizi engelliyemiyorsunuz:
 [[ Kendimi sansurledım: “Manisa’da hamile kadına saldırdı diye tutuklanan saldırgan tahliye edildi.. Ardından; avukatları kişiye çağdaş bir profil kazandırarak suçsuz imajı vermek  için sakallarını kestirip kıyafetlerini yenilediler ve olayın yaşandığı Osman Gazi Parkı’nda açıklama yaptırdılar. Neden acaba?! Yakalandığı andaki görselliği neden yok ediliyor? Çevreden birileri tanımasın diye mi? M.T, sakalsız yeni kıyafetleriyle ve  etrafındaki sakallı kimliklerle rahatsız tepkili bir fundamental(kökten) dinci kimliğini silememiş. Bana adeta; Kabataş ‘hamile kadın’ senaryosunu aklama kurgusu gibi geldi.  
Senaryo; “Bu kişi bu cüreti nereden buldu?” sorusuna en somut yanıt.
Evet; bu cüreti nereden bulacak?!  Sen; Şort giydiği için belediye otobüsünde Ayşegül Terzi'ye tekmeyle saldıran Abdullah Çakıroğlu’nu ve Manisa’da hamile Ebru Tireli’yi tekmeleyen saldırgan Mehmet T’yi tahliye edersen, TRT’1’inde, sözde hukukçu ve aynı zamanda tasavvuf düşünürü(?!)denen zatı konuşturur ve de  "Hamile kadının sokakta gezmesi, terbiyesizliktir. " mesajı verdirisen,Kadın kahkaha atamaz denen siyasiyi baş tacı yaparsan, onlar da elbet kendilerine görev değil, gizliden gizliye işletilen karanlık süreçteki görev talimatlarını yerine getirirler..
Ne demiştik; şort saldırısında; “ Bu karanlık sürecin başlangıç noktasındır. Siradan, kendiliğinden bir hareket değil, bilinçli bir projenin başlangıcıdır..”
Ve proje yavaş-yavaş uygulamaya konmaya başlandı; Manisa’da.. 
“Bu kişi bu cüreti nerden buluyor?” değil, hangi kişi ve kişiler bunları tetikliyor? sorusuna yanıt bulmak gerekir(Şevket Çorbacıoğlu) ]]
Ahmet Özal bunları  da mı, FETÖ yaptırıyor?!
Projenin ilk ayağı şortlu ve hamile kadına tekme, ikinci ayağı mini eteklilere ve türbansızlara jilet ve kezzap atmak mı?
Hamilenin sokağa çıkması terbiyesizlik dersen, şortluya ve hamileye tekme türbansıza da jilet ve kezzap atar. 
Bir başka düşündürücü  gazete haberi:
“ Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) yaptığı şimdiye kadarki en kapsamlı küresel eğitim araştırmasındaki, PISA olarak kısaltılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı(İngilizce: Programme for International Student Assessment)’nın test sonuçlarına göre, Türkiye'deki öğrenciler bilim, matematik ve okumada OECD ortalamasının altında kaldı.72 ülkedeki sınav sonuçlarını temel alarak yapılan kıyaslamanın, eğitim ve ekonomik büyüme arasındaki bağlantıyı gösterdiği vurgulandı..Uluslararası eğitim değerlendirme testi , 72 ülke ve ekonomik bölgede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında yapıldı. Türkiye 72 ülke arasında 50. sırada yer alırken, önceki testlere göre de performansı geriledi. OECD'nin yürüttüğü Pisa testi her üç yılda bir yapılıyor(6 Aralık 2016).”
Belli k; eğitim ve ekonomide 72 ülke içinde 50.sıra ile iyi değiliz.
Mantığa bakar mısınız; “Sinav kötü, anket iyi” imiş. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz; “Mesleki ve teknik liselerde eğitimin kalitesini artırdığımızda PISA ile ilgili sorunumuz kalmayacak diye düşünüyorum.”
Bakan bunu deyince aklıma; ‘ kaliteli imam hatip yetiştirmek üzere meslek liseleri olarak açılan’ İmam Hatip Liseleri geldi.
Bir diğer PISA değerlendirmesine göre; “Çocuklarımızın kendi dillerinde yazılan metinleri okuyup anlamaktan acizmiş..”
Bırakın kendi dillerini, hiç bilmedikleri Arapç diliyle dualar ezberletilen, Ezan dinletilen ve Kuran okutulan çocuklarımızın kendi dinlerini öğrenemediklerine ne demeli?! 
“Dini dinden çıkarmak bu olsa gerek”: 
Ülkemin zihinsel ve dinsel  kodları bozuldu..dinden geçinmenin bu kadarı da fazla.. Bunun adı; dinden geçinme olmaktan çıktı; gerçekten bunun adı; “dini dinden çıkarmak” oldu..
İşte dini dinden çıkaran biri dah:Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan ve Marmara Üniversitesi’nde doktora yapan Şen tehditler ve hakaretler savurduğu tweetlerinin ardından gelen tepkiler üzerine Twitter hesabını kapattı.. “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu…”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi p..leri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şah İsmail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”
Yukarıdaki meczuba karşı gelmek asla aşağıdaki meczubların yaptığı Halep katliamını lanetlememi engellemez: Halep'te Suriyeli muhaliflerle Esad rejimi arasındaki kanlı mücadelede sona yaklaşılıyor. Esad rejimi 6 yıl aradan sonra kentin yüzde 95'inde kontrolü ele geçirdi. Suriyeli muhaliflerin elinde olan semtlerde ise insanlık dramı yaşanıyor. ABD ve BM, Halep için Rusya ve Suriye rejimine uyarıda bulundu. BM, Halep'te çocuk ve kadın 82 sivilin evlerinde katledildiğini açıkladı. Halep'in doğusunda 100'den fazla çocuğun da ağır saldırı altındaki bir binada mahsur kaldığı iddia edildi. Türk yetkililer, Halep'te muhaliflerin ve sivillerin tahliyesi için Rusya ile bugün görüşme yapılacağını açıkladı.
Bir başka gazete haberi, bu anlamdaki eğitim durumumuzun nedenselliğini anlatıyor. Yani ; olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olmasını özetliyor bize: 
“Tarihi başarılı Liseler, İmam Hatip Oluyor” başlığı karşınıza çıkıyor: “143 Yıllık Tarihi Daruşafaka Lisesi İmam Hatipe çevrildi; İstanbul Fatih’teki binada 1873 yılından 1993 yılına kadar eğitim ve öğretimini sürdüren Darüşşafaka Lisesi, 1994’te Maslak’taki kampüsüne taşındı. Darüşşüfaka Cemiyeti adına yapılan açıklamaya göre; Fatih’teki tarihi bina yeni kampüsün ihtiyacı olan finansmanı sağlaması için Ziraat Bankası’na satıldı.Banka da Milli Eğitim Bakanlığı’na devretti ve olan oldu..”
Şimdi soruyorum M.E.Bakanı’na; “Tüm okulları, Meslek Lisesi olan İHL’lerin eğitim kalitesini nasıl artıracaksınız. Fen ve Matematiği ve de sosyal bilimlere ağrılık vereceğiz diyorsan, okulların adını neden ihaleye çıkararırcasına “İHL” yapıyorsunuz? 
Ne demişti Şeyhülislam Mehmet efendi(Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez), “Son zamanlardak İmam Hatip mezunu canlı bombaları  görmezden gelerek;Türkiye’de imam hatip liseleri olduğu için ‘canlı bomba’ saldırıları olmuyor.” 
Demek, canlı bombalardan kurtulmak için İHL’leştiriliyor çağcıl eğitim kurumları..Sizi Allah’a havale ediyorum..Ne farkı var söylediklerinizin; “Uçaklarda mescit olsa düşmezler” diyen yobazdan..
Diğer heberler de benzer şeyleri anlatıyor ve her biri birbirinden düşündürücü:
Saray’daki; muhtarlar toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 31’inci;  ‘sen ben bizim oğlan ninnileri’: "Rusya'dan bir şey mi alacağız, onların parasıyla, Rusya bizden bir şey mi alacak bizim paramızla. Çin'le, İran'la da konuştum. Onlarla da aynı şey. Bunları yaygınlaştıracağız. Böylece dövizin baskısından ülkelerimizi kurtarmış olacağız.."
 İyi de, Rusya'dan aldığın mala Rus parası verdin, o zaman batıdan aldığın malala da Dolar ve Euro'yu vereceksin, peki nereden bulacaksın, Dolar ve Euro'yu hepsini TL'ye çevirdin!?
İkincisi; Şangay 6'lısı ve İran mollası tamam; peki batı senden mal alırken Dolar ve Euro vereceğim derse(7 Aralık 2016) ne yapacaksın?
Adı Yiğit olan Y. Bulut; "Devletin birçok kurumundaki işlemler TL’ye çevrildi. Birçok yerdeki işlemler kiralamalar yüzde 20-40 arasında indirimler yapılarak TL'ye çevrildi. Ben buradan herkese Cumhurbaşkanımızın çağrısını tekrarlıyorum. Aynen Osmanlı'yı bitiren bu Batı hayranlığı gibi, bu dolarizasyon, paramızın yabancı monetizasyon süreci bu ülkeye atılmış en büyük kazıktır. Bundan kurtulmamız lazım. Adam Taksim'de, Göztepe'de Nişantaşı'nda ev kiralıyor, kiracı dolarla, kiralayan dolarla anlaşıyor. Siz ne yapıyorsunuz? Dolar mı kazanıyorsunuz, dolar mı üretiyorsunuz?" dedi.
Arkadaşlar; Celal'e celallenme işine girdiğim için çok yoğunum; Size zahmet bu omurgasız saray çocuğunu araştırımısınız, evlerini, kaç dola ve euro üzerinden kiraya verdiğini..
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Özlem Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dolar bozdurma çağrısına destek verip, ‘Türklere Anadolu’nun kapılarının açıldığı tarihe’ atfen, 1071 dolar bozdurdu. 
Bu kadını şimdi daha iyi anlıyorum..iyi ki bununla çalışmamışım..Buna solcu diyenin ben...Yağcı olduğunu düşünüyorum..
Düşünün.. Evet, evet hem de çok düşünün; hem Erdoğan'ı destekliyor, hem de onların ideolojik sayısal simgesi 1071 ile besliyor..
Bence; ikinci değil, süper celal vakası..
Sorun kemal Kılıçdaroğlu'na "sorunumuz yok der",iyi de erdoğan ile ne sorunun var? Belli ki danışıklı kavga..
Siyasetten asla soğumadım, bunlardan külliyen soğudum..inanın bunları dinleyince, bırak soğumayı, buz kesiyorum..
Başbakan Binali Yıldırım, reel sektöre yönelik tedbir ve teşvik paketi açıkladı. En dikkat çeken nakit sıkıntısındaki işletmelere yönelik Hazine garantisiyle 250 milyar liralık kredi imkanı sağlanması olurken, Başbakan Yıldırım, “Ağırlıklı olarak KOBİ’ler yararlanacak. KOBİ’lere ilave kıyak yapmış oluyoruz” diye konuştu.
Belli ki, bunlara kıyak geçilerek, yine  Binali’nin deyimiyle çalışanlara madik atılacak..
Haberin şöyle olmasını isterdim: “Başbakan Binali Yıldırım, çalışanlara yönelik tedbir ve teşvik paketi açıkladı. En dikkat çeken sıkıntıdaki ailelere yönelik Hazine garantisiyle ‘her yıl çalışanlara 25 bin liralık kredi imkanı sağlanması olurken, Başbakan Yıldırım, “Ağırlıklı olarak  bundan asgari ücretliler yararlanacak. Bunlara ilave kıyak yapmış oluyoruz” 
A Haber'de yayınlanan Söz Teması programına katılan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, “Türkiye'de yemek programı yapan yabancılar ajanlık yapıyor” iddiasında bulundu.
Müthiş yiğ itlik. Müthiş provokatörlüğüne bir yenisini de ekledi..Hiçbir şeyi'ne inanmamama  karşın bu dediği makarnacıyı müthiş inandırır. İnandırır, çünkü bazan ben de böyle düşünürdüm. Fakat, sonra Ayhan Sicimoğlu, Mehmet Yaşin ve diğerlerinin avrupa ve dünya lezzet yolculuğu programları aklıma gelince Bulut'un, yiğ itçe müthiş bir mok da yediğini anladım..
Sosyal medya devleri 2016 yılının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde, yıl içerisinde yaşanan önemli olaylardan oluşturdukları kolaj videolar yayınlamaya devam ediyor. Twitter #ThisHappened etiketiyle paylaştığı 2016 videosunda 15 Temmuz’a yer vermemişti. Facebook da yayınladığı videoda 15 Temmuz’u unutarak skandala imza attı.
Ben unutmadım 15 Temmuz’u.. Evet; Temmuz 2016 darbe kurgusunu unutur muyum?! Bana sürekli Yeliz'in; "Yalan yalan, yalan, yalan, yalan. gözündeki ateş, kalbimi yakınca sandım ki aşkımız ömür boyunca meğer bu bir oyunmuş..." sözleri aklıma geliyor..
Günlerimiz Doğamızı ve Doğanımızı aydınlatsın. Zor olacak ama, günümüz karanlığı kesin aydınlatacak..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32

FETÖ NEDEN YSK DA DERİNLEMESİNE SORGULANMIYOR? YOKSA SEÇİM HİLELERİ, İLLE DE M.GÖKÇEK OLAYI MI ORTAYA ÇIKAR?

