27 Şubat 2020 Perşembe

BİRİ YANLIŞ YAPMIŞ OLABİLİR GÜN DAYANIŞMA GÜNÜDÜR, İÇTEKİ YANLIŞI DIŞARIDAKİ YANLIŞI YOK ETTİKTEN SONRA DÜŞÜNECEĞİZ



ŞAM’A GİDİP EMEVİ CAMİSİ’NDE "BEKAMIZ İÇİN" NAMAZ KILACAKKEN TOPRAĞA DÜŞEN ŞEHİTLERİMİZİN NAMAZINI KILDIĞIMIZ NOKTADA KILIÇDAROĞLU HAKLILIĞI..
28 Şubat 2020
"Türkiye batağa çekiliyor, Esat ile diplomatik süreç başlatılsın" diyen Kılıçdaroğlu'nu vatan haini ilan edenler gelinen noktada Kılıçdaroğlu'nu haklı görmeye başladılar ve yardım istiyorlar, gün dayanışma günüdür yakarışıyla..
Suriye'yi Rusya ve ABD paylaşıp diğer coğrafyaları planlarlarken biz hala şehit veriyoruz....
Durum bu iken ben yine ; bu paylaşım projesini nasıl uygulamaya koyduklarını yazayım:
Toprağa düşen şehitlerimizin yeri cennettir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum.. Ulusumuzun başı sağ olsun..
Şu sorularım yanıt bulursa, ancak Suriye batağından değil, beynimizdeki bataklıktan çıkarız: “Suriye’de bizim düşmanımız kim? Rusya ve ABD ise, onlarla hala diplomatik ilişkiyi sürdürüp neden hassas davranıyoruz da Suriye’yi evrensel düşman ilan ediyoruz? Acaba iki küresel ağanın paylaşımından pay beklentimiz mi var!?”
Emperyal açlar doyumsuzluklarıyla çocuklarımızı tüketiyor. Buna çanak tutanlara lanet olsun..Diplomatik ilişkileri genişletip Esat ile görüşelim diyen Kemal Kılıçdaroğlu'na lanet yağdıranlar, gelinen noktada Esat ile görüş diye yalvarıyorlar..Bu strateji bilmemektir. Fakat görüyoruz ki hala yandaş çakma stratejistler havuz medyasında ukalalık yapmayı sürdürüyorlar.
Evet; Deprem sonrası piyasada pıtrak gibi deprem uzmanları çoğaldığı gibi terör ve savaş anında da bu alandaki uzmanlar çoğalır . Bunlar çoğu iktidar yandaşı kimliklerdir ve misyonları; gerçekleri geveleyerek kafaları karıştırmaktır…Anlattıklarına göre, resmen Suriye rejimim yok ediyoruz..
İşin özü ‘halkın anlayacağı dilde’ şu; [[ ABD, Rusya ile karşı karşıya gelmemek ve Rusya’nın müttefiki Suriye ateşiyle elini yakmamak için bir maşaya gereksinimi vardı. O maşayı da buldu. Maşaya neler vaat etmişti. Ne vaat edecek ki; “1 koyup 3 alacaksın, sen dünyaya bedelsin, bu senin beka sorunun, haydi tosuncuklar, siz bizim çocuklarımızsınız..” sözleriyle sıvazlamaları. ]]

Aslında ABD bir taşla iki kuş vuruyor. Birincisi dediğim gibi; Suriye rejimini ve Rusya’yı yıpratmak. İkinci kuş; Türkiye-Rusya yakınlaşmasını önlemek ve Türkiye’yi Avrasya düzleminden uzak tutmak..En önemlisi de bu gelişmeler sonrası ABD ve Rusya’nın Suriye bölüşümü, ardın da da…
Ben hala iç ve dış politikamı Suriyelilerle belirliyorum; Türkiye'ye Suriyeli mültecilerin artık karadan ve denizden Avrupa'ya ulaşmasını durdurmamaya karar vererek..İyi de ben hani İnsanı yardım için Suriye’deydim. Elimdeki mültecileri Avrupa’ya ulaşma ateşine neden atıyorum!?
Son dakika haberine göre,, Suriye'nin İdlib kenti kırsalında rejim kuvvetleri tarafından yapılan hava saldırısında 33 kahramanımızı şehit verdik. …Yandaş medya benim için çok önemli olan şehitlerimize değinmiyor, adeta zaferimizi kutluyor, ‘sözde anında’ verdiği görüntülerle. Alınan bilgilere göre 1800 gayrimeşru resim, pardon rejim mensubunu öldürmüşler, depolarını yok etmişler, havan toplarını ve ekipmanları enterne etmişler. Bu açıklamalar çok tehlikeli açıklamalardır. Çünkü kaybettiğimiz statik gözlem noktalarında azımsanmayacak kadar askerlerimiz var, ya dinamik gayrimeşru rejim askerleri, asker bulunan bu statik gözlem noktalarına saldırırsa…
Evet;
“Şam’a gidip Emevi Camisi’nde namaz kılacakken toprağa düşen şehitlerimizin namazını kıldırıyorlar…”
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
Sevket-che@hotmail.com.tr
evesbere@mynet.com
GSM: 0506 609 00 32

26 Şubat 2020 Çarşamba

KORONAVİRÜS MU TEHLİKELİ YOKSA KORONAİNSAN MI?


DOĞAYI VE DOĞANI RAHAT BIRAKMAZ İSEN O DA SENİN KORONAVİRÜS (COVİD-19)’UNU VERİR, CİN OLAN ÇİN İLE
26 Şubat 2020
Endonezya'nın Borneo ve Sumatra adalarını, Tayland’ı, Filipinlerı, Amazonların ve Doğu Karadeniz’in ve kısacası gezegenimizin doğasını yok edersen, o da doğanı, yani tüm canlıları, çelenkli Koronavirüs ile yok eder..
Koronavirüs salgını öylesine gezegen tehlikesi içeriyor ki; insana adeta komplo teorileri üretme düzlemi oluşturuyor. OLUŞTURUYOR ÇÜNKÜ BU VİRÜSE KİMSE TANI KOYAMIYOR. Biz bunu; insanın doğaya ve doğana saldırması olarak tanımlarsak, olguyu komplo ile belirtmek zorunda kalıyorsunuz. Peki aklınıza komplo teori duygusallığı olarak ne gelir? Benim aklıma , “Cin olduktan sonra çarpmaya başlayan Çin geliyor..Çin egemen emperyalist sömürü dünyasına farklı ve egzotik bir çıkar penceresi açtı 20.yüzyılın sonlarında. Küresel efendilerini tüm üretim alanlarına girerek pazarlarını ele geçirdi. 20.yüzyılda küresel saldırısını güncellemeye başladığını kim yadsıyabilir ki!? Bu, Çin'in Coronavirüs'u, sağlık alanlarını da ele geçirme projesini bir enjeksiyonu olmasın. Hani diyorum ki; önce virüs, sonra ilaç al sana dolar..
Olguya yukarıdaki gibi ticari boyutta bakışımı aşağıdaki haber belli boyutta haklı gösteriyor:
Virüsleri kullanarak bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı 'silahlanmasını' sağlayacak araştırmaları yürüten Moleküler Biyoloji ve Genetik Uzmanı Dr. Tolga Sütlü, “Koronavirüs bir biyolojik silah değil çünkü virüsün genetik diziliminde insan eliyle yapılmış bir değişiklik saptanamadı. Paniğe gerek yok, alınan sıkı karantina önlemleri virüs çok öldürücü olduğundan değil, daha fazla yayılarak hızla mutasyon geçirmesini engellemek için.” dedi.