Oku Yeter Ki, Beğenmene Gerek Yok..Ben Yazmaya Devam Edeceğim..Beğenip De Okuyor Beğen Butonuna Basmiyorsan Senin Sorunun..
FETÖ BİTİRİLDİ AMA, AKP TARAFINDAN  MHP İLE  YÖNTEMLERİNİ YAŞATAN TEK ADAMLIK GELİYOR
Dünün Fetullah Gülen müritlerinin, kendilerini Erdoğan’a affettirmek için çıkardıkları “Karar” adlı gazete haberi:
“ Gümüşhane Vali Yardımcılığı görevine atanan Hüseyin Avcı'nın, FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu olduğu ortaya çıktı..Konya'nın Kulu İlçesi Kaymakamı Hüseyin Avcı, 1 Aralık tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2016/681 sayılı kararname ile Gümüşhane Vali Yardımcılığı'na atandı..Ancak bugüne kadar göreve başlamayan Hüseyin Avcı'nın, Fethullahcı Terör Örgütü soruşturması kapsamında tutuklandığı öğrenildi(7 Aralık 2016).”
Tam bu noktada bir antrparantez açmak istiyorum. Öyle bir antrparantez açmak ki bazı AKP’nin seçmenle arasını açabilir: “ Tüm kurumlarda FETÖ’cu opersayonu ve yargılaması devam ederken neden YSK’da bir sessizlik egemen? Meğer 239 kişi FETÖ’dan yakalanmış. Peki bunlar neden sorgulanmıyor? Neden olacak; 2002 sonrası bütün seçimlerin sorgulanması gündeme gelecek. İlle de Melik Gökçek ve Kadir Topbaş’ın son kazandıkları seçimler..  
Gel de bunlara güven. Gel de bunlara;FETÖ bitirildi ama yöntemleri yaşatılıyor, çünkü kendileri FETÖ’cu ve yakında kendi kendilerini tutuklayacaklar” deme..
Peki, AKP bu, MHP ne?!
MHP resmen AKP’nin kurtarıcı meleği. Bu melek kesin Resmi gazetede yayınlanarak kayde alınıp belgelenmelidir..
Şu yaptıklarına bir bakın:
AK Parti'nin MHP'ye sunduğu teklifin içeriğinde neler var? Kulislere bazı bilgiler sızmaya başladı.
AK Parti'nin MHP'ye sunduğu anayasa değişiklik teklifinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Teklifte, "Başkan" yerine "Cumhurbaşkanı" ifadesi yer alıyor.
15 maddeden oluştuğu belirtilen teklifte, "Türkiye Cumhuriyeti’nin başı, Türkiye Cumhurbaşkanı'dır" ifadesi yer alıyor. Edinilen bilgilere göre, Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak.
Cumhurbaşkanı, kabinenin 4'te üçünü, milletvekili olmayan isimlerden oluşturabilecek. Başbakanlık makamanının kaldırılması, yerine Cumhurbaşkanı yardımcısı makamının getirilmesi planlanıyor.
Teklifte, "Bakanlar Kurulu'nu Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcısı yönetir" ifadesinin yer aldığı belirtiliyor.
Anayasal değişikliğin 13’üncü maddesinde Cumhurbaşkanı’na Olağanüstü Hal ilan etme yetkisi veriliyor. Ayrıca bu maddeyle sıkıyönetim de Anayasa’dan çıkarılıyor. Bu yetki şu ifadelerle tanımlanıyor:
MHP, Cumhurbaşkanı'nın yetki ve sorumluluğu arasında paralellik olmasını talep ediyordu. AK Parti'nin teklifinde, mhp'nin bu hassasiyetini dikkate aldığı belirtiliyor. "Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir."
Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 5 yılda bir yapılması öneriliyor.
Ve en önemlisi; Başbakanlığın iptali:
Çok tartışılan düzenlemelerden biri de metnin 21’inci maddesinde yer buldu. Anayasa’nın 101’inci maddesinde yer alan "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir" ibaresi düzenleme yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmek üzere kaldırıldı.
Yani, referandumdan kabul oyu çıkması durumunda Cumhurbaşkanı’nın isterse bir partiye üye olması ve o partinin genel başkanı olmasının önünde bir engel kalmadı.
Anayasa değişiklik teklifinin ikinci maddesinde 550 milletvekili sayısının 600’e çıkarılması düzenlenirken, seçilme yaşı ise 18’e düşürüldü.
Yapılma istenen değişikliğe göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı gün yapılacak. Süresi bitenler yeniden milletvekili seçilebilecek.
Anayasa değişiklik teklifi ile ara seçimlerin de artık gündemden kalkması öngörülüyor. Bunun yerini Türk siyasi hayatına yeni bir kavram daha girmesi öngörülüyor; Yedek vekillik.

Anayasa’nın 78’inci maddesine "Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinin düşmesi, düşürülmesi, ölüm ile diğer boşalma hallerinde boşalan üyelikler aynı siyasi partinin yedek milletvekilleriyle doldurulur." ibaresi eklendi.
AK Parti tarafından MHP ile tam uzlaşma ile Meclis’e sunulan anayasa teklifinde daha önce AK Parti, MHP ve CHP arasında çalışma yürütülen yargı alanındaki değişiklikler de yer aldı. Anayasa’daki yargı bağımsızdır ibaresinin yanına “tarafsız” ibaresi de eklendi.
Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemelerin kurulamamasının yanısıra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapılanması konusunda da değişiklikler önerildi. Kurul’a Meclis’in de üye seçmesinin önü açıldı.
Buna göre 12 üyeden oluşacak ve ikiye ayrılacak HSYK’nın 5 üyesini Cumhurbaşkanı, 3 üyesini Yargıtay üyeleri, 1 üyesini Danıştay üyeleri, 2 üyesini ise Türkiye Büyük Millet Meclisi seçecek.
İçişleri Bakanlığı’na bağlanan Jandarma Genel Komutanı’nın artık Milli Güvenlik Kurulu üyesi olmaması da bu teklifte düzenleniyor.
Bunun adı, tek adamlık diktası, faşizmin dik alası..
Kimseyi de inandıramazsınız. Çok şey beklediğiniz Donald Trump’u bile:
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın, Amerikan istihbarat teşkilatı CIA’in başına getireceği ismin, Türkiye'deki hain darbe girişiminin ardından çok konuşulacak bir tweet attığı ortaya çıktı.
Trump'ın CIA Direktörlüğü teklifini kabul eden Temsilciler Meclisi üyesi Mike Pompeo, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olduğunun anlaşılmasından sonra tweet atarak Türk halkını ve hükümetini öven İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'e “Bozacının şahidi şıracı” dercesine şu cevabı vermiş:
"İran da Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hükümeti kadar demokratik... Her ikisi de İslamcı totaliter bir diktatörlük."
Pompeo'nun bu tweet'i atarken, mesajına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Twitter hesabını da eklediği görülüyor.
Washington'ın yeni sert adamları
20.11.2016 Pazar
- Bir dünya savaşındayız ama çok az Amerikalı bunun fakında. (Sayfa 2)
- Bu (Obama) yönetim, bizi düşmanımızı layıkıyla tanımlamaktan men etti: Bunlar radikal İslamcılar. (Sayfa 3)
- Kamuoyu önünde bizimle dost olduklarını söyleyen ama düşmanımızla ortak çalışan ülkeler tarafından aptal yerine konulmaya artık tahammülümüz kalmadı. (Sayfa 9)
-Dünyanın acilen bir İslami Reform’a ihtiyacı var ve buna şiddet karışırsa şaşırmamalıyız. (Sayfa 10)
- Nasıl kazanacağız? Düşmanımızı destekleyen rejimlerle doğrudan yüzleşip, onları zayıflatıp mümkün olduğunda da devirerek. (Sayfa 113)
BU alıntılar, Donald Trump’ın hafta içi Ulusal Güvenlik Danışmanlığına atadığı Savunma Bakanlığı eski İstihbarat (DIA) Direktörü Mike Flynn’in dört ay önce çıkan kitabı “Savaş Alanı”ndan. Alt başlığı, “Radikal İslam ve onun müttefiklerine karşı süren küresel savaşı nasıl kazanabiliriz”. Amerikan dış politikasının yeni dönemki rehberinden.
Bu kısımlar dışında, Flynn’in Kürtleri övdüğü (sayfa 139)... Mısır’da 2013’te Müslüman Kardeşleri deviren Sisi’ye methiyeler düzdüğü (sayfa 134)... Mısır’ın İsrail ve Ürdün’le birlikte ABD’nin bölgede asıl ortağı olması gerektiğini savunduğu (Sayfa 177)... Putin’in buna yanaşacağını düşünmese de “ABD ve Rusya’nın radikal İslamcılara karşı savaşta ortak bir zemin bulabileceklerine inandığını” söylediği (sayfa 174) bölümler var ki... Trump Yönetimi dış politikasının bölgeye dair yeni parametreleri.
ÇOK katı değil mi? Şimdiye kadar Obama Yönetimi’nden hiç duymadığımız şeyler... Hatta ondan önce Bush Yönetimi’ndeki neo-conları bile aşan bir söylem. Nitekim neo-conlardan çok farklı, diktatörler ve Rusya gibi Washington yerleşik düzeni için tabu sayılan bir ülkeyle bile işbirliğini öngören yepyeni bir konsept bu.
İşin başka bir çarpıcı yanı, Flynn, yeni şekillenen Trump kabinesinde bu çizgisinde yalnız değil. Ve hafta içi Adalet Bakanlığı’na atanacağı açıklanan Alabama Senatörü Jeff Sessions ile CIA Direktörü olacağı duyurulan Kansas milletvekili Mike Pompeo da aşağı yukarı aynı türden bir söyleme sahip. Pompeo’nun 15 Temmuz darbe girişimi sırasında attığı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı “İslami totaliter bir diktatöre” benzettiği tweet mesajı, Flynn’in diplomatik bir dille yazdığı kitabın Trump kampanyasına uyarlanmış şekli sadece.
Geçen hafta Flynn’den hemen önce Trump Tower’da gördüğüm Sessions’la olan konuşmamızda da aynısını fark ettim. Yeni dönemde Türkiye ile ilişkileri nasıl değerlendirdiğini sordum. On the record sadece şunu söyledi: “Türkiye’nin olduğu yer, dünyanın önemli bir bölgesi. Türkiye’yle tarihsel iyi ilişkilerimizi yola koyup iyileştirmeyi, genişletmeyi dört gözle bekliyoruz.” Yola koymak... İyileştirmek. Ne demek bu? Onun cevabı da Sessions’ın, 21 Ağustos tarihinde Fox kanalına söylediği sözlerde: “Türkiye daha İslami bir ideolojiye kayıyor gibi görünüyor. Bu çok tehlikeli ve umarım devam etmez. Bu (Obama) Yönetim, bu kaymayı durdurmak için hiçbir şey yapamadı. Bu da sorun yaratıyor. Türkiye çok büyük bir müttefik ve Türkiye’nin yanlış istikâmette hareket etmesi çok sorunlu. On yıllardır Türkiye’yle olan iyi ilişkimizi devam ettirmeliyiz.”
BU alıntıları şunun için aktardım. Geçen hafta da değindiğim gibi Flynn ve bu ekibin Trump’ın yeni ulusal güvenlik ekibini oluşturması Fetullah Gülen için kötü bir haber. Ama öte yandan, Gülencilerin bu yönetimle yaşayacağı sıkıntının altında yatan bakış açısı, Ankara’nın mevcut politikalarını dikkate alırsanız Türkiye ve ABD arasında da problemli bir dönemin yaşanabileceğinin habercisi.
Erdoğan şimdi Trump’la kuracağı kişisel ilişkiye ağırlık verecekmiş gibi görünüyor. Nitekim Obama’nın Ocak’ta görevi devretmesini beklemeden Trump’la Aralık’ta New York’ta yüz yüze bir görüşme yapmak istediğini öğrendim. Ama Trump’ın vaktinin çoğunu başkanlığın protokol kısmıyla geçireceğini... Mitingler yapmaya devam edeceğini... Ayrıca dış politikayla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını düşünecek olursanız... İki lider arasındaki ilişki, aşağıda işi yürütecek, “Radikal İslam”la savaşa hazırlanan ekibin yaklaşımlarına nasıl etki edecek emin değilim. Zira hem Flynn’in hem diğerlerinin ‘terörist’ kabul ettiği Müslüman Kardeşler unsurlarının, Hamas üyelerinin, Ankara için nasıl bir yüke dönüşeceğini öngörmek pek zor değil.
Daha devam edeceğiz tartışmaya. Ama önemli olan, bu yeni ekibi doğru okumak gerek. Her şey Ankara’nın istediği gibiymiş gibi bir görüntü sunmak, Gülencilerin yaşayacağı sıkıntının iki ülke arasında her konuda bir mutabakata dönüşeceği izlenimi vermek doğru değil.
 Şahin değiller. Her zaman müdahale yanlısı bir çizgiyi savunmuyorlar çünkü. Irak Savaşı’nı, Libya’da Kaddafi’nin devrilmesini yanlış bulan insanlar bunlar.  Ama sertler. Sekiz yıllık Obama Yönetimi’nde dünyaya karşı hükümetin yüzü olmuş kimsenin olmadığı kadar sertler. Çok farklı dinamikler var artık Washington’da. Farklı bir oyun planı, farklı bir ton ve en önemlisi farklı yöntemlerin devreye gireceği yeni bir dönem bu.
15 Temmuz 2016 darbesini  unutmak;
Sosyal medya devleri 2016 yılının sonlarına yaklaştığımız şu günlerde, yıl içerisinde yaşanan önemli olaylardan oluşturdukları kolaj videolar yayınlamaya devam ediyor. Nedense;Twitter’dan sonra  Facebook da yayınladığı videoda 15 Temmuz’u unutmuş.
Ben unutmadım 15 Temmuz’u..
Evet; 15 Temmuz 2016 darbe kurgusunu unutur muyum?! 15 Temmuz’u duydukça; Yeliz'in; "Yalan Yalan, Yalan, Yalan, Yalan. Gözündeki Ateş, Kalbimi Yakınca Sandım Ki Aşkımız Ömür Boyunca Meğer Bu Bir Oyunmuş..." şarkısının  sözleri aklıma geliyor..
Günlerimiz Doğamızı ve Doğanımızı aydınlatsın. Zor olacak ama, günümüz karanlığı kesin aydınlatacak..
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com  
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

GELİRİ YÜKSELEN KİM; YANDAŞ MI VATANDAŞ MI?

GELİRİ YÜKSELEN YANDAŞ MI VATANDAŞ MI?! “ZENGİN ÜLKELER ARASINA GİRDİK” DİYEN CUMHURBAŞKANI HANGİ ÜLKEDE, CUMHUR HANGİ ÜLKEDE YAŞIYOR?
30 Aralık 2016
Dahası ; diyor ki Cumhurbaşkanı; “Zengin ülkeler arasına girdik”. İyi de cumhurbaşkanı olarak R.T.Erdoğan nerede, cumhur olarak ben nerede yaşıyorum? Neden bu zenginlikten benim haberim yok..
Gerçi; “Zengin ülkeler arasına girdik” diyen Cumhurbaşkanı devamında; ““Şimdi size bir müjde daha veriyorum; nitekim İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı olan OECD(Organisation for Economic Co-operation and Development), Türkiye’nin de içinde yer aldığı 8 devletin orta gelirli ülkeler sınıfından yüksek gelirli ülkeler sınıfına geçtiğini açıkladı. Elbette sıkıntılarımız var. Türkiye, güvenlik sorunlarıyla birlikte büyüyebileceğini ispat etmiş bir ülkedir. Esasen terör saldırılarının ekonomik saldırılarla desteklenmesinin sebebi işte bu başarıdır..” diyerek sıkıntıda olunduğunu itiraf etti.

Allah Lillah aşkına soruyorum;
1- Bu yüksek gelirli ülkenin, bu yüksek gelirli kişileri kim?
2- Bu yüksek gelirli ülkenin var olan sıkıntılarını kimler çekiyor?
3- “Geçmiş dönemlerde, merkezin dışında tutulan, horlanan, aşağılanan ve özellikle inancı nedeniyle ötekileştirilen insanımızı merkeze çekeceğiz” söylemlerinle iktidara gelen sizler kimleri merkeze çektiniz?
a- Merkeze çekildi denen bu kesim ‘Dinden geçinircesine inancı bahane edilerek  türbanlanan sözde ötekileştirilmiş kesim mi?
b- Yoksa, varsa yoksa arsa borsa mantığı çerçevesinde dar bir kesim mi?
c- Ülke geneli ekonomik zorluklar içindeki vatandaş değil de, yandaş kesim mı ?
d- Merkeze aldığınız ‘Burjuvaziye seçenek’ yarattığınız İslam burjuvazisi kesim mi?
Bence burada geliri yükselenler yandaş ve yandaşların her kesimi.
Yani, Vatandaş değil yandaş
 Örneğin;
Şirketler:
Şirket kredileri yeniden yapılanıyor.
Sicil affı sayesinde pek çok kişi ve kuruluş itibarına tekrar kavuşacak. Ancak ihtiyaç duyulan acil önemli bir konu daha var. Yasal takibe düşmemiş ama şu anda kredilerini vadelerinde ödeyemeyen veya ödeyemeyecek olan işletmelerin yasal takip işlemlerine maruz kalmadan yeniden yapılandırma imkanlarına kavuşabilmesi………….
Örneğin;
İlkelere aykırı kredi alanlar:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Darbe Komisyonu’na Bank Asya ile ilgili rapor sundu. Raporda, “Kredileri geri ödeyecek mali gücü olmayan eğitim kuruluşlarına bankacılık ilke ve teamüllerine uygun olmayacak şekilde kredi verildiği tespit edildi” denildi.
Örneğin;
‘İşkur’dan bazı işletmelere maaş desteği yapılması.
İşçi ve işverenin daha çok işletmenin bu imkândan yararlanması gerektiği yönündeki talepleri ardından, İşkur konuyu gündemine aldı.
Alınan duyumlara göre durum hiç iç açıcı değil:
 “Hükümetin ekonomide durumun ‘2017’de’ daha da kötüleşmesi halinde, piyasa ekonomisine aykırı kararlar alması” yönünde duyumlar alınmaktadır. Ekonomideki durumun kötüleşmesi halinde bu tür tehlikeli önlemleri gündeme getirme ihtimalinin piyasaları tedirgin ettiği açık..” diyenlere şu katkıyı vermek isterim; “ Ekonomideki durumun kötüleşmesi, iktidarı pervasız acımasız önleme itebilir. Maaşları düşürmeye, emekli maaşları azaltmayı düşünebilir..”
Doğrudur; 2017 yılı zor geçeceğini tüm ülkenin bildiği. Uluslararası piyasalarda Türkiye en riskli ülkeler arasında sayılmaya devam ediyor. Son olarak ,New York kentinde olan dünya çapında bilinen en büyük yatırım bankalarından Merril Lynch 2017 yılında en riskli üç ülke arasında, G. Afra ve Brezilya ile birlikte  Türkiye’yi de saydı. Resmen buralara yatırım yapmayın deniyor. Deniyor, çünkü; FED faiz artışlarının devam etmesi durumunda ülkemizde beklenen sermaye çıkışı. Ve de; Özel sektörün borçluluğu, yüksek cari açık, riski büyüten önemli unsurlar..
Tüm bunlar; emekliye ve çalışana 2 ayda bir maaş denirse şaşırmayın..
Ya Agaoğlu denen şepek ne yapıyor: “Kızına 30milyonluk yalı, kayınpederi ise her yaşa 1kg altın=23kg altın, kayinvalide geline 1milyon euro luk takı.. Ben de böyle Türkiye’yi yaratanlara takıyım..  
Peki şu enerji kesintilerine ne demeli?! Yarın maaşlar kesilince sakın şaşrma.. Deniyor ki, ülke iflasa gidiyor, yandaş sermaye de servet kaçırıyormuş..
 “Aşağılan, yoksul  inançlı kitleyi merkeze çekıiyorum yalanıyla yaratılan; yandaş İslam  burjuvasinin keyfi keka; yediği önünde yemediği arkasında..Ayağında hal hal, başında türban açık Mercedesıyle İstanbul yalılar şeridinde hız yapıyor. Benin saftırık Müslüman’ın da bunların başındkinea, başına gelecekleri umursamadan 5 vakit dua ediyor..
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr

GSM: 0506 609 00 32

28 Aralık 2016 Çarşamba

TUZLASPOR ASLAN'I TUZLA BUZ ETTİ

TUZLASPOR’UN TUZLA BUZ ETTİĞİ GALATASARAY’IN  İLK YARI KARNESİ VE DE FUTBOLUMUZUN  DURUMU 
28 Aralık 2016

2. Pendik olayı diyesim geliyor, fakat Pendikspor, Fenerbahçe’yi elemişti, Tuzlaspor ise, Galatasaray’ı tuzla buz ederek yendi, eleyemedi.
Aslında; eski Galatasaray yıldızları Galatasaray’ı yendi. Bu demek değildir ki, eski Galatasaraylı efsane topçular Tuzlaspor’da oynuyordu, eski Galatasaray yıldızları oynamıyordular, oynatıyorlardı, yani Tuzlaspor’un başkanı ve yönetim kurulu üyeleri idi: {{ Tuzlaspor'un yeni başkanı eski Galatasaraylı Murat Erdoğan olurken, yönetim kurulunda, yine eski Galatasaraylı  Ümit Davala, Ömer Erdoğan, ve Cihan Haspolatlı ve de Almanya’da top kşturmuş olan  Yıldıray Baştürk de yer aldı.

Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup'ta mücadele eden Tuzlaspor'un geçtiğimiz gün gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul sonrasında kulüp başkanlığına eski milli futbolcu Murat Erdoğan seçildi..Toplam 120 üyenin katılımıyla yapılan genel kurulda tek aday olan Galatasaray’ın eski oyuncusu Murat Erdoğan'ın yönetim kurulu listesinde ise, Galatasaray eski oyuncuları  Ümit Davala, Ömer Erdoğan, Cihan Haspolatlı ve de Almanya’da yıllarca top koşturn Yıldıray Baştürk de yer aldı..Manevi destekçileri de Hamit Altıntop }}
AKP’nini Tuzla Belediye Başkan yardımcısı Ahmet Çabuk ve Yönetim Kurulu 04.03.2012 senesinde aldıkları görevi,  4 sene 8 ay sürdürdükten sonra buğu yeni  yönetime devretti.. Tuzlaspor kongresinde konuşma yapan Başkan Ahmet Çabuk, 4 sene 8 ay boyunca amatör ligden 3. Lige oradan 2. Lige çıkan Tuzlaspor Kulübü’yle çok güzel günler geçirdiklerini söyledi .
İlginç bir oluşum. Dinden geçinenler, futboldan da geçinmelerinin farklı versiyonu. Biliyorsunuz AKP Belediyeleri futbol’da etkinler. Örnek Başakşehirspor, Akhisarspor,, Osmanlıspor, Ümraniyespor, Büyükşehir Gaziantepspor, Etimesgut Belediyespor, Menemen Belediyespor, Niğde Belediyespor, Sultanbeyli Belediyespor, Sancaktepe Belediyespr ve diğerler.
Tuzlaspor da bunlardan biri. Belediye ile organik ilişkisi yokmuş izlenimi vermek için, kendilerine yakın ünlül topçulara Tuzlaspor’u teslim ettiler.. Özellikle, İstanbul’daki AKP destekli Başakşehir, Kasımpaşa, Umranie ve Tuzla ile bir grup oluşturup, yanlarına da Akhisar ve Osmanlıspor’u da alıp 3 büyüklerin egemenliğini kırmak.
Bu söylediklerim bir realite. Asla, Galatasaray yenilgisine kılıf aramak değil. Galatasaray bugün yenilgiyi hak etti.

Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup'ta geride kalan 17 haftada 20 puan toplayan Tuzlaspor, 14. sırada yer alıyor.
Mavi-beyazlı ekip, Galatasaray'ın da bulunduğu Ziraat Türkiye Kupası E Grubu'nda ise 6 puanla lider konumunda.

Gelelim maça; Tuzlaspor’a Galatasaray ne zaman yenildi biliyor musunuz; Kerem Çalışkan adlı 17 yaşındaki gencin zor pozisyonda kaleye şut atıp, kolay pozisyonda sağındaki arkadaşlarına pas vermeyip maçı 2-0’a getirmemesi idi. Bu maçın kırılma noktası idi. Eğer maç 2-0 olsa Tuzlaspor  tuz buz olacaktı, aksine GS tuz buz oldu. 
Bu pozisyon bana, Batuhan Karadeniz’in; “Neden pas vermedin de şut attın? sorUsuna; “Kral yapmayacaksın, kral olacaksın” ukalalığı aklıma geldi. Kerem kardeşim inşallah Batuhan gibi düşünmemiştir, ki kesin düşünmesini istemem. İstemem çünkü, dünya yıldızlığına aday Batuhan kimseyi kral yapmadığı gibi kral  da olamadı ve şimdilerde perişanları oynuyor.. 
İşte bu noktada, ikinci yarı Kerem’in kulağı çekilmeli idi, yanı ikincı yarı sahaya çıkarılmamalı idi. İkincisi, Hamit denen dünya yıldızına  60 dakika tahammül etmesi idi.  Siz, 2 gollerin yenmesinde başrol oynayan Hamit’i nasıl oyundan almazsın..Üsteli bu adam Tuzlaspor’un manevi destekçisi..
Chedjou gol attı, fakat  kendini oyundan attı. Aynı şekilde Yasin de. Bence bu 2 oyuncu yeni yıl tatiline erken gidemedikleri için tepkiliydiler sanki. Biliyorsunuzu Yasin’in ailesi Almanya’da.. Benim kuşkum doğru değilse ne peki?! O zaman; Chedjou değil de Yasin çok hatalı ve de kaprisli. Bruma’ya sanki birileri, “Kardeşim fiyatın çok yüksek, bonservis ücretin düşürmek için kötü oyna” der gibi; üzerine  gizemli geçici ölü toprağı savurmuş..

1 hafta erken bitirilen(17 maç yerine 16 maç oynandı) Süper Lig’de son maçında Alanyaspor’u 5-1, kupada Tuzlaspor’a 3-2 yenilen Galatasaray 5 maçta 2 beraberlik 2 galibiyet, 1 yenilgi alarak kupada ve ligde ilk yarıyı idare etti.
Futbolumuzun 2002 sonrası karnesi, futbolumuzu

Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası E Grubu'nun 4. haftasında Tuzlaspor'a 3-2 yenildi. 5 golün atıldığı müsabakada 3 kırmızı kart çıktı. Bu sonucun ardından Tuzlaspor grupta puanını 9 yaptı ve liderlik koltuğuna yükseldi. Galatasaray 5 puanla 3. sırada kaldı. 18 Ocak Çarşamba günü Riekerink'in öğrencileri, deplasmanda Elazığspor ile kozlarını paylaşacak. Mavi beyazlı ekip ise, 24Erzincanspor'u evinde ağırlayacak.
Tuzlaspor: 3  Galatasaray: 2
28 Aralık 2016

Türkiye Kupa Grup E 2016/2017 swzonu 28.12.2016 20:30 günkü 4. Maç:

Tuzlaspor: Bekir Demircan, Orkun Dervişler, Volkan Geyik, Ferhat Çoban, Bülent Uzun, Tuncay Fındıkcı, Sadık Baş (Dk. 90+3 Melik Derin), Arif Şahin, Doğan Ateş, Kıvanç Salihoğlu (Dk. 81 Tolunay Yurtseven), Ozan Papaker (Dk. 74 Nihat Yılmaz)
 İlk 11 Değeri : 1.200.000 EUR
Yedekler: Muhammed Kazım Önal-İbrahim Sevinç-Okan Duran-Nihat Yılmaz-Oğuz Aksoy-Melik Derin-Tolunay Yurtseven Giren 
Çalıştırıcı:  Aydın Kaldırım 
Takım Değeri : 2.200.000 €
Galatasaray: Cenk Gönen, Cavanda (Dk. 34 Carole), Semih Kaya, Chedjou, Linnes, Hamit Altıntop (Dk. 60 Birhan Vatansever), De Jong, Yasin Öztekin, Bruma, Josue, Kerem Çalışkan (Dk. 82 Eren Derdiyok) 
İlk 11 Değeri : 40.350.000 EUR
Yedekler: Eray İşcan-Hakan Balta-Lionel Carole-Wesley Sneijder-Gökay Güney-Birhan Vatansever-Eren Derdiyok   
Çalıştırıcı : Jan Olde Riekerink   
Takım Değeri : 111.100.000 €
Goller: Dk. 45 Chedjou, Dk. 70 Linnes (Galatasaray), Dk. 51 Arif Şahin, Dk. 53 Tuncay Fındıkcı, Dk. 58 Ozan Papaker (Tuzlaspor)
Kırmızı kartlar: Dk. 56 Chedjou, Dk. 61 Yasin Öztekin (Galatasaray), Dk. 71 Doğan Ateş (Tuzlaspor) 

G.Saray 45. dakikada Chedjou'nun kafa golüyle devreyi 1-0 önde kapatırken ne olduysa 50. dakikadan sonra oldu.
Tuzlaspor'un Golleri Art Arda Geldi:
Konuk ekip Tuzlaspor 2 dakika arayla bulduğu 2 golle G.Saray karşısında yenik durumdan 2-1 galip duruma geldi. 51'de Arif Şahin'in golüyle skoru eşitleyen ev sahibi takım, 53'te Tuncay Fındıkçı ile 2-1 öne geçti.
Chedjou hem kendini hem takımını yaktı:
45. dakikada kafa golüyle G.Saray'ı öne geçiren Aurelien Chedjou 55. dakikada kırmızı kart gördü. Doğan Ateş'in karın boşluğuna basan Chedjou, hakem Alper Ulusuy tarafından direkt kırmızı kartla oyun dışı kaldı.
10 kalan rakibi karşısında ataklarına devam eden Tuzlaspor 58'de Ozan Papaker 3. golü de buldu.

G.Saray 9 Kişi Kaldı!
G.Saray, 61. dakikada Yasin Öztekin'in ikinci sarıdan kırmızı kart görmesiyle 9 kişi kaldı. Rakibinin bileğine basan Yasin öztekin ikinci sarının ardından kırmızı kartla oyun dışı kaldı.

G.Saray'da 70. dakikada sahneye çıkan Martin Linnes farkı 1'e indirse de bugol Cimbom'a yeterli olmadı. Tuzlaspor da Doğan Ateş'in 71. dakikada ikinci sarıdan kırmızı görmesiyle maçı 10 kişi tamamladı.

İyi haber: “Çin'den Podolski'ye müthiş teklif!
Çin Süper Ligi'ni şampiyon tamamlayan Guangzhou Evergrande takımı, Galatasaray'ın Alman yıldızı Podolski için 20 milyon Euro bonservis bedelini gözden çıkardı. Çinliler, Poldi'ye de yıllık 9 milyon Euro vermeye hazırlar.” Bu transfer Galatasaray’ı düzlüğe çıkartır.  
Bir iyi haber de, şu Bruma’nın fiyatı düşmezden satılması olur..

Türkiye Spor Toto Süper Lig 2016/2017 Turgay Şeren sezonu  25.12.2016 19:00 günkü 16. Maç:
Galatasaray: 5  Aytemiz Alanyaspor: 1
25 Aralık 2016

Riekerink olayı:
Deniyor ki 22 Aralık 2016 günü; “İnanılmaz! Kadroya girmeden 5 milyon TL..Umut Gündoğan, Jem Karacan ve Endoğan Adili... Bu 3 oyuncu, Galatasaray’ın TFF’ye bildirdiği kadroda yer almıyor. Ama onlar Florya’da idmana çıkmaya devam ediyorlar ve yıllık maliyetleri 5 milyon Lira’yı buluyor.”
Kim neden oldu buna? Önceki çalıştırıcılar. Doğrusu; her gelen çalıştırıcı geldiğinde transfer istemesi yaklaşımıdır, futbolumuzun darbe yemesi. Türk futboluna zarar veren  meczup yorumculardan sonra en çok zarar veren bu duruştur. Galatasaray’a bakıyorun Riekerink dışında herkes bu duruşu sergilemiştir. Takıma bu bağlamda katkı veren kimliktir, çünkü olanları oynatmaya çalışıyor ve de aldığı Ziraat , Süper kupa, Avrupa  hazırlık turnuvalarında aldığı kupa ile 3 kupa ve bugün Süper Lig’de zirvede. İşte bu adamı göndermeye çalışıyorlar. Aynı günün haberi: “ Galatasaray'dan Slaven Bilic ve Didier Drogba harekatı..Jan Olde Riekerink’in yetersizliği sonucu Galatasaray, West Ham United’ın yollarını ayırmasını beklediği Slaven Bilic’i gündemine aldı. ABD’de Montreal Impact ile sözleşmesi biten Didier Drogba’ya da teklif yapılacak.”
Biliç konusunda yanlış yapılıyor. Biliç’te ben teknik adam ağırlığı ve ciddiyeti görmüyorum, çocuksu, saf ve temiz bir görüntüsü veriyor. İkincisi; görece başarılıl. Yani sürdürülebilir başarıyı yakalaması zor.. Ben Riekerink’i geleceğin yatırımı olarak görüyorum. Bu nedenle Drogba’yı yardımcısı ve oyuncusu olarak yanına veririm. Çünkü Drogba’nın bitmişi bile iş bitirir..

Evet; Bazı aklı evveller, “Galatasaray’ın teknik direktörü yok” demeye başladılar. Bu eklıevveller, 4 ay önce göklere çıkardıkları Riekerink’i, şimdi çıkardıkları noktadan yere bırakıyorlar. Bilmedikleri bir şey var, o yükseklikten bıraktıkları Riekerink onlaraın kafasına düşüp güdümlü beyinlerini parçalayacak..

Bir üzücü ve kahredici haber de Şehmus Özer’den geldi: 
2 gündür kayıp olan ve kendisinden haber alınamayan Amed Sportif’in takım kaptanı Şehmus Özer, trafik kazasında hayatını kaybetti.

Amed Sportif Faaliyetler takım kaptanı Şehmus Özer, kendi kullandığı araçla 100 metrelik uçuruma yuvarlanarak, hayatını kaybetti.