Şimdi alıntılarla Koronavirüs’ün virüslüğünü anlatalım:
Binlerce kişinin ölümüne neden olan yeni koronavirüs (Covid-19) hayvanlardan insanlara sıçradı. Ama nasıl? Bilim insanları salgının kaynağını tespit etmek için zamanla yarışıyor.
Çin'in bir bölgesinde bir yarasa gökyüzünde süzülüyor ve geçtiği ormanlardan birine dışkısıyla koronavirüsün izini bırakıyor. Ormandaki yaban hayvanlarından biri, muhtemelen yaprakların arasında böcek arayan bir pangolin (karıncayiyen) bu dışkıya ulaşıyor ve enfeksiyonu kapıyor.
Yeni virüs de vahşi yaşam döngüsüne girmiş oluyor. Enfeksiyonu kapan hayvanlardan biri bir kişi tarafından avlanınca da, hastalık bu kişiye bulaşıyor. Ve virüs yaban hayvanlarının satıldığı pazardaki işçilere bulaşıyor. Küresel boyutlara ulaşacak salgın da böylece doğmuş oluyor.
Bilim insanları, bu senaryoyu doğrulayacak kanıtlara ulaşmaya çalışırken, bir yandan da virüsün bulaştığı yaban hayvanlarını bulmak için çabalıyor.
Londra Hayvanbilimleri Topluluğu'ndan Prof. Andrew Cunningham, olaylar dizisini keşfetmeye çalışmanın 'detektiflik hikâyesi gibi' olduğunu söylüyor.
Virüsün ana kaynağının birçok farklı yaban hayvanı olabileceğini belirten Cunningham'ın özellikle üstünde durduğu hayvan ise, koronavirüslerin çeşitlerini bedenlerinde barından yarasalar.
Yarasaların etkisi
Bilim insanları, hasta bir kişiden aldıkları yeni virüsün genetik kodunu incelediklerinde sonuçlar Çin'deki yarasalara işaret etmişti.
Büyük koloniler halinde hareket eden bu memeliler uzun mesafeler arası uçuyor ve hemen hemen her kıtada bulunuyor. Nadir olarak hastalanan yarasalar, taşıdıkları mikropları uzaklara ve geniş kitlelere yayabiliyor.
Koronavirüs
Londra UCL üniversitesinden Prof. Kate Jones'a göre uçmanın gerektirdiği enerjiye uyum sağlayan yarasalar, zarar gören DNA'ları da iyileştirme özelliğine sahip. Jones, "Bu da, yarasaların hastalığa yakalanmadan virüslerle mücadele edebilmelerini sağlıyor, ama bu şimdilik sadece bir fikir" diyor.
Virüsün yayılmasında yarasaların davranış tarzlarının etkili olduğu şüphesiz. Nottingham Üniversitesi'nden Prof. Jonathan Ball bunu şöyle açıklıyor:
"Yarasaların yaşam tarzlarını göz önünde bulundurduğunuzda birçok farklı virüse sahip olduklarını düşünebilirsiniz. Memeli oldukları için bazılarında, doğrudan veya başka bir canlı aracılığıyla insanlara bulaştırma ihtimali var."
Pangolin şüphesi(Karınca yiyici):
Bu bilinmezin ikinci kısmı da, virüsün Vuhan'daki pazara gidene kadar geçen sürede, hangi hayvanın içinde kuluçka sürecinde olduğunun tespit edilmesi. Şüphelilerden biri pangolin (karıncayiyici).
Karınca yiyen bu hayvan, dünyada kaçakçılığı en çok yapılan memeli olarak biliniyor. Soyları da tükenme tehlikesi altında. Pangolinler, özellikle Asya'da revaçta. Geleneksel Çin ilaçlarının yapımında kullanılıyorlar. Ayrıca etlerini lezzetli bulup gıda olarak tüketen de birçok kesim var.
Pangolinlerde de koronavirüsler bulunuyor. Bazılarının yapısının da insanlara bulaşan bu yeni koronavirüsle çok büyük benzerlikler gösterdiği iddia ediliyor. Dolayısıyla yarasalar ile pangolinler arasında virüs geçişi yaşanmış olabilir mi? Uzmanlar henüz nihai bir sonuca varmaktan kaçınıyor zira pangolinlerle ilgili yürütülen araştırmaların verileri henüz açıklanmadı. Bu da bilgilerin teyit edilmesini şimdilik imkânsız kılıyor.
Vuhan
Prof. Cunningham araştırmada kullanılan pangolinlerin sayısının ve kökenlerinin önemli olduğunu söylüyor:
"Örneğin, vahşi doğadan doğrudan alınan birkaç farklı hayvan mı (ki öyle bir durumda araştırma sonuçları daha anlamlı olur), yoksa sınırları belirli koruma altındaki bir bölgeden alınan hayvanlar mı ya da bir pazardan alınan hayvanlar mı (öyle bir durumda da virüsün kaynağı doğrudan tespit edilmiş olmaz mı)? "
Yaban hayvan pazarları
Pangolinler ve yarasa türlerinin de aralarında olduğu birçok hayvan pazarlarda satılıyor. Prof. Cunningham'a göre bu da virüslerin bir türden diğerine rahatlıkla geçmesini sağlıyor:
"Dolayısıyla pazar yerleri mikropların bir yerden diğerine, insanlar dahil geçebilmesi için ideal ortamı yaratıyor."
Yaban hayvan pazarları
Vuhan'da salgından sonra kapatılan pazarda yaban hayvanları bölümü de vardı. Bu bölümde, deve, koala ve kuş parçaları dâhil avlanan hayvanlar satılıyordu. Guardian gazetesi pazardaki bir dükkânın envanterinde yavru kurtlar, ağustosböcekleri, akrepler, bambu sıçanları, sincaplar, tilkiler, misk kedileri, kirpiler, semenderler, kaplumbağalar ve timsahlar bulunduğunu yazmıştı.
Yarasalar veya pangolinlerin listelerde bulunup bulunmadığını henüz bilmiyoruz. Ama Çinli yetkililer pazarda hangi hayvanların satıldığını tespit etmek için istihbarat topluyor. Prof. Ball "Böyle bir şeyin tekrar yaşanmaması için hangi hayvanda bulunduğunun tespit edilmesi gerekiyor, bu kadar yayılmasına neden olan risklerin de belirlenmesi gerekiyor" diyor.
Son yıllarda ortaya çıkan virüslerin birçoğu vahşi hayvanlardan geçti. Ebola, HIV, SARS ve şimdi de yeni koronavirüste de durum aynı. Prof. Jones enfeksiyona bağlı salgın hastalıklardaki artışın, insanların da bu tip virüsleri tespit edebilme yeteneklerinin de gelişmesine ve vahşi yaşamla olan ilişkinin güçlenmesine bağlıyor.
'Hayvanlara zarar vermeden çözülmeli'
Prof Cunningham, risk faktörlerinin anlaşılması durumunda yaban hayvanlarına da zarar vermeden virüsün önlenmesi için adımlar atılabileceğini söylüyor.
Endonezya'da yarasa satışı
Doğal yaşamı koruma aktivistleri, her ne kadar virüsün kaynağı olarak gösterilseler de yarasaların ekosistemin işleyişinde önemli bir rol oynadıklarını ifade ediyor.
Prof Cunningham "Böcek yarasaları, sinek ve tarıma zarar veren canlılar dahil birçok böceği devasa boyutlarda yiyor. Meyve yarasaları da ağaçlara polen yayıyor ve tohumlarının çevreye yayılmasını sağlıyor. Yarasaların 'salgın önleme' adı altında yanıltıcı bir şekilde ıskartaya çıkarılmamaları lazım" uyarısında bulunuyor.
2002-2003 yıllarında görülen SARS salgınında da benzer bir koronavirüs görülmüştü. Yaban hayvanlarının satışına geçici süreyle yasak getirilmişti ama pazarlar yine kısa sürede Çin genelinde, Vietnam'da Güneydoğu Asya'da ortaya çıkmıştı.
Çin yine genelde gıda, kürk ve geleneksel ilaç üretiminde kullanılan yaban hayvanları ve ürünlerinin alım satımını askıya aldı. Bu yasağın kalıcı olabileceğine dair haberler de geliyor.
Binlerce kişinin ölümüne neden olan hastalığın asıl sorumlusunun ne olduğu ve nasıl yayıldığı henüz kesin olarak bilinmese de East Anglia Üniversitesi'nden Prof. Diana Bell şu uyarıda bulunuyor:
"Farklı ülkelerden farklı habitatlardan ve farklı yaşam tarzlarından, sudan ağaçlardan birçok hayvanı bir araya getiriyoruz, hepsini birbirileriyle karıştırıp bir potada eritiyoruz. Artık buna bir son vermeliyiz."
Türkiye'de koronavirüs ile ilgili son durum ne, hangi önlemler alındı?
Pandemi nedir, koronavirüs pandemiye dönüşür mü?
Dünyada koronavirüs nedeniyle pandemi endişesi artıyor, Çin Ulusal Halk Kongresi yıllık oturumunu erteledi
Çin'de başlayıp 2600'den fazla kişinin ölümüne neden olan koronavirüs hakkında neler biliniyor?
İtalya'da koronavirüs paniği: 7 kişi hayatını kaybetti, Başbakan Conte 'Vaka sayısı bizi şaşırttı' dedi.
İspanya'ya tatile gelen İtalyan doktorda Kovid-19 tespit edildi(25.02.2020)
İtalya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının en çok görüldüğü Lombardiya bölgesinden tatil için İspanya'nın güneydoğusundaki Kanarya Adalarına gelen İtalyan bir doktorun bu virüsü taşıdığı tespit edildi.
Türkiye'de koronavirüs ile ilgili son durum ne, hangi önlemler alındı?
Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa neden olan yeni tip koronavirüs, bugüne kadar 30'dan fazla ülkeye yayıldı.
24 Şubat tarihi itibarıyla Çin'de vaka sayısı 77 bini, virüsten ölenlerin sayısı ise 2600'ü aştı.
Çin'den sonra koronavirüs nedeniyle can kaybının en fazla yaşandığı ülke İran oldu. İran'da resmi rakamlara göre 64 koronavirüs vakası tespit edildi, virüsten kaynaklanan ölümlerin sayısı ise 14 olarak açıklandı.
İran'daki ölümler, Türkiye'de virüsle ilgili kaygıları artırdı.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İran'dan Türkiye'ye dönmek isteyen ve 25 Şubat'ta Ankara'ya götürülen 132 Türk vatandaşıyla ilgili açıklama yaptı.
Corona Virüs Nedir?
Corona* virüsler, insanların genellikle bir anda karşı karşıya kaldığı virüs çeşididir. İnsan corona virüsleri genellikle hafif ve orta şiddette üst solunum yolu hastalıklarına neden olur. Corona virüslerin alfa, beta ve gama olarak bilinen üç alt grubu vardır; ayrıca delta corona virüsleri denilen dördüncü yeni bir grup da bulunuyor, bu da SARS-CoV. İnsan corona virüsleri ilk olarak 1960'ların ortasında tespit edildi ve şu ana kadar Suudi Arabistan, Güney Kore, Çin, Katar ve Ürdün'de görüldü.
*: Taç veya çelenge benzeyen oluşum.
Coronavirüs Belirtileri
Çoğunlukla üst solunum yolu hastalıkları ile kendini gösterir. Burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve ateş diğer belirtileri arasındadır. Bu virüsler bazen zatürre gibi alt solunum yolu hastalıklarına yol açabilir. Bu durum, kalp-akciğer hastalığı, bağışıklık sistemleri yetersizliği bulunan hastalarda veya yaşlılarda daha sık görülür. Klinik belirtiler hafif olduğundan laboratuvar testleri genellikle kullanılmaz. Ancak gerektiğinde serolojik tetkikler ve polimeraz zincir reaksiyonu gibi laboratuvar testleri kullanılabilir. Kedilerde veya hayvanlarda görülen koronavirüs insanlara bulaşmaz.
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
GSM: 0506 609 00 32