İHA'nın haberine göre kaza, gece saat 01.00 sıralarında, Malatya ile Elazığ'ı birbirine bağlayan ve kestirme yol olarak kullanılan Gözeli-Sivrice karayolunun 25'inci kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Amed Sportif Faaliyetler kaptanı Şehmus Özer, idaresindeki 35 SEH 77 plakalı ciple Malatya'dan Diyarbakır istikametine seyir halindeyken kar ve buzlanma nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Yoldan çıkan araç, yaklaşık 100 metrelik uçuruma yuvarlanarak, dere yatağına düştü. Kazada, araçta yalnız olduğu öğrenilen Özer, olay yerinde hayatını kaybetti.
Beşibiryerde futbolcu:
Diyarbakırlı 5 kardeş, profesyonel liglerde forma giyerek bir ilke imza attı
Dünya futbolu, aynı anda yeşil sahalarda top koşturan 2-3 kardeşi gördü ancak 5 profesyonel kardeş belki de sadece Türkiye’de yaşıyor... Diyarbakırlı Özer kardeşler 4’ü golcü, 1’i de kaleci olarak profesyonel liglerde ter döküyor. Şehmus Özer  (34) Altay, Sadettin Özer (30) Yeni Amasya, Cihan Özer (28) Çarşamba, kaleci Zülküf Özer (26) Erciyes ve Nezir Özer (23) Pazarspor takımlarının formasını giyiyor. Evin en küçük kardeşi Oktay Özer  de Erganispor’da profesyonel olmak için mücadele ediyor (HTSPOR/Ahmet Yukuş04 Ağustos 2014)  

Galatasaray’da genç yıldızlar; Mustafa Kapı ve Mert Yılmaz; 
Galatasaray'ın A Takım formasını henüz 14 yaşında giymeyi başaran Mustafa Kapı, alt yaş kategorilerinde dikkat çekici bir performans sergilemeye devam ediyor..Sarı kırmızılı teknik heyet tarafından alt yapıda üzerinde en çok durulan isimlerden olan Kapı, dün oynanan Tepecikspor maçında da adından söz ettirmeyi başardı. Takımının 2-1 galip geldiği karşılaşmada ilk golün asistini yapan Mustafa Kapı, ikinci golün de hazırlayıcısı oldu. Kapı, mücadelede 17 numaralı formayı giydi. Karşılaşmada Mert Yılmaz da attığı iki golle teknik heyetten alkış aldı.
Ve; 1990-92 yılları arasında Galatasaray’da oynayan Iosif Rotariu’nun yeğeni Dorin:
Bir davet üzerine Didim'e giden Gheorghe Hagi, burada taraftarların ilgisi ile karşılaştı. Bir taraftarın, "Senin gibi oyuncu bir daha gelmedi" sözleri üzerine Hagi'nin verdiği, "Gelecek gelecek. Başkan'la konuştum" sözleri herkesi heyecanlandırdı..Hagi'nin bahsettiği ismin Dinamo Bükreş'te forma giyen Iosif Rotariu'nun yeğeni Dorin olduğu iddia edildi.
Evet; Galatasaray,   Aytemiz Alanyaspor 5- 1 yenerek Ligin ilk yarısını başarıyla kapattı, 1 maç eksiği ile:
Galatasaray’da Eren Derdiyok topa gitmiyor, topun kendine gelmesini istiyor. Top da onu dinlemeyince Eren Derdiyok, Eren Derdivar’a dönüşüyor.
Bu tür maçlar çok önemli maçlar, çünkü 3 puan getiren dediğiniz ama  beklenmedik şekilde 3 puan götüren maçlar. Galatasaray sahanın en iyi adamı Hollandalı De Jong’a Hollandalı Sneijder’in gönderdiği ve De Jong’un da filelere gönderdiğinde maçın 30. dakikası idi. Dedim ki GS şimdi geri yaslanır 10 dakika sonra gol yer dedim ve inanın 10 dakika sonra golü yedi. Neyse 45’de Alanyaspor’un  Alanyaspor’a attığı gol ile ilk yarı 2-1 Galatasaray lehine sonuçlandı. 
İkinci yarı Galatasaray daha iyi idi ve goller geldi.. Futbolcular da geri geldi. Hani Lig’in ilk yarısının başında var olan, ortasında yok olan ve ilk yarının sonunda ortaya çıkan Galatasaray’ın topçuları geri geldi.
Üst-üste  gelen goller ve sonuş; 5-1 GS lehine sonuçlandı. Ve 1 hafta önce kapanan ilk yarı Ligi 3.bitirdi. Lider Başakşehir ile  fark 3 puana indi. Ha bu maç, Bruma gününde olsa maç 8-1 biterdi en az..
Haa, bir de futbol provakatörü 2 zart; 9. dakikada Bruma atılmalı idi diyor.  Bruma çok pis ve de saldırgan İspanyol oyuncu Carlos Garcia Badias Bruma’ya faul yapıyor, hızlı Bruma bu durumdan kurtulmak için el ve kol hareketliliğinde saldırgandan kurtulmak ister ve sarı kart görür. Bu kesin kırmızı imiş ve bu hakemleri içeriden birileri GS lehine yönlendiriyormuş..Bugünkü maçı da bu nedenle almış..Sizin Allah Berlanızı..Yahu, ondan sonra bu adamın yaptıklarının, diğer Alanyaspor topçularını yaptıklarının kırmız olduğunu neden görmüyorsunuz?  Biri diyor ki; “Sneijder bugün Riekerink’i kurtarmak için oynadı. Bence tetikçdir..” diyecek kadar ahlaksız bunlar..Eyyy yetkililer,  Türk futbolunun kurtuluşu bu şereflilerden kurtulmakla olasıdır, lütfen görün.. 

Vesselam kısa kelam; böylelikle GS, Alanyaspor ile 2 maç yapmış ve 2 maçı da 4 farklı kazandı(6-2 ve 5-1)..
Unutmayayım; Bu Alanyaspor küme düşmeye en uygun takım. Eğer devreye, Mevlüt Çavuşoğlu  devreye girmez ise kardeşnin başkanlığını yaptığı bu takım küme düşer. düşününü bir zaman bir kentin takımı AKP’li ünlü Başbakan yardımcısının koruması altında iken Süper Lig’i zorluyordu, sonrası bildiğiniz gibi 2. Lige kadar düştü..Canım Manisaspor vr Bülent Arınç..Anlacağınız; dinden geçinenler futboldan da geçinir oldu. Bunların en somutu Başakşehir ve Başkanı Göksel Gümüşdağ denen bir elektrik teknisyeni- Ki Kulupler Birliğinin de başkanı- Şimdi bu arkadaş  çıkmış “Video hakem”  uygulaması getirmeye çalışıyor. Getirirler, fakat bunu kendi takımı için işletirse ben ne olayım. 
Video Hakem nedir? Video hakemlik nerelerde kullanıldı?
Video Hakemlik daha önce Amerikan Rugby liglerinde kullanılan, hakem tarafından görülemeyen veya kesin sonuca ulaşılması sağlanan bir sistemdir.
Video hakemliğin bir benzeri at yarışlarında foto-finiş diğer adıyla Photo-Finish sistemidir. Bu sistemin Video hakemliğinden tek farkı Fotoğraf çekimidir.
2016 yılında 13.'sü düzenlenen 13. FIFA Kulüpler Dünya Kupası maçları Japonya'da gerçekleşti. Yarı final  maçında, Güney Amerika Futbol Konfederasyonunun (CONMEBOL) gerçekleştirdiği Libertadores Kupası'nın şampiyonu Kolombiya takımı Atletico Nacional ile ev sahibi takım kontenjanından turnuvaya dahil olan Japonya Birinci Ligi şampiyonu Kashima Antlers karşılaştı.
Suita Stadında ( Osaka ) gerçekleşen karşılaşmada, 31.dakikada bir ilk gerçekleşti. Karşılaşmanın hakemi Hakem Viktor Kassai ceza sahasında yaşanan pozisyonda oyunu durdurdu ve futbol tarihinde bir ilki gerçekleştirdi.Hakem Viktor Kassai, Atletico  Nacional ceza sahasında yaşanan pozisyonu, FIFA organizasyonlarının bir futbol karşılaşmasında ilk  kez video hakem sistemi sayesinde yeniden izledi ve penaltıya hükmetti.

Stat: Ali Sami Yen Aslantepe Türk Telekom Arena       
Hakemler: Halis Özkahya -Mustafa Emre Eyisoy-Ceyhun Sesigüzel
Galatasaray: 1 Fernando Muslera-22Hakan Balta -23Lionel Carole-26Semih Kaya -55Sabri Sarıoğlu-7Yasin Öztekin-8Selçuk İnan Çıkan Oyuncu46'-10Wesley Sneijder   Gol Sarı Kart-20Bruma    Sarı Kart-34Nigel de Jong   Gol Sarı Kart-9Eren Derdiyok Çıkan Oyuncu73' Gol 
İlk 11 Değeri : 63.000.000 EUR
Yedekler: 19Cenk Gönen-14Martin Linnes-21Aurelien Chedjou-39Luis Cavanda-5Hamit Altıntop Giren Oyuncu46' -30Josue Giren Oyuncu73' Gol -25Berk İsmail Ünsal    
Takım Değeri : 111.100.000 €
Çalıştırıcı: Jan Olde  Riekerink
Aytemiz Alanyaspor:  37Zdenek Zlamal-3Berkan Emir -13Carlos Garcia Badias Sarı Kart-21Fabrice N'Sakala -33Abdoulaye Ba -89Lamine Gassama Çıkan Oyuncu57'  Kendi Kalesine Gol-7Efecan Karaca Çıkan Oyuncu54'-10Emre Akbaba -23 Daniel Joao Santos Candeias-88Taha Yalçıner -8Sajjad Shahbazzadeh Çıkan Oyuncu85' Gol 
İlk 11 Değeri : 12.350.000 EUR
Yedekler: 1Haydar Yılmaz -4Birol Parlak-15Nuru Sulley -20Erhan Kartal Giren Oyuncu57'  Sarı KartÇift Sarıdan Kırmızı Kart-14Gökay İravul Giren Oyuncu85' -19Rauf Öktem-9 Jonathan Serge Folly AyiteGiren Oyuncu54'  
Takım Değeri : 31.200.000 €
Çalıştırıcı: Hüseyin Kalpar
Kırmızı Kart: Aytemiz Alanyaspor, 89. dakikada Erhan Kartal
Goller: Dk. 30 De Jong, Dk. 45 Gassama (Kendi kalesine), Dk. 51 Sneijder, Dk. 55 Eren Derdiyok, Dk. 80 Jouse (Galatasaray), Dk. 39 Sajad (Aytemiz Alanyaspor)
Gollerin öyküsü:
1- 30'Sneijder'in kullandığı serbest vuruşta ceza sahasında boş durumda kalan de Jong'un kafa vuruşu ağlara gitti; 1-0.  Nigel De Jong son golünü Milan’da iken, 620 gün önce  15 Nisan 2015’te  Sampdoira’ya atmış.
2- 40'Hızlı gelişen Alanyaspor atağında Berkan'ın sol kanattan yaptığı ortada Sajjad Shahbazzadeh kafayla topu ağlara gönderdi; 1-1. Burada hata yapan Sabr’yi uzun süre ıslıklayan seyirci ayıp etti.
3- 45'Gelişen Galatasaray atağında Selçuk'un ceza sahasında yaptığı ortada Gassama topu kendi ağlarına gönderdi; 2-1.
4- Galatasaray, 50. dakikada Arena'da Aytemiz Alanyaspor'a karşı üçüncü golü Sneijder ile buldu. Hollandalı futbolcu, Yasin'in asistinde ceza sahası çizgisine yakın bir noktadan jeneriklik bir gol attı; 3-1.
5- Karşılaşmanın 55. dakikasında Sneijder'in pasında Eren Derdiyok bekletmeden vurdu ve rakip ağları sarstı. Galatasaray, Aytemiz Alanyaspor'a karşı 4-1 önde... Öte yandan Eren, attığı bu golle Süper Lig'de bu sezon 7 gole ulaştı.
6- 73'te Eren Derdiyok'un yerine oyuna giren Joseu, 80. dakikada kendisinin ilk, Galatasaray'ın ise 5. golünü atarak skoru 5-1'e getirdi.

Galatasaray ve Alanyaspor ilk kez; 06.01.2013 19:00 günkü hazırlık maçında Alanya’da  karşı-karşıya gelmişler ve maçı 6-2 Galatasaray kazanmış. Maçın gollerini Galatasaray’dan; Burak Yılmaz(32), Aydın Yılmaz(42, 58)  John Elmander(57, 69) ve Albert Riera(64), Alanyaspor gollerini; Semavi Özgür(40) ve Adem Gökçe(23) atmış. Alanyaspor 2012-2013 sezonu Spor Toto 2.Lig Beyaz Grup’ta oynuyordu. O sezon Balıkesirspor şampiyon oldu, Alnyaspor ise ligi 9. bitirdi. DenizliBBSK ve efsane Şekerspor 3. Lige düştü. Aynı sezon; Galatasaray, Fatih Terim ile 71 puanla Süper Lig şampiyonu, Aykut Kocamanlı Fenerbahçe 61 puanla ikinci, Samet Aybabalı Beşiktaş 58 puanla üçüncü ve Ertuğrul Sağlamlı Bursaspor 55 puanla dördüncü  olmuş. Başakşehirspor, Orduspor ve Mersin İdman Yurdu küme düşmüş.