24 Şubat 2020 Pazartesi

HAYDİN DOĞANIN İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ÖRGÜTLÜ KUNDUZLAR


ÇAĞDAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ GRUBU: “2860”, BAŞKENT MÜHENDİSLER GRUBU: “1317”..HAYDİN KUNDUZLAR ÜLKEYİ  İNŞA ETMEYE..
24 Şubat 2020
TMMOB-İMO Ankara Şube Başkanı Selçuk Uluata ve yönetim kurulu üyelerini kutlar, çalışmalarında başarılar dilerim..
“Bir çağdaş oy, bir çağcıl ülkeye bedeldir”

Birkaç önerim var:
Çalışan Mühendislerin Özlük Haklarının İyileştirilmesi:
Dünyanın en büyük entelektüel örgütü TMMOB bunu kesin çözüme kavuşturur; yeter ki TMMOB'ye bağlı Oda şubeleri bu süreci tabanda işletmeye başlasınlar....Biliyorum; TMMOB ilgili komisyonları bu konuyla ilgileniyor. Arkadaşlar bu olgu komisyonlar değil yönetimler üstlenmelidir. Bizler öyle yaptık. Ve TMBD'yi de sürece katarak-ki ön çalışmaları TMBD Başkanlığım döneminde başlanmıştı- TMMOB Genel başkanı Yavuz Önen başkanlığında Erbakan hükümetinin bakanı Abdüllatif Şener'i ziyaret ederek konuyu detaylı bir şekilde aktarmış ve sonuç almıştık. İnanın o dönem Teknik elemanların ücretlerinde o güne dek en yüksek artış olan %35'lik bir artış sağladık. Yalnız Merkez Bankası ve benzer bazı kuruluşların farklı ve ayrıcalıklı özlük hakları sorununu çözemedik. Sonraki süreçlerde, aynı mantıkla hareket edilerek enflasyonist gelişmeler nedeniyle ücretlerin iyileştirilmesi ve de bazı kurumlardaki ayrıcalıklı özlük haklarını sorununu çözmek adına  bıkmaksızın aynı çalışmaları sürdürdük. 2000 başındaki İMO Genel Merkez yönetim döneminde İMO Ankara Şube Yönetimi ile koordineli çalışıp Genel Merkez olarak süreci işletmiş ve sürekli ilgililer ile(bıktırıncaya dek) iletişim halinde olduk ve Süleyman Demirel'i de sürece katarak  netice alma noktasına geldik.  Fakat bulunduğumuz dönemde DSP koalisyon hükümetinin yıkılması, bizlerin yönetimden ayrılması ve AKP süreci başlamasıyla, çok farklı özlük hakları yaşam bulmaya başladı ve çalışanların %90'nının özlük hakları sorunundaki çözüm sönümlendi. O gün bugün Mühendis Mimar ve Kent Planlamacılarının özlük hakları askıdadır. Bu süreç Ankara İMO şube ivmesiyle başlatılabilir.
Toplumsal demokratik hakların çözümü: TMMOB bağlı odalarıyla benim diyen devasa sendikalardan, dahası bazı partilerden daha güçlü ‘hem de’ entellektüel bir örgüttür. Bir TMMOB üyesi en az 4 kişiyi etkiler, bu da 600 binx4= 2 milyon 400 bin kişi eder. Bu nedenle sol çizgideki tüm örgütlülükler “sol tek çatı” altında  toplanmasına öncülük etmelidir.
Yapı Denetim olgusu: Yapı denetim şirketlerinin denetimi kesin TMMOB’YE bağlanması çalışmalarına hız verilmelidir. Çünkü Yapı Denetim olgusu işlevini yitirmek ve amacından sapmaktadır. Bugün Başken Mühendisler Grubu  yapı denetim olgusu etrafında örgütlenen bir gruptur.
NOT: Bana lütfen; TMMOB bünyesindeki İKK  ve bazı  komisyonlardan söz etmeyin. Olguların ta kendisi ve sahibi oda  yönetimlerdir..
İKK’nın ve komisyonların bana bir şey başardığını söyleyebilir misiniz?!
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
GSM: 0506 609 00 32

23 Şubat 2020 Pazar

FENERBAHÇE'DE KIYAMET KOPAR MI?


KIYAMET ALAMETİ; HAYRET GALATASARAY FENERBAHÇE’Yİ FENERİSTAN’DA YENDİ; 20 SENE VE 23 MAÇ SONRA
23 Şubat 2020
Fenerbahçe: 1 Galatasaray: 3
Evet; Süper Lig’in 23. haftasında evinde Galatasaray'a 3-1 mağlup olan FB’nin rakibine karşı Kadıköy'deki 20 yıllık(23 maç) yenilmezlik serisi son buldu.
Kıyamet alameti dedim. Bu maçın sonucu gerçekten Fenerbahçe’de kıyamet koparacak. Ali Koç yanlış oynadı ve sonunu getirdi. En büyük yanlışı; durduk yerde Galatasaray’a savaş açması oldu. Ve inanın Koç kültürüne yakışmayan çocuksu ve de seviyesiz şeyler idi bunlar:
1- Galatasaray’ın 4.yıldızını küçümsedi ve sahada elde edemediği yıldızları masa başında toplamaya çalıştı. Sözde Amatör Liglerdeki şampiyonluklar sayılırsa Galatasaray’ı geçeceklerin ve 4 yıldız değil 8 yıldız takacaklarını savladı. Fakat spor tarihçileri, aksine şampiyonlukta Galatasaray daha fazla fark attığını görünce vazgeçti..
2- Dinden ve futboldan geçinenlerle birlik olup Galatasaray’a savaş açtı..
3- Tehlike olarak Aziz Yıldırım’ı değil, Galatasaray’ı gördü..
Ali Koç Başkan olunca hepimiz sevindik, futbolumuza FB ile seviye getireceğini düşünerek. O günkü yazılarımda; Azizi Yıldırım’ın gizliden gizliye kendisini yıkmaya çalışacağın ve FB’yi rahat bırakmayacağını yazdım. Ve de Azizi Yıldırım projesi yavaş-yavaş işlemeye başladı. En son yardımcısı Nihat Özdemir’i TFF başına getirerek yaptı bu işi. Bugün Ali Koç gel diyenler, bugün git diyor ve Aziz Yıldırım’ı istiyor..
Bugün Fatih Terim bir futbol dahisi ve de dayısı olduğunu, yani futbol bigesi olduğunu kanıtladı. Kanıtladı, çünkü Adem Büyük ve Emre Akbab’yı kesmesi; Fatih Terim sahada futbolcusunu değil egosunu koşturacak dedik ve ayıp ettik..
Futbolcuların hepsi iyi değildi, Fener çok kötüydu gibi Levent Tüzemen moduna girmeyeceğim. Onyekeue hastalığın etkisinde olmasa maç 7-1 biterdi. Belhanda iyi idi. Feghuoli iyi, Ömer iyi, Muslera Pekiyi, Seri pekiyi, Falcao pekiyi, Marcao iyi, Donk pekiyi, Maiano iyi, Saracchi iyi..Kısacası ortalamayı alınca hepsi iyibuçuktan, pekiiyler idi..
Sözcü gazetesinin adını unuttuğum bir spor yazarına sesleniyorum; “Hani FB patlama yapıp maçı farklı alacak ve GS’yi sahadan silecekti?!”
Benim adım Hudur, kalemimden gelen budur.

Halkın ortak coşkusun yaratan halkın futbolu birilerince satın alınıp, halktan, yani taraftardan koparılıyor:
Halktan koparılan futbol taraftardan koparılan futboldur ve halk kendisinden alınanı sonunda geri alır. İki  önemli örnek var; İngiltere’den; Chelsea,  Manchester City. Ve de diğerleri..
Evet, Sovyetlerin Kapitalizme geçiş sonrasının vurguncusu; emek ve alınteri bilmeyen Rus Oligark; Roman Abramoviç’in satın aldığı Chelsea ve Birleşik Arap Emirliklerinin bir petrol şimariği, görgüsüzü tarafından alınan Manchester City..
Manchester City, Chelsea ve diğerleri halktan(taraftardan) koparılmış takımlar. ve bugün, kendisinden alınan bu takımı geri alıyor..
Öyküsü: Abu Dabi, Dubai, Acman, Füceyre, Resü'l-Hayme, Şarika ve Ummül-Kayveyn adlı yedi emirlikten oluşan “ Birleşik Arap Emirlikleri(BAE)”’nin kurucusu ve 1971-2004 yılları arasında devlet başkanı, Abu Dabi hükümdarı; Zayid bin Sultan el-Nehyan 'ın oğlu olan  görgüsüz adam;  "Şeyh Mansur Bin Zayed El-Nahyan" denen, alın teri, emek nedir bilmeyen şarlatan Manchester City’ı adlı İngiltere’nin köklü futbol takımını, yani  halkın ortak coşkusu futbolu satın alıyor. Dahası; halkın, taraftarın olan futbolu  alıyor...sovyetler kapitalizme geçis sonrasının vurguncusu emek ve alınteri bilmeyen rus oligark; roman abramoviç’de halkın takımı   Chelsea'yı satın almıştı bilindiği gibi..
Halkın renk, ırk, siyaset ayrımı yapılmadığı, bu nedenle halkın ortak coşkusu olan futbolu birileri satın alıyor. Futbol halkındır alınmamalı. Fakat bu görgüsüz petrol şımarıkları, Rus oligarklar ve futbola bacasız endüstri boyutunda bakan Japonlar ve Çinlilier tarafından satın alınıyorlar.
İşte;tüm değerlerin paraya yüklendiği bu dünya çok acımasız oldu..gün gelecek halktan alınanı halk geri alacaktır..yani; doğadan alınanı doğa nasıl geri alıyor, doğandan alınanı da doğan(insan) gün gelecek geri alacaktır..Manchester City'ni Avrupa kupalarından 2 yıl men edilmesi bu geri alımın başlangıcıdır bana göre..
Ülkemin borç batağındaki takımlarımız, ille de 3 büyükleri de böylesi bir tehlike beklemektedir. Özellikle BJK ve FB’yi, çünkü Galatasaray az da olsa borçların azaltan bir yapılanma içinde..
Fenerbahçe: 1 Galatasaray: 3
23 Şubat 2020
Türkiye Süper Lig 2019/2020 Cemil Usta sezonu 23.02.2020 19:00 günkü 23.Maç:
Fenerbahçe: 98Altay Bayındır-3Hasan Ali Kaldırım-4Mauricio Anibal Isla(81’de Mevlüt Erdinç)-15Serdar Aziz-6Tolgay Arslan(60’da Deniz Türüç)-7Ozan Tufan-14Tolga Ciğerci(88’de Mehmet Ekici)-17Nabil Dirar-25Jailson Marques Siqueira -10 Maximilian Kruse-94Vedat Muriqi   
İlk 11 Değeri : 51.500.000 Euro
Yedekler: 35Harun Tekin-54Erten Ersu-2Simon Augustin Falette-28Murat Sağlam-8Mehmet Ekici-16Ferdi Kadıoğlu-21Miha Zajc-23Deniz Türüç-9Mevlüt Erdinç-19Allahyar Sayyadmanesh  
Fenerbahçe çalıştırıcısı: Ersun Yanal
Takım Değeri: 85.450.000 Euro
Galatasaray: 1Fernando Muslera-22Mariano-36Marcelo Saracchi-45Marcao-6Jean Michael Seri-10Younes Belhanda-15Ryan Donk-19Ömer Bayram-70Henry Onyekuru(90+8’de Adem Büyük)-89Sofiane Feghouli(90+8’de Emre Akbaba)-9Radamel Falcao(85’de Ahmet Çalık)   
İlk 11 Değeri : 67.550.000 Euro
Yedekler: 34Okan Kocuk-2Şener Özbayraklı-5Ahmet Çalık-14Martin Linnes-8Selçuk İnan-20Emre Akbaba-21Jimmy Durmaz-48Taylan Antalyalı-7Adem Büyük-23Florin Andone 
Galatasaray çaliştırıcısı: Fatih Terim
Son 5 Maç :Takım Değeri :104.200.000 €
Stat: Ülker Stadyumu sARAÇOĞLU
Hakemler: Halil Umut Meler - Mustafa Emre Eyisoy-Kerem Ersoy 
Goller: Dk. 21 Kruse (Penaltıdan) (Fenerbahçe), Dk. 40 Donk, Dk. 80 Falcao (Penaltıdan), Dk. 90+7 Onyekuru (Galatasaray)
Kırmızı kartlar: Dk. 66 Ersun Yanal (Teknik direktör), Dk. 84 Deniz Türüç (Fenerbahçe), Dk. 84 Belhanda (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 16 Serdar Aziz, Dk. 36 Ozan Tufan, Dk. 50 Tolgay Arslan, Dk. 54 Dirar, Dk. 57 Isla (Fenerbahçe), Dk. 20 Belhanda, Dk. 36 Falcao, Dk. 58 Seri, Dk. 68 Donk, Dk. 74 Mariano, Dk. 90 Fatih Terim, Dk. 90+8 Onyekuru (Teknik direktör) (Galatasaray)
18. dakikada Kruse ile yaptığı verkaçla ceza sahasına giren Muric'e yapılan müdahalede hakem Halil Umut Meler penaltı noktasını gösterdi ve 21. dakikada Fenerbahçe öne geçti. Kruse tarafından kullanılan penaltı vuruşunda top ağlarla buluştu: 1-0.
40. dakikada Galatasaray beraberliği yakaladı. Ömer Bayram'ın soldan kullandığı köşe vuruşunda, ceza alanı içinde iyi yükselen Donk'un kafa vuruşunda top filelere gitti: 1-1.