Stat:  Alanya Oba Stadı       
Hakemler: Şeref Taştan   
Alanyaspor: 55 Kadir Tütüncü-46'-4Tanju Yavuz-17Adem Gökçe-7Rıza Şen-8Cihan Özkaymak 64'-10Mehmet Öncan-11Mutlu İlengöz-12Semavi Özgür64'-18Tayfun Seven81'-42Kazım Dülger-61Can Parlayan    
İlk 11 Değeri : 1.600.000 EUR
Yedekler: 99Levent Taşkın46'-3Mehmet Balban64' -77Abdullah Eryılmaz64'-98Ünal Noyan81'
Çalıştırıcı: Ali Haydar Durusoy
Galatasaray: 86Ufuk Ceylan-46'-13Dany Nounkeu 79'-22Hakan Balta 46' -26Semih Kaya-55Sabri Sarıoğlu-7Aydın Yılmaz 11Albert Riera 79'-35Yekta Kurtuluş-50Engin Baytar 71'-17Burak Yılmaz 52'-19Umut Bulut 46'  
İlk 11 Değeri : 50.100.000 EUR
Yeedekler: 67Eray İşcan46'-5Gökhan Zan79'-33Çağlar Birinci79'-6Ceyhun Gülselam 71'-8Selçuk İnan46'-52Emre Çolak52' -9Johan Elmander46'-90Sercan Yıldırım Giren Oyuncu69'  
Çalıştırıcı: Fatih Terim 

Türkiye Kupa Grup E 2016/2017 Turgay Şeren sezonu  21.12.2016 20:30 günkü 3. Maç:

Galatasaray: 2 Tuzlaspor: 1
21 Aralık 2016
Tuzlaspor, az daha Galatasaray’ı tuzla buz etti. Aslında etmedi değil ha..Hamit , çok gayret etmesine karşın, futbol mantalitesini yitirmiş olmalı ki hiç toparlanamıyor,

Stat: Ali Sami Yen  Aslantepe Türk Telekom Arena 
Hakemler: Volkan Bayarslan, Bülent Gökçü, Arkın Akgöl (Dk. 28 Serkan Ergün) 
Galatasaray: Cenk Gönen, Cavanda, Semih Kaya, Chedjou, Linnes, Hamit Altıntop (Dk. 65 Sneijder), De Jong, Sabri Sarıoğlu, Josue, Bruma, Eren Derdiyok 
İlk 11 Değeri : 41.950.000 EUR
Yedekler: Eray İşcan-Lionel Carole-Selçuk İnan-Wesley Sneijder-Gökay Güney-Birhan Vatansever-Berk İsmail Ünsal    
Çalıştırıcı: Hollanda Jan Olde Riekerink
Tuzlaspor: Bekir Demircan, Orkun Dervişler, Volkan Geyik, Okan Duran, Bülent Uzun, Tuncay Fındıkcı, Sadık Baş, Arif Şahin, Doğan Ateş (Dk. 81 Ferhat Çoban), Kıvanç Salihoğlu (Dk. 65 Tolunay Yurtseven), Ozan Papaker (Dk. 89 Oğuz Aksoy) 
İlk 11 Değeri : 1.150.000 EUR
Yedekler: Muhammed Kazım Önal-Ferhat Çoban-
İbrahim Sevinç-Nihat Yılmaz-Baran Yardımcı-Oğuz Aksoy-Tolunay Yurtseven 
Goller: Dk. 68 Sabri Sarıoğlu, Dk. 90+1 Josue (Penaltıdan) (Galatasaray), Dk. 75 Ozan Papaker (Tuzlaspor)

Gollerin öyküleri: 
68. dakikada Galatasaray, mücadelede öne geçti. Hızlı gelişen ev sahibi takım atağında, Eren Derdiyok'un pasıyla sağdan ceza sahasına giren Sabri Sarıoğlu'nun savunmadaki Okan Duran'dan sıyrıldıktan sonra sağ ayağının dışıyla uzak köşeye gönderdiği top, filelerle buluştu: 1-0
75. dakikada konuk ekip Tuzlaspor, ofsayt golü ile mücadeleye eşitlik getirdi. Arif Şahin'in ara pasıyla savunma arkasına sarkan Sadık Baş, kaleci Cenk Gönen ile karşı karşıya kaldı. Araya giren Sabri Sarıoğlu'nun uzaklaştıramadığı top, Ozan Papaker'in önünde kaldı, altıpas gerisinden yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara yolladı: 1-1 
90.dakikada Galatasaray'da rakip ceza sahası içinde Semih Kaya, Okan Duran'ı geçmeye çalıştığı pozisyonda yerde kaldı. Hakem Volkan Bayarslan, penaltı kararı verdi.90+1.dakikada penaltıyı kullanan Josue, takımını yeniden öne geçirdi: 2-1

Osmanlıspor: 2 Galatasaray: 2
18 Aralık 2016

Türkiye Spor Toto Süper Lig 2016/2017 Turgay Şeren sezonu  18.12.2016 19:00 günkü 15. maç:

Ridvan Dilmen’in beni haklı gösteren şu değerlendirmesine yer vererek yazıma başlıyayım: [[Yorumcu Rıdvan Dilmen, Osmanlıspor - Galatasaray maçını değerlendirirken çarpıcı ifadeler kullandı. Dilmen, Galatasaray'ın aldığı 1 puanla ilgili "iyi sonuç" derken Osmanlıspor'un ismine ise karşı olduğunu belirtti.
Dilmen'in açıklamaları şu şekilde: ‘Osmanlıspor isminin verilmesine karşıyım. Şunu belirtmem lazım ki; tarihimizle gurur duyan birisi olarak Osmanlıspor adının bir futbol kulübüne verilmesine karşıyım. Bu isme karşı küfür de edilebilir.]] 
Osmanlıspor’un onursal başkanı Melih Gökçek’in anlamsız ve kelalaka yanıtı: Futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen'in "Osmanlıspor adının bir futbol kulübüne verilmesine karşıyım. Bu isme karşı küfür de edilebilir" sözlerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'ten cevap geldi..Konuyla ilgili Rıdvan Dilmen'i eleştiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, 'Olmadı Rıdvancım olmadı' diye başlayarak Dilmen'e cevap verdi..Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Gökçek, şunları yazdı: Rıdvan Dilmen 'Osmanlıspor adının bir klübe verilmesi olmaz' demiş. 'Bu isme küfredilebilir.' demiş... Olmadı Rıdvancım olmadı çünkü sahada oynayan futbolcunun adı, Abdullah, Muhammed, Rıdvan, Ali, Osman, Ebubekir, Abdurrahman vs. olabilir..Rıdvancım senin mantığına göre küfür yememek için bu futbolcuların ya futbolu bırakması ya da isimlerini değiştirmesi lazım değil mi? İsmi mğbarek, adı güzel Rıdvancım... Sen futbolcu küfür yememek için mi bıraktın? Söylediğimizin mantığı olmalı. Seni seviyoruz. .
Eleştiri salt Ridvan’dan gelmiyor: Hurriyet’inAnkara Eki’inden Eray  Görgülü ‘Gençler sefere mi gidiyoruz!’ ara başlıklı yazısında diyor ki; 
[[ Osmanlıspor’un Facebook’ta 130 binin üzerinde takipçisi olan “Osmanlıspor FK” adında bir taraftar topluluğu sayfası var. Sayfanın kapağında da at üstünde kılıçlı Osmanlı askerlerinin tasvir edildiği bir fotoğraf var. 
Avrupa Kupası kuralarında Fenerbahçe’ye Rus rakip çıkınca da şöyle yazmışlar: “Bu sefer Rusların cariyelerini değil, kendilerini Dick’esiniz. @Fenerbahce”
Fenerbahçe Teknik Direktörü’nün adı Dick Advocaat ya, oradan gönderme yapıyorlar..Türkiye’de kadına şiddet başını alıp da gitmişken, işin içine ‘cariye’ falan katıp da kadın bedeni üzerinden, en hafif tabirle ‘seviyesizlik’ yapan bu grupta bu tür paylaşımlara dur diyecek akıllı bir yönetici arıyorum. O da olmazsa, Osmanlıspor yöneticilerinin bu duruma müdahale etmesini umuyorum. 
Son olarak da, AK Parti Grup toplantısında “Ya Allah Bismillah Allahu Ekber” diye slogan atan gençlere esprili bir şekilde yanıt veren Başbakan Binali Yıldırım’dan alıntı yapıyorum: “Gençler sefere mi gidiyoruz.” ]] 

Maç; buz zeminde oynandı. Maç, resmen katlı kavşağın-ki kim olduğunu anladınız- zemin oyunuyla oynandı. Saha resmen  Osmanlıspor’un alışık olduğu kötü halde kasıtlı olarak bırakılmış. Sahadan şüphelnen Riekerink sahayı görmek istiyor ve İbrahim adında Melih Gökçek izin vermiyor..Çakaaaal…
Ve Serdar Azizi bu zeminde sakatlanarak sezonu kapattı..Senin katlı kavşak Allah belanı..
Türk futbolu, siyaseti kirletenler tarafından kirletilmeye devam ediyor..İş hayatında, sosyal hayatta başarılı olamayna çocukalar babaları futbolu satın alıyorlar, oynayanları seyretsinler..Bırakın futbol takımını almayı, federasyon satın alınıyor, federasyon..Yazık TFF’ nin yönettiği futbola..
Şu haber bazı gerçekleri anlatıyor: {{  Müteahhitlerden hafriyat eleitirisi..Kuluplere değil Belediyelere gitsin.. 
Türkiye’nin farklı illerindeki müteahhitler ve inşaat sektörü temsicileri, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Konferans Salonu’nda düzenlenen “Türkiye İnşaat Sektörü Çalıştayı”na katılarak sorunlarını tartıştı. Açılışta konuşan İMKON Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, Belediyeler noktasında ciddi sorunlarımız var. OECD ülkeleri sıralamasında 94. sırada olmamız zaten çok teferruat konuşmamıza gerek bırakmıyor. Etrafı park olan yerlerle ilgili yeni bir vergilendirme, projelerde olmamasına rağmen yeni çöp konteynerleri yerleri filan isteme, değişik değişik uygulamalar belediye meclislerinin kafalarına göre aldığı kararlarla adına ‘harç mı’ dersiniz ‘haraç mı’ dersiniz ne derseniz deyin. Bir kısım uygulamalar sektörü ciddi mana da rahatsız etmekte. Son dönemde Büyükşehir Belediye başkanımıza arz etmemize, ilgili muhataplarla görüşmemize rağmen çözemediğimiz bir konu da toprak döküm meselesi. İnşallah 2017 de çözeceğiz.
Haklı olarak üyelerimiz diyor ki ben inşaata başlarken bir toprak hafriyatı yapıyorum 20 bin lira hafriyata veriyorum. Adam kepçesini, makinesini getiriyor vergi veriyor. 5 kuruş vermeden Allah’ın boş dağına döktün diye 30 bin lira vermek zorunda kalıyorsun. Hakikaten çok doğru adil ve meşru bir işlem değil. Bunun derhal düzeltilmesini istiyoruz. Bu paranın da affınıza sığınarak söylüyorum uyduruk spor kulüplerinin değil, ciddi bir gelirse İstanbul’da olduğu gibi belediyenin veya maliyenin kasasına girmesini talep ediyoruz. Vergi ve SSK ile ilgili sorunları biliyorum. Bakan beye rapor arz etmiştik. Yine arz edeceğiz..” }} 
Şunu sormalı; Keçiörengücü, Osmanlıspor vb takımlar  ve de Akhisar, Başakşehir, Sancaktepe, Ümraniyespor gibi Belediyespor takımları nasıl ve kimler tarafından besleniyor?