77. dakikada Galatasaray penaltı kazandı. Soldan savunmanın arkasına sarkan Onyekuru'ya Jailson'un yatarak müdahalesine hakem Halil Umut Meler penaltı noktasını gösterdi ve 80. dakikada Galatasaray öne geçti. Falcao'nun kullandığı penaltı vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 1-2.
90+7. dakikada Galatasaray farkı 2'ye yükseltti. Kontratakta Jailson ile birebir kalan Onyekuru, önce rakibinden daha sonra kaleci Altay'dan sıyrıldı ve topu boş kaleye ağlara gönderdi: 1-3.
Tetikçi Volkan Demirel’i Antrenör Olarak Kulubeye Koyan Ali Koç; Koç Holdinge-Ailesine Yakışmayacak Şeylere Yöneliyor.. Babası Rahmi Koç Haza Beyefendi Bir Bjk’li İdi..Galatasaray Bunun İçin Önlem Almalı Ve Tff’ye Konuyu Aktarmalı..Yazın bir yere; bu, adam resmen olay çıkaracak..” demiştim ama kulübede göremedim. Ya Volkan “Ben bar fedaisi değilim!” diyerek karşı çıktı, ya da başka şeyler..
İşte o haber:
Volkan kulübede antrenör olarak bulunacak- mış. Neden bugüne dek bulunmadı-bulundırılmadı. Bu resmen ortamı germek için bir komplo..
F.Bahçe - G.Saray derbisinde Volkan Demirel ilk kez kulübede
29 Şubat 2004 yılında ilk kez Galatasaray derbisinde kalede görev yapan Volkan Demirel, 23 Şubat 2020 yılında oynanacak olan dev derbide ilk kez kulübede antrenör olarak görev alacak. Bence kulübeye resmen tasmasız bir çomar koyuyorlar..
Galatasaray Fenerbahçe arasındaki gerilim Ali Koç ile tavanı bile patlattı. Devasa kurum ve kültürlü asil bir yapı olan Koç Holding’ten böylesi bir karakter çıkması KOÇ HOLDİNG için düşündürücü olmalı....
Video Hakem Uygulaması (Var) Varsızlığı:
VAR olgusunu hepimiz istedik. Fakat uygulama sonrası VAR varlığı hepimizi rahatsız eder oldu. Canı yananlar VAR’ı genelde değil kendi çıkarları doğrultusunda eleştirdir oldular. Bir takım, ki bu takım Galatasaray, VAR konusundaki sorunları dile getirirken bir grup, ki bu grup; Fenerbahçe, BJK, Başakşehir ve Kayseri ve de Çaykur Rizespor; “Hakem de insandır hata yapabilir” diyerek Galatasaray’ı karalamışlar, zaman-zaman GS lehinde karar veren hakemlerin, ki bu hakemler Bülent Yıldırım ve Serkan Çınar’ın TFF ile hakemliklerini bitirdiler.,. Ne zaman ki kendi canları yandı, VAR’ı ve hakemleri yerden yere vurmaya başladılar…
Şu bir gerçek; eğer saha hakemi VAR çağrısına uymuyor ve bildiğini okuyor, yani yanlışını kabul etmiyorsa TFF’nin ceza vermesi doğaldır..Bu nuansları TFF’nin halka anlatması gerek, bunun için de VAR konuşmaları dinlemeleri, halka dinletmeleri gerekir, şaibeleri ortadan kaldırmak için..
AKP Genel başkanı gibi bazı takımlara sahip çıkıp “Biz futbola siyaset karıştırmıyoruz, bunu söyleyenlere hesap soracağız!” diyerek, sahip çıktığın takımlarla futbol üzerindeki etkini reddetmek ve de  diğer takımları tehdit etmek veya futbol üzerinden ülkeleri karıştırıyor diye; George Soroslu(Macar ve Yahudi asıllı Amerikalı finans spekülatörü ve liberal girişimci, dahası darbeci) komplolar kurdutmak çok aptalca bir komedi..
Ali Koç’un Doğrusu Ve Yanlışı:
Dinden ve futboldan geçinenlerin bazı takımlara devlet desteği verdirmeleri söylemi Ali Koç’un doğrusu idi. Ali Koç’un yanlışı dinden ve futboldan geçinenlerin takımlarıyla Galatasaray’a savaş açması idi; anımsatırım..
Mustafa kapı’dan topçu olmaz!
Kesin bir başka takımla anlaştı..Bu ne ahlaklı, ne de zekidir, ne kadar çevik olursa olsun..
Galatasaray'ın genç orta saha oyuncusu Mustafa Kapı kadro dışı bırakıldı. 
Galatasaray Kulübü, altyapısından yetişen Mustafa Kapı'nın sözleşme uzatma tekliflerini reddettiği gerekçesiyle kadro dışı bırakıldığını duyurdu.
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, "Son 3 yılı yatılı olmak üzere 2014 yılından bu yana Galatasaray Futbol Akademisi bünyesinde yetişmesine emek verilen Mustafa Kapı, sözleşme uzatılması için kendisine sunulan tüm yapıcı önerileri reddettiğinden, kadro dışı bırakılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadeleri kullanıldı.
A takım ile antrenmanlara çıkan 17 yaşındaki Mustafa Kapı, bu sezon tamamı Spor Toto Gelişim Elit 19 Yaş Altı Ligi'nde olmak üzere 16 karşılaşmada forma giydi.
Galatasaray'da Forma Giyen En Genç Oyuncu
Mustafa Kapı, sarı-kırmızılı takımla Süper Lig'de forma giyen en genç oyuncu unvanının sahibi.
Geçen sezonun 17. haftasında Demir Grup Sivasspor ile yapılan maçın uzatma bölümünde oyuna dahil edilen Mustafa, yaş olarak 16 yıl 4 ay 15 günle Galatasaray tarihinin Süper Lig'de forma giyen en genç futbolcu olmuştu.
Mustafa bu unvanı, 16 yıl 8 ay 10 günle Galatasaray'da forma giyen Emre Belözoğlu'ndan almıştı. 1996-1997 sezonunun 33. haftasındaki MKE Ankaragücü maçında oyuna dahil olan Emre Belözoğlu, uzun süredir bu unvanın sahibiydi.

14 Yaşında Hazırlık Maçında Forma Giydi
Futbola 11 yaşında Denizlispor'da başlayan 2002 doğumlu Mustafa Kapı, 12 yaşındayken Galatasaray'ın altyapısına geçti.
Sarı-kırmızılı ekipte gelişim liglerinde forma giyen Mustafa, gösterdiği performansla altyapı sorumlusu olan Hollandalı teknik adam Jan Olde Riekerink'in beğenisini kazandı.
Riekerink'in 2016'da Mustafa Denizli sonrası A takım teknik direktörlüğüne getirilmesinin ardından Mustafa Kapı, 14 yaşındayken 8 Ekim 2016'da Bulgaristan'ın Levski Sofya takımıyla oynanan hazırlık maçında süre almıştı.
Sarı-kırmızılı takımın altyapısında ve milli takımın farklı yaş kategorilerinde yaklaşık 200 maçta forma giyen orta saha oyuncusu, 70'in üzerinde gole imza attı.
Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den Fenerbahçe başkanı Ali Koç’a yanıt:
2 saati dinlediğim zaman aklımda kalan şu; Pazar günü derbi maçı var, ben o maçtaki hakemi nasıl etkilerim? Mağdur durumda olduğumu kamuoyuna nasıl anlatırım? Hakemi nasıl baskı altına alırım, TFF'yi nasıl baskı altına alırım? Benim, Ali Koç'un basın toplantısından anladığım bu. Bir maçı kazanmak için, TFF'yi ve yönetim kurulu üyelerini zan altında bırakarak, tüm hakem camiasını zan altında bırakarak ne elde edebilirsiniz? Ben o hakemin bizim maçımızda bilinçli olarak hata yapmasını asla istemem, dilemem, bizden uzak olsun.
Bir maçın gidişatını etkilemek için saatlerce konuşmak kimseye fayda sağlamaz. Kadıköy'de hakemin kafasına cisim atıldı, maçı ertelemediler, bu olay bile hakemleri kaç yıl geriye attı, düşünün! Türk milleti adildir, siz de bu hasetleriniz için Türk milletinin adilliğini yok etmeye çalışamazsınız.
"Bunu yazıyorsanız, hakemleri eleştiremezsiniz!"
Bugün hakemlerden şikayet eden arkadaşımız (Ali Koç), Kulüpler Birliği'nin geçtiğimiz sezon yayınladığı bildiriye imza atmadı mı, bu bildiriyi yazmadı mı? Bunu yazıyorsanız, hakemleri eleştiremezsiniz! Hakemleri sürekli yıpratmaya, insanları sürekli zan altında bırakmaya hakkınız yok! Biz de yıpranmış hakemlerin devam etmesini istemiyoruz, gördüğünü çalan genç hakemler olsun, adil olsun, adalet dağıtmaya çalışmasın! Biz Collinalar istiyoruz, Collinalar bekliyoruz! Artık yıpranmış hakemlerle yürümeyelim, sahneyi genç hakemlere bırakalım dedik. Hata yapacaksa onlar yapsın, ama gördüğünü çalsın. Adil olsun, eyyamcılık yapmasın. Onun da bir yaşamı var, ailesi var, rızkı var. Biz onun genel kabul edilebilir olmasını istiyoruz.
"Benim için karşılanmak önemli değil"
Ben, Kadıköy'e 2 yıldır gidiyorum ve karşılandığımı da hatırlamıyorum! Turnikeden geçiyorum, taraftarın içerisinden geçiyorum. Bir olumsuzluk olmadı. Fenerbahçe'nin taraftarı centilmendir. Eleştirileri asla Fenerbahçe camiasına, taraftarına yapmıyoruz. Bize bir saldırıda bulunulursa, ona yanıt veririz. Öbür yanağımızı çevirmeyi biz pek sevmiyoruz. Bir karşılanma da beklemiyoruz. İlk geldiğimizde yemek daveti yaptık, katılmadılar. Saygı duyduk. Loca istediler, verdik. Onlar verir mi? Vermezse de saygı duyarım. Ben oraya camiamı temsil etmeye gidiyorum, o temsilde bulunmak durumundayım. Benim için karşılanmak önemli değil, benim taraftarımın nasıl karşılandığı önemli.
"Mohaç Meydan Muharebesi'ne gitmiyoruz"
"Yüksek sesli hoparlörden ses verirsen, beni istersen altın tahtla karşıla, hiçbir önemi yok. Benim 500-600'e yakın taraftarım duyma zorluğu yaşadı. Gözlemci gelince hoparlörün sesi kısılıyor, gözlemci gidince maksimuma getiriliyor. Bunu yapmayın. Lütfen taraftarımıza iyi davranın. Bu bir spor müsabakası, Mohaç Meydan Muharebesi'ne gitmiyoruz. Yeneriz, yeniliriz. Fark yeriz, fark atarız. Bunlar olabilir, bunlar güzellikler. Bunu gerginliğe yöneltmeyelim, düşmanlığa yöneltmeyelim. Gülelim, takılalım."
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
ŞUTLUYORUM
evesbere@mynet.com
evesbere@gmail.com