Maç güzel oldu; 2 takım da müthiş ataklar geliştirdiler. Topa sahip olamada ilk 5’e giren 2 takımdan, Osmanlıspor bu buzlu kötü sahaya alışık olan Osmanlıspor daha fazla topa sahip oldu, fakat; Türkiye’de en çok şut atan Galatasaray ise yine en çok şut atan takım oldu ve karşılıklı dengeler maçı 2-2 dengede tuttu.
De Jong çok iyi idi; takımı kurtardı. Muslera  sadece iyi idi, çünkü ikinci golü kurtarabilirdi seyretti, fakat 2 önemli kurtarış yaparak beraberliğe katkısı oldu, aslında galibiyete katkısı olabilirdi. Bruma yerinde çakılı oynadı, çünkü sakatlanırım diye korktu ve hız yapamadı. Yasin, golünü attı o da yattı; çok kötü idi. Kısacası De Jong dışında herkes vasattı.
Galatasaray’ın en büyük kaybı Serdar Aziz’in sakatkanması oldu ve goller de bu nedenle geldi. Semih ısınmadan maça Serdar’ın yerine 25. dakikada girdi ve 35’te ısınmadan gole neden oldu. 86’da ikinci gole neden oldu, fakat 87’de attığı şahane gol ile 2-2’yi yakaladı.
Eğer saha rezil edilmesi, salt Galatasaray’ı oynatmamak içi, maç dasha güzelleşirdi, 2 takımda güzel oynayarak. Belki de Osmanlıspor galip gelebilirdi.
Hiçbir spor programındaki yormcu histeri nobetlerini izlemiyerek, doğru Barcelano ve Deportivo maçlarına gittim. Evet; önce; Deportivo’da Galatasaray’ın oynatamadığı ve 2016-2017 sezonu  İspanya RC Deportivo de La Coruña’ya transfer olup harikalar yaratan Emre Çolak’ı Osasuna karşısında izledim. Orta sahada adeta Maestro gibi maçı yönetti ve 2-0 kazandılar. Evet; El Turco denen Deportivo’da bir Türk, o da Emre Çolak.. Emre sıradan bir takımda oynamıyor: La Liga, kimilerine göre Avrupa’nın en büyük ligi fakat bu büyüklüğe rağmen Barcelona ve Real Madrid hegemonyasından dolayı bugüne kadar sadece 9 takım şampiyon olabilmiş. Bu 9 şampiyondan biri de yakın bir zamanda 1999–2000 sezonunda efsane koçu İrureta yönetiminde ve yine efsane golcüsü Roy Makaay önderliğinde şampiyon olmayı başaran La Coruna kentinin takımı Deportivo. 
Aynı Deportivo 2004 yılında bu kez Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale kadar çıkmayı başarırken çeyrek finalde o zamanların ünlü İtalyan devi Milan’ı 4-1 mağlup olduğu maçın rövanşında kendi evinde 4-0 yenmeyi başararak turu geçmeyi ve tüm dikkatleri üzerinde toplamayı başarmıştı.
El Turco’nun öyküsü: 
Deportivo’ya ‘El Turco’ denmesi ve tribünlerinde sürekli Türk bayraklarının gezmesi olayına ilişkin hikayeye gelirsek; kulübe bu ‘El Turco’ yakıştırmasını yapan ezeli rakipleri komşu kentin takımı Celta Vigo’lular ve onlarda bunu benimsemişler..Tabi bunun sebebine gelirsek; Deportivo’nun bulunduğu Galicia(Galiçya) bölgesinde daha evvel Türk’lerin yaşadığı rivayet edilmiş. Çok uzun yıllardır Deportivo ile Celta taraftarları arasında önemli bir rekabet süre gelmiştir. Yaklaşık 20 yıl önce Celta taraftarı Deportivo taraftarına ‘Türk’, Deportivo’lular ise Celta taraftarına ‘Portekizli’ yakıştırmasını yapmışlar. Bu sıfatlar verilirken amaç aşağılamak olsa da bu sıfatları taraftarlar çok sevmiş ve benimsemişler..Çok sayıda Portekizli’nin yaşadığı Vigo kentinin Celta taraftarı Portekizli ünvanına tam anlamıyla kalben bağlı. Hatta kentte çok sayıda Portekiz taraftar derneği var. Buna karşın La Coruna’da ise Türk bayraklarının göndere çekildiği dernekler var. Deportivo’nun oynadığı her maçta tribünlerde çok sayıda Türk bayrağı yer alıyor. La Coruna taraftarının nasıl Türk olduğuyla ilgili de şöyle bir öykü var;
Osmanlı’nın büyük denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa Akdeniz’e hükmettiği sıralarda İspanya sahillerine kadar ulaşmış. Galicia bölgesinin yiğitlikle ünlü gençleri de Barbaros’a büyük destek vermişler. Bu iş birliği komşu kent Vigo’da çok tepkiyle karşılaşmış ve La Coruna’lılara ‘Türkler’ demeye başlamışlar. La Coruna’lılar da Portekizli’lerle yakınlık içinde olan Vigo’lulara ‘Portekizli’ demişler.
Deportivo’nun her maçında birçok Türk bayrağı asılırken, Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Panathinaikos maçında 20 metrelik bir Türk Bayrağı ve yanında yüzlerce Türk bayrağı Deportivo tribünlerinde yer almış ve Yunan takımının oyuncuları sahaya çıktıklarında bu durum karşısında adeta şok olmuşlardı. Özellikle Celta ile oynanan maçlarda Türk vurgusunu daha fazla yapan Deportivo taraftarı, Celta deplasmanına her gittiğinde  ‘Türkler Dışarı’ sloganlarıyla karşılaşıyorlar. Kendilerine Türk demeyi bir onur olarak gören bu insanların sayısı La Coruna kentinde hiç de azımsanmayacak ölçüde.
Sonra Barcelano- Espanyol maçına gittim. Yine bir Galatasaray’ın tutamadığı-oynatamadığı Arda Turan’ı izlemek için, fakat yedeki oynamadı.. 2011-2012 sezonu Atletico Madrid’e, ordan da  2015/2016 sezonu Barcelano’ya transfer olan ve İspanya’da  oynadıkları bize yeten, harikalar yaratan Arda’yı izlememek şansızlık..
Stat: Osmanlı
Hakemler: Hüseyin Göçek, Kemal Yılmaz, Serkan Ok
Osmanlıspor FK: Karcemarskas, Vrsajevic, Numan Çürüksu, Prochazka, Muhammed Bayır, Umar (Dk.90 Adam Maher), Mehmet Güven, Musa Çağıran, Papa Alioune Ndiaye Badou Ndiaye, Regattin (Dk.82 Regattin), Pierre Achille Webo Kouamo (Dk.87 Diabate)
 İlk 11 Değeri : 21.900.000 EUR
Yedekler: Hakan Arıkan-Lukasz Szukala-Aykut Demir -Erdal Kılıçaslan-Adam Maher- Cheick Tidiane Diabate-Dzon Delarge Giren Oyuncu82'
Takım Değeri : 54.750.000 €
Çalıştırıcı: Mustafa Reşit Akçay
Galatasaray: Muslera, Sabri Sarıoğlu, Serdar Aziz (Dk. 25 Semih Kaya), Hakan Balta, Carole, Selçuk İnan, De Jong, Sneijder (Dk.90 Chedjou), Yasin Öztekin (Dk.77 Linnes), Bruma, Eren Derdiyok
İlk 11 Değeri : 62.750.000 EUR
Yedekler: Cenk Gönen-Martin Linnes-Aurelien Chedjou-Semih Kaya-Luis Cavanda-Hamit Altıntop-Josue   
Takım Değeri : 111.100.000 €
Çalıştırcı: Jan Olde Riekerink
Goller: Dk.3 Yasin Öztekin, Dk.87 Semih Kaya (Galatasaray), Dk.35, Dk.86 Webo (Osmanlıspor)

Beşiktaş'ta saldırının gerçekleştirildiği yere 'Şehitler Tepesi' adı verildi..Beşiktaş Belediyesi Meclisi bu sabah yaptığı olağanüstü toplantı sonrası aldığı kararla saldırının yaşandığı ve 'Beleştepe' olarak bilinen yerin ismini 'Şehitler Tepesi' olarak değiştirdi.
Doğru bir karar. Terör evrensel tehlike ise; 10 Ekim 2015’te Ankara- Tandoğan meydan’ında düzenlenen  Barış mitingi’nde 102 şehitin verildiği Tandoğan’ın adı “Anadolu Meydanı” olmuştu Nisan 2015’te. Ben adın “ Anadolu Barış Meydanı” yapılsın diyorum.
Futbolu futbol olmaktan çıkaran, onun evrensel barış olgusunu hiçe sayıp, halkların ortak coşkusunu yok etmeye çalışan; her şeyi, ama her şeyi, yani tüm değerleri ishal olmuş beyinleriyle yok eden futbolun provakatörleri iş başında:

Adamların derdine bakar mısınız; ülke kan gölüne dönüşmüş, herkes yas içinde o ishal olmui düşüncelerine kas yapma peşinde..
Gaziantep maçından önce, şehit polislerimizin acısını paylaşmak adına polislere çiçek veren Riekerink için söylediğine bakar mısınız..Ya Ahmet Çakar denen paranoyak provakatöre ne demeli..

Serdar Ulueren: İçerde, dışarda son 5 maçını kaybeden, teknik direktörü İsmail Kartal’ı neredeyse yaka paça kovan bir G.Antepspor’u son saniyelere kadar ecel terleri döktüğün bir maçta zar zor yeniyorsan sıkıntı var demektir.

Galatasaray'da öyle böyle değil büyük problem var. Kaliteli oyuncular çok ama bir o kadar da egoistler topluluğu G.Saray’da ilk sözüm Riekerink’e… Senden habersiz yardımcın Orhan Atik kovuluyor ve senden “tık” yok. Zaten adam olmadığını biliyordum bu Hollandalı’nın ve Orhan Atik olayı ile bu tescillenmiş oldu. Adam olan, yardımcısı kovulduğunda tepki koyan, gerekirse, ”Ben de bırakıyorum” diyendir benim için. Ben Riekerink’in kötü bir teknik adam olduğunu ilk günden anlamıştım ve şimdi bunun yanına iyi bir insan olmadığını da ekliyorum…”
Bu adamın Yasin için söylediği; “..Ve Yasin’in içten, samimi polislere sarılması, onları az da olsa tebessüm ettirmesinin karşılığını attığı 3 golle gösterdi. Yasin sen gerçekten adam gibi adamsın. Beni bile ağlattın dün gollerden sonraki samimi görüntülerinle.” sözlerinde asla samimi değil. Onun ağlaması, Galatasaray’ın başarısı ve dik duruşundaki rahatsızlığından..
Ahmet Çakar; sözlerine adam gibi başladı; “Göz yaşı akıtmak,  şehitlere tören düzenlemek, hamasi nutuklar atmak zamanı değil, bunların tekrarı yordu bizleri, gün akılcı önlemlerle terör belasından kurtulmaktır..” Buraya kadar güzel bir adamlık sergiledi, fakat devamında kendi adamlığını perişan etmenin yanında devletin terör karşısındaki gizli politikalarını deşifre etti, her zamanki  korkak, ikili standlı girişi olan; “Ben Alman düşmanı değilim, amacım Merkel’e de hakaret etmek değil, hatta başarılı da buluyor, Alman dostlarım da çoktur, severim Almanları da..”  söylemlerinden sonra alıyor sazı eline; “ “ Bu terör arkasında Almanya var ise, o Merkel’in donuna bombayı koyarım ben..Beyler; bu terörün arkasındakilere ve de teröristlere devletin hesap sorması gerekir..Asala belasını MİT nasıl  hallettik, susturduk ise, bunlara da bulundukları ülkelerde aynı dersi vermek gerek..”  Araya, Rasim Ozan Kütahyalı giriyor, “Evet, MİT Asala militanların tek tek öldürdü ve sustular..” Salak  Asala’nın PKK’ya katılıp bizle savaştığını unutması bir yana, devletin operasyönel gizliliğini deşifre ettiğinin farkında değil.. Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organı olan Hollanda-Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı harekete geçse salak ne yapar acaba?!..
Süper Lig’de Sivasspor’u çalıştırdığı dönem Beşiktaş ve Galatasaray’ı hedef alarak, “5 yeriz, 6 yemeyiz ; 7 yeriz, 8 yemeyiz” diyen teknik direktör Bülent Uygun’un başında Umm Salal, Katar Ligi’ndeki son maçında 8-0 yenildi. Maçtan sonra Bülent Uygun istifa ettiğini açıkladı..Bülent Uygun, Hikmet Karaman benzeri anlık megalomanvari ve yağdanlık karışımı ilginç bir heyecanlı kişilik. Bana pek sempatik gelmeyen FB’li  bir kişilik..

G.Saray bombayı patlatıyor! Yıldız isim İstanbul'da...
Devre arası transfer çalışmalarını sürdüren sarı kırmızılılar, Barcelona ve Real Madrid'in gözdesini İstanbul'a getirdi.
Şili'de düzenlenen 17 Yaş Altı Dünya Kupası'nda Mali formasıyla dikkatleri çeken Sidika Maiga'ya dünya devleri de talip olmuştu. İspanyol basını Barcelona ve Real Madrid'in genç oyuncuyu kadroya katmak için girişimlere başladığını haberlerine taşıdı.
Varan 2: Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, aradığı stoperi İtalya'da buldu. Çizme'nin önemli gazetecilerinden Gianluca Di Marzio, sarı-kırmızılıların Atalanta forması giyen Rafael Toloi'yi ara transferde renklerine bağlamak için harekete geçtiğini yazdı. Bu sezon Serie A'da altıncı sıraya yükselerek büyük sürpriz yapan lacivert-siyahlıların başarısında önemli rol oynayan Brezilyalı oyuncu, Cimbom'un teklifine “tamam” dedi.