18 Şubat 2020 Salı

FAS'IN "BİM" MAĞAZALARINI KAPATMASI, GEZİ DAVASI BERAATLARI, ABDULLAH GÜL VE DİĞER ŞEYLER


FAS BİM’İ NEDEN KAPATIYOR? VE FAS KRALI 6.MUHAMMET VE DE BABASI KRAL 2.HASAN, ABDULLAH GÜL , GEZİ HALK HAREKETİ BERAATLARI VE DİĞER ŞEYLER
19 Şubat 2019
Sözde Afrika ülkeleriyle iş anlaşması yapılıyor devlet düzeyinde. İlgisi yok; Müslüman ülkeleriyle devlet sektörü veya kurumsallaşmış holdinglerimiz değil, yandaş ve de aile şirketleri için anlaşmalar yapılıyor. Örneğin; Bilal Erdoğan’ın olduğu savlanan, fakat; Cüneyd ve Aziz Zapsu, Korkut Özal, Mustafa Topbaş bir araya gelip 1995’te kurdukları  Birleşik Mağazalar A.Ş(BİM) belli ki yandaş sermaye.... 2006 yılında ABD ile Erdoğan’ın ilişkileri gerilince, Neocon’larla arasının iyi olduğu bilinen Zapsu, Erdoğan’ın Baş Danışmanı sıfatıyla Washington American Enterprise İnstitutü (AEI) adlı düşünce kuruluşunda yaptığı konuşmada, AKP’nin ve Erdoğan’ın Amerikan desteğine ihtiyacı olduğunu belirterek, “Bu adamdan yararlanmayı bilmelisiniz. Devirmeye çalışmak yerine, delikten aşağı süpürmek yerine onu kullanın” demişti.
FAS’a gittim. Bilirim şu anki kralları, 6.Muhammed’i.  Halk çok seviyor. 6. Muhammed;  Erdoğan ile araları çok iyi olan 2.Hasan’ın oğlu. 2.Hasan despot ve de katmerli mutlak monarşist. Erdoğan, 2. Hasan’ı oğlu 6. Muhammet’ten çok seviyor. O denli seviyor ki kurduğu partinin adını; 2. Hasan’ın partisinin adını veriyor; “ AKP”..Evet  1999’da vefat eden kralII. Hasan”’ ile aralarında su sızmıyor. Fakat 6.Muhammet sızıyor. Şöyle ki; 27 Mayıs 2013 tarihinde başlayıp 2 ay süren “Gezi Halk Hareketinde Erdoğan FAS’a gidiyor aniden. Kral 6.Muhammed kabul etmiyor. Erdoğan şok yaşıyor. Allah’ın sevgili kulu ya; burada da “yürü ya kulum” diyor. Çünkü; Gezi Halk Hareketi Brezilya’ya sıçrayınca küresel efendi geri çağırıyor Erdoğan’ı, ehveni şer diyerek. Bilindiği gibi 2006 yılında ABD ile iyi ilişkileri olan Cüneyt Zapsu’nun “Süpürmeyin, kullanın” sözünü onutmayalım..

Fas'tan BİM için kapatma tehdidi. Fas Ticaret Bakanı Moulay Hafid Elalamy, market zinciri BİM'den sattığı malların en az yarısını ülke içinden tedarik etmesini, aksi takdirde BİM mağazalarının kapatılabileceği uyarısında bulundu.
Reuters’ın haberine göre Türkiye ile 2 milyar dolar ticaret açığı olan Fas, bu açığın büyük bölümünün Türkiye ile 2004 yılında yaptığı serbest ticaret anlaşmasından kaynaklandığını düşünüyor.
Rabat ile Ankara anlaşmanın tadil edilmesi için görüşmeler yürütüyor.
'Mağaza Açtıkları Yerde 60 Dükkan Kapanıyor'
Fas Ticaret Bakanı Elalamy dün parlamenterlere yaptığı açıklamada, BİM hakkında, “Türkiye’nin desteğiyle Fas’a yatırım yapıyorlar, mağaza açtıkları yerlerde 60 dükkan kapanıyor” dedi ve serbest ticaret anlaşmasıyla ilgili şikayetlerini Türkiye’nin gözden geçireceğini ifade etti.
Anlaşmayla ilgili sorunların birkaç hafta içinde çözülmesini beklediğini söyleyen bakan, uzlaşı sağlanamazsa anlaşmadan vazgeçeceklerini ifade etti.
Bakan Türkiye’nin Fas’a doğrudan yatırımlarının, ülkeye gelen yatırımların yüzde 1’ini aşamadığına dikkat çekerek, “Diğer ülkelerle açıklar yatırımlarla telafi edilebiliyor” dedi.(15 Şubat 2020)
Abdullah Gül: “Siyasal İslam bitmiştir, gezi ile guru duyuyorum..”
Çapulcu soruyor: "iyi de o bıyık ne, ya baştaki çaput??!!...Sen siyasal İslam değil Erdogan bitti demek istiyorsun gibi geliyor bana!!"(19 Şubat 2020)
Gezi halk hareketi tutuklularına beraat ve ardından; Anadolu Ajansı'nın duyurusuna göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Osman Kavala hakkında, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında tekrar gözaltı kararı verildi..Beraat birilerini tutuklama yemi olabilir mi?! Örneğin Can Dündar ve Mehmet Ali Alaboralar için!!??
Arkadaşlar:
[[ Gezi Halk Hareketi; 21.Yüzyılın Kendi İdeolojisini Yaratma Hareketi İdi..Sönümlendi Diyenler Yanılıyor!!..
Gezi Halk Hareketini suç ve terör örgütü ile tanımlayıp tutuklular için 47bin yıl hapis iste sonra Balyoz ve Ergenekon tutukluları gibi beraat kararı ver. Bir şey demiyorum; sadece; "Aziz Nesin eğer yaşasaydı sizin gibi malzemelerden en az 2 Nobel alırdı.." diyorum..Çok zavallı güldürüp düşündürenler-siniz, yani GÜLDÜŞÜN MALZEMESİ..Hele bir de bu beraatlarla erken seçimi düşledin ise, o daha komik yapar seni..Senin tek doğrun ; İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan katili olarak teslim olman olabilir..]] 18 Şubat 2020
Aşağıdaki 3 Olgu Ülkemin Geldiği Noktadır:
1- Bitlis Ahlat’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için Saray yapılmasına tepki gösteren bölge halkı, “Ülkeyi etki altına alan bir ekonomik kriz döneminde harcama yaparak Saray değil, fabrika yapın” dedi.
2- İYİ Partili Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, "Az yiyin beyler" ifadesini kullanınca AK Parti tepki gösterdi. Gerginlik yükselince vekiller birbirlerinin üzerine yürüdü..
3- AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında İdlib'de yaşanan gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunurken, bir yurttaş 'Sayın Cumhurbaşkanım… 15 Temmuz’a katıldım diye beni işimden gücümden ettiler. Çoluğum çocuğum aç. Bana yardım edin. Mahkeme kararını tanıyın' dedi(16 Şubat 2020).
Suriye Savaşında Abd Ve Rusya’ya Petrol Ve Doğal Gaz, Türkiye’ye 5 Milyon Suriyeli:
Bazı cahiller 'kendini bilmezler, dahası türbanlı kapitalistlere teslim olanlar' diyor ki; "Bizim davamız ümmet toplumu projesiyle İslam alemi, petrol değil..” Be zırcahil anlasana; küresel efendiler nasıl ki geçmişte sömürge bölgesi halkının eline İncil verip halkın elindeki yeraltı ve üstü değerleri  aldı, günümüz küresel efendileri olan; ABD ve Rusya'da senin eline KURAN'ımız tutuşturup, İslam coğrafyasını tutuşturarak Petrolu elinden aldığını bir gör, kör olma da gör..Sol jargonla, İslam yobazlığı yapma, küresel kapitalistler ve içerideki Danimarkalılara hizmet etme, aklını başına devşir, Allah aşkına(15 Şubat 2020).
Antik Çağda "Kent Devleti" Uzay Çağında "Parti Devleti"...
Siz Nereye Kol(Ş)Tuğunuzun Farkında Mısınız!!!???
Saray’daki kuruluşlar eliyle yapılan “parti devleti” uygulamalarına her gün bir yenisinin ekleniyor: Devletin resmi kurumu Cumhurbaşkanlığı  İletişim Başkanlığı (CİB), İstanbul Dolmabahçe’deki Cumhurbaşkanlığı makamında AKP ile ortak faaliyet yürüttü, konukları AKP Genel Başkan Yardımcısı ile devlet memuru olan İletişim Başkanı birlikte karşıladı(14 Şubat 2020).
İstanbul Boğazını İmamoğlu’ndan Alıp Kendisine Bağlayan Adam
RCEP diyordu ki biz TMMOB'ye; "İstanbul'a bir boğaz köprüsü daha inşa etmek cinayettir, sizin gibi düşünüyorum..Sadece tüp geçiş..." ..Fakat ne olduysa yerelden merkeze geçiş sonrası; "Boğaz köprüleri boğazın incisi değil, sancısı" dememize karşın; boğaz köprüleriyle İstanbul'un boğazını sıkıp doğası ve doğanı ile ve de binlerce yılda oluşan İstanbul siluetini "sermaye tapınaklarıyla"  yok etmeye başladı. Yetmedi Kanal İstanbul ile ikinci boğaz yaratıyor. Eski boğazı tümden da yok etmek için Belediyeye bağlı boğaz yetkisini kendine bağladı...Bu denli eziyete gerek yok, önerimdir: Gel İstanbul boğazını monoblok beton ile kapat, bitir işini ve Kanal İstanbul'unu pazarla..!!!(12 Şubat 2020)
"Tevfik Göksu Kentsel Metropol Aşireti" Kurmuş....
 "İmamoğlu'nun ulaşım zamlarına tepki veren esenler belediye başkanı Tevfik Göksu, Esenler Belediyesini resmen ailesine vermiş..Kırsal kesim aşireti değil adam resmen kentsel kesim aşireti kurmuş..Erdoğan akaryakıta zam yapacak fakat İmamoğlu ulaşıma zam yapmayacak!! Yapmayacak elbet; çünkü Erdoğan akaryakıtı İmamoğlu’na bedava veriyor..Allah aşkına siz kefenle dolaşmayın sizin yatacak yeriniz yok!!!(11 Şubat 2020)
ŞEVKET ÇORBACIOĞLU
TEKNOPOLİTİKALAR PLATFORMU
GSM: 0506 609 00 32