Türkiye Kupa Grup E 2016/2017  Turgay Şeren sezonu 14.12.2016 14:15 günkü 2. Maç:

24 Erzincanspor: 1 Galatasaray: 1 
14 Aralık 2016
Ziraat Türkiye Kupası E Grubu ikinci hafta maçında Galatasaray deplasmanda 24 Erzincanspor ile 1-1 berabere kaldı. Erzincan 13 Şubat Stadı'nda oynanan mücadelede ev sahibi 24 Erzüncanspor'un golünü 57. dakikada penaltıdan Cebrail Serçek atarken konuk ekip Galatasaray'ın golünü 50. dakikada Josue kaydetti. Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 2'ye yükseltti, 24 Erzincanspor da grupta ilk puanını aldı. Galatasar yedeklerle çıktığı maçı, yedek futboluyla 1 puanı yedekledi, ileride gerekir diye..

Galatasaray; saha kötü, Hamit Altıntop kötü(penaltıya bile sebebiyet verdi), hakem kötü ve sonuç kötü; maçı berabere bitirdi. Yenilebilirdi. -7 derece, donmuş engebeli zemin ve müthiş rüzgar. Erzincanlı topçular alışık. Bu nedenle iyi idiler. Nedense Riekerink yine okumayı beceremedi. Saha kötü, Hamit kötü; doğru sahayı değiştiremezsin, ama Hamit Altıntop’u değiştirebilirdin..Kısacası, felaket bir sahada felaket de yaşanabilirdi, yani yenilebilirdi, ucuz atlattı, bedava 1 puan aldı..
Hakem bir alem; maç en az 33 dakika durdurdu, 3 dakika uzatma verdi..
24 Erzincanspor, bildiğimiz Erzincanspor değil; 3.Lig takımı Reyhanlıspor adı 24 Erzincaspor’a dönüştürüldü. Türkiye’deki futbol halleri. Esli efsane Erzincanspor’a  seçenek kurulmuş takım bir takım ve Galatasaray bu takımla ilk kez karşılaşıyor..
Erzincan kenti tarihinde ikinci kez bir maçta ‘Üç Büyükler’den birini ağırlayacak. Kent 12 Ağustos 1989’da Fenerbahçe’yi konuk etmiş, sarı lacivertliler o dönem 2. Lig’de mücadele eden Erzincanspor’u 10-3 mağlup etmişti. Bugünkü Galatasaray karşılaşması ise Erzincan’da ‘Üç Büyükler’in konuk edildiği ilk resmi maç. Fenerbahçe’yi konuk eden Erzincanspor iki sezondur faal değil ve bu sezon herhangi bir lig kategorisinde mücadele etmezse tescili silinecek. Galatasaray’ın bugünkü rakibi 24 Erzincanspor, 3. Lig’deki bir diğer Erzincan temsilcisi olan Refahiyespor’un isminin değiştirilmesiyle iki sezon önce meydana geldi. Dahası; 1984'te Erzincan'ın Refahiye ilçesinde Refahiyespor adıyla kurulmuştur. Şehrin takımı olan Erzincanspor kapandıktan sonra adını önce Erzincan Refahiyespor daha sonra ise 24 Erzincanspor olarak değiştirmiştir..2011-2012 sezonu öncesinde Erzincanspor'u 3-2 mağlup ederek o sezon Bölgesel Amatör Lig'de Erzincan şehrini temsil etmeye hak kazanan kulüp, Erzincan Refahiyespor adıyla 1. Grup'ta şampiyon olarak 2012-2013 sezonunda tarihinde ilk kez 3. Lig'de mücadele etme hakkı kazandı. 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarında 3. Lig 2.Grup'ta 10. sırada yer aldı. 2014-2015 sezonunda ligde 15. sırada yer alarak kıl payı küme düşmekten kurtuldu. 2015-16 sezonu öncesinde Erzincan Refahiyespor olan adını 24 Erzincanspor olarak değiştirdi.
24 Erzincanspor: 54Bilal Atmaca-15Volkan Özcan-20Cebrail Serçek-58Safa Yıldırım -61Ömer Serbest-6Ahmet Kaan Ergün-9Zeynel Alkan(Dk.82 Yasin)-11Sefer Sever(Dk.87 Can Özgür Galatasaraylı)-21Sefa Küpeli(Galatasaraylı)-67Oğuz Küçük-17 Atilla Aybars Garhan(Dk.90 Enes Yılmaz Galatasaraylı)    
İlk 11 Değeri : 1.250.000 EUR
Yedekler: 78Ahmet Burgaz -8Enes Yılmaz -66Can Özgür-53Ali Osman Aydoğan-55Yasin Dülger -57Halil İbrahim Keleş-10Barış Şaffak    
Çalıştırıcı: Serdar Sabuncu
Takım Değeri : 2.253.000 €
Galatasaray: 19Cenk Gönen-14Martin Linnes-21Aurelien Chedjou -23Lionel Carole(Dk.46 Yasin ) -26Semih Kaya-39Luis Cavanda-5Hamit Altıntop -30Josue-88Gökay Güney(Dk.46 Sabri )-97Birhan Vatansever -25Berk İsmail Ünsal(Dk.68 Eren Derdiyok )     
İlk 11 Değeri : 29.050.000 EUR
Yedekler: 67Eray İşcan-22Hakan Balta-55Sabri Sarıoğlu-7Yasin Öztekin-8Selçuk İnan-34Nigel de Jong-9Eren Derdiyok    
Çalıştırıcı: Jan Olde Riekerink  Hollanda
Takım Değeri : 111.100.000 €
Stat:  Erzincan 13 Şubat       
Hakemler: Yaşar Kemal Uğurlu-Serkan Çimen -Samet Çiçek     
Ziraat Türkiye Kupası E Grubu ikinci hafta maçında Galatasaray deplasmanda 24 Erzincanspor ile 1-1 berabere kaldı. Erzincan 13 Şubat Stadı'nda oynanan mücadelede ev sahibi 24 Erzüncanspor'un golünü 57. dakikada penaltıdan Cebrail Serçek atarken konuk ekip Galatasaray'ın golünü 50. dakikada Josue kaydetti. Bu sonucun ardından Galatasaray puanını 2'ye yükseltti, 24 Erzincanspor da grupta ilk puanını aldı.
Goller: Dk.57 (penaltı) Cebrail (Anagold 24Erzincanspor), Dk.50 Josue, (Galatasaray)

DİNDEN VE IRKTAN GEÇİNİRKEN FUTBOLDAN DA GEÇİNMEYE BAŞLAYANLARIN ŞEHİTLERİMİZ ÜZERİNDEN SHOW YAPMALARI VE DE RİZE’DEKİ ATATÜRK HEYKELİNİN ÖTELENMESİ
23 Aralık 2016
“Şehit ve gazilerimizin ailelerine destek için; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayesinde düzenlenen "Şehitlere saygı maçı" karşılaşma öncesi İstiklal maçı ve saygı duruşunun ardından şehitler için okunan Kuran-ı Kerim'in ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir konuşma yaptı. Ardından Şehitlerimizin çocukları, Yıldızlar Karması oyuncuları, Teknik Direktörler, TFF Başkanı Yıldırım Demirören ve kulüp başkanları, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte sahaya çıktı ve hep birlikte İstiklal Marşı tekrar söylendi. Çekilen hatıra fotoğrafının ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın maçın başlama vuruşunu yaptı. Ardından Beyaz forma ile mücadele eden Yabancı Yıldızlar ile kırmızı forma ile oynayan Yerli Yıldızlar maçı başladı.”
Müsabakada elde edilecek tribün gelirleri şehit ve gazi olanların ailelerine bağışlanacakmış. Şehit ve gazi ailelerine bağış, yapılması gerekli çok doğru bir mecburiyet. Sen bu insani ve devleti duşu nasıl show’a dönüştürüsun?! Tribün geliri falan yok, çünkü kimse para verip girmedi stada, kapıları açtılar, taşımalı siyasetle insanları taşıdılar. Gelir olarak sunulan 50 milyon 630 bin Türk Lirası, işadamlarından toplanan paradır.
Kuran-ı Kerim okunuyor. Böylesi kutsal okumaların yeri kutsal mekanımız camiler değil mi veya özel yerler?! Ne diye, statları dinselleştiriyorsun!
Evet; bu nasıl bir mantık; Allah Lillah aşkına? 5 günde 23 şehit acısını ulusça yaşarken, yastayken sen şehitler üzerinden, futbol mabedinde tribünlere tekbir getirterek ideolojik show yapıyorsun..
İzlemediğim maçı haberim olsaydı da izlemezdim, çünkü samimi bir duruş olmadığını haberlerle gözlemledim.
Neydi peki? Ne olacak!? Din, ırk ve de futbol ile harmanlanmış tekbir ile bütünleştirilmiş ideolojik bir gösteri idi.
“Şehit ve gazilerimizin ailelerine destek vermek ve şehitlere saygı duymak istiyorsan!” 
Eğer samimi isen; şehitleri var ise çocuklarının, yoksa ailesinin geleceğini garanti et. 
Eğer samimi isen; hamutuyla götüren yandaş sermayenin parasıyla ideolojik show yapacağına “Şehitler Fonu” oluştur.
Eğer samimi isen; başka şehitlerin gelmemesi için iç ve dış politikalarını gözden geçir ve de değiştir..
Eğer samimi isen; evrensel hain terör için zorunlu ulusal dayanışma için parti ideolojisinden soyut etkinlikler düzenle..
Sen gerçekten samimi olsan; ulusal birlikteliğe ve dayanışmaya gereksinim duyduğumuz bugünlerde ‘amaçlı olarak’ ve de kentsel dönüşümü bahane ederek Rize’de Atatürk heykelini gözlerden ırak yere taşıyıp, Atatürk’ün evrensel değerini, felsefesini yok etmenin startını Rize’de verme egzersizi yaptırmazdın..
Sen bu ideolıjik duruşunla benim yurtseverliğimi, vatan sevgimi, din sevgimi, ulus sevgimi ve de şehit ve gazilere olan saygımı, Atatürk ve Anadolu insanıyla yarattığı evrensel felsefesine olan saygımı test edemezsin; ettiğin noktada ben seni sorgularım.. 
Yıldızlar Karması" Maçında Yer Alan İsimler:

Futbolcular: Ousmane Viera, Bekir Yılmaz (Adanaspor), Landry N'Guemo, Soner Aydoğdu (Akhisar Belediyespor), Abdoulaye Ba, Gökay İravul (Aytemiz Alanyaspor), Samuel Eto'o, Serdar Özkan (Antalyaspor), Rajko Rotman, Musa Muhammed, Volkan Babacan, Yalçın Ayhan, Emre Belözoğlu (Medipol Başakşehir), Adriano Correia, Fabricio Ramirez, Tolga Zengin, Oğuzhan Özyakup, Olcay Şahan (Beşiktaş), Harun Tekin (Bursaspor), Leonard Kweuke, Mehmet Akyüz (Çaykur Rizespor), Josef De Souza, Mehmet Topal (Fenerbahçe), Wesley Sneijder, Selçuk İnan (Galatasaray), Bruno Mota Miranda, Elyasa Süme (Gaziantepspor), Ahmet Çalık, Selçuk Şahin (Gençlerbirliği), Andre Poko, Mahmut Akan (Kardemir Karabükspor), Herolind Shala, Turgut Doğan Şahin (Kasımpaşa), Umut Bulut (Kayserispor), Jagos Vukovic, Ömer Ali Şahiner (Atiker Konyaspor), Erdal Kılıçarslan, Lukas Szukala (Osmanlıspor), Onur Kıvrak, Mehmet Ekici (Trabzonspor), Burak Yılmaz (Beijing Guoan)

Teknik adamlar: Tolunay Kafkas (Akhisar Belediyespor), Rıza Çalımbay (Antalyaspor), Abdullah Avcı (Medipol Başakşehir), Şenol Güneş (Beşiktaş), Hikmet Karaman (Çaykur Rizespor), Jan Olde Riekerink (Galatasaray), İbrahim Üzülmez (Gaziantepspor), Ümit Özat (Gençlerbirliği), Igor Tudor, Hari Vukas (Kardemir Karabükspor), Kemal Özdeş (Kasımpaşa), Aykut Kocaman (Atiker Konyaspor), Mustafa Reşit Akçay (Osmanlıspor).
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com
sevket-che@hotmail.com.tr
GSM: 0506 609 00 32